Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Aziz Yıldırım cezaevine girecek | Üniversitede 'ağ' dönemi | Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın şok fotoğrafları servis edildi | "ABD paralel yapı için bizden talep bekliyor" | Bürokraside büyük Cemaat tasfiyesi | Müslümanları adım adım izliyorlardı!... | Yargıda 3 bin kişilik kararname geliyor | Arabistan'da tutuklamalar devam ediyor | İran petrol ihracatı iki katına çıktı | Irak'ta darbe teşebbüsü etkisizleştirildi |
ORTADOĞU | Velayet-i Fakih | Teknoloji | Spor-Aktüel | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
DÜŞÜNCE YAZILARI
İMAM HAMANEİ

Şiir ve Edebiyat Sanatı Hakkında Görüşleri
Ayetullah Kemal Haydari

Sekaleyn Hadisi Dersleri (34)
SABAHATTİN TÜRKYILMAZ

İslami Siyaset İlkeleri(2)
MEHDİ AKSU

"İndirilen Din Uydurulan Din" (Hilal Kaplan'a...)
HAZIM KORAL

AŞURA GÜNÜ
Burhaneddin DAĞ

Aleviler mi Şii Yoksa Şiiler mi Alevi ve kim Sünnidir?
ALINTI YAZILAR
Sami Kleib

Hizbullah: İhmal edilemeyecek bir siyasi parti ve bölgesel aktör
Rafet Ballı

Barzani 'bağımsızlık' dedi kimse ciddiye almadı
Hüseyin Vodinalı

Suriye - Ukrayna savaşının enerji ayağı
Hüsnü Mahalli

Hitlervari!!
Fehim TAŞTEKİN

İtinayla cinayet örtbas edilir!
Cafer Solgun

Hatay ve anaların âhı...
Ruşen ÇAKIR

Erdoğan Kürtlere özerklik sözü vermiş olabilir mi?
Levent GÜLTEKİN

Kemalistler de İslamcılar da sağlam bir şahsiyet izhar edemediler
Bülent ESİNOĞLU

Kültürel NATO!
Emre Uslu

‘IŞİD tehdidi’ ne oldu?
Dr. Ahmet H. Kepekçi

Erdoğan'ın akıbeti
Cengiz Çandar

'Ağır yük'...
Muharrem Bayraktar

Birinci Dünya Savaşı'na da böyle girmiştik
Sami Kohen

Türkiye algı sorunu ile karşı karşıya
Akın Aydın

Erdoğan, cemaati bitirebilir mi?
Mehmet Ali Güller

Karadeniz’de ABD-Rusya savaşı
Özcan YENİÇERİ

İddialar vahimdir ciddiye alınmalıdır
Hasan DEMİR

Unutmak mümkün değil!
Murat ÇABAŞ

Esad sırasını savdı, bakalım Erdoğan ne yapacak?
Orhan Dede

Suriye'ye silah köprüsü
ÇOK OKUNANLAR
n Arap subaylar Suriye ordusunun tuzağına düştü
n Oğlunun katilini son anda affetti / FOTO
n Kritik zirveyi dinleyen isim belli oldu
n Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın şok fotoğrafları servis edildi
n Batı'nın hesabı tutmadı
n NATO'dan kritik karar !...
n Türkiye'ye üç uyarı birden !...
n Carba: Artık siyasi çözüm istiyoruz !..
n İran kanseri önleyen ilaç üretti
YORUMLANANLAR

 Oğlunun katilini son anda affetti / FOTO

 Terör örgütü IŞID su yollarını kapatıyor !...

 Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın şok fotoğrafları servis edildi

 Batı'nın hesabı tutmadı

 Antalya açıklarında deprem

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
CİHAN AKTAŞ VE ŞİİLİK ÜZERİNE SAFSATALARI
04/11/2008 - 08:39

İBRAHİM SELAMOĞLU

Uzun yıllar yazılarını, kitaplarını yakından takip ettiğim ender yazarlardan biridir Cihan Aktaş. Sebebi ise  açık: Araştırmacı  bir üsluba sahip olması ve birtakım İslami konulara eleştirel bir açıdan yaklaşmasıdır kuşkusuz. Ancak konu İran , İran İnkılabı  ve Şiilik olunca bilmediğimiz nedenlerden olsa gerek İran toplumunun  dini inanç  ve siyasi tavırlarını gerçek olandan farklı olarak hep görmek istediği şekilde anlatır,  kabullenmediği veya idrak edemediğini ise büyük bir ustalıkla tersine lanse etmeğe kalkışır ve okuyucunun kafasını objektiflik adına bu hususta karıştırmaya büyük bir çaba sarfeder.

