Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi | Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi | Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde
n Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi
n Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi
YORUMLANANLAR

 Varto'da 3 terörist ölü ele geçirildi

 Türkiye, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 3 sıra yükseldi

 Mısır’da sandıklar açıldı, Mursi önde

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
NE YAPMALIYIZ -2
16/01/2012 - 22:50

Mustafa K.Taşpınar

 

Bismillah…

Allah göklerin ve yerin Nuru’dur. O’nun nurunun misali, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. lamba bir billur içerisindedir. Billur, sanki parlayan bir yıldızdır. Onun yakıtı Doğu’ya da Batı’ya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından alınır. Neredeyse ateş olmaksızın da yağı ışık verir. Nur üstüne nurdur. Allah kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip iletir. Allah insanlar için örnekler vermektedir. Allah her şeyi bilendir. (Nur-35)

İnsan oğlunun varlığı Ruh’unda saklıdır. O Ruh ki, Allah’ın Nuru’dur.  O nur ki Allah’ın yarattığı çamur ve çakıldan olan insana hayat verir. İnsanın madde dünyasındaki varlığı; meleklerin, cinlerin, hayvanların ve bütün yaratıkların O’na secde etmesi içindir. Madde olan insana bütün yaratıkları secde ettiren insanın Ruhu’dur.

Bütün maddeler ve ona eşlik eden aksesuarlar (canlı-cansız) insanoğlu için yaratılmıştır. Çünkü insanın madde yapısı bu aksesuarların varlığına bağlıdır. Allah öylesine bir düzen kurmuştur ki hiçbir nesne insanoğlu olmadan değer kazanamaz, gelişemez. Allah’ın düzeninde, her bir nesne diğer nesneye bağlı olarak belirli bir ilim çerçevesinde gelişir bu da madde dünyasında bir denge oluşturur.

Her madde ve canlı yaratıklar  Allah’ın ilimi doğrultusunda yaratılmıştır. Bu ilim ise o maddeye veya canlıya bir isim kazandırmıştır.

Her bir madde “nesne” ve canlı yaratıklar insanoğlunun emrine verilmiş ve bunların  kontrolünü ise insanoğlu,  aşk ile sağlamaktadır ki insanoğlu tüm isimleri ve ilimleri bilmektedir ama  bunlara ne kadar maliktir?

Bu öylesine bir aşktır ki yüce dağları dümdüz kılar,

Bu öylesine bir aşktır ki damlayı okyanus yapar,

Bu öylesine bir aşktır ki yaratığı insan yapar.

Yine bu aşktır insana her şeyi idrak ettiren

Varlığımın tek gayesidir bu aşk.

« Ne cehennem  ne cennet! Tek korkum bu aşk’ı kaybetmektir » der Hz. ALI (as)

 

İnsanoğlunun ilim deposu aklıdır. Aklı işlevsel kılan, Allah’ın dilediği hariç Ruh’tur. Ruh ise kendini insanın kalbinde tutar. Kalbin kanı pompalaması ile tüm vücuda yayılır, bir şebeke  ağı gibi her hücreye gider. Kan sadece bir araçtır. « Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer. »Enfal-24 

Ruh, ilimden ayrı değildir bir bütündür. Nur el Nur olması ruhların da derecelerin olmasıdır. Her ruh kendinde “ilim” toplamıştır, bu Allah’ın adaletidir.

« İlim ilmi bilmektir, ilim ise kendini bilmektir sen kendini bilmez isen bu nice okumaktır. » der Yunus.

Bu açıklamadan sonra anlaşılacağı gibi şeytanın insan üzerindeki etkisi insanın madde dünyasında olmaktadır. Ruh’u pratik hayata geçiren dünya aleminde insanın madde yapısıdır. Yani vücut olmayan bir ortamda ruhun fonksiyonel bir yapısı yoktur, ruhlar alemi hariç.

Nefis, kendini ilimde bulmaktadır. İlimin en büyük katalizörü nefsidir. İnsanoğlunun ilerlemesi bu nefse bağlıdır. Fakat nefsi yönlendiren ilmin kontrolü mutmain olmuş bir Ruh’un elinde olması önemlidir. Yoksa nefis, ruhu gölgesi altına aldığında, insanoğlu kendini ilahlaştırır. Yani Allah (c.c) dediği gibi “Nefsini ilah edenleri görmedin mi?”

Kime karşı? Zaten insanoğlu tüm yaratıklara karşı Allah’ın halifesi yani bütün her şey ona boyun eğmiştir. O zaman nefsin kendini ilahlaştırması ne oluyor ?

İşte şeytanın Allah’a verdiği söz « Sen onları sana ibadet eden bulmayacaksın. » Ve matrix yapısı başlıyor.

Daha önceki yazımda “isyankar” ve “itaatkar” olarak belirttiğim, insanın ruhsal özelliği, insanın kendi ruh alemini tanıması, bilmesi ve tatmin etmesine bağlı olarak gelişmektedir.

Aracın isyankar olması onu kullananın itaatkar olması ya da aracın itaatkar olması, kullanıcının isyankar olması denklemidir.

”Siyah&beyaz”  siyah olmadan beyaz kendini gösteremez, beyaz olmadan ise siyah var olamaz.

İlimi geliştiren en belirgin özellik madde dünyasıdır çünkü insanoğlu madde dünyasına bağımlı olarak yaratılmıştır. İnsanoğlunun madde dünyası ve içinde bulunan her türlü nesneyi ancak ilimi ile kontrol edip geliştirmekte ve ilerlemektedir. Bunun için nefis, ilmi kendine bir araç kılıp madde dünyasındaki taleplerini gerçekleştirmektedir. Tabi bunu ruh da takip etmektedir. Aşk’ı dışlayan bir ruh kendisini sadece maddenin kölesi yapar.

Ruhun, ilimi kullanan nefse karşı mücadelesi “insanın kendisi ile olan mücadelesi” ki buna cihadı-ekber diyoruz çok önemlidir. Çünkü buradaki dengeler, ortamlara göre ve insanın kendi ruhuna verdiği  önem derecesine bağlı olarak değişmektedir ve bu değişim saniyelik değişimler de olabilir. İlim nefsin gıdasıdır. Fakat bu ilim nesneyi yücelten değil de asla dönüşü sağlayan bir ilim olursa, yani nefis ilmi ruh’a karşı EN BÜYÜK BEN’im diyerek kullanmaz ise insanın ruhunu yücelten bir katalizör olur. Artik kimileri nefislerine zulüm ederler, kimileri orta bir yoldadır, kimileri de Allah’ın izni ile hayırda yarışır, öne geçerler.

İnsanın kendi nefsine aşık olması,kendisini beğenmesi, bu da kendini nefiste “kibir” “gurur” “en büyük benim” yani ENANiYET olarak gösterir. Tabi bunu iyi bilen şeytan insanoğluna danışmanlık yapıp ona, kendisini hapsedeceği tuzağı kurmaktadır: “MATRIX”. Bu tuzağın içine düşen insan artık kendisinin kölesi olmuş ve şeytana hizmet etmektedir. Öylesine ki şeytanın hiçbir zorlayıcı gücü olmadan. İnsanın bütün arzuları şeytanın isteği doğrultusunda olmaktadır çünkü artık insan ruhu şeytanın elbisesini giymiştir. Ona esir olmuştur. “Rabbim biliyorsun ki benim onların üstünde zorlayıcı hiçbir gücüm yoktu, sadece onlara fısıldadım, zaten onlar inkar edici.”

İnsandaki isyankar yapı insanın kötülüğüne değildir. Bir bıçak örneklemesi yaparsak, bir bıçak ile insan öldürülür yine bir bıçak ile insanı ameliyat ederek kötü bir hastalıktan kurtarabilir. Kullanıcının niyetine bağlıdır. İsyan, itaat tarafından şeytana karşı kullanılan bir araç olursa insanı HÜR « özgür » yapar.

İmam Hüseyin’in Kerbela’da yaptığı, ‘’doğru’’nun ‘’yalan’’a karşı isyanı, bir profesörün, yalanlara bürünerek hakikatten uzaklaşan hasat bir toplumu ameliyat edip, o vücuttan o pis mikrobu hayatı pahasına çıkartıp, o vücudun ölmesini önlemesi gibi. İsyanın, mutmain bir Ruh’a teslim olması insanı insan kılan, Allah’ın halifesi olma özelliğine kavuşmasıdır. İmam Hüseyin’e karşı olanlar ise isyankar bir ruhun “nefsini ilahlaştıran bir ruhun” Hakikate karşı verdiği mücadelesidir. İmam Hüseyin’in isyanı Allah’ın mesajın açıkça tebliği etmekten başka hiçbir şey değildir. Yezidinki ise bu mesajı söndürmekten başka bir şey değildir.

