Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
Zalimin Tarihine Bir Nazar
03/11/2008 - 19:53

BİLAL ATIŞ

Bugün dünyanın neresinde kan ve gözyaşı varsa, nerede savaş ve zulüm sürmekte ise bunun arkasında daima menfaati olan, sinsi oyun ve planlarıyla müslümanları ve geri bırakılmış Afrika uluslarını birbirine kırdırarak uzun yıllar sömürdüğü gibi hala sömürmeye çalışan ve bu yolda olmadık yollara başvuran ABD ve onun desteklediği yahut onu destekleyen işgal rejimi vardır. Bunlar hedeflerine ulaşmak için kılıktan kılığa girerler ve her türlü zulmü de kabul edilebilir görürler. Yeri gelir demokrasi havarisi, insan hakları savunucusu kesilirler. Zamanı gelince çok masum bahanelerle, kuklalarını da yanına alarak işgalden ve kan dökmekten geri durmazlar. Onları bugün süper güç yapan ya da süper zalim, malum milletlerden sömürdükleri yeraltı ve yerüstü kaynaklarıdır.

 

      Başta İslam ülkeleri olmak üzere bütün az gelişmiş fakir dünya devletlerinde meydana gelen savaşların, sömürünün, iç çatışmaların, terör faaliyetlerinin, geri kalmışlığın arkasında zalim güçleri görmek mümkündür. Gizli ya da aşikâr nerede bir toplumsal sıkıntı, kan ve gözyaşı varsa onun müsebbibi ABD ve işgal rejimidir. Direk yahut dolaylı olsun.

 

         İnsan hakları adına Kuveyt’e anında müdahale eden ABD senelerce neden Avrupa’nın bağrında bir avuç Müslüman Bosnalının kırılmasına seyirci kaldı?! Demokrasinin beşiği, insan hakları savunucusu (!) Avrupa’nın ortasında bu insanlar bir katliama maruz kaldılar. Petrol gibi bir zenginlikleri olmadığı için sadece kınamakla yetindiler. Ne zaman ki, Boşnaklar kendi ayakları üzerinde durmaya başladılar  işte o zaman müdahale oldu. Bu insanlık dramı boyunca ABD kuklası BM sadece seyretmekle iktifa etti.  

 

     Yıllarca ABD’nin bir eyaleti gibi kullanılan Şah’ın İran’ı; mustaz’af halkın kıyamı sonucu yeniden doğan İslam güneşi ile bütün menfaatleri elden gidince ABD Irak’ı hemen devreye sokarak İran’da yükselen özgürlük ateşini söndürmeyi planladı. Her türlü destekle Irak’ın yanında yer almasına rağmen yaklaşık on yıllık savaş sonunda İran’dan ümidini kesmek zorunda kaldı. Akabinde İran’ı en büyük düşman ilan ederek sıkı bir ambargoya aldı. Düşmansız yaşayamayan zulüm sistemi kendisine düşman olarak İran’ı ve genelde tüm Müslüman ulusları seçti.

 

   Halkı müslüman olan Somali’de  çeşitli kabile çatışmalarından doğan açlığı bahane ederek BM şemsiyesinde Somali’ye hemen müdahale etti. Petrol ve uranyum olmak üzere ülkenin yeraltı kaynaklarını sömürmeye başladı. Sonuç hezimet oldu. Vatanlarını işgal edenlere karşı açlıktan ölen insanlar onurlarıyla mücadele ederek işgalcilere kök söktürdü.

 

   Yeryüzünün en büyük sömürgecisi ABD Sudan’ı terörist ülkeler listesine aldı, ülkeye müdahale için fırsat kollamaktadır. Bunun tek sebebi Sudan Müslümanlarının İslam hükümlerine dayalı bir sisteme karar vermesidir. İnsanlığın en büyük düşmanı hemen Sudan’a ambargo uygulamaya başlar. Bu da yetmez ülkenin güneyinde yaşayan Hıristiyan azınlığı silahlandırarak iç savaşa kışkırtır.  Sudan’ı içten içe kışkırtan emperyalist güçler bugün kalkıp Sudan devlet başkanı Ömer el-Beşir’i soykırımla itham etmekten utanmamaktadırlar(!)  300 senedir katlettikleri siyah ve kızıl derili insanların hesabını vermeye yanaşmayanlar Müslümanları hedef göstermekten bir an bile geri kalmadılar.

Bugün Amerikalılar terörle mücadele bahanesiyle diğer ülkelere saldırıyor ve böylece milletlere zulmediyor. ABD savunmasız insanları bombalıyor, kadın, çocuk, yaşlı demeden masum insanları katlediyor. Amerika’nın Irak’taki uygulamalarını şu şekilde sorgularsak: Terör, birilerinin amaca ulaşmak için illegal yollara başvurmasıdır. Şimdi acaba Amerika’nın Irak’ta yaptıkları bundan farklı mıdır? Amerikalı işgalci askerlerin Irak’taki varlıkları kendi başına zulüm ve tecavüzdür. 60 yıla yakındır Siyonistler baskı ve illegal zorbalıklarıyla Filistin halkını mağdur ediyor. Bunun adı terörden başka ne olabilir? Gerçek teröristler bugün yalan ve nifakla terörle mücadele bayrağını taşıyor ve bu bahane ile İslam topraklarını işgal ediyor.

 

Demokrasi Havarileri

 

  Kuveyt’e karşı Irak rejimini kışkırtan ABD bunu bahane ederek Irak’ı işgal eder. Etrafına topladığı kuklalarla silah tesisi diye süt ve ilaç fabrikalarını vurdular. Irak halkını katledip ülkede telafisi zor hasarlara yol açtılar. Bunun masraflarını da Kuveyt ve Suud’daki işbirlikçilere yıkarak ümmetin katliamını ümmetin servetinden finansa ettiler. Onlar için Ortadoğu’da iki temel mesele vardır. Petrolün ve işgal rejiminin güvenliği. Bu ikisi için tehdit oluşturacak her şey ABD için düşman konumundadır. Demokrasi nameleriyle Irak ve Afganistan işgal edilir ve bu beldeler tarihinde görmedikleri zulümlerle baş başa  bırakılır. BM ise hemen vazifesini ifa ederek olayları kınamakla yetinir.

 

    21. asrın firavunu olan ABD bugün istediği zaman istediği yere müdahale ederek menfaatine göre oyunlar sahneye koymaktadır. Acı olan İslam toplumunun yöneticileri de kimi zaman bu zulme ortak olmakta kimi zaman da pasif davranışlar sergilemektedir. ABD İslam birliğini engellemek, ümmetin yeniden vahyin ışığında dirilmesini engellemek için mezhep ayrımlarını körüklemekte ve yer yer de başarı elde etmektedir.  Haiti’ye, Panama’ya Afganistan’a, Irak’a demokrasi ve insan hakları bahaneleriyle müdahale edip kendi menfaatlerini gözeten barbarların Cezayir ve Bosna’da yaptıkları katliamlara seyirci kalmaları tam bir iki yüzlülük örneğidir. Demokrasi söylemlerinde samimi olsalardı en azından Cezayir’e müdahale ve FİS’in hakları iade edilirdi. Tersine batı burada cuntayı alenen destekledi.

 

   Bugün   Müslümanlar yeni bir tezgâhla ve yeni bir oyunla karşı karşıyadırlar... ABD politikasına yön veren Siyonist liderlerden Henry Kissinger’in, 11 Eylül sonrası İslâm dünyasına yönelik saldırı politikasında çok önemli bir değişikliğe işaret eden şu cümlesi, karşı karşıya olduğumuz tehlikenin boyutlarını apaçık ortaya koymaktadır: “Şimdiye kadar savaş Müslümanlarla diğerleri arasında idi; bundan sonra ise savaş, Müslümanlarla Müslümanların savaşı olacaktır.” İşte bu yeni şeytani strateji Müslümanlar tarafından çok iyi okunmalı ve imanımızdan kaynaklanan ümmet bilincimizi zedeleyici, kadîm kardeşliğimizi parçalayıcı plân ve oyunlara karşı çok uyanık olunmalıdır. Allah’ın nimeti sayesinde “kardeş” olan müminler; hiçbir zaman kavmî ve mezhebî kışkırtmalara, terörizm tuzaklarına kapılmamalı, Sırât-ı Müstakim’den şaşmamalı ve ümmet şuurunu diri tutmak için ellerinden gelen her şeyi yapmalıdırlar. Karikatür saldırganlığı karşısında Türk’ü, Kürt’ü, Şiî’si, Sünni’si ile tek yürek olarak cevap veren Müslümanlar, bugün vahdetleri ile sınanmaktadırlar. Müslüman dünyanın bir anda tek yürek olabilmesi, bizleri sevindirirken elbette birilerini de kıskandırmış, hatta ürkütmüştür.

 

 

 

Dağılma Korkusu

 

ABD bir devlet değildir. Üç asır evvel batının maceraperestlerince köle ticaretinin sağladığı rantla kurulan bir eşkıya yurdudur. ABD, müslüman  halkların yeniden Kur’ani bir uyanışla dirilip rantlarının kesileceği ve gücünü kaybederek SSCB gibi dağılacağını bilmektedir. Onun içindir ki, her türlü girişimlerde bulunarak halkı müslüman ülkelerin ikinci bir İran, ikinci bir Sudan olmaması için çabalamaktadır. Silah gücüyle giremediği ülkelerde azınlıklar veya işbirlikçileri eliyle değerleri sulandırma ve daha yumuşak bir İslam ortaya koyma faaliyetlerinde bulunmaktadır.

 

Dünyanın en büyük zalimi olan Amerika yıllarca kendisine rakip gördüğü düşman olarak mücadele ettiği Sovyet ideolojisi yıkıldıktan sonra yükselen İslamın uyanmasını açıkça düşman olarak ilan etti. Halkı müslüman olan ülkelerin Kur’ani İslam’a dönmemesi için uzlaşmacı, laik demokratik, Amerikancı müslüman tipi oluşmasına yoğun gayret sarf etmektedir.

 

Hesap Vermelidir

 

Afrika siyahîlerine, Amerika Kızılderililerine, Amazon yerlilerine, Endülüs Araplarına, Türklere, Yahudilere, Güney Fransa halkına, İsviçre Vaud halkına, Sicilya halkına, Vitry Şehrine, Kudüs halkına, Tuna boylarındaki yahudi ve Hıristiyan halklara, Protestanlara, falcı, büyücü diye suçladıkları insanlara, âlimlere... yapılan katliamlar; müslüman eserleri ve camileri tahripleri, Meksika'da insan avı eğlenceleri (!) ve münferit mezalim... gibi. Bunların incelenmesinden anlaşılıyor ki Batı insanında kiliseye dayanan, papazlardan kaynaklanan, dini duygular kışkırtılarak siyasete âlet edilen müthiş ve vahim bir gaddarlık, hunharlık, insafsızlık, merhametsizlik, katillik ve haydutluk damarı vardır.

 

Tabirimi mazur görülsün, köpeksiz köy buldu değneksiz dolaşıyor derler. ABD de Sovyetlerin ardından dünya jandarmalığına soyunmuş tam anlamıyla mahalle kabadayılığı yapmaktadır. Kaldı ki, kabadayılığın bile bir raconu, bir ahlakı vardır. Amerika Siyonist hedefler doğrultusunda her türlü insani değerlerden bihaberdir. İslam coğrafyasında zulüm üzerine zulüm işleyen ABD,Güney Amerika toplumlarını da kan ve gözyaşına boğmuş, Vietnam, Kore ve Kamboçya’da çok ağır katliamlara sebep olmuştur. Katliam ve soykırım  ABD insanının genlerinde mevcuttur.

İlk haçlı orduları Avrupa'dan Anadolu'ya doğru gelirken, yolları üzerindeki Tuna vadisi, Macaristan, Bulgaristan ovalarındaki şehirler, ahalileri hristiyan olduğu halde, yağma edip yakıp yıkmışlar, rastladıkları yahudileri merhametsizce ve korkunç işkencelerle boğazlamışlar. Anadolu'da daha korkunç vahşet göstermiş. İmparator Alexis Kommen'in kızı Anna Kommen'in görgü ve beyanına göre "en büyük eğlencelerinden biri, rastladıkları müslüman çocukları öldürmek, kızartmak ve yemek" imiş. İngiliz tarihçisi Mills de (S.183), haçlıların insan eti yediklerini doğruluyor. "Antakya'da Fransız Bohemoud (1055-1111), birkaç Türk esiri boğazlattı, herkesin gözü önünde kızarttı, sonra seyredenlere, buralara bu iştahını tatmin etmek için geldiğini söyledi."

Haçlılar Firuz adlı bir ermeninin hıyanetinden faydalanarak Antakya Kalesine girdiler, şehire dalınca 10.000 Türk'ü boğazladılar ve bütün camileri yaktılar. Papaz Lemo İne olayı şöyle anlatıyor:

"Bizimkiler sokakları dolaşıyor, rastladıkları çocuklarla ihtiyarları paramparça ediyorlardı, ancak o gün herkes boğazlanamadı, bizimkiler geri kalanları ertesi gün kestiler."

Sonra ordu Kudüs'e vardı, 4 gün muhasaradan sonra kadın, çoçuk dahil tüm müslüman ahali (70.000 kişi) kılıçtan geçirildi. Hz. Ömer camiine siğınmış 10.000 müslüman da katledildi, katliam 8 gün sürdü, başka mezhepten olan pek çok hristiyan da katl edildi. Tarihçi Fuller; İkinci Kudüs katliamının, ani bir tefekkür ve heyecan neticesinde değil önceden düşünülüp hazırlanmış bir plan gereği yapıldığını, çocuklar, bebekler, zayıflar ve kadınların bile boğazlandığını beyan eder. Haçlı reisleri savaşta yaptıkları akdi ve verdikleri sözü de tutmuyorlardı. Mesela İngiliz kralı Richard (1157-1199) silahsız insanların boğazlanıp denize atılmasını emretmiş, hayatlarını bağışlayacağına söz verdiği 3000 kişiyi de katlettirmişti.

Kuzey Amerika arazilerini kendilerine mal etmek, iskân etmek için milyonlarca Kızılderili’yi katleden batılı barbarlar bu toprakları imar etmek, işletmek için de Afrika’dan milyonlarca siyahî insanı gemilerle köle olarak bu topraklara getirdi ve milyonlarcasının da ölümüne vesile oldu. Başta ABD, İngiltere ve Fransa olmak üzere sömürgeci devletler asırlardır sebep oldukları soykırımların, insanlık suçlarının hesabını vermeli. Asya ve Afrika ülkelerinde son üç asırdır işlenen insanlık suçları Asya ve Afrika devletlerinin müşterek girişimi ile ortaya konulmalı ve sorumlu devletler tarihe hesap vermeye zorlanmalıdır. Batılı devletlere artık dur demenin vaktinin geldiği gösterilmelidir. Tek kutuplu bir dünyadan çok kutuplu ve yaşanılabilir dünyaya hızla geçilmelidir. Günümüzde İslam dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu konu, vahdet ve gönül birliğidir. Tabii bu vahdet sadece siyasi ve askeri alanda değil, iktisadi alanlarda da olmalı ve böylece İslam dünyası güçlü bir konum kazanmalı. İslam dünyası düzenli planlama ve karşılıklı işbirliği ile güçlü ve muktedir bir İslami blok oluşturabilir.

O halde ne yapmalıyız?

Önce düşmanı çok iyi tanımalı, gevşememeli, palavra propagandalara, sinsi politikalara ve şeytanî entrikalara aldanmamalıyız.

Hemen ve derhal, bu gibi zulümlerin bir daha tekerrürüne imkan vermeyecek her türlü tedbiri almalı, her türlü plan, proje, silah, araç ve gereç tedarikini (en gelişmiş ve mükemmel cinsden), mutlaka ve muhakkak yapmalıyız. Hem ferden, hem grup olarak, hem de devlet ve milletçe...

Bütün müslümanlar, dünyanın her yerinde, her türlü ihtilaf ve tefrikayı bırakıp birleşmeli, her cihetten mazlum müslümanların imdadına vakit kaybetmeden yetişmelidir. Aksi takdirde dığer müslümanların başına da aynı müthiş mezalimin gelebiliceği, onların topraklarının da Bosna-Hersek'e dönebileceği asla unutulmamalıdır.

Ayetullah Hamenei’ye göre, İstikbara karşı direnişin en önemli temeli, yüce Allah’a olan inancımızdır. İslam inkılabı rehberi bu konuda Kur’an-ı Kerim’den bir ayete değinerek şöyle diyor: Allah’ın Müslümanlara sunduğu rahmetlerden biri şudur ki eğer onlar, bazı değersiz bağımlılıklarından vazgeçer ve zulüm ve küfürle mücadele ederlerse yüce Allah da onlara yardımcı olur…

Bilal Atış                                                                                 01/11/2008

1) Tarihte ve günümüzde korkunç hristiyan zulüm ve gaddarlıkları, Prof. Dr. M. Es'ad Coşan

2) Hangi özür elindeki kanı temizler, Eren Özdemir, Gerçek Hayat, sayı:412

3) Ümmeti Muhammed tevhit toplumudur, Abdullah Yıldız, Vakit Gazetesi

4) Ayetullah Hamaney, Bi’set dolayısıyla yaptığı konuşma metni, Velayet Güneşinden.

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

03/01/2011 Örnek Toplum
11/12/2010 Yargıya Dair Bir Deneme
30/11/2010 Halkın Sesi; Yunus Emre
24/11/2010 Sevgi Treni
31/10/2010 Medeniyet ve Avrupa
08/10/2010 AVM Müslümanı mıyız?
01/10/2010 Bir Elin Parmakları Gibi Olmalıyız
21/08/2010 Gazze’ye Sesleniş
27/07/2010 Mutlu İnsan; İşini Seven İnsan
12/07/2010 Kim Bilir?
07/07/2010 Yabancılaşma ve Mücadele
18/06/2010 Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü
07/06/2010 Ne Güzel Bir Şehir Kurulmuş; Mavilikler ve Yeşillikler Arasında
06/05/2010 BİR BİR DAHA BİR
24/04/2010 MODERN KÖLELİK; KREDİ KARTI MAĞDURLUĞU
18/04/2010 Bakırköy’de Yaşamak Artık Bir Ayrıcalık Değil
03/04/2010 Kapıkulları Araziye Salındı
26/03/2010 Devleti Aliye Tarihinde Bir Öteki
12/03/2010 HİNDİSTAN’LA İLİŞKİLER
24/02/2010 Ah Şu Dalkavuklar
14/02/2010 BİZİ YÖNETENLER
09/02/2010 28 ŞUBAT
30/01/2010 KARDEŞLİK HAREKETİ
23/01/2010 İran’a Tarafsız Yaklaşabilmek
25/12/2009 Bugün Aşura
19/12/2009 KERBELA FACİASI ANISINA
24/11/2009 AYRIŞTIRMADAN KUCAKLAYABİLMEK!
11/10/2009 AĞABEY KARDEŞ
03/10/2009 ON İKİ İMAM ŞİASININ İNANCI (*)
29/08/2009 Bedenin İsyanı
15/08/2009 DEFTERİM KALEMİM
03/08/2009 Başarı Mücadeleden Gelir
25/07/2009 Bünyemize Uymayan Komediler
06/07/2009 BİR DAMLA SU
20/06/2009 Bilmediğini Bilmeyen İnsan
26/05/2009 İKİNCİ DEVLET
24/05/2009 Niçin Okumayan Bir Toplumuz
22/05/2009 İkinci Devlet
13/05/2009 Yine Hayır Yine Başakşehir
28/04/2009 GÜVEN MESELESİ
15/04/2009 KURAN' A MUHTACIZ
11/04/2009 BİR BAŞKADIR MAYIS AYI
24/03/2009 YANLIŞ ANLAŞILAN DOĞRULAR
20/03/2009 Ebu Süfyan' ın Mekke' si
07/03/2009 BİR SEÇİM GEZİSİ
04/03/2009 Şeytanın Elindeki İlim, Batının İkiyüzlülüğü
11/02/2009 '' SAYIN AHMEDİNEJAD' A ''
05/02/2009 Davos Zaferi
27/01/2009 Ortak Değerlerimiz Ne Ola ki?
25/01/2009 Komşusu Aç İken Tok Yatanlar…
18/01/2009 Halife Ömer, Muaviye ve Gazze’deki Şehit Bebekler
12/01/2009 BAĞDATIN ÖKSÜZÜ
09/01/2009 HANZALA'YI GÖRDÜM DÜŞÜMDE
05/01/2009 ÇAĞLAYAN DÜŞLERİ
22/12/2008 Bu Zulüm Bitecektir
17/12/2008 GELDİ GEÇTİ
11/12/2008 HEP ÖLÜP GÖÇECEĞİZ
22/11/2008 BAYRAMI NASIL KUTLAYACAĞIZ...
03/11/2008 Zalimin Tarihine Bir Nazar
23/10/2008 Yardım Et Anne
07/10/2008 Mavi Ülke
15/09/2008 Rahmet Cemaat Üzerinedir
07/09/2008 Ramazan Çok Büyük Fırsat
06/09/2008 Okullar Açılırken
26/08/2008 Ruh ddisiplinine bağlı bir sistem içinde yaşamak...
19/08/2008 Ramazan ayı, kendimizi yetiştirme ayı
10/08/2008 Okuma Sanatı...
07/08/2008 İstanbul Otogarında
25/07/2008 Şimdi Tam Zamanı
17/07/2008 Bosna Mücahitlerine
08/07/2008 1. Dünya Savaşı, bir acının ardından 90 sene
10/06/2008 Dokuz Yarasa
25/05/2008 Laiklik yine Laiklik
18/05/2008 Yassıada saati
14/05/2008 60. yılın düşündürdükleri
11/05/2008 İslam her çeşit ırkçılığı ortadan kaldırdı
05/05/2008 Bizim çocuklarımız
14/04/2008 Yabancılaşma ve Mücadele
03/04/2008 Ağlamalıyım
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat