Allah’ın adıyla
Ne
yazmışsam biliyorum ki sizin inayetinizledir. Ne söylemişsem biliyorum ki sizin
isminize şahittir. Eğer dersem var olma sebebim sizsiniz biliyorum ki derler ki
sende kimsin? Eğer bunun aksini iddia edersem beni kibirlilikle itham
ederler.
Bibi, men
demirem öz gardaşın İmam Rıza buyurur;
“Selam
verin, selam vermek nifakı yok ettiği gibi muhabbeti de artırır.”
Bilmirem
sene selam versem, mene selam verersen ya yok?
Bizim
şehirde bibi diyene can diyerler, Bilmirem sene bibi desem mene can diyersen ya
yok?
Nece
zahmetlerle geldim uzak yollardan, anama dedim istiyirem gidem bibinin
ziyaretine. Dedi get ele bibi de seni bekliyir.
Yoldaşlarım
menden alay ettiler, eğer sen getmesen bibi senden küser dediler.
Bibi
gaç sefer gelirem evine, kapın açıktı ama seni göremmirem.
Bibi
menden küsüpsen ya yok?
Yoldaşlarım dediler,
sen ki hareme varid olandan gözünü namahremden çekmirsen, ola ki bu sebepten
bibi küser senden.
Bibi sende
bilirsen, niyetim namahreme bakıp günah işlemek değildi, niyetim oydu ki,
gaç sefer tek gelmişem ziyaretine ve her evli görende gıpta ile bakmışam
onlara. Ve öz özüme demişem olar bir gün mende hanımımla gelem ziyarete? Tutam
elinden diyem bibi bu da senin gelinindi, gelinin ile gelmişem.
Bibi daha
onu da istemirem. Deyirdiler ki İmam Rıza’ya ilk gidenin üç haceti kabul olur.
Bibi üç kez gettim bir duamda kabul olmadı. Ama yoldaşlarıma dedim, İmam Rıza
menim hacetlerimi vermedi ama siz gedin, siz ağanın Şialarısınız sizi ki geri
çevirmez.
Bibi,
Allah ki, Kuran‘da buyurur “Biz kimsenin ecrini zayi etmenik.”göresen bu kadar
gelirem bu kadar istiyirem, göresen menim ecrimde kabul olar yoksa yok?
Bibi, bilmirem
mazharınıza nail olmak için bu kadar sabırsızlanıram, göresen menim nazarınızda
bir değerim var ya yok?
Kimi
danıştırsam hayra amel demir, kime sorsam yolu bilse de göstermir. Bibi öz
gardaşım bile meni istemir. Bir ev olar mı âmânda olsun, bir ev olar mı bu
gönlüm orada sakin olsun.
Bibi, öz
bibin Hz. Zeynep buyurur,”Biz Kerbela’da güzellikten başka bir şey görmedik.”
Bibi, güzellikleri görmek için Kerbela’ya mı getmemiz gerek. Eğer mene bir
nezer eleseniz bundan daha güzel bir şey bulammam ömrümde. Meğer gelmemişem mi
sizin gapınıza? Meğer sizin kapılarınız bir değil mi?
Bir
zamanlar, bir miskin, bir yetim, bir esir getmişlerdi bir kapıya, ev ahalisi üç
gün oruç tutmuşlardı ve iftarlıklarını kapısına gelenlere vermişlerdi. Bibi,
meğer o kapı sizin kapı değil miydi?
Haceti
olan “Babellah” dan başka hara getsin?
Eğer kapısı olan başka kapıdan mı dilensin. Bibi gelmişem, ama bu sefer
istemiyecem heç bir şey.
Sen ki bu
şehrin sultanısan bibi. Hansı kuralda var halk gele her defasında sultandan bir şeyler istiye. Olmaz sultan bir kez
halkı istemeden bir şey versin. Gelmişem bibi, daha men istemeye utanıram,
bir nezer edip isteğimi verersen mi yoksa menim dememi mi bekliyersen?
Bibi
gelmezdim, eğer hacetimin verileceğini bilseydim, bibi gelmezdim, vallah eğer
anam Fatıma’nın kabrini bilseydim. Ama gelmişem, anan Fatıma’nın hatırı
için senden istemeye.
Yoldaşlarım
yolumu gözlüyür indi. Gidende soracaklar bibin isteklerini verdi ya
yok?
Bibi,
istemirem diyem olmadı, istemirem diyem bibi yüzüme de bakmadı. Zaten ele oldu
hep.
Eğer, bu
kapıdan da eli boş getsem mene soranlara diyecem ki;
Bu dünyada
ne istedimse olmadı, anam ölmüşdü bibimizde bakmadı.
Ama
bilirem bu sefer boş getmiyecem bibi. Zerihe yapışacam menden
yüz çevirsende.Men sene bibi diyecem hep sen mene can demesende.