[Kelimeler ve yapılan hareketlere değer veren nedir? Kelime mi? Yoksa o hareketi gerçekleştiren Ruh’un özelliği mi? İnsanın aynada kendisini güzel görmesi, aynanın  marifeti mi? Yoksa insanın kendi güzelliği mi?

 “Onlar Yusuf’u kuyunun derinliklerine atmaya başladıklarında biz ona şöyle vahiy ettik, and olsun sen onlara kendileri farkında değilken bu yaptıklarını haber vereceksin.” Yusuf-16]

Matrix’den kurtulmanın anahtarı LA İLAHE İLLALLAH’tır « Hür olmaktır » Kullanım kılavuzu ise Muhammeden Resulullah’tır. Kullanma kılavuzunu kavramak ise Ali’nin velayetidir.

Allah yarattığı kulunu bilmektedir, şeytanı  ve şeytanın niyetini de. Allah (c.c) yarattığı kulunu başı boş bırakmayacaktır; yarattığı kulunu silahsız, savunmasız bırakmayacaktır; çünkü dinini koruyacaktır, kafirler istemese de, biz kulları sahip çıkmasa da.

Allah’ın c.c gönderdiği tüm peygamberler ve nebiler « Allah’tan başka ilah yoktur ve sadece ona ibadet edilir. » tebliğinde bulunmuşlardır. Bu tebliğ, zorluk, zulüm ve hayatları pahasına gerçekleştirilmiştir. Tebliğ ise, Allah (c.c) insanı yaratırken ona verdiği veya üflediği ruh’un aslına dönmesi « İnna lillah ve inna ileyhi raciun » dönüşümünün doğalsal yapısında gizli olan sünnettullahtır. Yaratanı aramak ya da aslına dönüşü sağlamaktır. Çünkü insanın adil bir şekilde seçebilmesi, kendisi gibi olan ya da kendisine hiçbir fayda sağlamayan yok olucu nesnelere dönüşümü, sadece şeytanın insana aslını unutturup aslına karşı isyankar kılmak ve aslını tanımasını engellemektir. Allah’ın insana verdiği bütün verileri ayna misalindeki gibi ters çevirip, insanı bu virtüel gerçek olmayan « geçici&anlık=nefsani » hayat içinde kaybolmasını sağlamak için insanı yanıltmaktır .  « Dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundur, asıl olan Allah katında olandır. »

Dolaysı ile Allah (c.c) Ruh’a hitaben peygamberlerle birlikte kitaplar da indirmiş ve nefsi kontrol etmenin yollarını birer birer açıklamasını Ruh’u tatmin etmek ile gerçekleştirmiştir.

« Ve derler ki  rabbimiz yücedir, Rabbimizin vaadi gerçekten gerçekleşmiş bulunuyor  ,  çenelerinin üstüne kapanıp ağlıyorlar ve Kur’an hususlarını artırıyor » Isra 108-109  [illa  bi zikrullahi tatmainel glup/ kalpler sadece Allah zikri ile tatmin olur. « La ilahe İLLALLAH »]

Fakat şeytan buna rağmen birçok insanı Allah (c.c) karşı isyan ettirmeyi başarıp, insanı kendi oyununun içine çekmeyi başarmıştır. Dedi ki “Senin izzetinin adına and olsun, ben onların TÜMÜNÜ mutlak azdırıp kışkırtacağım. Onları sana tapar bulmayacaksın » sad-82

İnsanoğlunu «aslı olmayan » (vehim-illüzyon-varsayımlar-tereddüt) yönlendirmek şeytanın bir taktiğidir. Şeytan, insanı çok iyi bilmektedir fakat birçok insan şeytanın bunu bildiğinden ya da kendilerini yönlendirdiğinden habersiz yaşamaktadır.

Şeytan” inançlara” da el atmış, kendine has inançlar türetmiş ve insana bunları kabul ettirmiştir. Çünkü şeytan, insanın tek bir amacı olan « Allah’a iman etmek » olduğunu iyi bilmektedir. İnanç insanın ana mayasıdır, varlığının daim etmesini sağlayan mutlak’tır.