Ömrünün büyük bir bölümünü İran’da geçiren ve aydınlık iddiasındaki bu yazarın durup dururken İran halkı ve İslam Cumhuriyeti hakkında niçin bu kadar  insafsızca kalem oynattığını daima sorup durmuşum kendime. Çünkü Türkiye’de yaşayıp da  uluslararası siyonist medyanın etkisinde kalan nice yazar-çizer kişiler var ki İran’la yakından tanıştıktan sonra bu halka karşı bilmeden ne kadar haksızlık yaptıklarını itiraf ettiklerine tanık olmuş biri olarak bu hanımefendinin İran ve Şia ile olan problemini hala çözebilmiş değilim.

Emperyalist güçlerin temsilciliğinde Saddam tarafından İran’a karşı başlatılan savaş döneminden beri uzun yıllardır İran’da yaşayan bu söz konusu yazarın o günlerde  kaleme aldığı yazılarına da bir göz atsanız hep aynı olumsuz, okuyucuyu bu ülke  konusunda yeise sürükleyici ifadeleriyle karşılaşırsınız. Savaş yıllarında bazı dergilerde yayınlanan İran’la ilgili yazılarında hep istisnaları gündeme getirirdi. Yüzbinlerce kişinin gönüllü olarak cephelere koştuğuna, dünyanın müstekbir güçlerine karşı ortaya koydukları fedakarlık ve kahramanlıklara asla değinmeyen yazar, köşede bucakta bulduğu bazı şehid ailelerinin sefaletinden bahseder, annelerin evlat acısıyla nasıl kıvrandıklarını ve …uzun uzadıya  anlatıp dururdu.

Son aylarda bazı haber siteleri ve gazetelerde İran’la ilgili yayınlanan yazıları incelendiğinde bu huyundan vazgeçmediği açıkca görülmektedir. Mesela bir internet sitesinde  Merhum Dr.Ali Şeriati ve ailesi hakkında yayınlanan yazılarında kendi mahiyetini açıkca ortaya koymaktadır. Dr.Şeriati merhumun eşi ve çocuğu veya çocuklarının İslam İnkılabına uzak durdukları ve hatta bir dönem bazı İnkılap düşmanı gruplarla işbirliğine girdikleri bilinen bir gerçektir. Ancak bu Dr.Ali Şeriati’nin konumunu İslam Cumhuriyeti nezdinde asla sarsmamıştır. Bugün başta başkent Tahran olmak üzere hemen her şehir ve kasabada  adı caddelere, okullara, hastanelere verilerek hatırası canlı tutulmaya çalışılmaktadır. Ama Cihan Aktaş hanımefendi büyük bir maharetle o merhumun ailesinden hareketle İran’da Dr.Şeriati’nin unutulmağa terkedildiği izlenimini vermekten büyük bir zevk duymaktadır.

Bu yazar hanımefendinin Taraf gazetesinde 3 Kasım tarihinde yayınlanan son yazısında ise bunca yıldır İran’da yaşamasına rağmen hala bu ülke halkının inançlarına yabancı kalması veya bilerek alaylı bir  yaklaşım içerisine girmesi affedilir cinsten değil.

İran halkının büyük ekseriyetinin Şia mezhebine bağlı olduğu bilinen bir gerçek ve yine „imamet“ inancının Şia’nın temel inançlarından olduğunu, 12.İmam’ın hayatta olduğu ve Şiiyim diyen herkesin bu İmam’ın zuhurunu beklediği ve her gün bunun için dua ettiğini bilmeyen yoktur. Ama gel gör ki, yazar hanımefendi Amerikan seçimleriyle ilgili olarak kimin tarafından yayımlandığı belli olmayan bir rivayet üzerinde sürdürülen tartışmalara güya açıklık getirme bahanesiyle bakın nasıl inciler döktürüyor:

