Toplumsal gelişmelerin ve değişimlerin en önemli dinamosu o toplumun
bilgili, ferasetli, toplumların değişimine ön ayak olan hatiplerdir desek abartmış
olmayız. Hitabetleri sayesinde tarihin seyrini değiştiren hatipleri saymaya
kalksak bu değerlendirmenin ne denli önemli bir konu olduğunu göreceğiz. Hz.İmam
Ali (as)'ın hatipliğini başa yazacak olsak, mübarek kızı hz.Zeyneb(sa),İmam Huseyn(as)'ın hak davasını ve yürüyüşünü
o günkü toplumlara ve günümüze dek ve hatta kıyamete kadar tüm insanlığa
anlatmıştı. Keza Risaletin ve İmametin merkezi olan hz.Fatıma(sa) İmam eşinin
ve ceddi Resul’un (saa) Hak davasını müthiş hitabetiyle anlatıyordu.Bu tür
örnekleri çoğaltarak yazmak gayet mümkün.Yakın geçmişte ve günümüzde hitabeti
ile toplumlara yön veren hatipleri de saymak gerek. Adolf Hitler güçlü
hatipiliği ile tüm Alman toplumunu ayağa kaldırıyordu.Yine Muhammed İkbal
hitabeti ile toplumsal haykırışın tercümanı oluyordu. Çağımızda İslam
İnkılabının önderi Seyyid İmam Humeyni güçlü hitabeti ile Hak İnkılaba ortam
hazırlıyordu.
Hatiplerde gözlediğimiz en hususi özellik ise güçlü alt yapıları,
konulara yüksek dercede hakim olmaları,toplumun heyecanına tercüman olmaları, elbette
konuşma özelliklerinin yüksek olması. Hatiplik ciddi bir sanattır. Konuştukları
toplumu iyi tanımaları onların seviye ve derecelerinde konuşmaları, yine
belirtiğimiz üzere konuya çok iyi hakim olmalarıdır.
Üç tür konuşan ,hitap eden vardır:
1) Hitap ettikleri zaman hem kendileri konuyu anlarlar hem muhatap
kitleler konuyu anlar.
2)Hitap ettikleri zaman kendileri anlar ancak muhataplar konuyu
asla anlamazlar.
3)Hitab ettikleri zaman ne kendileri anlar ne de muhatapları
konuyu anlar.(konuşan da dinleyende anlamaz)
Malesef günümüzde ikinci ve üçüncü hatipler platformları, kürsüleri, mikrofonları elinde tutmaktalar. Bu
konuyu incelediğimizde toplumu yönlendirmeye çalışanların aslında bilgi
düzeylerinin çok düşük olduğunuı göreceksiniz.Toplumda eğitim seviyesinin de
düşüklüğünü göz önüne alırsanız bu tür hatiplerin şansı artmış olmakta. Elbette
bu konunun bir yönü. En önemli tarafı ise perdenin arka tarafıdır.Toplumlara
hükmetmek isteyen güruhlar eğer söz ustalarını, gerçek hatipleri öne çıkarsalar
mevcutların ne denli yetersiz ve işin
ehl-i olmadıkları ortaya çıkacaktır. Elindeki kağıdı okuyarak ve adeta
pişirilip pişirilip öne çıkarılan bilgileri sunmak, avazı çıktığı kadar
bağırarak konuyla hiç bir alakası olmayan sözleri sarf ederek hitap edenler, anlattığı
konunun içeriğini adeta hiç bilmediği halde bilmiş edaları ile konuyu
anlatanlar ve…
Önemli bir konu da platform ve kürsü tekelini elinde tutanlar olup kendi
doğrultularındaki kişileri konuşmacı olarak çıkarırlar ki çıkarlarına ve
geleceklerine tehlike oluşturmasın. Hakkı anlatacak gerçek hatipler ise maalesef
dinleyici konumundadırlar.Hatta bu tür konuşmacılar platformu elinde tutanlara
karşı hakkıyen vazifelerini dahi yapamazlar.Çünki hatiplikten oldukça
uzaktırlar.
Son katıldığımız toplantılarda malesef bu tür örnekleri görmek mümkündü.
Meseleyi şahıslara ve gruplara indirgemek yanıltıcı olabilir. Bu eleştirilerimiz ve
değerlendirmelerimiz genel olmalıdır. Hz. İmam Mehdi (as) 'ın mübarek
viladetlerini andığımız günlerde bu tür proğramlara rastladık. Sunucuların ve
hatiplerin yetersiz ve bilgi eksiklerini gördük. Oysa bu toplum Zamanın İmamını
nasıl tanıyacak. Hak davasının anlatımı bu kadar zayıf ve eksik mi olacak.
Hitabetini toplumun onayladığı alim ve hatipleri kürsülerde görmek istiyoruz. Biz
Ehl-i Beyt (as) dostları isimler üzerinde durmuyoruz. Konuya hakim, hitabeti
güçlü hatipler istiyoruz.Kürsülerin hak hatiplerini bekliyoruz. Çok aziz bir
kardeşimin anlattığı gerçeklerin öykülerinden bir öykü ile yazıma son veriyorum
bu hak öyküde misk-i amber olsun.
Abbasi halifelerinden Me’mun, Hz İmam Rıza (as)'a baskı yaparak bayram
namzını kıldırmasını ister.Yüce İmam kabul etmek istemese de baskılar
neticesine ancak ve ancak ceddi hz.Muhammed(saa) 'in sünneti ile namazı
kıldıracağına dair söz alır. Ve bayram namazı sabahı Yüce İmam ceddi Rasululah(saa)
gibi giyinir.Yalın ayak çöle doğru tekbirlerle, salavatlarla, telmiyelerle
ilerler. Halk gözyaşları ile İmama uyarak yola koyulur.Kalabalıklar
artmaktadır. Bunu tehlike gören halifenin ajanları olayı haber verirler. Eğer
İmam (as) bu şekilde devam ederse İnkılab olacak ve Memun’unun hak olmayan saltanatı yıkılacaktır. Memun İmam
(as)'a haber göndererek İmam'ın geri dönmesini ister.
HÜSEYİN BEY, ALLAH SİZDEN VE SİZİN GİBİ ELİ KALEM TUTUP AKLINI HAKKA ADAYANLARDAN RAZI OLSUN. SÖYLEMİŞ OLDUKLARINIZIN TAMAMINA KATILMAMAK MÜMKÜN DEĞİL. EVET SİZİNDE BELİRTTİĞİNİZ GİBİ KÜRSÜLER GERÇEK HATİPLERİNİ BEKLİYOR. BU GERÇEĞİ BİLMEYEN YOKTUR SANIRIM. AMA TARAFGİRLİK RUHU BAZILARINA HAKİM OLDUĞUNDAN DOLAYI BU GERÇEĞİ KABULLENMEK İSTEMEZLER. AMA BEN SİZ VE EMSALLERİNİZİN ÇOĞALMASIYLA ÇOK KISA BİR ZAMANDA KÜRSÜLERİN GERÇEK HATİPLERİNE KAVUŞACAĞINA İNANIYORUM...
#FFFFFF">
hasan huseyni
24-07-2011, 16:13:10
#FFFFFF">
Daha dikine ve daha net olarak söyleyecek olursak konunun muhatabı cami kürsülerinde görev alan hocalarımızdır.Katkı olsun diye belrtmeliyiz ki inşaallah eksikler giderilsin.Hitabetin üç önemli ayağı vardır.Bilgilendirmek,fikir uyandırmak ve düşünmeye sevk etmek.Alimlerimiz özellikle cuma vaazlarında bu üç unsuru dikkate alarak hazırlanırlarsa konuşmalarından daha fazla bereket hasıl olur inşaallah.
İşleri temiz kalblillkle Allah yolunda hizmet olanlara, ondan daha iyi yardımcı yoktur.Vesselam.
#FFFFFF">
Selman
27-07-2011, 11:49:32
#FFFFFF">
Bismi Teala Sevgili kardeşim herzaman olduğu gibi yine arının kovanına elinizi sokmuşsunuz,bunu görebilmek bile büyük bir basiret ister yazmak paylaşmak ise büyük bir cesaret ister ama maalesef hatiplerin pirleri olan kürsülerin asıl sahipleri olan Ehl-i beyt imamları dahi yeterince konuşturulmadı bu mesele bu günün meselesi değil.
Sizlerde takdir buyurursunuz ki maalesef mevcut alimlerimiz içinde sizin sınıflandırmanızda ilk guruba dahil olan alim sayımız çok azdır,bence sıkıntıda buradan kaynaklanıyor.İnşallah bu sayıyı çoğaltabilir birde falan küsmesin filanca guruba ayıp olmasın ya falan ağa çok kalabalık cemaatla gelmiş söz vermezsek ayıp olur mantığını bırakırsak mesele çözüme kavuşacaktır İNŞALLAH.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.