Şeytanın Allah ile olan sözleşmesindeki ana madde inanç’tır. « onları sana inanan olarak bulmayacaksın ». Şeytan Allah’ın yollamış olduğu tüm dinleri değiştirmeyi başarmış fakat « Allah kendi dinini koruyacaktır » dediği İslam dininin aslını değiştirememiştir. Fakat bununla birlikte Allah’ın adını kullanıp insanların ibadetlerinde ve inanışlarında çelişkilere ve ayrılıklara düşürmüştür. “Dünya hayatı sizi aldatmasın, aldatıcılar da sizi Allah adı ile aldatmasın” Fatir-45

Çünkü insan kendi varlığının asıl gayesini dünya hayatında nefsin tatminine yönlendirse o zaman gerçekçi ve kalıcı olmayan bir vehim ”virtüel dünya” içinde, robot misali şeytanın direktifleri doğrultusunda hayatını daim eder, ölüm anında ise gözleri açılır. Bu onların gerçekten kör olduklarını görmeleri içindir. Allah bir ayetinde bunu açıklamıştır. Derler ki “Rabbim biz dünya hayatında kör değildik neden bizleri kör olarak tekrar var ettin? Allah da onlara hitaben der ki “Sizler kördünüz fakat onun şuurunda değildiniz.”

“ Ya Rabbi bizi tekrardan dünya hayatına gönder ve gerçekten senin dinini görüp, bilip yaşayalım diyeceklerdir.”  Allah biliyor ki onlar geçekten kör idiler, kendileri bunun şuurunda değiller. Allah’ın rahmet ettikleri hariç.

İslam dininin koruyucuları vardır. Şeytanın ise gücü bunlara yetmemektedir « Ancak onlardan muhlis olan kulların hariç» evet Allah (c.c) “İşte bu haktır ve ben de hakkı söylerim, dedi”. Sad-83:84

“And olsun, biz gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik. Ve onu her kovulan şeytandan koruduk” Hicr 16-17

İnsan hayatının tek var olma sebebi, Allah’a teslimiyettir. Allah’a olan teslimiyet ise kendi varlığını isyandan almaktadır. “LA” İLAHE İLLALLAH”.

İsyan ise kendi varlığını insanın madde yapısından almaktadır. Maddenin maddeye teslimiyeti söz konusu olamaz. Fakat insanın maddeye olan bağımlılığı, kendisini maddenin bir parçası haline getirip ruhsal yapısını unutup dışlaması, o insanın maddeleşmesidir ki bu KÖLELİK/KÖR OLMAK’tır.

İnsanın, isyanı kontrol edip kendine hizmetçi olarak kılması ise insanı Allah’ın halifesi yapmaktadır. Çünkü o zaman şeytan insanın hizmetine girmektedir. Yani insana itaat eden bir şeytan ki bu Allah’ın insanı en üstün, yani meleklerden üstün kılması, halife kılması ve şeytanın insana itaat etmesinden başka yolu kalmamasıdır. Allah’a teslim olan insana şeytanın itaat etmesidir ki bu da şeytan için en büyük azaptır.

Masumlar; Allah’ın c.c bizlere gönderdiği imamlar, kendilerini örnek aldığımız modeller, referanslar ve şeytanın gücünün yetmediği aziz zatlardır. Bunlar peygamberler, Allah dostu veliyullah’lardır.

 “ Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjde verici ve bir uyarıcı-korkutucu olarak gönderdik” ,” hiçbir ümmet yoktur ki içinde bir uyarıcı bir korkutucu gelip geçmiş olmasın.”

Hayat; yemek, içmek,çoğalmamız için var edilmemiştir. Bunlar zaten bizler dünyaya gelmeden, bizlere verilmiş olup, sahip olduğumuz şeylerdir. Bizlerin tek gayesi; her adımımızda, her amelimizde Allah’ı zikir etmektir, onu yüceltmektir, O’na ibadet etmektir bunu da yerken, içerken, uyurken, sıkıntı çekerken, hasta iken, mutluyken….., çünkü bunların hepsi bizler içindir. Allah’ın peygamberlerine baktığımızda gördüğümüz şey kendi yaşantıları ve o yaşantılarında Allah’ı yüceltmek olmuştur.

Allah (c.c) kulları için Rahman ve Rahimdir. Çünkü yaratan kullarını çok iyi bilmektedir. Bizlerin Allah’a doğru yapacağımız bir adım, bizlerin hakikati kavrayan “görme duygumuzu” geliştirecektir. Bu ise bizlerin içindeki Nur’u daha da çok parlak kılacaktır.

