Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
Diyanet, Hasan Apaydın ve Benzerlerine
22/12/2011 - 10:46

FATİH KAHRAMANİ

 

Allah’ın adıyla

 

İnternet dünyasını takip edenler bilirler, bu hafta birçok konu gündem dışı kalmışken, nedense haber sitelerinin öncelikli konusu Diyanet’in “Mele” konusu olmuştur.

 

Son zamanların en büyük tartışma konusu olan diyanetin “Mele” konusu, bazıları tarafından gerektiğinden fazla ciddiye alınmış ve maalesef bu konuda birilerinin kendi safındaki insanlara dayatmaları son zamanlarda hız kazanmıştır.

 

Nedendir bilinmez, Türkiye’de yaşayan Şiiler son zamanlarda kıymete binmiş ve kendi haklarını talep etme yolunda ikna edilme aşamasına gelmiştir.

 

Peki, ne oldu ya da ne değişti?

 

Mele konusunu ciddiye alanlardan bir tanesi de, ismini yeni duyduğum Caferi ve Ehl-i Beyt Der. Genel Sekreteri, Sayın Hasan Apaydın olmuştur.

 

Geçen yazmış olduğu bir yazıda mele konusuna tepki gösterenlere karşı akıl vermeye kalkışmış ve bu konuda Caferiliği, Devlet bünyesinde Devletin olanaklarından yararlanarak tebliğ etmenin en doğru karar olduğuna inandığını belirtmiştir.

 

Bana göre, sanki Diyanet perde arkasında bazı Caferi âlimleri ile oturup konuşmuş ve böyle bir düzenlemeyi Caferilere sunmuştur. Kendileriyle  konuşulanlar ise sunulan  teklifle ilgili görüşlerini kendi yöntemleriyle ortaya koymuşlardır. Aksi takdirde Şiilerin gündeminde olmayan bir husus üzerinde bu kadar ısrarlı olmaları anlaşılacak gibi değildir. Çünkü ne olağanüstü bir durum var ne de halk tabanında böyle bir sıkıntı ve  talep söz konusudur.

 

Acaba, Mele konusu söz konusu olmasaydı ve Caferi âlimler böyle bir talep üzerine Diyanet’e başvursaydılar sonuç ne olurdu?

 

Acaba Apaydın gibileri daha önceden belli bir vaad karşılığında ikna mı oldular?

 

Sayın Apaydın yazısının bir bölümünde bizim Diyanet’e ihtiyacımız yok diyenlere, çıkarın at gözlüklerinizi bizim Kars’ta alimi olmayan camilerimiz var diyor.

 

Madem bunu biliyor ve içinde mektebi kaygıların var ise neden oturmuşsun Caferi Derneği genel sekreterliğinde? İnsanlara akıl veren birinin Kars’ta bulunan camilerimize molla olarak gitmesi ve orada âlimlik yapması daha iyi olmaz mı?

 

Neyse yazımızın amacı bu değil. Asıl amacımız yazılarında insanlara tarih dersi veren Apaydın’a İslam tarihi dersi vermek.

 

İnsanlara tarih dersi veren Apaydın’ın İslam tarihi okuduğundan maalesef şüphe duymuşken, Onu kimin Caferi ve Ehlibeyt derneği gibi bir kurumun genel sekreteri yaptığını merak ediyorum doğrusu.

 

Acaba Apaydın, Tarih boyunca Emevilerin uyguladıkları iki siyasi yolu bilmiyor mu?

 

İki yol ile insanları Ali’nin ismi ve mektebinden uzaklaştırmaya çalışan Emeviler, Ehlibeyt taraftarlarına iki yol ile darbe vurmaktaydılar. Acaba Apaydın ve benzerleri bu yollardan hangisine uyuyor? Merak ediliyor halk arasında.

 

Bu iki yol; tamahlandırmak ve korkutmak idi. Emevi döneminde sözü geçen ve önderlik yapabilecek kişilere altın ve dünyevi nimetlerle tamahlandırmak Emevilerin en kolay ve en kurnaz yollarından idi.

 

Nitekim tamahlandırmak yolu ile âlim ve hafızları kendi yanlarına çekmiş ve halkın idrak ettiği Ali taraftarlığı ve Ali mektebine büyük darbeler indirmekteydiler

 

İslam tarihinde öyle bir dönem vardı ki, kim devlet güvencesi altına girmek istiyor ve devlette önemli bir makam elde etmek istiyor ise, tek bir yolu vardı bunun o da Ali’yi ve mektebini inkâr etmekten geçmekteydi.

 

Öyle insanlar vardı ki, kapleri Ali ile ama dilleri Ali’ye karşı idiler. Takıyye yaparak Ali ve mektebine darbeler indirmekteydiler.

 

Bir gün Ebu Hureyre Kufe’de otururken Muğire bin Şube, onun yanına gelerek, Muaviye’nin sarayında önemli bir makam elde edip etmeyeceğini, onun sarayında sevdiği işi yapıp yapmayacağını sordu. Ebu Hureyre, bunun için ne gerekiyorsa yapacağını söyledi. Muğire, öyleyse Ali’yi yalanlayacak hadisler söyle dedi. Bir hafta böyle devam ettikten sonra Muaviye tarafından Medine’ye vali olarak tayin edildi.

 

Gerçeğin üzerini örtmek, yalan söylemek gibidir. Acaba Sayın Apaydın, Halife Ebubekir’in peygamberle hicret ettiğini söylerken, o gece peygamber yatağında canını takdim eden İmam Ali’yi söylemezse, bunu elinde tutacağı Diyanet’in hutbesine mi bağlayacak?

 

Urve bin Zubeyr, Peygamber eşi Ayşe’den,”ben Peygamberin, Ali ve İbn-i Abbas’a bakarak bu ikisi dünyadan imansız gidecek” dediğini duydum. Sözünü rivayet ettikten sonra hangi makama getirildi?

 

Kur’an’da kâfirler için inen ayetleri İmam Ali’ye isnat eden, Semret ibni Cundep Muaviye’den kaç bin dinar aldı da bu işi yapmaya koyuldu?

 

Sayın Apaydın için bağlanmak sorun olmasa gerek, nitekim kendisi elde edeceği makamı çoktan elde etmiş ve oturduğu yerden Kars’a yağacak olan karların ne olacağını merak ediyor.

 

Diğer bir konu ise Apaydın’ın göremediği ya da anlayamadığı bölümdür ki, onu maddeler halinde sıralamak en doğrusu olur diye düşünüyorum.

 

Eğer Diyanet’e bağlanılırsa ne olur?

 

1-    Âlimlik sıfatı zayıflar, ortadan kalkar ve yerine dilenen devlet memurları gelir.

2-     İlim havzalarında 15-20 yıl okuyup mektebe emek veren insanların geriye döndükten sonraki durumuna gelince, hayatlarını ilime-takvaya adayan âlimler bu durumda hayatlarını maddiyata adayacaklardır.

3-    Halk ile iç içe olan âlimlere artık halk tarafından itibar edilmeyecektir.

4-    Mektebin içini boşaltmak için çalışan gruplar, kültürel olarak yaptıkları çalışmalara hız vereceklerdir.

5-    Yıllarca mektebi, Türkiye’de bir bütün olarak idare eden kanaat önderleri arasında çıkacak husumetlerle ayrışmaya sebebiyet verilecek ve vahdet yerine cemaatleşmeler had safhaya ulaşacaktır.

6-    Mektep kaygısı ortadan kalkacağı gibi Türkiye’de yaşayan Şiiler arasında gelenekçi-yenilikçi kavgaları başlayacaktır.

7-    Ve şimdiden tahmin etmekte zorlandığımız birçok olayın gelişeceği kaygısını taşımaktayız.

 

Sözlerime son vermeden önce, Şia halkına, başlarında bulunan önderler vasıtasıyla da olsa Diyanet konusu yüzünden, hiçbir cemaat, grup ve kişiye karşı tavır almamalarını,ve bu işin karar aşamasının alimlere, aydınlara ve toplumun öncülerine ait olacağını unutmamalarını tembih ederken Allah’tan hakkımızda hayırlı olanı nasip etmesini niyaz ediyoruz…

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

murat nazlı 22-12-2011, 15:02:35
ah keşke niyazla duayla iş olsa........çalışmak proje uretmek alternatif yaratmak daha doğrusu...sorunlar yumak olup önümüze gelmeden çareler bulmak lazım.?*********basiret ve feraset lazım..varmı?******sorunları görmemezlikten gelmek veya doğru çareler üretmemek başka sorunlarıda beraberinde getirecektir.?*****tabidirki en doğrusunu ve güzelini alimler bilir.ama şura ve meşveret olmadan ciddi analiz ve çalışmalar yapılmadan nasıl çözum bulunacak?***demekki önce teşhis lazım.teşhisin doğru olmadığı yerde hiçbir çözüm başarı ve doğru değildir.teşhisten sonra tedaviye bakmak lazım..............vesselam.
 
yener buluzt 22-12-2011, 16:18:14
sa.ya o kadarda telasa gerek yok.bizi bicak zoruyla gel bize katil diyen yokki .biz istemedikten sonra hic bisey olmaz.onlarda biliyorlar bizler az insanlarla cok isler basardigimizi.sorunu diyanetten önce icimizdeki CÜRÜK ELMAlari temizlemeliyiz. Cürükler giderse sorunda hallolur.
 
Murtaza AKSU 22-12-2011, 17:05:17
Fatih seni tebrik ederim. Ellerine sağlık.
 
hasan 22-12-2011, 17:37:01
öncelikle fatih beye şunu söylemek isterimki malesef ne yazdıklarının tam farkında değil galiba bana tarihten cevap vereceğini yazmış ama yazdığım tarihsel örneklere dikkat etmemiş, ikinci olarak ben yazımda tarihte şia alimleri imkan olduğunda devlet bünyesinde yer almışlardır dedim örneklerinden bazılarını yazdım ama fatih beyin yazdıkları konu ile alakası olmayan şeyler çünkü o yazdığım olayları açıklamak yerine farklı mecralara konuyu çekmek istemiş. kars olayına gelince bizim kadro açığımız yok diyenlere cevap olarak yazmıştım kendimde uzun yıllar orada görev yaptım, asıl sorun köylerdeki cemaatin bir hocaya bakacak gücünün olmayışı idi ve bu bir köylede sınırlı değil onlarca insana ihtiyaç var, bir diğer konu yazı mı gerçekten hiç ama hiç anlamamış fatih bey çünkü ben yazımda geleceği gören insanların konuyu kesip atmak yerine önce karşı tarafla oturup görüşür durumu değerlendirir ve son olarak içtihat makamına sunar ve aldığı cevap ile hareket eder diye yazmıştım ama anlamaması gayet doğal çünkü anladığım kadarı ile bana ilmi cevap vermekten çekinen insanları kışkırtması ile yazmış. ben bu görüşlerimi yazarken kimseden bir makam sözü almadım bulunduğum makamı dünyalara değişmem ama anlaşılan fatih bey üç kuruş için başkalarının maşası olmuş bile. biz yıllardır mezhebimizi tanıtırken ve anlatırken kimsenin yönlendirmesine bakmadık, Allah'a şükürler olsun bulunduğumuz yerde en güzel hakkı ile mezhebi anlatan derneğiz, ama savunduğunuz ve maşası olduğunuz kimseler televizyonlarda imamet olmasada olur teferruattır dediklerinde neredeydiniz ve itiraz etmediniz, bunların hepsi gösteriyorki okuduğunu yazıları (ki okuduğunuzdan da emin değilim) anlamadan cevap yazmaya çalışmışsınız acizliğinizi ortaya koymuşsunuz ve lütfen bana cevap yazacak kimsenin en az benim kadar okumuş veya bu mektebe hizmet etmiş olmasını isterim, aksi taktirde bu yarım yamalak yazı ile kendinizi cevap vermiş sanmayı yazınızın sonu zaten evvelleri ile çelişiyor çünkü ben ve benim gibiler (caferi alimleri) bu sözlerden önce defalarca bir araya gelip bu konuları meşveret etmiş bulunmaktayız. tüm okuyuculara selam ve saygılarımla hasan apaydın
 
Ali Dostu 23-12-2011, 12:16:32
Selamun Aleykum;Evvela FATİH kardeşimi yürekten tebrik ediyorum,mükemmel bir yazı kaleme almış,yüreğine sağlık Hasan hocamada yazıyı bir daha hatta iki defa daha okumasını tavsiye ederim.Bence Hasan hocamda yaptığı hatanın farkında ama suçluluk psikolojisi ile şimdi gelinen ortamıda fırsat bilerek savunma yapmaya çalışıyor ve bu mektebin akıllı,ilim sahibi,basiretli,yürekli,ne yazdığını bilen,okuduğunu anlayan ve tehlikenin farkında olan bir gencini ilim sahibi olmamakla suçluyor (Bence tevbe etmesi gerekir) iki yazıyıda elinizi vicdanınaza koyarak okuyun,kimin alim,kimin ilmini ve okuduğunu,mektebi değerleri,yediği şehriyeleri kötüye kullandığını siz kendiniz tesbit edin.
Bence sıkıntı medrese eğitimi alan herkesin kendini alim görmesinden kaynaklanmakta ve bu konuda herhangi bir sınıflandırmanın olmamasıda bu işe çanak tutmakta,bana cevap veren en az benim kadar alim olmalı sözününde bu mektebin alimlerinden olduğunu iddia eden birisine hiçmi hiç yakıştıramadım,meşveret meselesine gelince o toplantılarda meşveret yapılmadı sadece sizler ikaz edilip,yaptığınız yanlıştan dönmeniz tavsiye edildi,(sizi o toplantılara alanlar şimdi ne büyük hata yaptıklarını anlamışlardır umarım) Şu İmametten taviz meselesine gelince onu söylüyen hocamız maksadını aşmış sonrada hatasını kabul etmiştir onu sözde yaptığı bu hatayı siz filiyatta yapıyorsunuz,birde kendi gözünüzdeki merteyi görmeden,başka gözlerde kıl arıyorsunuz,bunun hesabını bu mektebin asıl sahibine vereceğinizi sizde çok iyi bilmektesiniz.Kars meselesine gelince orası zaten felaket,sadece inşallah o köylülerin dişinden tırnağından artırıp size verdikleri inşallah burnunuzdan fitil fitil gelir diyorum,özelikle Kars başta olmak üzere Ehl-i Beyt mektebine mensup bu cemaat tarih boyunca hocalarına maddi sıkıntı çektirmemiştir.Buna Allah'ta,peygamberde,İmamı ZAMAN ağada,tarihte şahittir.Biz sizleri Allah'a havale ettik,ihanetnizin cezasını mevlam İmamı Zaman ağa cezalandırır inşallah,yok biz doğru yaptık diyor ve buna kalben inanıyorsanız Allah bizi affetsin siznde yolunuz açık olsun,merceiyet müessesine konuşan yüzlerce alim bu konuda olumsuz cevap almıştır,buna sizde dahilsiniz,bunuda bilin hiçbir alim bu konuda hiçbir genci kışkırtıp yazı yazmaya yönlendirmiyor,hele para pul o sizin işiniz.Fatih kardeşi tanıyanlar bilir o Hüseyn'i mektebin nadidde çiçeklerindendir hiç bir güç hiç bir bedel onu ve onun gibi kalbi mektep aşkı ile yanıp tutuşan yüzlerce,binlerce,on binlerce genci satın alamaz ve alamamıştırda. Bu konuda gidip aynaya bakın vesselam
Haaa hatırlatmakta fayda var tevbe kapısı hala açık saygı değer alim kardeşim.
 
heydari_kerrar 23-12-2011, 19:42:01
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA.
ALLAHIN SELAMI BAŞTA İMAM ZAMAN VE ONA CANI GÖNÜLDEN İNANAN TAKİPÇİLERİNE OLSUN.

BEN BU YAZIYI OKUDUM SAYIN HOCA EFENDİ. TARİHTEN BAZI ÖRNEKLER VERMİŞ OLABİLİRSİNİZ. GÜZEL BELKİ BENİM GİBİ CAHİL İNSANLARIDA İNANDIRA BİLİRSİNİZ. AMA BENİM BİLDİĞİM TEK ŞEY VAR AÇINDAN ÖLEN BİRİSİNİN MEZARININ BAŞINA BU AÇINDAN ÖLDÜ DİYE YAZILMAYIŞI. DEMEKKİ KİMSE AÇINDAN ÖLMEMİŞ. BİZİM TOPLUM ÖYLE BİR TOPLUMDURKİ NE ZORLUKLARLA BU MEKTEBİ BU CUMHURİYETTE GÜN IŞIGINA ÇIKARMIŞTIR. TARİHTEKİ AHUNT MALİK AĞA (r.a) ALLAH RUHUNU ŞAD ETSİN ONUN SAYESİNDE BU CUMHURİYETTE İLK ALİ VEYULLAH SEDALARI YÜKSETTİRDİ. VE O AĞANIN ARKASINDA BU TOPLUM VARDI VE BU TOPLUM AĞA MALİK GİBİ AĞALARIN YİNE ARKASINDA DURMAYA HAZIRDIR KİYAMETE DEK. HEM MADDİ HEM MANEVİ. ÇÜNKÜ BU TOPLUMUN DİLİNDE, YEZİT VE BABASI MUAVİYEYE LANET SEDALARI HİÇ BİTMİYECEK. AMA NEDENSE O SİZİN DEDİGİNİZ KURULUŞ OLAN DİYANET İŞLERİ YEZİTİ KÖTÜ BABASINA HAZRET DİYEN VE BİZ HAZRETİ ZEHRANIN KATİLİNE LANET DEGİRİK SİZİN MAAŞ ALDIĞINIZ KURUM HAZRET DEĞİR. DEMEKKİ BEN BUNDAN DİN GÖREMİREM. EĞER ÇOK KARSIN KÖYLERİNİ DÜŞÜNÜRDÜNÜZ NEDEN İSTANBULA GETTİNİZ ORDA ALİM YOKMUYDU EGER DERDİNİZ DİN OLSAYDI KÖYLERİ SAHİPSİZ BIRAKMAZDINIZ. İNŞALLAH NE DEDİĞİMİ ANLADINIZ. VESSALAMU ALEYKUM VE REHMATULLAHİ BEREKATU......
 
heydari_kerrar 23-12-2011, 19:45:23
haydar 22-12-2011, 13:38:59
mehdi ustadıma yazılarından dolayı teşkkür eder başarılarının devamını dilerim. Hz. ebuzeri gafariy rahmutlahi ayelh allah adamı olan birisidir üçüncü halife zamanıda çok yolsuzluklar olmuş ve bu yolsuzluklara da hep Hz ebuzeri gaffari itiraz edermiş.bu itirazlar kaşısında halife aciz kalırmış . sonunda halife taşınmış düşünmüş bi hal care bulmuş kendince. halifenin bir kölesi varmış, kölesini cağırmış ve demiş ebuzeri gafari gariban dostudur, ben deflarca ona bir şeyler teklif ettim susması için ama benden kabul etmedi senden kabul eder ona söylersin halife bu altınları sana gönderdi ve banada dedi ki eyer bu altınları ebuzeri gaffarıya kabul ettirirsem bana özgürlüyümu bağışlayacak halife . böyle bir planla köle geceleyin hz. abuzeri gaffarinin kapısını çalar. hz ebuzeri gaffari kapıyı açar ve karşısında halifenin kölesini görür ve şaşırır ve hayretle sorar hayır ola gecenin bu vaktinde. köle ey allah bendesi ebuzeri gaffari halife sana bu hediyeyi gönderdi eyer bunun kabul buyurusanasa halife beni özgürlüyüme kavuşturacak ne olurusun bunu kabul buyur ve sende aynı zamanda bir köleyi özgürülüyüne kavuşturma savabını almış olursun der. hz ebuzeri gaffari buyurar ey allah kulu sen yaptığınla kendini özgürlüyüne kavuşturacaksın ve bende onun sevabını almış olurum amma senin yerine bu sefer ben halifeye köle olmuş olurum...............................
şimdi serkan arkadaş hasan hocanın yazısının sanal alemde dolaştırıyor maksad nedir niyet nedir malum amma dikkat edilemsi gereken bazı şeyler vardır yazılmış karsın köylerinde alim yokmuş acaba kendileri ve yanındakiler neden karsın köylerin terk ettiler de istanbullara gittiler ikincisi kaytıl olan karslı alimler gecen yıllarda neden gelipde köylerde hizmet vermediler ? hasan hoca dahil . üçüncüsü tarih den çokmu haberi var hocamın ozaman şüreyhi gaziyi de yazaydı nasıl ibni ziyadın altınlarına imam Hüsyni başını sattığını ve şüreyhi gazi gibi lerki tarih boyunca dinlerini dierhemlere sattılar örnekr çok . ali ibni yaktini demiş oda defelarca ayrılmak istemiş ama bazı maslahatlardan dolayı imam izin vermemiş aynı şekilde seffvan ki develrini ticaret için kirya verer zamanın hükümetine ve imama oun bundan dolayı kınıyar. ellame meclisiyi söylemiş oda sefeviler döneminde ki şii bir devlet olduğundan dolayı o işleri görmiş günümüz iranı söylemiş ki oradada mollalar devlete bağlı deyilde muçtehitlere bağlıdırlar ve yazılacak çok şeyler vardır yazmakdan insan hay eder bizler ehli beyt mektebinin mensupları olarak tarih boyunca bağımsız kaldık ve bağımsız olacağız inşallah bu da tarihin bu günkü imtahanıdır . bu gün için kimler gecer kimler kalır allah bilir . selamlar .
 
ali haydar 23-12-2011, 20:44:35
yazılan bütün yorumları okudum ama çok üzüldüm, hasan hocanın yazısı bence gerçekten zihinleri ve ufukları açan bir yazı, tarihten birçok örnek vermiş ve imkanlar olduğunda bunun olabileceğini ispat etmiş ve bu zamanda da imkanlar olursa neden olmasın demiş gayet mantıklı ama yorum yazanlar çok haksızlık yapmışlar. o insanları tanıyorum ve ellerinde 7 müçtehitten fetvaları var bunuda internette yayınladılar. onlar kadar keşke her itiraz eden bu mektebe hizmet etseydi. kars meselesine gelince o konuyu neden yazdığını açıklamış anlayanlar anlıyorlar, karstan ve ığdırdan gelen her hoca neden geldiyse onlarda o yüzden geldiler. şeyh salahattin hocada imkanlar olursa olabilir diyor ama kimsenin ona gıkı çıkmıyor neden acaba? hasan hocaya o yazmış olduğu ilmi yazıdan dolayı birkez daha teşekkür ediyorum,Allah için o iki yazıyı yanyana koyup okuduğumuzda hasan hocaya hak veren benim gibi yüzlerce hatta binlerce insan olduğunu görürsünüz. ve bence ona ağır cümleler kuranlar hem tövbe etmeli hemde ondan helallik istemeliler. herkese selamlar.
 
huseyn 24-12-2011, 01:47:28
yine ilmi kendi tekelinde savunucuları görüyoruz,fikri mücadeleyi kendilerine has kılanlara hz huseyni misal verelimde kadın ve çocukları yanına aldığında mücadelenin kişinin hakkı olduğunu bilmesiydi üstelikte gönüllüydüler allahın dini için kıyama katılmaya, şimdi hür düşünce sahiblerine ise çekilin bırakın bu bizim işimiz deniyor, islamı mescitlerin dört köşe duvarı içinde haraketsiz kılma çabalarına bizler hayır deme hakkına sahibiz,alıştırmaya çalıştığınız dayatmaları toplumun büyük bir kesimi reddedecek,şianın sürekli muhalefet yaptığını ve bundan kazançlı çıkmadığını söyleyenlere ben mehdilik inancına sahip olan şianın zuhur gerçekleşeceği güne kadar muhalefette olmasını tercih ederim,islamı hayattan uzaklaştırmaya inzivaya çekmeye zorlamaktadırlar yani islamı hapsedecekler bizler ise işimiz olmadığından susacağız bu nerde görülmüştür. Ehli sünnet mele için rekabeti artıracak daha iyi olacak derken onlar bile diyanetin işe yaramadığını söylerken ortaya atılan bu yemi şia yutmamalıdır.Sizler toplumun adına kararlar verirken kendinizi efendi bizide köle görmüşsünüz ,unutmayın mekkke kodamanlarıda hz muhammmede s,a,a biz senin dinine karşı deyiliz ,bizi bu çıplak ayaklılarla bir tutma bu dini bize has kıl ,diyorlardı oysaki o çıplak ayaklılar EHED,, EHED diğe tevhide koşuyorlardı.KISACA yazan çizen konuşan ları susturmaya çalışanlara toplumun hak sözcülerine güç yetiremezsiniz,Fikirlerinizi desteklemesekte sayın apaydın asıl karşı çıktığımız konu ilmi tekelinize almaya çalışmanızdır ,sizin ilminizi küçümsemek olmaz ama unutmayın iletişim çağında akıl sahibleri eğitim almakta zorlanmıyor , ,fatih beyi cesur yazısından dolayı kutluyorum
 
Ali Dostu 24-12-2011, 11:33:20
Bismillahhirrahmannirrahim.
Sevgili Alihaydar kardeşim Hasan beyein şahsına şahsiyetine ve hatta tercihine kimsenin birşey dediği yok,biz yazdıklarından yola çıkarak bir yorum yazdık hakaret ve herhangi bir saldırı olduğunuda sanmıyorum,eğer gerçekten hizmet ediyorlarsa Allah hizmetlerini kabul eylesin ve biz hatalı isekte bizi affeylesin.
Ama yüzde doksan ulemanın kabul etmediği bir konuda sanal ortamda siz yanlış yapıyorsunuz demek,yazı kaleme alanları cahillikle suçlamak,yıllardır bu mektebin ulemasına maddi sıkıntı çektirmeyip tabirim caizse başında taşıyan cemaata e ne yapalım bize bakamadılar bizde gidip kayıt olduk manasında bir ibare kullanmak doğru değil dedik.
Kaldı ki siz yazınızda Selahaddin hocada şartlar oluşursa kabul ederiz dediğini ifade etmişsiniz.
Demek ki sizin yazdığınıza görede şartlar oluşmamış ve saygıdeğer Hasan hocam ve arkadaşlarıda ya şartlar oluşmadan gidip kayıt olmuşlar,yada onlara özel garantiler verilmiş,yoksa vatandaşı olmakla gurur ve onur duyduğumuz bu ülkenin verdiği para haram değil ki hocalarımız neden kabul etmesinler neticede parayı onlar alacak.
Yapmayın takım tutar gibi taraf tutmuyalım,bu yazıyı Hasan hocam değil bu mektebin hocalarından hangisi yazsaydı tepkimiz aynı olurdu.
Hocamın islam tarihinden verdiği örnekleri siz isabetli ve tutarlı bulurken ve buna hakkınız varken bizimde isabetsiz ve tutarsız bulma hakımız olmalı diye düşünüyorum.
Alimleri klavye tetikçisi tutmakla suçlamak ise başlı başına bir felaket,bende bizi satın alacak paranın henüz basılmadığını ve bu mektepte satılık kimsenin olmadığını ifade etmeye çalıştım.
Bakın kardeşim kendi içerisinden emekli olan ve geçmişte şia ile sorunları olan diayanetin emekli müfettişi bile bu işin doğru olmadığını ifade edip diyaneti eleştirirken sizlerin diyanet hayranlığınıda anlamış değiliz,keşke iyi niyetli olsalar ve diğer vatandaşlarımız faydalandığı imkanlardan bizimde faydalanmamızda ne sakınca var.
Müctehidlerin fetvasına gelince Türkiye ulemasının yüzde ikisi caizdir dediklerini iddia ederken yüzde doksan sekizi caiz değil dediklerini iddia etmekte siz hangisine inanırsınız yüzde ikiyemi saygım var ama yüzde doksan sekizede siz haksızsınız demeyin ayrıca bu konuyu bulunduğum bir ortamda müctehitlerimize sordular caiz değil cevabınıda kulağımla duydum buna rağmen biz kalkıpta karşı tarafı suçlamadık ama şimdi siz kalkar sizin gibi düşünmeyen herkesi böyle suçlarsanız bu doğru olmaz kardeşim.Neyse bu hamurun daha çok su istiyeceği açık seçik gözüküyor daha fazla yazmanında anlamı yok Allah'a emanet olun.
 
