Bismillahirrahmanirrahim
Yazarak
bazı şeyleri paylaşanlar için en zor şeylerden birisi de düşüncelerinden dolayı
nasıl bir tepki alırım korkusudur kuşkusuz.
Anlatmak
istediği çok şey olsa da acabalara takılır kalır söylemek istediklerinin karşısında...
Acaba şu
sözlerim yanlış anlaşılır mı?
Acaba
söylemek istediklerimi tam anlatabilir miyim diye düşünür insan kendi kendine...
Özellikle
de bizim gibi toplumlarda bu sorun kanayan yaradır aslında.
Toplumun
kabul ettiği bazı doğrular hususunda bir başka bakış acısı ortaya koymak
isterken sert tepkilerle karşılaşırız.
Bazen
kendimiz bile karasız kalabiliyoruz, inandığımız doğruları konuşmanın
gerekliğine. Söylesem ne olacak, ne değişecek ki, zaten inanmak isteyen inanmış
kendi doğrusuna deriz.
Herkesin
tasvip ettiği doğruları eleştirmekten korkarız.
Kafalarda
oluşmuş, yerleşmiş bir doğru varken sen o doğruya hangi noktadan yaklaşırsan
yaklaş bir anlam ifade etmiyor!
Çoğunluk farklı
düşünüyorken kendi düşüncelerimizi ifade etmek oldukça zordur. Ya
çekiniyoruz, ya da nasıl ifade edeceğimiz konusunda tıkanıp kalıyoruz
çoğu zaman.
Farklı
düşüncelere açık olmadan ve her şeyi ben iyi bilirim edasında olup karşı düşünceleri dinlememek ne kadar doğrudur
sizce?
Özellikle
de inanç ve örfi meselelerde toplumun
olmazsa olmaz diye kabul ettiği konularda başka bir fikirle ortaya çıkmak büyük
sorunlara vesile olmaktadır.
Örfün
getirdiği kuralları din adına yaşatmak için ısrarcı olmamız var ya o da apayrı
bir sorun!
Ebette
ki her insanın bir doğrusu ve inancı vardır ama kimse bu inancın önünde konuşma
hakkına sahip değildir diyebilir miyiz?
Kendimi
bildim bileli bu sorunla yüz yüze kalmışımdır, inanıyorum ki hepimiz bu sorunu
yaşamış veya yaşamaktadır!
Herkes
aynı düşünürse, farklı görüşlere yer vermezse yeniliklere nasıl açık olup
düşünce kısırlılığından kurtulacağız?!
Hür
düşünüp karşımızdakilerin de hür düşünmesine vesile olmanın zamanı gelmedi mi?
Küçük gibi
görünen ama aslında hem bizlerin hem de çevremizde diyalog içerisinde olduğumuz
kişilerin yenilikler karşısında geri kalmasına sebep olan bu noktanın artık
aşılmasının zamanı değil mi?
Yorulmadık
mı düşünce tutsaklığından, bıkmadık mı bazı kalıplara girip kendimizi esir
etmeyi?!
Bizler
ve çocuklarımız hak etmiyor muyuz hür düşünmeyi?