„İran içinde ise, Şia mezhebine bağlı, Mehdeviyet inancını savunan bir grubun ‘Beklenen Mehdi’ye ilişkin hazırlıkları üzerine şayialar dolaşıyor. Mehdeviyet inancı bağlıları, kökleri devrimden öncesine uzanan bir grup. Milyonlarca Şii arasında bir azınlık olarak telakki ediliyor ve Mehdi’yi bekleme süreciyle ilgili hazırlık ve yaklaşımlarıyla marjinal sayılıyorlar.“

Allah aşkına Mehdeviyet inancına sahip olmayan Şii var mıdır yeryüzünde? Mehdeviyet inancı ve Hz.Mehdi’nin(a.s) gelişine hazırlık yapmak ve hazır bulunmak bütün Şiilerin temel inançlarından değil midir? Bu ifadeler Hıristiyan Amerikalı bir muhabirin Müslümanlardan bir grubun mesela ahirete inandığını ve başka Müslümanlar arasında marjinal kaldıklarına dair İstanbul’dan haber geçmesine benzer bir durum değil midir?! Ancak söz konusu yazar çeyrek asırdır Şiiler arasında yaşamaktadır ve Mehdeviyet inancının temel inançlardan olduğunu ve „velayet-i fakih“ sisteminin gerçekte O hazretin gaybet döneminde  O’na niyabeten kurulduğunu ve  temel hedeflerinden birinin O’nun zuhuruna ortam hazırlamak olduğunu bilmemesi mümkün değildir! İran anayasasının giriş bölümünü okuması bile bunu anlaması için yeterli bilgiyi verir kendisine. Ama her nedense İslam düşmanlarına hoş görünmek arzusundan veya İran içindeki bazı marjinal ve İnkılap -muhalifi değil- düşmanlarıyla olan yakın ilişkilerinden kaynaklanmış olsa gerek. Çünkü buna benzer görüşler İran içerisinde  sadece İslam İnkılabına derin kin güden çevrelerce dile getirilmektedir. Yazar yazısının devamında hala hızını alamamış olacak ki inançlı Şii Müslümanlara yönelik iftiraları gerçekmiş gibi tekrarlamaktadır:

„Onları yemek yerken yanlarındaki bir tabağı veya bir yere oturduklarında yanlarındaki bir sandalye ya da koltuğu gelmesi beklenen Mehdi için boş bırakmasıyla tanıyabilirsiniz.“

“Önde gelen kimi siyasetçiler yemek yerken yanlarında boş bir tabak veya namaz kılarken önlerinde boş bir seccade açarak Kayıp İmam’a yer açtıklarını sanıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’a başta İran coğrafyası olmak üzere İslam dünyası ve başka yerlerde gösterilen sevgi ve sempatiye tahammül edemeyen bazı  kindar çevrelerce uydurulan bu iftiraların gerçeklik payı olmadığını Cihan Aktaş çok iyi bilmektedir kuşkusuz ve yazısının devamında kendisi de bunu dile getirmektedir. Ancak sırf bu çevrelerle dayanışma içerisinde olduğunu ortaya koymak için bu iftiralara ortak olmaktan çekinmemesi oldukça üzücü bir durumdur.

Yazar Cihan Aktaş, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ı sevmek zorunda değildir elbet, muhalifleriyle aynı  siyasal görüşü paylaşmakta da serbestir ve yaşadığı ülkenin cumhurbaşkanına bu kadar adice iftiraları başka bir ülkedeki köşe yazılarına taşıması da İran’da beyan özgürlüğüne verilen değerin bir göstergesidir kuşkusuz. Ama İslamcı diye geçinen bir yazarın basın ahlakına ve kul hakkına riayet diye bir kavram olduğunu da bilmesi gerekmez mi?

İnsafsızlığın da bir sınırı olması gerekir kanımca. Ama Cihan Aktaş hanımefendi yaşadığı ülkedeki milyonlarca  Müslümanın inancıyla alay ettiği gibi bu halkın oylarıyla işbaşına gelmiş ve ülkesinin haklarını savunmada  geri adım atmadığı, korkusuzca direndiği için müstekbir güçlerin hışmına uğrayan Ahmedinejad’ı yüzbinlerce insanın katili, ülkeler işgal eden George W.Bush ile aynı kefede değerlendirme hayasızlığında bulunmaktan  da çekinmemektedir. Şöyle yazıyor:

