Bazen düşünce karmaşıklığı yaşarsın
o yüzden sözlerine nerede başlayıp nerede bitireceğini bilemezsin!
Bir tarafta kişinin kendi duygu ve
düşünceleri, bir tarafta da toplumsal
meselelere dair gelişmeler!
Hepsi birbirine karışır;
Ne yapmak istiyorum? Neredeyim ve nereye gidiyorum?
Sorularıyla yüzleşir ve o yüzleşmenin bedeli de çok ağır olur.Kimi zaman soruları cevaplamaya çalışır, kimi
zaman da soruların içinden çıkamayıp kendinden kaçarsın!
Aniden gelişen Arap dünyasındaki toplumsal
kıpırdanmalar tabiri caizse uyanışlar ister istemez bazı şeyleri düşünmemize
vesile oluyor!
Birden bire gelişen baş kaldırışlar neler
oluyor sorusuyla karşılaştırıyor bizleri!
Genelde yorumlar büyük kurtarıcı “ İmamı Zamanın“ yaklaştığına delalet ederken,
yorumlar bile tam olarak sorularımızın cevabını veremiyor!
Karmaşık düşünceler içindeyken,
geçmişte peygamberler ve imamlar döneminde yaşanılan toplumsal uyanışları
araştırma ihtiyacı hissediyorum.
Bir müjde karşısında halk ne yapıyordu?
Susuzluğu giderecek kurtarıcıyı kabullenip,
kendine düşen görevi yerine getirebiliyor muydu?
Bu konu üzerine peygamber ve
imamların hayatını araştırırken, en çok Hz. İsa(a.s) dönemi dikkatimi çekiyor.
Daha dünyaya gelmeden, müjdecisi olan Hz.Zekeriya döneminde ibret alabileceğimiz
birçok gelişmeler oluyor...
O zamanda bir kurtarıcının gelmesi bekleniyordu
ve kurtarıcının habercisi olan Hz. Zekeriya
birçok zulme uğruyor.. Hem avam hem de o zamanın din âlimleri olan hahamlar
tarafından. Hayatını dine adayan,
gününü ibadetle geçiren, tabiri caizse Allah’a kulluk göreviyle uğraşan din adamları
Hz.Zekeriya’ya ağır hakaretlerde bulunuyorlardı...
Hz. İsa gelmeden insanlar arasında kavgalar
baş gösteriyor. Hak ve batıl açık seçik bir
şekilde birbirine karışıyor. Hakaretler, itmeler, Hz. Zekeriya’yı küçük düşürme çabaları.
Gerçeği
demek gerekiyorsa gelişmeler karşısında, zamanımızda yaşanan birçok sahneye
şahit olabiliyorsun! Aslında farklı olan hiç bir şey göremiyorsun! Bu dainsanı gerçekten ürpertiyor! İnsanların
tutarsız tavırları, hakla batıl arasında
kalmaları, ibadetlere şirkin karışması, insanın bir hiç uğruna bile anlık
değişimleri, dinini bir altına satmalar ve ve daha nice şeyler!
Bu zamanda
bu modelleri üstlenen birçok insanla yüz yüze kaldığımızı görebiliriz!
Özellikle
neyin hak neyin batıl olduğunu ayırt edemeyen insan tipleri gerçektende zor
günlerin habercileri gibi geldi bana!
Duruma
göre, kim güçlü ise onun yanında olan, her an doğrularını çok basit şeylere
satan insanlar!
Hak ve batılı ayırmak çok ince bir çizgi ve o
ince çizgiyi görebilecek basiret bizlerde var mı endişesi yaşamamak elde değil!
Gerçekleri göre göre Hz.Zekeriyya peygamber değil diyen ulema ve avam var,
sanki hak üzereymişler gibi her şeyi kendilerine mubah görebiliyorlar.
Çok
korkutucu ve ürpertici!
Her
zamanın ve her toplumun bir kurtarıcısı var ve o kurtarıcıya karşı o dönemde
yaşayan insanların yapması gereken görevleri vardır!
Buradan
yola çıkıp günümüzde yaşanan toplumsal uyanışlara baktığımızda binlerce defa düşünme
ihtiyacı hissediyorsun. Hem de bir değil binlerce defa...
Bizler de geçmişte yaşayan kullar
gibi bir kurtarıcı bekliyoruz! Hepimizin dilinde o dua “ve eccil ferecehum “ diyoruz demesine de ne kadar hazırız o
kurtarıcıyı karşılamaya orası tartışılır!
Allah
vaadini gerçekleştirecek ve hiç bir güç o vaadin karşısında duramayacak!
Kurtarıcı
geldiğinde bizlerin onu karşılamaya idrakı olacak mı?Allaha sığınıp yanında olabilecek miyiz?
Çünkü en iddialı din adamlarından bile geçmişte kurtarıcılarının yanında olmayanlar
vardı.
Evet,
elbette inananlar olarak hiç birimiz böyle bir durumla karşılaşmak istemiyoruz
ve hepimizde bu konuda duacıyız.
Geçmiş,
ders alacağımız birçok mesajla dolu ki, ibret alalım kendimize yol çizelim diye!
Kendinden
emin insanların bile kolayca haktan ayrılması sizce düşündürücü ve çok
korkutucu değil mi?
Yani
kurtarıcıyı beklemek ve istemek çok iyi de, teslim olmak o kadar kolay olacak mı?
Yani
malımızı, evladımızı, canımızı verecek
cesaretimiz var mı? Yoksa hepsi lafta mı?
"... tabiri caizse Allah’a kulluk göreviyle uğraşan din adamları Hz.Zekeriya’ya ağır hakaretlerde bulunuyorlardı..".
"........ Gerçekleri göre göre Hz.Zekeriyya peygamber değil diyen ulema ve avam var, sanki hak üzereymişler gibi her şeyi kendilerine mubah görebiliyorlar....."
""".......... Çünkü en iddialı din adamlarından bile geçmişte kurtarıcılarının yanında olmayanlar vardı.
"....... dinini bir altına satmalar ve ve daha nice
çok basit şeylere satan insanlar! ......."
"....... Her zamanın ve her toplumun bir kurtarıcısı var ve o kurtarıcıya karşı o dönemde yaşayan insanların yapması gereken görevleri vardır!....."
".............Çünkü en iddialı din adamlarından bile geçmişte kurtarıcılarının yanında olmayanlar vardı."
Anladığım şu : Bazı din adamları var bunlar zamanın kurtarıcrsı olan Zekeriya'ya (R....) sını maddi sebeplerden dolayı tanımadıkları için Mehdi(a.s) geldiğinde bile yanında olamayacaklar.
#FFFFFF">
Fatih Kahramani
09-03-2011, 14:58:27
#FFFFFF">
Mesele burda zaten ablacım.Salihler dışında teslim olmak kolay olsaydı,İmam'ın zuhuru çoktan gerçekleşirdi.Ancak,maalesef imam zuhur ettiğinde bile insanlar onu kabul etmeyeceği ve diğer peygamberler gibi onu yalanlayacakları rivayetlerimizde yer almaktadır.Benim merak ettiğim konu,Acaba bizler İmam'ın zuhurunu görmeyi başarabilirsek(Allah hepimize nasip etsin) onun azameti karşısında teslim olmayı kabul edersek,İmam bizleri,canımızı ve malımızı onun yolunda feda etmeyi kabul edecek mi?Acaba İmam'ın bizlerin canına yada malına ihtiyacı olacak mı?İmam acaba,bizleri amellerimize göre mi kabul edecek yoksa niyetlerimize göremi? niyetimiz onun iktidarının tüm aleme yayılmasını istemek(ki bu Allah'ın vaadidir),acaba imam geldiğinde Allah'ın dinine yardım etmediğimizde Atası İmam Hüseyin (a.s) gibi biatini üzerimizden kaldıracak mı?Acaba İmam geldiğin de kimlerle savaşacak? İlmini kabul etmeyen Alimlerle mi?Yoksa fitne fesat yayan Zalimlerle mi? Kibir abideleri olan Zenginlerle mi? Yoksa haklarını talep etmekte gevşeklik gösteren Fakirlerle mi?
Acaba İmam zuhur ettiğin de"Ben beklenen Mehdiyim dediğinde,ve Kabeye hareket ettiğimizde herkes tanıyacak mı onu,yoksa mübarek doğumu olduğu günlerde ki gibi sadece gerçek şiileri mi tanıyıp görebilecek onu?Acabalar çok uzayıp gider ablacım,her ne kadar yukarıda sıraladığım soruların cevabını bilsekde tek bildiğim gerçek var ki,Zuhur sonrası,zuhur öncesinden daha çetin imtihanlara neden olacak.Böyle bir yazıyı kaleme alarak zuhur öncesini ve bir nebzede olsa tefekkür etmeyi bizlere hatırlattığın için teşekkür ederim.Selam ve dua ile...
#FFFFFF">
ayşe güreli
10-03-2011, 20:16:13
#FFFFFF">
gerçekten de ülkü hanım yavuz beyinde dediği gibi bizlere zuhur öncesini hatırlattığın için teşekkürler çok güzel konuya değinmişsiniz.inan insanı tefekküre sürüklüyo.acabalarla tıkanıp kalıyosun allaha emanet olun
#FFFFFF">
Belki faydası olur diye
11-03-2011, 09:36:33
#FFFFFF">
Arap dünyasında herkes fesadın sadece bir bölümüne değiniyor.Bu yüzden herkes kendi gördüğü fesadın ISLAHına çalışıyor.Halbuki teknoloji sayesinde herkes fesadın her yeri kapsadığını götüyor abla.
Dikkat et ne belirli bir hedefi var devrimlerin ne de sağlam lider kadrosu.
Hadislerde ehli beyt buyurur ki : ARAPLAR TIPKI DİZGİNİNİ KOPARMIŞ AT GİBİ YERİNDEN FIRLAYACAK.
Tabi at dizgini koparırsa artık ona binemezsin değil mi
Olayın hazreti Mehdinin zuhuru ile ilgisi var mı diye soruyorsun. Bir açıdan bağlı bir açıdan değil. Direk zuhur alametidir dersek doğru olmaz. Kaynaklarda bu konuda netlik yok açıkcası.Ancak genel anlamda evet.Dünyada anormal hızlı gelişmeler oluyor ve hızla bir yere gidip çarpacağı kesin. 20.yüzyılnın gelişmeleri oncekilerin 1000 katı daha hızlı oldu.Son 30 yıl geçmişi kaç kat katladı abla.
Ancak bu olayların zuhurla ilgili direk bağlantısı ve delili yok elimizde.
Dikkat et bundan sonra aldatma operasyonu başlayacak.HALKI ALDATMA OPERASYONU.
Eski yeni tum devletler ozellikle arap devletleri halkı kandırmaya devam ediyor. Batıda bu daha azdır.
Siyasilerin işiş zaten kandırmak değil mi.
Muaviye Şamda cocuklara ceylan yavrusu ve tavşan hediye ederdi. Daha sonra 15 20 gün sonra cellatlarını gonderir. Cocukların gozü onünde öldürtur. Bunları öldürmemizi Ali emretti derlerdi.
Şimdi nerdeyiz diye sorarsan: Eskiden halkların yönetimden korktuğu dönem idi.Şimdi yönetimlerin halktan korktuğu dönemdir.
Ama halklar hep kandırılma operasyonuna mahkumdur.Gene yeni devrimler olacak eskisinn yerine.İnsanoğlunun hikayesi böyle ne yaparsın.
İnsan isyan ve tuğyana meyillidir. İlim de tuğyana meyilli. Suyun tuğyanı gibi. Güzellik. Soy sop .Halkın övündüğü şeyler işte.Hepsi tuğyana meyilli maalesef.
Toplumu kanunlar ayakta tutar abla. Eğer yonetim kanuna saygı gösterirse halk da saygı gösterir.Rüşvet... fesat hep yaygın bu diyarda.Batıda nispeten istikrar var. Cünkü büyük olcude kanuna saygı var.Hükümet kanuna saygı gösterdikce halk da saygı gösterir.Arap ükelerinde ise sadece GÜVENLIK KANUNLARI uygulanır.Rejimi korumak içindir.çMaalesef her yerde boyle:
Değişim asla olmayacak abla. Çünkü eski düzenin harap ettiği herşey yerinde duruyor.Hz.Zeynep buyurdu ya : Gümüşle kaplı ceset gibidir ..Yezidin düzeni.Ne de ilginç benzetme yapmış Ali'nin kızı değil mi.... Müthiş.
Yezidin devleti boyleydi. Sakifeden beri boyleydi..
Yeni donemn adamları yok. Kadro yok..Bakanlar değişti ama alt bürokratlar aynen devam ediyor.Yeni program yok.. İslamcıların tecrübesine bak. Hepsi yenilgiye uğramış.
1. Baştakilere bak önce abla. Kendiler ve yakın çevreleri ve yandaşlarının yaşamı nasıl.İslamı uyguluyorlar mı
2 Hapishaneleriene bak abla. İşkence var mı. Zulüm var mı
3 Sokaktaki halka sor. Rahatlar mıu razılar mı devletten
4 Yalancı vaatlerine bak. Tarihimiiiiiiiz.. Dinimiiiiiiz. Atalarımııııız. Yalancılar sizi. Atalarınızın olmayan faziletleriye övünün bakalım.
Ne programları var ne de programı olanlardan faydalanır yeni düzen..
Hee bu arada.Yönetimdekiler kişisel olarak batıyla iyidir ama halkın karşısına geçince atar tutarlar.
maalesef laiklerden daha çok islamcılar birbirinin kuyusunu kazıyor. O kadar çok söz var ki abla.
Bir kaynakta gördüm diyor ki : Devletin tayin ettiği hac emirine itaat et.Hatta hacca giderken şarap içse dahi..İlginç değil mi. Düşündüm Hacca giderken şarap için Muaviye ve yezid ve ümeyye oğullarıdır.
Son bir nasihat. : Gerçi ben nasihat makamında değilim. Zaten nasihat için ekrana çıkanlardan bıkmış halk. Dediklerini uygulasalar. Ama ben nacizane sunu derim. Ehli Beytin nasihatıdır abla benim değil : Asla kimseye zulmetme.Kimsenin zulmune de ortak olma.
Slogan atıyor araplar : Firavunlar gidici. Mısır kalıcıdır. Yönetim gider halk kalır..
Ben derim ki : Herkes gidecek Mısır da bitecek... Tek kalacak olan Allahın vechi olan Ehli Beyttir.
Kullu men aleyha fân... Herşey ama herşey bitecek...
Geçiciye kanıp kalıcıyı bırakacak kadar ucuz değil bu hayat...
Neyse sozü uzattım herhalde...İlk kez ve son kez yazdık vesselam
#FFFFFF">
ebasalih313
12-03-2011, 00:03:10
#FFFFFF">
Degerli kardesim ..
Son zamanlarda dindar kesimin agzindan en cok duyudgum cümle bu..Allahim agamizin zuhurunu acil eyle..diyerek..Nike ayakbalarini giyip coca colalarini yudumluyorlar...
#FFFFFF">
ekrem altay
25-03-2011, 23:09:27
#FFFFFF">
merhaba
yazınızı okudum çok hoşuma gitti kaleminize sağlık
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.