Hükümet tarafından gündeme getirilen yeni bir proje ile karşı karşıyayız.
Adına Kürt lisanı ile ''Mele'' denilen projenin amacı Güneydoğuya has gözükse
de projenin amaçları incelendiğinde hiç de öyle değil. Proje açıklanmadan daha
önce de bir takım resmi yazılar ile Caferi diye adlandırılan Şia, Ehl-i Beyt (as)
mensuplarına ait camilerin ve burada görevli din alimlerinin Diyanet bünyesinde
olmaları istenmişti. Tabi bu yazışmalar sonuç vermedi. Şimdi ise açıkça
hükümetin en resmi ağzından açıkça deklare ediliyor. Bakınız yaşanan gerçekler
ortada iken mesele farklı yönlere çekilmek isteniyor. Zaten 'mele ' denilen bu
zevatların bir çoğusu geçmiş dönemlerden beri Diyanet çatısı altında görev yapmakta
hatta emekli olanların da sayıları az değildir.
Meselenin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Cumhuriyetle
birlikte medreseler kapatılmıştır. Tevhid-i Tedrisat kanununa göre din eğitimi
ya yüksek islam enistitülerine ya da sonradan imam hatip liselerine sonrdan ise
ilahiyat fakültelerine kaydırılmıştır. Devletin resmi okullarında bilinçli/yanlı
şekilde din eğitimi verilmiştir ve hala da devam etmektedir. Ancak medrese
tarzı din eğitimi illegal şekillerde devam edegelmiştir.Bu medreselerin
coğrafyası da güneydoğu bölgemizdir. Sağırsultanda duymuştur ki 'norşin'
medreseleri sünni molla yetiştiren bölgesel yerleridir. Birinci ve ikinci MC
hükümetleri döneminde bu medrese ve diğer yerlerde tahsil gören binlerce kişi
Diyanet bünyesine kadrolu olarak alınmıştır.
Sünni geleneğinin
Diyanet bünyesinde çalışmama gibi endişesi olmamış, hatta neden alınmıyoruz
diye de karşı çıkışlar sürekli olmuştur. Diyanet işleri başkanlığından emekli
olan binlerce din adamı memur sayısı hükümetin elinde mevcuttur. Güney doğu
insanımızın Şafii mezhebinden olması bile buna engel olmamış ve Şafii din adamlarının çoğu görev yaptıkları
beldelerin Hanefi olmasından dolayıdır ki mezhep geçişleri dahi yapmışlardır. Konum
onları anlatmak değil sadece bilgiyi akatararak esas konumuz olan Ehl-i Beyt as
Alimlerinin Diyanet bünyesine katılmalarını konuşmak.
Fıkhi ve tarihi gerçekler bu çatı altında toplanmayı asla kabul etmez.
Fıkhi ve tarihsel sürecimizi inceleyen akıl sahipleri ve meselelere objektif
bakanlar görecektir ki Kur’an ve Ehl-i Beyt as mektebinin hükümet olarak
yaşandığı yerlerde dahi böyle bir çatı ve oluşum asla yoktur ve gündeme bile
gelmez. Allah cc zuhrunu acil eylesin beklenen adalet güneşi hz Mehdi as gelene
dek de bu hat bu şekilde devam edecektir.
Türkiyemizde Şia inancını taşıyan milyonların durumları incelendiğinde vatan
toprakları için canlarını seve seve verecek kadar asil yurttaşlardır. Hem
tarihimiz hem de verdiğimiz şehitlerimiz bunun kanıtıdır. Bizler hiç bir yerden
yönlendirilmeyen ve vatanımızı kutsal bilen asil vatan evlatları dinimizi
inandığımız değerler üzerinden yaşamayı insani ve yurttaşlık hakkı biliyoruz. Bu
vatanın her çakıl taşında gözü olanın gözlerini oyacak kadar yurtsever canımızı
ve kanımızı verecek kadar da fedakarız. Bir yazımızda değindiğimiz üzere Türkiyeli
Şiilerin ekseriyeti Kars-Iğdır hattında binlerce şehidi olan Azeri Türkleridir.
Ve hamd olsun On Dört masum(as) Şiasıyız. İnancımız ve tarihsel geleneğimiz
gereği din alimlerimizin ve camilerimizin tüm giderleri fedakar Şii vatandaşlar
tarafından karşılanmaktadır.
Bazı sözler var ki çok yersiz ve de gereksizdir. Bu vatanda yaşayan ve bu
vatanın her evladı hem askerlik yapacak hem de çalıştığı kazancından vergisini
ödeyecektir. Ayakta kalmamızın ve dünyada diğer milletlerle yarışmanın gereği
de budur. O yüzden ticaret yapan, çalışan her Şii/Caferi vatandaş seve seve
vergisini devletine ödemektedir. Bu bizim yurttaşlık bilincimizdir. Vergi
veriyoruz veya askerlik yapıyoruz diye ekstra taleplermiz olacaksa daha hür
daha geniş ekonomi daha modern ve kolay yaşamı tüm Türkiye de yaşayan
Milletimiz adına isteriz. Elbette insanlar inançlarında hür ve rahat olmalı değil
midir? Beraber yaşama kültürü artık evrensel yaşamın vazgeçilmez biçimi
olmuştur. Başka inanç grupları ile yanyana onları incitmeden veya haklarını
gasp etmeden yaşama İslam dininin de önerdiği yaşam biçimidir. Zorla kimse
inanç baskısı yapmak hakkımız olamaz.
Madem bizim Fıkıhi ve Tarihi geleneklerimiz ve olmaz ise olmazlarımız var bu
olmazları baskı veya çeşitli bahanelerle kendi eksenlerine çekme eğilimleri
asla demokrasi ile bağdaşmazve bu oyuna temayüllü olanlar da bu suça
ortak olurlar. Suriyede demokrasi isteyenler önce kendi ülkelerindeki
uygulamaların demokratik olup olmadığına bakmalı değilller mi? Sonra hangi Şii
yurttaş bu inancı ile birilerini rencide etmiş, hangi eylemleri ile devletinin
güvenliğine zede vermiş ki ?
Eğer Hükümetimiz bu konuyu önemsiyorsa çok önemli bir esası gündeme getirmek
istiyorum. Şöyle ki Şii alimleri derinlemesine ilim tahsil etmişleridir. Bu
tahsillerinin sonucunda çok önemli birikimleri vardır. Kur’an’ın ve onun hak
tercümanları olan yüce İmamlarımızın gösterdikleri nurani yolda elde ettikleri
ilimler insanlığa hususen ülkemizin insanına çok yarar getireceğinden şu an
titri olmayan ama aslen fakülltelerde prof. belkide daha ileri olan ilimleri
ile ilim tahsil eden ilim talebelerine üniversitelerde kürsiler verilerek yarar
sağlanabilir. Üniversitelerde verilecek görevler ile alimlerimiz ilmi konularda
faydalı olacaklardır. İlahyat fakülteleri camilrde görev yapmayan alimlerimize
bu görevi verirlerse çok faydalı da olcağına inanıyorum. Ancak şii yurttaşlar
Diyanet değil farklı ad altında tesis edilecek kurumlar da olsa maaşa
bağlanılarak devlet memuru statüsündeki bir alimin arkasında namaz kılmayı ve
ibadet etmeyi kesin haram bilmektedir. İçtihad makamlarına bağlı olarak yaşayan
Ehl-i Beyt as yarenleri Müctehid makamındaki yaşayan merciilerinin fetvaları gereği
de bu meseleyi uygular.
Alimler dışında biz şiiler devletiin tüm kurum ve
kuruluşlarında ve ülkemizin her karışında ve tüm yerlerinde çalışırız. Farz
ibadetlerimizden sonra çalışmayı da ibadet sayarız. Çatı meselesi sadece dini
olguyu kapsar.
Bu güzel Vatanın evlatları olarak birlik ve beraberliğimize gelecek her türlü
tehdit bizim göğüslerimizde eriyerek yok olacaktır. Bedir’den Uhud’a oradan
Kerbela’ya oradan Çanakkale’ye uzanan şehadet zinciri vatanımızın güvenliği söz konusu olduğunda her
an olacaktır.
Bu konuda açıklama yapmakta gecikmeyen Avrupa Ehlibeyt
Alimleri Birliği’ne teşekkürlerimi bildirirken dayatmalar karşısında tüm
sivil toplum kuruluşlarının özellikle de Türkiye Ehl-i Beyt Alimler Birliği’nin gerekli açıklamalar
ile konuyu aydınlığa kavuşturcaklarına inanıyorum.
HÜSEYİN BEY YAZINIZI ÇOK DİKKATLİCE OKUDUM. ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN. BU KONUDA ŞİA EKOLÜNÜN GÖRÜŞLERİNİ ÇARPITMADAN ÇOK GÜZEL İFADE ETMİŞ VE ŞİA ALİMLERİNE ÜNİVERSİTELERDE KÜRSÜ VERİLMESİ KONUSUNDA DA ÇOK ÖNEMLİ BİR TESPİTTE BULUNMUŞSUNUZ. EVET GERÇEKTEN HÜKÜMET VE DİYANET SAMİMİ İSE VE ŞİA İLİM ADAMLARINDAN FAYDALANMAK İSTİYORSA ŞİA İLİM ADAMLARINA ÜNİVERSİTELERİN KAPISINI AÇSIN. CAMİLERDEN VE CAMİLERDE GÖREV YAPAN ALİMLERDEN UZAK DURSUN
#FFFFFF">
murat nazlı
15-12-2011, 14:55:25
#FFFFFF">
9 yıldır kanıni olmayan başörtusu yasağını çözemeyen bir iktidar asla alevi-şii meselesini çözemez.?*kürt açılımı yaparak..............? mehter gibi 2 ileri 1 geri giden bir hukumet 60 bin kayıp 300 milyar dolarla birşeyleri çözemediyse caferi meselesinde neyi nasıl çözüp kimi ikna edecek=???????????bunların hepsi konjoktörel hukumet politikalarıdır..suriye meselesinde ortaya çıkıp itiraz edersen....birileride ya seni içine alır susturur veya ciddiyetsiz tartışmalar içerisinde bocalatıp kendi tabanında kaybettirir?***ehlibeyt mektebi ulema geleneği asla devlete biat etmemiştir..tarih bunun şahididir?muharremde hz..huseyin bunun mührüdür vesikasıdır...devlet bişey yapacaksa devletle barışmak isteyende varsa en guzel yapılması gereken şey..ehlibeyt alimlerinin uye olacağı bir vakıf kurulup..devletin buraya fon aktararak vakıf masraflarının karşılanması olmalıdır..en guzel eğitim ve ulema yetiştirme yolu ve çaresi ise bu vakfa ait özel vakıf ilahiyat universitesi kurularak sorun çözulmuş olur? şimdi sormak lazım amaç üzümmü yemek bağcımı dövmek...bu devlet herşeyi deneme yanılma yöntemiyle çözerek milleti yeteri kadar kobay olarak kullanmıştır.millet kendi imamının maaşını vermekte olup bir sorunuda yok.amaç düzenlemeyse rum patrikanesi kadardamı degerleri yok?******kur bir vakıf ver yetkiyi sen denetle onlar çalışsın?ama amacın memur yapıp emevi hutbesi okutmaksa onu önce millete sonrada kabul eden caferi molla varsa onlara sormak lazım?**********
#FFFFFF">
peki ya
15-12-2011, 15:06:16
#FFFFFF">
peki ya zeynebiye gurubu... zannedersem onlara pek inanmıyorsun..
#FFFFFF">
h
18-12-2011, 22:35:17
#FFFFFF">
al huseyın bey konuyu aydınlıga kavusturdular aydınlandınmı haftalardır zeynebıye karsıtı yazı yazdınız sırf muhalefet olsun dıye sımdı bunlarda aynı seyı soyleyınce alkıs tutacanız bellı oluyordu zaten.zeynebıyenın anında cevap verdıgı (cunku bır vızyonu var hedefı bellı cızgısı bellı) konu bunlar haftalar sonra cevap verınce "yapılan uzun muzakereler sonuncunda en saglıkllı karar" olacak ben bılıyom.
#FFFFFF">
Hasaneyn
20-12-2011, 20:22:53
#FFFFFF">
Sayın h rumuzlu kardeşim!
Şaka gibisin. EHLA-DER'in açıklamasını nasıl okudunuz ve nasıl anladınız?
Alimlerin diyanete bağlanmasını ve camilerin diyanete devredilmesini teklif bile etmeyin diyor diplomatik bir dille. Bunu anlayamadıysan bir daha oku bir zahmet ve özellikle son paragrafa dikkat et lütfen.
#FFFFFF">
Ramazan DARENDEVİ
08-01-2012, 09:36:30
#FFFFFF">
Hüseyin Cahit Bey yazısının bir yerinde "....Türkiyeli Şiilerin ekseriyeti Kars-Iğdır hattında binlerce şehidi olan Azeri Türkleridir." diyor. Kardeşim Azeri olanlar için otomatikmen Şii mührünü basmana sebep olan bir ayet mi var??????Bir hadis mi var?????? Yoksa elinde ilmi bir istatistik mi var. Nerden çıkarıyorsun bunu. Ben 2002 yılından beri Iğdırı bilirim. Bir buçuk yıl da fiilen görev yaptım. Büyük çoğunluk için şunu söyleyebilirim: Halkın yaşlı kesiminde çoğunluk itibariyle senin de yazında hissedildiği gibi Kemalizm, Ulusalcılık, ve Paşaların (özellikle de Silivridekilerin) sevgisi var ve Ergenekon hayranlığı diz boyu. İkinci olarak bu Ergenekon kafalı ideologların özellikle bilinçli olarak Azerilerin Kürtler tarafından bitirilme korkusu ile bu kesime düşman halde tutulması. Bu düşmanlığın neticesinde Müslüman Kürt halkının Ehl Beyt (a.s) değerleriyle Azeriliği eşdeğer algılamasına sebep olmuş ve bu kesimden Mektebimize geçen insan sayısı yok denecek kadar az olmuştur. Halbu ki ilk Iğdır ziyaretimde Asri mezarlığa doğru Aşura matemi için yürüyüş yaptığımızda bazı insanların kortejin üstüne doğru sırt pompaları ile gül suyu attıklarını gördüm ve sorduğumda da bu kişilerin Kürt olduklarını ve matemi paylaşmak için korteje katıldıklarını öğrendim. Üçüncü olarak Iğdır -Kars Azerilerinde seküler hayatın yaygın olduğunu gördüm : Yani tesettür kavramı oldukça düşük, modern hayat her alanda hissediliyor. Azeriler 80 yıldır Kemalistler tarafından şımartılmış ve İYİ ÇOCUK olarak görülmüşlerdir.Bizler gerek Malatyalı Şialar gerek Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Ankara ve İstanbul gibi Azeri orjinli olmayan Şiaların daha ilmi yollarla ve daha ameli uygulamalarla bu mektebi temsil ettiğine ve kemmiyetin (Sayısal) değil keyfiyyetin (Niteliksel) esas alınması gerektiğine ve çok milletli olması gerektiğine inanıyoruz ve öyle" Türkiye Mermerdir" teranesine de inanmıyoruz. Hele aşura günlerinde Ezan okununca camileri boşaltıp dışarıda sigara çeken ve yaşlıların namazı edasından sonra siyahlar içinde , cep telefonlarına aldıkları ZAKERİ müzikleri ile ortalığı velveleye veren gençleri görünce kahroluyorduk. Adam namaz kılmıyor ve namaz başlayınca camiyi terk ediyor ancak zincir vururken sanki NİRVANAYA ulaşıyor. Ne yaman çelişki. Halbuki İmam Huseyin (A.S) Aşura günü kan gövdeyi götürdüğü halde bile namaz için izin istemiş ve kılmıştı. Vesselam.
#FFFFFF">
hüseyin cahit
08-01-2012, 12:11:17
#FFFFFF">
bismihiteala ,aziz kardeşler bu yazım rast haberde ki son yazım olmuştur.çizgim ,allah bana ömür verdiği sürece 14 masum ve velayet çizgisi olacaktır.rast haber sitesine yayın hayatında başarılar diliyorum.allaha emanet olasınız.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.