„Ahmedinejat bir açıklama yaparak bu iddiaları yalanlasa da bu politikacının Mehdeviyet bağlılarıyla yakınlığı olduğu yeni bir iddia değil. Kitlelerin her zamankinden daha fazla göksel bir yardım beklentisi içinde olduğu bir ‘kaos’ döneminden geçiyor olmalıyız. İran’daki ‘Mehdeviyet’ sempatizanı Ahmedinejat ile Amerika’daki ‘Mesihçi’ Bush’un aynı dönemlerde iktidarda bulunması, talihin bir cilvesi olmaktan öte bir durum sayılmalı. „

Yukarıdaki açıklamalardan sonra yazar Cihan Aktaş’ın bu son ifadeleri hakkında değerlendirmeyi siz değerli okuyuculara bırakıyorum.


  Yorum Ekle
  Arkadaşıma Gönder

 

Yazdır
Paylas

YORUMLAR

ali turgut 04-11-2008, 12:12:42
Benzer bir durumun Türkiyede mukim bir Sii yazar tarafindan yapilmasi halinde basina neler gelebilecegini düsünürsek , bu tür maksatli yazarlarin sayesinde de Iran Islam Cumhuriyetinin de ne kadar sabirli oldugunu görüyoruz.

Benzer bir örnek de Selahattin Es beyin halidir. Sanki Sunnilikden Siilige gecmek isteyenlere bir SET olma vazifesi kendisine yüklenmis biri olarak uzun yillar Iranda kalmasina tahammül edilmistir.

Bu konuya aydinlik getirdiginiz icin tesekkürler...
 
Zülfikari 05-11-2008, 19:25:07
Allah razı olsun. Sitem ettiğiniz ve açığa kavuturduğunuz beyanlarınız gerçekten hem etkileyici hem de ibret verici.
 
EbaSelt 06-11-2008, 12:31:46
Sayin Ibrahim kardesim, elinize saglik gercekten cok güzel bir tespitte bulunmussunz. Ne yazik ki bugün bile bu sahislar "Islamci" yazar olarak okunmakta ve görüsleri alinmaktadir. "Elinsaf yahu" diyesi geliyor insanin. Türkiye´nin yetistirmis oldugu yazarlarin bilgi birkiminin ne denli düsük ve dar oldugunu görmekteyiz. Bunun gibi bir kac bayan "islamci" yazar daha var maalesef.

Allah islah etsin...
 
mesut 06-11-2008, 14:59:54
cihan aktaş hanımın safsata dolu yazısını bende okudum gercekten böyle şeyleri hangi ruh ve maneviyata sahip biri yazar diye düşündüm, aslında korktuğum içinde bir yere koyamadım. bu tip başkalarına şirin gözükmek reyting almak için bunca maymunlaşmaları edepsizleşmelerini sanıyorlarki işe yarayacak, hiç ders almıyorlar, bu maymunlar oynatılır zamanı gelincede çöplüğe atılırlar kendilerine hiç bir değer verilmez, o gün çok gec oluyor bir çoklarına ne yazık ki...
 
elmehdi12 07-11-2008, 00:33:21
selamun aleykum sayin ibrahim selamoglu
tesekkur ederim Allah razi olsun sizden ve sizin gibi hakkin yaninda olan ve safsatacilarin safsatasini ortaya cikaran yazarlardan yada baska deyisle yalancilarin mumunu yatsiya kalmadan sonduren yazarlardan Allah razi olsun Allah hak yolda sizlere basari versin kaleminize gonlunuze kuvvet versin Rabbim. ne diyelim cehennem luzumsuz degil elbet cennetse ucuz degil o zavallilarin dusundugu gibi........

selam ve dua ile
 
islamicihad 07-11-2008, 12:23:53
Tabiki böyle yazılar yazacaklar .Baska ne beklenecektiki .Dostlar TAĞUTU tanıyan bu insanları kale almayalım ama insanlarada bunların kime hizmet ettiklerini anlatalım. Artık anlayalım kim dogru kim yanlış
 
Sureyya Azizi 08-11-2008, 09:43:52
Ben iran da yasiyorum, ve turkiyede yasayanlarin iranla ilgili bu sekilde atip tutmalarina cok gulyorum. Cihan Aktas Iranda yasayan tek turk yazar olarak dogrulari yazan tek kisi. yine bu yaziyi yazan bey turkiyedeki iran gerceklerini bilmeyen cahil kesimin sozlerini tekrar ediyor ve cihan hanim gibiler gercekleri yazinca bozuluyor, bu kraldan cok kiralci insanlari hic anlamiyorum. Mehdeviyet tamamen marjinal bir guruptur, irandaki siilerin pek cogu Bu sekilde hep hazir olmak gibi bir seye inanmiyorlar. Mehdevilerin varligi bir gercek ve bu yaziyi yazan yazarin bu kadar komik ve arastirma yapmadan yazdiklarinin bir haber sitesinde yayinlanmasi cok ayip. ilk once arastirma yapin sonra konusun.
 
nurgül 08-11-2008, 09:51:43
İbrahim bey, ben bu yaz İran'da idim . Bir çok yeri özellikle türbeleri gezdim.Bize göre birçok hurafelerle karşılaştım. Ama kayanklarını öğrenince dine karşı bir şey olmadığını anladım. Cihan Aktaş'ın yazdığı olaya benzer şeylerle bizzat karşılaştım. Bizim İran'da olduğumuz zamanlar Şaban ayının 15'ne yakın bir zamandı ve Mahdi(a.s)'ın doğum günleri kutlamaları vardı. Tabii bize çok yabancı ve garip gelebilecek adetler. Mesela: bir çadır içinde mihrabı var seccade serili Mehdi (a.s.) gelirse namzkahı hazır olsun.
Diğer bir çadırda ise insanlar Mehdi(a.s.) ile ilgili dileklerinmi düşüncelerini yazıp birakıyorlardı. Bu tür inançlar İranda çok yaygın. Ama bu inançların içine sizde kabul edersinizki zaman içinde bir çok hurafe karışmıştır. Cihan Aktaş'ın yazdığı şeylerin tamamı İran'da yazılıyor, tartışılıyor, eleitiriliyor. Bizler kendimizi daha özgür bir ülkede yaşıyor sayıyoruz ama orada bu gibi konular daha rahat konuşulup tartışılıyor. Bir insanı eleştirirken insani ,İslami ölçülerde ve insaflıca yapmalıyız.
Cihan Aktaş'ın bizim üzerimizdeki hakkını unutmamalıyız. Şiilik ve İran ile ve daha bir çok konuda bize sürekli bilgi aktarıyor. Eleştirilerimizi insaf, vicdan ve bilgilerimiz ölçüsünde yapmalıyız.....
 
İbrahim Selamoğlu 08-11-2008, 15:53:35
Sayın Sureyya Azizi, isminizden de anlaşılacağı üzere ya İranlısınız ya da mustear isim kullanıyorsunuz. Sizin inancınıza saygı duyarım, çünkü mehdeviyet konusu İranlılarla ilgili bir konu değil, Şia'nın temel inançalrındandır. İranlı ve ana babadan Şii olduğu halde bırakın mehdeviyet inancını islamı temelden inkar eden nice laik ve seküler İranlı vardır. Sizin İranda yaşamanız Şia inancını daha iyi bildiğiniz anlamına gelmez.
İran'da birtakım marjinal kesimlerin olduğu da bir gerçek.Bunu kimse reddetmiyor. Ancak Sn. Cihan Aktaş bir aydın kişi olarak inançları marjinal kesimlerde değil bir mezhebin temel kaynaklarında aramalıdır. En azından İran halkının genelinin inançlarını aktarmalıdır köşede bucakta kalmış küçük bir grubun değil.
Ben de zaten bu yazar hanımefendinin çeyrek asırdan beri İran ve Şia sözkonusu olduğunda hep istisnalar peşinde olmasını ,marjinalleri gündeme getirmesine şaşırdığımı dile getirmeye çalıştım.

Örnek olarak Bıhar_ul Envar hadis mecmuasından nakledildiğini iddia ettiğini söylediği rivayetin bu mecmuada bulunmadığı kesin olarak ortaya konulmuş bulunuyor. Peki bu büyük iftirayı araştırmadan nakletmek ve zihinleri karıştırmak hangi insafa uyuyor?!
 