 “ Nur, Allah’ın onları yüceltmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir. Onların içinde sabah akşam O’nu tespih ederler.” Nur-36

Mustafa Kemal TAŞPINAR

 

 

 

 

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

Ali YİĞİT 17-01-2012, 03:10:38
Selamınaleyküm

Ellerinize sağlık çok güzel olmuş gerçekten okudum ve birkaç kez daha okuyacağım inşallah. Zira öncekine nazaran daha detaylı olmasına rağmen daha da yoğun olmuş yani daha açılabilir ve açılması fayda verir inşallah.

Değinilen bunca yoğun içeriğe göre ise çok kısa bir yazı olmuş :) Bazı konular ise "?" işaretleriyle kalacak şekilde yüzeysel olarak geçilmiş. Örneğin Allah'ı yüceltemeyiz, ki bir yüceltmeyi de ihtiyacı yoktur. Bu ibareden kastınızın kişinin kendisini yüceltmesi olarak algıladım. ilk bakışta ve okunduğu gibi algılanırsa eleştirilmeyi hakeden bir ibare bu.

Aynı yazı birçok parçaya alınarak o parçalar irdelenerek devam edebilir. Bazı ayetlerin sure isimlerini ve ayet numaralarını vermenizde bizi araştırmalarda zahmetten kurtararak faydalı olacaktır inşallah.

Konunun açılmasına tekrar değinirsek; Örneğin, Aşk konusu çok üstü kapalı, daha doğrusu insanda ki melekelerle bu aşkın açıklanmaya ihtiyacı var. Ruh- akıl ilişkisi de uzun bir yazıya sebep olacak bir konu, bu konuda rastdüşüncede uzun bir yazı var ilginizi çekerse şayet. Temel gaye inanç ve şeytanın sözleşmesi de ayrıca işlenerek ruh- akıl konusuyla işlenebilir. nefis ve ruh konusu da yıne bu ıkı konuyla içli dışlı bir konumda yani bir haritaya ihtiyacımız va diyelim ver ne nerde bunu iyi görmek istiyor insan... Kendinde ki İrade merkezlerini ve neferlerini tanımak istiyor insan ...Matrix konusu yine tamemen kendine has işlenebilir ve nefsin üzerine basıp geçme konusu da öyle, Allah'ın kulu için murat ettiği özel ihsanlara da değinilebilir yine...

İnşallah devamını bekleriz daha detay ve daha ince ince... Sizinle bu konuda araştırma ve inceleme yapmak isterdim doğrusu. Özümüzden ibaret olan bu konularda kağıt üzerinde sağlıklı konuşmak mumkun değil, yüzyüze görüşmek belki birgün nasip olur. Dilerseniz bu konuda özel mailleşebiliriz. Aynı konuda yazacaksanız birkaç ricada bulunarak araştırmanızdan kendimize fayda sağlayabiliriz sayenizde.

Mahsuru yoksa mailini yazarsanız mailleşmek isterim sizinle...

Tekrar elinize sağlık, Allah yar yardımcınız olsun...

Selam ve duayla..
 
M.Kemal TASPINAR 17-01-2012, 12:29:42
Selamun Alyekum Kardesi,
Evelen siz çok tesekkur ederim. sizin yazilarima olan yakinliginiz sizin o ilahi nurda kendiniz bulmanizdan kaynaklanmaktadir.

Ben Bilinizki ne bir hocayim nede bir Alim.....

size iki adresimide veriyorum
cwtmtrade@hotmail.com veya m.taspinar@cwtm.com.tr
Allah'in sevgisiyle,
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

13/05/2012 DUA
07/03/2012 KADERI NASIL KAVRAMALIYIZ?
13/02/2012 NE YAPMALIYIZ-3
16/01/2012 NE YAPMALIYIZ -2
10/12/2011 NE YAPMALIYIZ?
21/11/2011 ÖZGÜRLÜKLER BAHANE
08/11/2011 TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINI KAVRAMAK-2
13/10/2011 TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINI KAVRAMAK
08/06/2010 KAPALI KAPILAR ve MATRİX
18/01/2010 GÖRÜNMEYEN SAVAŞIN GÖLGESİ TÜRKİYE
01/01/2010 İKİ ÖLÇÜ TEK DENGE
20/11/2009 DEMOKRASİ ANLAYIŞI NEDİR?
07/11/2009 DENGELER SAVAŞI
11/07/2009 DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR?
03/07/2009 GERÇEKLERE NEDEN İTİRAZ?
09/06/2009 MATRİZ -2
25/04/2009 KAPALI KAPILAR VE MATRİZ
01/04/2009 SEÇİM ANALİZİ ve MÜSLÜMANLARIN HALİ
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat