Allah’ın
Adıyla
Ne zaman
ki yar gönüle hükmetmeye karar verdi, gördüm ki aşkın tefsiri edilmekte. Aşk
meclisinde kimden maşuk sorulduysa, gördüm ki hepsi Hüseyin demekte.
Ey nefsim!
Neden benden öte bir ben aramıyorsun? Görmüyor musun ruhum Hüseyin demekte.
Bedenim esaretinde zincirlere vurulsa da, ruhum çoktan Hüseyin’e gitmekte.
Sanma
bihaberim her şeyden, mahşerde tüm azalarım aleyhime şahitlik etmekte. Ama sen
bilmez misin Kevser havuzunda, ellerim sinemle birlikte Hüseyin demekte.
İsyan
edenlerin ilki konuştu, beni ateşten onu ise çamurdan yarattın madem. İblis
kovulunca, halife olacaksa Ben-i Âdem. Öyleyse bana Âdemin en çok sevdiği şeyi
göster, şüphesiz insan sevdiği ile haşredilmekte.
Gaybın
kapıları açılınca gördü ki Cebrail yeryüzüne inmekte, toprak isteyip
her defasında boş geri dönmekte. Cebrail’in suskun ve üzgün Arş-ı Ala’da boyun
büktüğünü görünce, Rahman emretti git Kerbela’ya, şüphesiz onun gönlü Hüseyin
demekte.
Anladı İblis,
toprağı Kerbela olanın gönlü Hüseyin isterdi. Cennet’ten de güzel Hüseyin’in
öz ismiydi. Vardı yasaklı ağacın gölgesine, meyvesinin üstüne Hüseyin yazdı,
Âdem ve Havva’ya Elmayı göstererek yanına çağırdı.
Dinle ey
İblis dinle ki, Rahman, Hüseyin ismini indirmekte. Hani sen dedin ya herkes
sevdiğiyle haşredilmekte. Sanma Âdem Hüseyin ismi ile isyana gitmekte, her şey
Âdem’in senden üstün olduğunu göstermekte.
Ne
yaratılmışsa âlemde bir nizam ki öylece gitmekte, kovulmuşların ilki olsan da,
yeryüzünde kovulmuşlar sığınak olarak Hüseyni görmekte. Sanma, sözümüz
aşırılıkta haddini aşmıştır, bir Hüseyin ismi ki, Âdem’in tövbesi onunla kabul
edilmekte.
Nuh’a her
şey öğretilmişti yaratan tarafından, gemi yaparken vazgeçmedi
kurtuluş sevdasından. Sona gelince baktı ki, bir eksiklik görünmekte,
Cebrail nail oldu dedi ki, kurtuluşun anahtarı Ehli-Beyt’ten Hüseyin ile
birlikte.
İbrahim,
oğul isteyince Rabbi yolunda kurban adamaya, İsmail kurbanlık seçildi Rahman
tarafından adanmaya. Ne vakit ki oğul vedalaştı annesinden, babasından. Bıçağın
gözü İsmail ile birlikte bağlanmakta, İbrahim, Allah katında Hüseyin’den
daha değerli kurban yok anlamakta.
Ne zaman
ki, beden terk-i diyar etmek isterse, ruh Kerbela demekte. Tek isteği susuzluğunu
giderecek Fırat’tan içmekte olsa suları, Ayaklar Elkame’nin kenarına gidince
görürsün ki, Ebulfazl avuçlarına aldığı suya bakıp Hüseyin demekte.
Batılın
karşısında korkusuzca dikilen “Hak”lar Hüseyin demekte. Nice kötüler arasında
bir avuç “Pak”lar Hüseyin demekte.
Yas vakti
gelip de siyah gömlekler giyinilince, görürsün ki bulutlar da karaya bürünmüş
Hüseyin demekte, Âlem yasa bürünüp asuman ağlarken, Melekler Peygambere
başsağlığına gelmekte. Zehra yüreği darmadağın edilince Kerbela’da, kadınların
efendisi Hüseyin deyip gözyaşı dökmekte.
Ne zaman
ki bir derde düşsem, gördüm ki çare Hüseyin demekte. Ne zaman bir günaha
düşsem, gördüm ki secde ve gece Hüseyin söylemekte.
Ne zaman
ki yar özlemi çeksem, gönlüm Hüseyni kendine yar seçmekte. Gecenin şerrinden
şehvetim, Hüseyin ismiyle haya etmekte.