İbrahim Selamoğlu 08-11-2008, 16:13:53
Sayın Nurgül hanım, İran'da gördüklerinizin doğruluğuna katılıyorum. halk arasında bir takım hürafeler vardır. İranın geçmişini ve son otuz yılını yakından izleyen biri olarak sizi temin ederim ki, İslam devrimiyle birlikte bu hürafelere karşı çetin bir mücadele verildi ve hala da verilmektedir. Hürafe sadece o ülkede görülen bir şey değildir, islam coğrafyasının her yanında vardır maalesef. Konu hürafeleri savunmak değil hürafeleri sanki temel inançlar gibi sunmanın yanlışlığını vurgulamaktır. Siz 15 Şaban'da İran'da bulunmuş ve kendinizce garip şeylerle karşılaşmışsınız, ben bundan daha fazlasını aktarabilirim size. İnsanların ifrata kaçmalarını da savuncak değilim. Ama bu aşırılıklar bir mezhep mensuplarının geneline maledilemez. Bunu araştırmacı, aydın biri dile getirirse daha bir ayıp kaçar. Mesala İstanbul'da bir tarikat üyelerinin kendilerini şişledikleri merasimi görüp Sünniler kendilerini şişlemeyi inanç sayıyorlar desek Sünni müslümanlara zulmetmiş olmaz mıyız?

Ve yine bakanlar kurulunda Cumhurbaşkanının yanında baş danışmanı için ayrılmış sandalye bu danışman gelmediği zamanlar boş kaldığı için Ahmedinejad bu sandalyeyi İmam mehdi için ayırmıştır diye muhalifleri tarafından ortaya atılmış iftira defalarca yalanlanmasına rağmen Cihan Aktaş hanımefendinin bunu İran'da yaşayan bir aydın olarak bilmemesi, duymaması mümkün değildir. ama Buna rağmen konuyu araştırma imkanlarından yoksun türkiyeli okuyucuya bunu aktarması hangi insaf sınırlarına sığar?!
 
muntazir-i fecr 08-11-2008, 16:27:10
yorum yapmak ya da sosyolojik etütler yapmak sanırım bir yerde yaşamakla olmuyor. O zaman türkiyede yaşayan herkesi türk toplumunun sosyologları sanmalyız. Ancak mevzuu daha deirn ve girifttir. Şimdi Süreyya Hanım İran'da yaşıyorsunuz ya da Cihan Hanım İran'da yaşamış diye bu sizlerin iyi sosyologlar, iyi gözlemciler olduğunuzu göstermez. Avrupadaki Evanjalist kitle gibi marjinal bir kitlenin de iran'da olduğu ve İmam-ı Zaman'ın a.f zuhurunu çabuklaştırmak için dünyada karışıklık çıkartmak gibi kaos gibi hayalleri olduğu malumdur. İmam humeyni de bu kitlenin düşüncelerini açık bir dille tekfir etmiştir. Ancak bu kitlenin inancı İbrahim beyin de dediği gibi kesinlikle mehdeviyyet deildir. Mehdeviyyet biz İsna Aşariyenin kesin inancıdır. Bunun yanında İranlılar sürekli hazır olmak konusunda aynı konuda değiller diye şianın zuhura sürekli hazırlıklı olma düşüncesi hatalı mı olacaktır. Şia başkadır İran başkadır. Bugün Rehberimiz İran'dadır diye İran halkı her anlamda adildir diyecek olursak o zaman da peygamber'in sahaberlerinin hepsi cidden adildirler. Ama bu akli bir şey değildir. Şianın görüşü ve Kuranla mütabık olan görüş zuhura yani kıyamete sürekli hazırlıklı olmaktır. İnsaf konusunda İbrahim beyin insafsız bir üslubunun olduğunu göremiyorum ancak sizin üslubunuz hiç de insaflı değil! Vesselam...
 
HADİ 08-11-2008, 19:21:36
s.a

Sayın nürgül hanım yazınızın sonunda diyorsunuzki Cihan Aktaş'ın bizim üzerimizdeki hakkını unutmamalıyız. Şiilik ve İran ile ve daha bir çok konuda bize sürekli bilgi aktarıyor.evet dediğiniz gibi bilgi aktarıyor o bilgiyi bizlere değil laik , seküler ve islam düşmanlarına aktarıyor.kusura bakmayın bizin böyle asılsız,islamın alehine olan bilgilere ihtiyacımız yok bu kişinin adı ve kimliği ne olursa olsun .Sn cihan aktaş kardeşimiz bu bilgilerle islama hizmet ediyorum diye düşünüyorsa yanılıyor malesef .VESSELAM..
 
gh.r.ferheng 09-11-2008, 14:48:23
bence
biraz secin oncesi gerginlik (reformist lerin kutu durumundan dolayi olsa gerek)
biraz bilgi hatasi (mehdeviyet degil de huccetiye yazmasi gerekirdi)
ve biraz da ....
Cihan aktas ulkem hakkinda cok yazi yazmis.
bu yazi en guzeli degir !
ama yazdiklarinin hepsi iyi ve benim ulkemi sizlere tanitmak icin özen gösteriyor ciha hanim.
fazla abartmaya gerek yok.
 
Anti-Sakife 14-11-2008, 09:40:54
Ne kadar güzel !..Yazıları okudum çok sevindim neden derseniz bizde bir söz vardır hani"Reklamın iyisi-kötüsü olmaz.Reklam Reklamdır"diye...Mehdeviyyet kelamının o yüce kuran-ı kerimîn nurlu sahifelerinden alınıp yeryüzüne indirilme vakti gelmiş demek ki...Usul-i-ddin de imamet konusunda bütün inançların hurafat ve aşırılığa uğraması türünden çok küçük belkide kendine göre inancında samimi ancak Velayet-i Fakih'in imanı tanımlamada kusurlu davranan ,ifrati davranan "Hüccetiye^diye adlandırılan gurubun, usuliddin cahili Cihan Aktaş hanımefendi tarafından Mehdeviyyet gurubu olarak adlandırılması tamamen çok güzel bir tesadüftür bana göre..Kocası veya kendi deyimiyle söylemek lazım Sadece "çocuklarının babası"iranlı olduğu için uzun yıllardır iran da yaşayan hanımın şu anda "Dinlerarası diyalog" toplantılarında en büyük tehlike budur bizim için diye feryad eden Evangelistlerin-Yahudilerin-Fetullahçıların-suudilerin ve diktatör arap kavmiyyetçilerinin avukatlığına soyunarak kuran-ı kerim"in gerçek vaadi olan mehdeviyyeti "Al sana bir kurşunda benden olsun" zihniyetiyle aşağılamaya çalışırken elhemdulillah ne de güzel reklamcılık yaptığını gördüm..Bence imani anlayışla kusurlu davranan bu tür kalemşörleri,kesinlikle çoğaltmalı bazı silahşörler...Bush-Peres-Kral abdullah-Fetullah ve benzeri yandaşlarına duyurulur....BEDEVA REKLAM.
 
zehra hisan kıran 22-11-2008, 11:03:44
sn(!)cihan aktas'a kıtabımukaddesın bır kelamı vardır...''...BU SEBEPLE KALPLERI MUHURLENDI.ARTIK ONLAR HAKKI ANLAMAZLAR''
munafıkun suresı

yıllardır sıanın kalbının attıgı yerde boykesı bır körlük mümkün müdür???
 
geylani 22-11-2008, 22:12:53
S.A.Sayın Selamoğlu sizin veya sn. Aktaş'ın anlayışlarını anlatım biçimi ümmet adına bir talihsizlik sayıyorum.Ayrıca yorumcu arkadaşların daha insaflı ''Mümine karşı alçak gönüllü....'' olmalarını tavsiye ediyorum.Ali Turgut beyinde sn. çakırgile ne husumeti varsa bilmiyorum ama sanki İslam kardeşliği mezhepten önce geliyor gibi.s.a.
 
seyyid muhammed baha safavi 08-01-2010, 00:51:27
BISMIALLAH
sevgili canlar ben cihan aktas hanimefendiyi cok yakindan taniyan biriyim.sayin cihan ehli beyt mektebine yani sia ya asiri bir kin tasiyan bir kisi.bunun icin yazip cizdikleri ilmi kabul edilemez.cunku icindeki garez ve nefret onu yanli ve kindar kilmakta ve arastirmalarini aydinlatmak icin degil arastirmaci kimligiyle siaya savas acmaktir.sayi cihan hanim sene 2001 de benle fedayan-i islam ve amcazadem sehit seyyid nevvab muctaba safavi hakindaki gorusmenizde nasil siaya olan kin ve nefretinizi kusmus ve sialari vahsi ve ilker diye tanimlamistiniz.soze gerek yok.2001 oldugum gibi suandada burdayim.soyliyecek sozunuz varsa bana ulasin
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

08/09/2012 KERBELA EDEBİYATINI YUTMAZLAR!
14/09/2010 İSLAMCILARIN(!) BU SUSKUNLUĞU NİÇİN?
07/01/2010 ZAMAN'DAN BİR KARALAMA DAHA...
03/01/2010 SELAHADDİN EŞ ve İRAN YORUMLARI
25/12/2009 Ayetullah Muntazeri ve Selahaddin Eş’in Yazısı Üzerine
08/12/2009 YİNE FİTNE, YİNE BİR UYARI!
22/10/2009 FİTNENİN UZANTISI OLMAYALIM
11/09/2009 TÜRKİYEDEKİ İRAN VE İNKILAP TRENİNDEN İNENLER
02/09/2009 FİKRİTAKİP SİTESİNE İKİNCİ CEVAP
31/08/2009 FİKRİTAKİP'E TAHRANDAN CEVAP
04/11/2008 CİHAN AKTAŞ VE ŞİİLİK ÜZERİNE SAFSATALARI
15/03/2008 İran ' da Partiler, Siyasal akımlar ve seçimler.
 
 
YAZARLAR
ABDULLAH ÖZGÜR

Neden hırsızlık, rüşvet, fesat prim yapıyor?
Kemal Ş.SEVİNDİK

Liyakatli Yönetici Kimdir?
MUHSİN KÜÇÜKER

AKP VE ŞİA
BETÜL HANZALA

Lanetli Soyun İhtiras Bekçileri
HÜSEYİN TAŞ

Genel özellikleriyle Gülen hareketi
SADIK ÇELİK

AMERİKAN UŞAKLARI
Gürkan BİÇEN

İyiler Kazanacak
MUHAMMED AK

Başbakan, günahının sarmalında
Salih YAKUP

İran Amerika'dan daha güçlüdür
GENÇ KALEMLER
Hüseyin BELGİ

Kedi olmadan Kaplanlığa soyunanlar
HÜSEYİN TUGAY

İmam Humeyni (ra) ve F.Gülen arasında “benzerlikler”(!)
ARZU ÇETİNKAYA

İNSAN OLMAK
Mehdi KUL

Avrupa İranꞌda Başӧrtüye Büründü!
EBUZER GÖKTAŞ

Cemel Savaşı
Mehmet YÜKSEK

Dünyanın en Değerli Misafirinin Biyolojik Yapısı -2-
Muhsin SOLHAN

Haset etmek-1
MEHMET DEMİRER

MAŞA’DIR BUNLAR.
MUSTAFA K. TAŞPINAR

EHLI BEYT (AS) SEVGISI
AZERİ YAZARLAR
Fuad Cəfərli

Azərbaycanda islamofobiya
Ruhullah Novruzzadə

Bu cümə İmam zühur edərsə...
Hafiz Mirzə

Türkiyə nurçularının Azərbaycanda yaratdıqları şah əsər - Fazil Mustafa!
Samir Cavadlı

İsrailin dünəni
Feryad Vüqar

İslamda Mübarizə
Nərmin Məmmədli

Morqa dönmüş ordumuz
Abdullah Özgür

Öldürün şiələri ! Çünki ...
Fərid Abdullah

8 MART HƏYƏCANI
Seymur Abbasov

Niyə hacı Abgülə qarşı növbəti qanunsuz əmələ yol verilib?
Mir Qasim Əliyev

Özümüzə sahib çıxmağın vaxtı çatmayıbmı?!
Anar Sadıllı

8 mart əslində qanlı bir hadisə günüdü...
Masumə Əlizadə

Hicab - istədiyimiz kimi bağlayaq, yoxsa...?
ALİ Əli Həsən

İrəvandakı çıxış və Hacı Abgül Süleymanovun yada düşən cümləsi
İlkin Məmmədov

“Hacı Abgül Süleymanov qırmızı xəttimizdir”
Tural Əli

Mətbuatımızın vəhhabi sevgisi
Ramilə Qardaşxanqız

Ölüm ayrılıqdır, ayrılıqsa onun güzgüsü
Ramin Bayramov

Dünyada baş verən hadisələr və zühur əlamətləri (II hissə)
Rövşən Məmmədli

Aldanma, qadın!
Mayis Güləliyev

İsrail dəyişə bilərmi?
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI

Türkçe Kanallar
On4 Tv
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Kudus Tv
Çağrı Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat