Bismillah
Psikolojik savaş, klasik anlamdaki savaşın kazanılması ve savaştan sonra da üstünlüğün devam etmesinde veya sorunların çözülmesinde insanların, toplumun ruh haline nüfuz ederek neticeye ulaşmaktır. Psikolojik harp; bir kişinin veya bir insan gurubunun davranış, düşünce ve duygularını kontrol etmek, değiştirmek veya yönlendirmek, onları yılgınlığa ve umutsuzluğa sürüklemek için örtülü bir şekilde hedef kişi veya topluluğa, onların farkına varamayacağı bir şekilde tatbik edilen tüm yöntemlere verilen isimdir.
Burada "toplumu yılgınlığa ve umutsuzluğa sürüklemek " ve "hedefin muhatabın farkına varamayacağı şekilde" olması, üzerinde durulması gereken iki önemli husustur. Psikolojik savaşın, normal savaştan farklı yönü örtülü bir şekilde yani başka kılıflara sokulmuş biçimde muhatabına sunulmasıdır. Psikolojik savaşın örtülü olmasının nedeni, insanların bilinçaltlarını hedefliyor olmasındandır.Bu sebepten klasik savaş teknikleri, en modern silahlar ile yıllardır kazanılamayan zafer, psikolojik harp ile kısa sürede kazanılabilmektedir.
Psikolojik savaşta kişinin üst bilinci değil alt bilinci hedefte olduğundan dolayı farkında olmadan bilinçaltına, verilmek istenen asıl örtülü mesajı algılar ve bu örtülü mesajlar uzun vadede davranışlarını, düşüncelerini, duygularını etkiler ve kişiyi yönlendirir.
Psikolojik savaşta; muhbirler, yazılı ve görsel basın, internet, sinema filmleri ve kitaplar gibi temel araçlardan faydalanılır. Bu nedenle küresel emperyalizmin babası ABD’nin istihbarat örgütü CIA'nın birçok paravan yayınevi, film şirketi, farklı dillerde yayın yapan radyo istasyonu ve TV kanalı kurduğu bilinmektedir. İşte bu noktada bu gerçek "Derin Dünya Devleti" isimli kitapta şu şekilde ifade edilmektedir: "CFR, CIA ve onların kontrolündeki vakıflar aracılığıyla finanse edilen ya da 'gizli bordrolarından maaş alan bazı yazarlar, 'sipariş üzerine' ürünler vermektedirler. 'Derin Dünya'nın bu kadrolu yazarları, özellikle CFR ( finans, iletişim, akademi, istihbarat, teknoloji alanlarında en etkin kuruluşlardan), Bilderberg ve Trilateral Komisyon(küresel sermayenin ekonomik konularını ele aldığı gruptur) gibi örgütlerin belirlediği stratejisi doğrultusunda onlara hizmet vermektedirler. Böylelikle gelecekteki derin dünya manevraları için uygun bir entelektüel ortamın yaratılmasına katkıda bulunurlar.
Hakeza bu psikolojik savaş doğrultusunda , CIA'nın devletler aracılığıyla 87 ülkede sinemaya büyük yatırım yaptığı kaydedilmektedir. Bunların yanında Samuel P.Huntington'un "Medeniyetler Çatışması" kitabının CIA tarafından ortaya konulduğu ifade edilmektedir. Yine, 11 Eylül'de gerçekleştirilen İkiz Kulelere yönelik saldırılardan sonra da CIA ve Pentagon'un sinema sanayine yön verme ve ortak projeler üretme çalışmalarında da bir artış göze çarpmaktadır.
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İngiltere’nin yerini alan ABD, özellikle Orta Doğu’da bu yöntemi uygulamaya devam etmektedir. 21. yüzyıla gelindiğinde ise ABD, “psikolojik savaş” silahlarını sahip olduğu üstün teknolojisi ile bu alanda yeterince istifade etmiştir. Özellikle Amerikan emperyalizminin miğferi olan “Hollywood” toplumların zihin kontrolünü düşünsel olarak yönlendirme ve hükmetmeyi farkına bile varılmadan gerçekleştirmektedir.
ABD, tüm dünyada gişe rekorları kıran Hollywood filmleri ile tarihi, bilim-dışı kurgular ile önceden yazmaya çalışmaktadır.Özellikle soğuk savaş dönemi, Amerikan filmlerinin etkilerinin ve nüfuzunun açıkça görüldüğü bir dönem olmuştur. Afganistan’ı Sovyet işgalinden kurtaran, kahraman “Rambo!” ve SSCB’ye barış götüren, Ivan Dragon’u en zor şartlar altında bile nakavt eden “Rocky” öykülerinin filmleştirildiği psikolojik savaş endüstrisinde akla ilk gelen en açık örneklerindendir.
Bugün de küresel ve emperyalist devletler psikolojik savaş için büyük servetler harcamaktadır. Fransız gazetesi ‘Le Monde Diplomatique'in’ ifadesine göre , Irak operasyonundan örneklerle ABD'nin Ortadoğu'da uyguladığı psikolojik operasyonlar için 750 milyon dolar harcadığı ifade edilmiştir. Bu amaca yönelik olarak da ABD'nin Irak'a ilk saldırısından önce bu amaca yönelik 40 milyon adet el ilanının atıldığına dikkat çekilmiştir.
Ayrıca ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Politika Grubu da Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi Dairesi ve Pentagon tarafından geliştirilen politika ve mesajların koordinasyonunu yürütmektedir. Bu yapı İslam Dünyası üzerine odaklanmış ve sadece Orta Doğu için 750 milyon dolarlık bir fon ayrılmıştır.
ABD Temsilciler Meclisi tarafından Irak’ta desteklenen ‘Radio Sawa’ radyo istasyonu Arap dünyasından haberleri, Arap ve Batı pop müziği yayınları ve araya serpiştirilmiş Amerikan görüş açısını yansıtan haberler sunmaktadır. 2002 yılında yayına başlamasından birkaç ay sonra Radio Sawa'nın genç Araplar arasında en çok sevilen radyo istasyonu olduğu ifade edilmiştir. Irak'taki askeri operasyon sırasında Koalisyon güçleri dünyanın çatışma konusundaki fikirlerini çeşitli yöntemlerle kendi taraflarına çekmeye çalıştılar.
Haberler ve anonslar yoğun popüler müzik programlarının arasında serpiştirildi. Kalabalık nüfuslu merkezlerin dışında yerel PSİKOP radyo istasyonları kuruldu. Bunlardan biri Basra şehri dışından yayın yapan Birleşik Krallık'ın Radio Nahrain (İki Nehir) isimli FM radyo istasyonu idi. Koalisyon güçleri kendi vericilerini kurmanın yanı sıra Irak halkına radyo yoluyla ulaşacak haberleri tekellerinde tutmak için de Irak radyo istasyonların yayınlarını elektronik yöntemlerle engellemeye çalıştılar.
Yine İslami İran’da en son yapılan seçimlerde ABD ve bazı Batılı güçlerin seçim sürecince onlarca Farsça yayın yapan paravan televizyon, radyo kanalları açtıkları toplumda fitne ve kargaşa çıkararak psikolojik savaşa yönelik olarak kendi görüşlerine yakın duranlara ciddi maddi yardımların sağlandığı seçim sonrasında çıkan fitne olayların aydınlamasına müteakip ortaya çıkıyordu.İslami İran’a karşı emperyalist güçler tarafından 30 yıldan fazladır yapılan bu psikolojik savaş; askeri, ekonomik, bilimsel, yönetim ve diğer birçok alanlarda ve farklı tonlarda devam etmektedir.
Bugün özellikle internet medyasının gücünün farkına varan ABD psikolojik savaşı bu alanda yoğunlaştırmaktadır.ABD ordusu geliştirdiği bilgisayar yazılımı ile Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde ve elektronik posta ile internet güncelerinde sanal kimlikler oluşturularak ABD yanlısı propaganda yapılacağı ifade edilmiştir.İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre yazılım, oluşturduğu sanal kimlik, kişiliklerle, sosyal paylaşım sitelerindeki diyaloglara, yazışmalara katılarak etkilemeyi amaçlamaktadır.
Amerikan ordusu bu sayede internette belirli bir konu üzerinde sahte kamuoyu görüşü oluşturulmasını, kendi amaçlarına uygun olmayan haber veya yorumlara karşı tepkiler gelmesini sağlayabilecektir. Yazılımla diğer ülkelerin hükümetlerinin, özel firmaların ve hükümetler dışı örgütlerin de ABD çıkarları yönünde hareket etmesi amaçlanmaktadır. Bu oluşturulacak psikolojik harp ile özellikle Ortadoğu ülkelerine yönelik olacağından Arapça, Farsça, Urduca ve Peştu dillerinde olacağı belirtilmiştir.
Bugün de Orta Doğu’da halen devam eden özgürlük hareketlerini küresel emperyalist güçlerin psikolojik savaşları yerine göre destekleme yerine göre sessiz kalma, hatta bazen Yemen, Bahreyn’de, Suudi Arabistan da bu halk ayaklanmaları ‘’İran destekliyor!’’ gibi asılsız gerekçe ileri sürerek diktatörleri temiz çıkarma, onların zulümleri meşru bir hak gibi gösterme olarak devam etmektedir. Bu küresel emperyalist güçlerin kendi çıkarları söz konusu olduğunda ise Libya’ya müdahale örneğinde olduğu gibi insan halkları(!) ,özgürlük(!) ve demokrasi(!) gibi birtakım sihirli sözcükler psikolojik savaşın en büyük kurtarıcısı olaraktan imdatlarına yetişmektedir!
Yüzyıldan fazla bir geçmişe sahip bu psikolojik harbin sac ayaklarından yalnızca birkaçı olan, Afganistan, Irak ve Libya müdahalelerinden sonra zaman zaman hedef olarak gösterilen Suriye, İran ve Hizbullah özelinde Lübnan’da diğer İslam ülkelerine yönelik olarak bu küresel psikolojik savaş devamlı ve etkin bir şekilde sürdürülmektedir.Bu noktada yapılması gereken düşmanın iyi bir şekilde tanınması ve düşmanın psikolojik savaş araçlarına alternatif kendi kaynaklarımızı oluşturarak onların şeytani ve sinsi hedeflerini boşa çıkarmak için mücadele etmekten geçmektedir.