muhammedi 24-12-2011, 13:28:29
Ehlibeyt Alimi(!) hocamız FATİH kardeşimizin madem yazısını dikkate almadı öyleyse neden bir cevap verme gereksinimi duydu acaba?Fatihin sizin kadar okumaması sizden daha basiretli olmayacağı anlamına mı gelir???Madem siz çok okudunuz şimdi denginiz kim onu bilelim en azından???Hoş size denk yoktur şimdi bu coğrafda...Bu yazıdan elbette ki bişeyler çıkarmak istemezsiniz işinize gelmez çünkü...Apaydın hocaya merakla sorarım Fatih kardeşimizin nerden maaşa bağladığını açıklasın bizlere...Fatih kardeşimiz diyanetten maaş aldıgınızı açıkça beyan etti bakın sizi zan altında bırakmadı,oysaki deseydi apaydın hoca güney afrika diyanetinden maaş alıyor Fatih kardeşimizi kınardık,asılsız bir ithamda bulunuyorsun hocamızı zan altında bırakıyorsun...Tarih dersine gelincede sayın apaydın hoca diyelim ki fatih size tarih dersi verme denginde değil,peki siz bu ülkede yaşayan entellektüel şia gençlerine tarih dersi verecek bilgi ve beceriye sahip misiniz???
 
heydari_kerrar 24-12-2011, 20:12:08
SAHTE DİYANETCİLERE CEVAP

Günümüzde herkesimin haberdar olduğu ve çeşitli yorumların yapıldığı bir konu, “Diyanetin Mele veya Molla açılımı.” Bence bu konuda yorum yapan herkes gerçekten objektif olarak konuya bakmıyor, ya çok duygusal, ya gerçeklerden çok uzak veya farklı kesimlerin etkisi ile konuşuyorlar. İleriyi görüp gerçekten mektep kaygısı olan maalesef çok az.
CEVAP : Evet Kesinlikle sizde o herkestensin az olanlardan değil ve yanlı bakıyorsun neden mi?
Öncelikle mevcut konumumuza bir bakmalıyız, bizim yani Türkiye’de yaşayan Caferi imamların, camilerin ve cemaatin böyle bir açılıma ihtiyacı var mı? Bence evet neden mi; birçok camimizin ve birçok hocamızın boşta olduğunu nazara alacak olursak bunu daha iyi anlayabiliriz. Bazıları “bizim kadro açığımız yok” diyorlar demek ki bunu söyleyenler, tabirim belki biraz ağır olacak ama olsun, at gözlüğü ile etraflarına bakıyorlar, bizim Kars’ımızın köylerinde sadece birkaç camimizin hocası var geriye kalan camilerimiz senede birkaç gün ancak kapısı açılıyor ve birçoğu kuş yuvası haline gelmiş durumda.
CEVAP : Evet öyle camilerimizin çoğusu boş sebebi de sizin gibi hocaların maddi manfaatları için büyük şehirlere kaçmalarıdır köyleri tenezzül etmemeleridir. Siz o at gözlüğünü gözünüzden çıkartıp o köylere sahip çıksaydınız!!! Özelliklede sizinle birlikte çalışan arkadaşlarınız ne büyük sefilliktir ki bir köyden üç kardeş aynı alanda yetişmiş ama bir tanesi dahi kendi köyünde ki insanlara hizmet etmemiş ve caminin kapısını kilitleyip dünya malı ve makamının peşine düşmüşlerdir.!!! O gözlükleri hep birlikte çıkartın
Her defasında “bizim tarihimizde böyle bir şey yok ve olmamış” diyenler demek ki tarihten de maalesef biy haberler.
CEVAP: Evet sizinde tarihten ne kadar haberdar olduğunuz belli.
İmam Hasan (a.s.) sulhunu mu örnek versem imam Hasan (a.s) muaviyenin teşkilatına mı girdi yoksa gidin onunla çalışın mı dedi?!!!
yoksa tarihte bazı devletlerde görev alan şianın büyük müçtehitlerini mi? İmam Musa Kazım (a.s.) Ali bin Yaktin’i Harun’a vezir olarak vermiş ve bir müddet Sünni fıkhına göre amel etmesini buyurmuştu. Ardından durumlar düzeldikten sonra şia fıkhına göre amel etmesini emir etmiş, Ali bin yaktin ne kadar istifa etmek istemişse de imam ona mani olmuştur.
CEVAP : Bu olayın kendisi bir kere sizin sözlerinizi batıl etmeye yeter Ali bin Yaktin harunun vezirliğinden çıkmak istiyor ama imam diyor ki sen kal ve nasıl davranacağını o belirliyor size hangi imam emir verdi diyanete girin diye??? ve kim belirliyor sizin ne yapacağınızı??? sizin zamanınızın imamı kim? İmam mehdi (a.f) Olmadığı kesin zira eğer o olsaydı onun mektebini bırakıp muaviyenin mektebinin emir komutasına girmezdiniz.!!!
Safaviler döneminde şianın büyük âlimleri örneğin Allame Meclisi (r.a.) devlette Gaziyil guzatlık (Büyük Hakimi şer’i) görevini üstlenmiş ve diğer şianın büyük müçtehitleri gibi her zaman devletle birlikte hareket etmiştir. CEVAP: Burada da hata yapmışsınız zira allamenin büyük kadı olduğu devlet şia devletiydi ve o kendisini sizin gibi kullandırmamış belki devletin gücünü ve imkanlarını kullanarak 110 cilt Biharu-l Envar yazmıştır. Siz hangi kitabı yazdınız yada tercüme ettiğiniz kitabı ömründe bir tek kitap yazmamış bir hocanın adına çıkartarak onu büyük göstermeye çalışmaktan başka ne yaptınız??? Ayıca siz burada devletin hizmetinde değil diyanetin hizmetindesiniz!!!!!!!
Günümüzde de İran’ı örnek olarak verecek olursak; (maalesef her defasında İran’da bile böyle şey yok diyenlere cevap olsun diye söylüyorum) devletin en büyük kademesinde olan cumhurbaşkanının bile üzerinde bulunan dini lider bir müçtehittir, vali ve kaymakamlık görevini yürüten Cuma imamları, adları üzerinde olduğu gibi imamlardan seçilirler ve diğer devlet erkânında ve hukuk işlerinde görev yapan diğer âlimler gibi. Bunların hepsi şartlar yerinde olduğu takdirde âlimlerin devlete bağlanabileceğinin birer göstergesidir.
CEVAP : İrandaki dini liderin kendiside cami hocalarını devlete bağlamamıştır ve onlar hem beytu-l maldan hem de cami derneklerinden maaş almaktadırlar. Asıl Mühim olan da şia inancında devletin farklı kademelerinde görev almak sorun değil din adamının siyasetçilerin güdümüne girmesi ve diyanet gibi bir yanlı kurumun bünyesinde olması sakıncalıdır ki bunu da Ayetullah Sistani’nin dünya temsilcisi ve damadı olan Seyyid Cevat Şehristani Eski diyanet işleri başkanı Ali Bardakçıoğlu’na birebir yüz yüze söylemiştir.
 
heydari_kerrar 24-12-2011, 20:19:30
2. bölüm
Bu konuda örnekleri çoğaltmak mümkündür ama anlayan kimseler için bu kadarının yeterli olacağı kanaatindeyim.
CEVAP :Evet gerçekten örnekleri çoğaltmak mümkün mesela deve taciri olan sefvanın develerini dahi Harun reşide hacca gitmesi için kiraya vermesine İmam Musa-i Kazım (a.s)ın müsaade etmemesi ve develerini sattırması gibi ve…
Devletle şartlar yerinde olduğu takdirde işbirliği yapmak zillet ise bu zillete en başta bizim büyüklerimiz düşmüşlerdir ki o kanaatte değilim, tam aksine şianın izzet ve şerefini daha iyi korumak ve devletin gücü ile onu daha iyi tebliğ yapmak bence mektebin ve mensuplarının izzetini artıracaktır.
CEVAP : Bizim zaten sorunumuz devletle değil devletin gücünü ve onu kullanarak mektebimiz üzerinde tahakkum kurmaya çalışanlarladır siz ki bu tahakkümü kabul etmişsiniz gidin rapor vermeye devam edin şia mektebinin kaygısına siz kalmayın bu mektebin mensupları kalsın ki bu mektebin zaten sahibi var bugüne kadar o getirdi ne siz nede biz bundan sonrada sizin gibi hak sözü kullanarak batılı kasd edenler değil.
Tarihte imkânsızlıklar neden ile bu yükü omuzlanan iman ehli mücevherattan daha kıymetli halkın omuzlarına bundan fazla yük olmamak daha evla olacaktır.
CEVAP : Tarih boyunca devletleri de halk ayakta tutmuştur inançları da. Ayrıca bu iş halka bir yük değil görevdir eğer insanlar üzerlerinde ki hums ve zekatları verseler zaten bir sorun kalmaz. Siz halkın derdine kalmayın zaten siz diyanetin size sırada on binlerce hacı beklerken gayri meşru bir şekilde verdiği kontenjanla birde insanlardan zorla para alarak ve bunun adını da hums koyarak insanları birilerinin haklarını gasb ederek hac gibi farz bir ameli batıl edercesine götürmenizi düşünürsek kimin mücevherattan daha kıymetli halka yük olduğu ortaya çıkacaktır.
Ne ilginçtir ki dışarıda “Diyanet bizim kırmızıçizgimiz, hiçbir suretle onu kabul etmiyoruz” diyen bazı ikiyüzlüler gizli olarak Diyanet işleri başkanlığına gidiyor ve yanlarına da referans olarak Alevilerin önde gelen simalarını alıyorlar. Hiçbir Caferi âlimi orada olmadan gizli gizli görüşmeler yapıyorlar, bunun yorumunu da siz değerli okuyuculara bırakıyorum.
CEVAP : Onun yorumu da bu: Sizin yaptığınız işin aynısını yapıyorlar eğer iki yüzlülükse ki diyanetten maaş aldığınız halde ne yazık ki isimleriniz aşura günü diyanetin personel listesinde yayınlandığı halde bunu halktan ve yönetimden gizletmiş olup ortaya çıktığında da camiden atıldığınızı unutmamışsınızdır sanırım. Hasan keçel keçel hasan… Yorum sizin!!!
Gerçek olan bir şey varsa o da şudur ki; gerçekten din ve mektep kaygısı olan kimse her şeyi kesip atmak yerine devletle bir araya gelerek görüşmeler yapıp, bu mektebin faydasına neler yapılabilir görüşüp bu maddeleri içtihat makamı olan büyüklerimize yani müçtehitlerimize sunarak aldıkları fetva doğrultusunda hareket ederler. Ama anladığım şudur ki; bazı çığırtkanların yaptığı bu çığırtkanlık gösteriyor ki onlar gerçekten müçtehide bağlı değil sadece sözde o mukaddes isimleri kullanan menfaatçilerdirler.
CEVAP : Aynen sizin gibi.!!! bu işin çığırtkanlığını yapanlar sizlersiniz karşı çıkanlar değil ki bunun cevabını zaten yukarıda yazdım taklit mercilerinin hükümleri bellidir. Sizin gibi elinde sahte fetvalarla dolaşan o fetvaları almak için 99 takla atan mukkadesat avcılarının bu sözleri kullanması imam Ali (a.s)ın şu sözünü tekrar yazmama sebep olacak. “Söz haktır ama kasd edilen batıl:!!!”
Bu konuda açıkladığı beyanatlar ve onurlu duruşundan dolayı da sayın Selahattin ÖZGÜNDÜZ hocamıza teşekkür ediyorum, mektebin geleceği için en isabetli adımlar bu şekilde atılacaktır inancındayım.
CEVAP :Sizin onur anlayışınız bellidir onun için o onur sizde kalsın bu mektebin temiz mensuplarının ona ihtiyacı yoktur.
Belki de bu durum, tarihte Seyyid Murtaza ve Seyyid Razi’nin (r.a.) zamanında mezheplere resmiyet verildiği zamanda ki gibi büyük bir fırsattır, ama umarım bizlerde o zamankiler gibi bu fırsatı elden kaçırıp beklide yüzlerce yıl sürecek bir üzüntüye sebep olmayız. Bunun için herkes objektif ve gerçekten mektep kaygısı ile hareket edip bu durumu değerlendirmelidir.
CEVAP: Bizim Mektebimiz ve mezhebimiz hem kuran açısından hem hadis hem de tarih açısından zaten resmidir sağlamdır ve dayanaklıdır. Siz bu mektebi kurtarmayla değil yıkmayla görevlendirildiniz ve Allah hainlere fırsat vermeyecektir
 
CANER KARA 24-12-2011, 22:45:02
Haydar-ı kerrar senin adına kurban olayım diline sağlık,Allah sizden razı olsun süper süper süper.
 
hasan 25-12-2011, 21:29:03
o güzel adı kullanan (haydarı kerar) siz ama adın sahibinden edep yönünde mahrum kalmış beyefendi cevap ünvanı ile yazdığınız yazınıza cevap veriyorum

köylerdeki sorunlara gelince bir çok köyün ortak problemi bir hoca saklayacak güclerinin olmayışıdır soruyorum size hangi meslek dalında maaş alamayacak bir çalışan orada çalışabilir. birlikte çalıştığımız arkadaşları örnek vermişsiniz ama buna dikkat etmemişsiniz ki sadece onlar değil onların köyünden olan diğer hocalar ve başka köylerden olan ve bugün bu sıkıntılar yüzünden köylere tenezzül etmemekten değil kendi köyünde değil büyük şehirlerde görev yapan onlarca veya yüzlerce hoca var gidin ve bu sözlerinizin onda birini onlara söyleyin ve ne cevap alacağınıza bir bakın.
imam hasan (a.s.) sulhuna değinmişsiniz o sulhun maddelerine bir bakın imam hasan (a.s.) maaş bağlandığını görürsünüz.
ali bin yaktin meselesine değinmişsiniz devletin en önemli makamında yer aldığı malumdur bizim imamımızı sormuşsunuz bizim imamımız Allah'ın yeryüzündeki hücceti imam Muhammed Mehdi (a.s.) dir. ve bizde onun umum vekilleri olan müçtehitlerimizden izin alarak işlerimizi yapıyoruz kimsenin emir komutasında değiliz ve bir yerden maaş almak o mektebe girmekse binlerce devlet memuru olan şia vatandaşlarımıza da hakaret etmişsiniz olursunuz.
allameyi meclisinin konusuna değinmişsiniz ve onun devlette görev aldığını itiraf ediyorsunuz önemli olanda buydu zaten anlasaydınız yazmazdınız, böylelikle benim sözlerimi isbat etmiş oldunuz çünkü mesele bunun olup olmayacağı idi olduğunu kabul etmiş oldunuz, bizimde sözümüz bu zamanda da neden olmasın, devletin imkanları ile mektebe hizmet edilmesin. o yüzden yazman önce biraz düşünmenizi tavsiye ederim.
benim hangi kitabı yazıp yazmadığımı sormuşsunuz, "geçmişten geleceğe ışık tutan kars alimleri" "Ehlibeyt'ten öğütler" kitabı benim tasnif ve tercümelerimdendir. bir de saçma sapan bir şey yazmışsınızki onunda ispatını isterim. ayrıca devletin değil diyanetin emri gibi saçma bir söz yazıyorsunuzki anlama probleminiz olduğunu düşünmeye başlıyorum çünkü diyanet devlet kurumudur, öğretmen olsun başka bir meslek olsun devletten maaş aln herkes devlet memurudur milli eğitim memuru demezler.
iran meselesine gelince cuma imamları devletten maaş alırlar ve devlet kademelerinde görev alan diğer hocalarda devletten maaş alırlar,
safvan örneğine gelince safvan sadece kendi ticareti için develeri veriyor ve mezhep ve mensupları ile bir işi yoktu ama ali bin yaktini devlet kademesine veren imam orada mezhep ve mensuplarına hizmet etmesini emir etmiştir.
tehakum altına girmekten bahsetmişsiniz sanırım siz şimdiden birilerinin tahakumundasınız çünkü yazınız bütünü ile mektep kaygısı ile ilgili değil içinizde saklı tuttuğunuz kişisel kin ve nefretin bir izharı olmuştur. evvelden ahire içinizdeki düşmanlığı kusmuşsunuz ama ne yazık ki kendinizi belirtmekten ve isminizi yazmaktan bile korkuyorsunuz. belkide yazınızın sorumlulunun doğuracağı mesuliyetten korkuyorsunuz, öyle olmasaydı sizde benim gibi adınızı açıklardınız. ve yazılarınızda hak ile batılı murad eden siz olduğunuz gün gibi aşikardır.
hac hususunda söylediğiniz gayri meşru kontenjan kontenjan tabiri kullanmışsınız, anladığım kadarı ile bizim başardığımız bu büyük işi o kadar çok kıskanmışsınız ki adeta ayaklarınızı yere vurarak ağlıyorsunuz, Allah'a şükürler olsun alnımız ak ve açıktır kontenjanımız tarihe geçecek büyük bir başarıdır çünkü bunun hacılara ayrılan kontenjanla bir alakası yok çünkü o kurra ile belirlenir bize has olan özel bir kontenjandır bu. kimseden de zorla para alınmamıştır sizi isbata davet ediyorum ama sizin yangınınızın kokusu her yanı sarmış durumda ne diyelim.
o iki yüzlü adam dediğiniz kimse ile hala dost olduğunuzu ve bir derneğin başına getirildiğini ve sizlerede büyüklük yaptığını hatırlatırım o halde önce onunla bir yüzleşinde sonra bana cevap yazmaya yönelin.
camiden çıkma olayı demişsiniz diyanet olaylarından aylarca önce ben camiden ayrılmıştım ve o zamanda cami ile hiç bir alakam da yoktu, bu saçma iftiralar ile kendinize ne kadar güzel bir akıbet hazırlıyorsunuz. sanırım kıskançlık psikolojisinden olsa gerek.
sahte fetvalar demiş ve kendinizi çok büyük bir iftar ile lekelemiş bulundunuz, alınan fetvaların üzerinde müçtehitlerin fetva bürolarının tarih ve kayıt numaraları var, size hodri meydan diyorum aklı selim bir kaç kişilik bir heyet ile fetva alınan müçtehitlerin bürolarına gidip bu fetvanın kendilerine ait olup olmadığını soralım, eğer bizim değil derlerse ben bura tüm okuyucuların önünde söz veriyorum hocalığı bırakacam ama bu fetvalar bizim derlerse siz tüm halkın önünde bu sözlerinizden dolayı tövbe edip özür dileyecek kadar şerfli ve gururlumusunuz?
buradan tekrar hodri meydan diyor ve gerçek yalancının kim olduğunun isbatı için sizi sözlerinizi isbata davet ediyorum.
onur anlayışımız sizin onur anlayışınızdan farklı olduğu belli çünkü biz kimseye iftira atmaz ve bunu haram biliriz ama sizin onur anlayışınızda demekki bu helalmış, birde bu toplum adına zahmet çekmiş büyükleri yad ederkende imanıza şaşırmadım çünkü aynı kin, nefret ve kıskançlık ile kaleme aldığınıza eminim.
yüce mevlamdan niyazım budur ki gerçekten bu mektebe zarar vermek isteyen, yıkmak isteyen her kim olursa olsun Allah'ın gazap ve azabı onun üzerine olsun, zamanın sahibi gerçeklerin aşikar olasında hak ehline yardımcı olsun, amin.
 
caferi genci 26-12-2011, 12:36:33
BENDE HASAN HOCANIN YAZISINA KATILIYORUM, HAYDAR KARDEŞ SANIRIM KİŞİSEL DAVALARIN PEŞİNDE BENDE HASAN HOCAMA GÖNÜLDEN KATILIYORUM, DİLİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK HOCAM, ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN, SİZLERİN SAYESİNDE BU MEKTEB TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE ÇOK DAHA GÜZEL YERLERE GELECEKTİR. KISKANANLAR ÇATLASIN
 
Ali YİĞİT 26-12-2011, 19:07:25
Selamınaleyküm,

Sayın Fatih beyin sadece kaygısını dile getirdiğine ve yine Sayın Hasan Hocamızın, Fatih beyin kaygı ettiği düşüncelerden uzak olduğuna inanıyoruz.

Ama umardık ki, Fatih kardeşimiz,

Öncelikle kafirler başta olmak üzere,

Şeytanın dostu ve kafirlerin uşakları yine kafirlere,

Rakıya mukaddes bir isim veren şerefsizlere,

Soykırım diye tutturan, Batıya,

Önce diyanetin kaygı verici ve kötü amaçlı olabilecek çirkin niyetine, yüklenen bir yazı yazması daha doğru olurdu.

Zira asıl hedef dururken bu tarz eleştiri ve yaklaşımlar bizi zedelemekte ve olduğumuz yerde saydıracaktır.

Artık, içimizdeki kardeşlerimiz ve büyüklerimizi eleştiriden ziyade, öfkemizin tamamını dışımızdaki şeytani mihraklara çevirmenin zamanı gelmedi mi ....?

Saygıyla her iki din kardeşimi Allah ın selamıyla selamlıyorum, ve yazardan acizane tavsiyeme alınmamasını rica ediyorum.

Duayla..




 
pınar çapla 28-12-2011, 17:37:14
Selamun aleykum . Orası ehlibeyt mektebi , hocalarımızın ehlibeyt sevgisini aşıladığı , kuranı kerimin nuruyla , kendi ilimleriyle aydınlattığı yüzlerce öğrenciden biriyim . ; heydari kerrar ; adlı kullanıcı , yazdığınız sözlerinizi okudum . Çok üzüldüm . Alim insan ilk önce adil olacak . Siz dernekte saygı değer hocalarımızın neler yaptığını , ne hizmetler verdiklerini görüyormusunuz ? Yıllardır burada camilerimiz var, ama biz camilerimizde doğru düzgün hiç bir eğitim göremiyorduk , ,. peki bizim dini eğitimimiz ne olcak ? Annelerimiz , abilerimiz ve biz orada her türlü eğitimimizi alıyoruz . Düne kadar usuli dinin ve furui dinin ismini bile duymamıştık ! . ehli sünnetin namazını kılıp , onların aşıladığı inanca inanıp onların kurslarına gidiyorduk . Ben şahsım olarak 4 sene boyunca her yaz kendi kursumuz olmadığı için , ehli sünnetin yatılı kursunda kaldım . Parasıyla okuyordum . Ve kendi mezhebimin nasıl olduğunu bilmiyordum . Oysa bizim dernekte ,Her sabah evimizin önünden servis kalkıyordu yeterki biz kursa gidelim birşeyler öğrenelim diye . Hocalarımız onca imkanları bizlere sağlayıp , Karşılığında 1 kuruş para bile almıyorlardı . Evet bir karşılık bekliyorlardı , oda onların emeklerini boşa çıkarmamak , karşılarında ehlibeytin aşkıyla dimdik duran öğrenciler görmek ! Günlerce suladıkları tohumların yeşermesini görmek ! Hocalarımız kendi menfeatleri için değil , bizlere daha iyi hizmetler sağlamak ve eğitim vermek için diyanete bağlanacaklar . Biz bu devletin vatandaşı değilmiyiz ? Vergimizide herşeyimizide ödüyoruz . Bizim ehli sünnetten ne farkımız var ? Bizim alimlerimiz neden kenarda kalsın vatandaşın eline neden baksın , ellerinde böyle bir imkan varken ? Bu nasıl bir haksız düşünce ? Sunnisi olsun şafisi olsun hanbelisi olsun malikisi ,, hepsi diyanete bağlı olsada kendi mezheplerine göre eğitim veriyor . Önceden 4 duvar arasında muharrem ayında yas tutuyorduk , şimdi sesimiz sokaklarda yankılanıyo . Kendi ömürlerini ehlibeyt yolunda allah yolunda harcıyorlar , asıl bizim hocalarımız ehlibeyti yaşıyorlar ve bizim yaşamamız içinde ellerinden geleni yapıyorlar , Sizde kalkmış , bu insanlara iftira atıyorsunuz ve hakaret ediyorsunuz . Ben bu haksızlığa razı olamıyorum ! Çünki ben hocalarımın ne yaptığını gözlerimle görüyorum ! Birlik olacağınıza köstek olmayın .
. Bir insan mümin kardeşine onun hoşuna gitmeyeceği lakaplar takamaz . Kimse allahın yarattığı kulla da dalga geçemez ! Bilgiliyim diye geçinip, ehlibeyti savunuyorum diyorsunuz ama hal ve davranışlarınıza bakın .Ehlibeyt böyle miydi ? Edebinizle konuşup , dilinize sahip çıkın . Önemli olan çok bilmek değil , hayata geçirmek ! Sözlerimi İmam Bakır (as) ve İmam Ali(as) ın sözleriyle bitiriyorum . .
İmam Bakır (as) "Hiç şüphesiz bu dil, her hayır ve şerrin anahtarıdır. Mu'mine yakışan altın ve gümüşü mühürleyip koruduğu gibi, dilini de mühürleyip gereksiz ve günah olan şeylerden korumasıdır."
Hz Ali (as) "Dilini koruyan-kontrol eden bir kimse, kendi nefsine değer vermiştir." Zira insanı çoğu zaman bu dünyada kendi dili rezil eder ve ahirette de azaba düşer kılar. İşte bu yüzden başka bir hadiste Hz.Ali (a.s) şöyle buyuruyor: "Kim dilini korursa, Allah da onun ayıp ve kusurunu örter."
Hocalarımızın Hepsinden Allah Razı Olsun . Onların Zahmetlerini Boşa Çıkarmayacağıma Söz Veriyorum . .
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

21/05/2012 OLMAYAN SEVGİLİYE
07/05/2012 Işıkları Söndürün, Fatıma Şehid Oldu-2
23/04/2012 Işıkları Söndürün, Fatıma Şehid Oldu
06/04/2012 Gençleri Yeniden Camiye Çekelim
27/03/2012 Kudüs Kafilesi ve Iğdır
16/03/2012 ONLAR BENİM DEDEMDİLER
04/03/2012 Zencanlı Dostlardan Mektup
20/02/2012 Sürçü Lisan Eylediysek Affola‏
02/02/2012 “Sizi rahatsız etmeye geldim.”
20/01/2012 NAME-İ ÜMMÜL BENİN‏(Azerice)
09/01/2012 KENDİMİZLE(Mİ) UĞRAŞALIM?
22/12/2011 Diyanet, Hasan Apaydın ve Benzerlerine
01/12/2011 Aşura Yas Günüdür Ey Ümmet-i Muhammed!
15/11/2011 YAZDIRILIYORUZ...
10/10/2011 DUL KADIN VE İMAM ALİ (A.S)‏
22/09/2011 TEŞEKKÜRLER BİRLİK VE BERABERLİĞİNİZ İÇİN..
15/08/2011 Bana Ali’yi anlat dediler
01/08/2011 BİBİ SELAM
23/07/2011 ŞEYH HAMZA AĞA'NIN ARDINDAN...‏
23/06/2011 ERMENİ BAYANIN AKİBETİ
11/06/2011 HERŞEY HÜSEYİN DEMEKTE
20/05/2011 ÖLÜM
15/05/2011 KENDİMİZE BAKALIM
15/04/2011 CÜPPELİ AHMET ve ALİMLERİMİZ
23/03/2011 Bize Her yer Kerbela’dır…
01/03/2011 İRAN ZİYARETİ
29/01/2011 DR.ALİ ŞERİATİ’Yİ ANLAMAYA ÇALIŞALIM
12/01/2011 KERBELA HAYKIRIYORDU
20/11/2010 ONU EN İYİ TANIYANLAR ÖLDÜRDÜ
03/11/2010 SEVGİLİYE MEKTUP...
10/10/2010 Ebu Derda ve Ali(as)
09/09/2010 ADSIZ ŞEHİD
05/08/2010 ALLAH’IN SOFRASINA DAVETLİYİZ
18/07/2010 İMAM-I ZAMAN’IN ARDINDAN
30/06/2010 İMAM-I ZAMAN GELDİĞİNDE...
03/06/2010 NEDEN AĞLAMAKTASIN FİLİSTİN!
16/05/2010 SENİ ÖZLEDİM RABBİM
20/04/2010 EY ŞEHRİYAR!
22/03/2010 ÜNİVERSİTE ve BİZLER
24/02/2010 Gidenler geri döndü Anne!
07/02/2010 SEN BANA AŞKI ANLAT!
22/01/2010 BEHEŞT-İ ZEHRA’NIN YUSUF’U
06/01/2010 RUHULLAH’IN VEDASINA TANIK
17/12/2009 SENİ YAZMAK BANA DÜŞTÜ
01/12/2009 LEBBEYK YA HUSEYN
02/11/2009 AFFET BENİ EY İMAM-I ZAMAN!
16/10/2009 ALİ KURTULDU YA BİZ?
31/08/2009 İmam Ali (a.s) Hz.Abbas (a.s) Ve Ben‏
06/08/2009 İMAM RIZA(as) ve BEN
08/07/2009 Bir Çocuğun Dilinden İMAM RIZA'YA(as) MEKTUP
20/06/2009 ALİ’Yİ (A.S) ANLAMAK GEREK
01/06/2009 ÜMMET DİNLEMİYOR, PEYGAMBER İSE AĞLIYORDU
12/05/2009 KEVSER GÖÇTÜ
02/05/2009 ONLARIN BAYRAMI BÖYLEYDİ
23/04/2009 BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN
14/04/2009 BENİM DEDEM ALİ (a.s)
02/04/2009 MERHABA ANNE!
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat