Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
AZERBAYCAN’DAN MEKTUP VAR
18/01/2011 - 14:07

MEHMET YETKİN

Bismillah...

Son zamanlarda bir İslam ülkesi olan Azerbaycan  yöneticilerinin  İslami şiarlara karşı yönelik    alçakça saldırgan, komploya dayalı tavırlarına  şahit olmaktayız.

Görünen  şu ki Azerbaycan çalkalanıyor. Veya kasıtlı, bilinçli olarak çalkalandırılıyor.

Başta Karabağın özgürlüğe kavuşması, yolsuzllukların önlenmesi, ülkenin her yönden gelişmesi gibi  onlarca sorunu olan Azerbeycan’da neler oluyor? Bu İslam ülkesini çalkalandıran  hangi güçlerdir? Azerbaycan’ı karıştırmak  isteyen bu güçlerin  asıl amaçları nelerdir?

Bu mihverdeki   sorulara cevap bulmak için kimliğini güvenliği açısından gizli tuttuğumuz Azerbaycanlı bir kardeşimizin göndermiş olduğu  kapsamlı bir analizi siz değerli okuyucuların  dikkatlerine  sunuyoruz:

“Öncelikle, Azerbaycan dediğimiz zaman  ilk akla ne geliyor? Tabi çoğumuzun aklına ilk gelenler, sıradan bir Türk cumhuriyeti, petrol, gaz ve diğer doğal kaynaklara sahip  bir ülke hafızlarımızda canlanmaktadır. Ama, Azerbaycan’ın daha önemli ve özellikle düşmanları tarafından çok iyi bilinen bazı önemli özelliklerini gözden kaçırmaktayız.

Bu noktada Azerbeycan’ın jeopolotik ve coğrafi yapısı hakkında şu tespitleri yapabiliriz:Azerbaycan Güney Kafkasıya’da çok önemli stratejik bir noktada, coğrafi açıdan  Hazar denizinin kıyılarında, Rusya, İran, Türkiye, Gürcistan ve Ermenistanın sınırında bulunan  nüfusunun  % 97’nin Müslüman olduğu bir ülkedir. Kafkasların ise en büyük ve kapasiteli bir ülkesidir. Daha da önemlisi İran’dan sonra nüfus yönünden çoğunluk olarak  dünyanın ikinci Şii ülkesidir. Azerbaycan’ın  9 milyonluk nufusunun %85’ Şiidir. Ayrıca, Azerbaycan Batı ile  İslam dünyasının sınır kapısıdır. Azerbaycan’dan sonra Hiristiyan devletlerinin coğrafyası başlamakla beraber bu ülke  Batı’nın Orta Asya’ya geçebileceği tek sınır noktasıdır.

Azerbaycan’ı az da olsa  iyi tanımak ve bu ülkede  gelişen olaylar hakkında sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için bu küçük ama çok önemli bu bilgileri bilmemizde fayda  olacağını düşünüyorum. Şimdi bu bilgiler ışığında yukarıda sormuş olduğumuz  şu sorulara cevap bulmaya çalışalım. Acaba, Azerbaycan’da neler oluyor?

Öncelikle şunu belirtelim ki  ki, Azerbaycan şu an tarihinin en hassas ve kritik dönemlerinden birini geçirmektedir. Maddi, zahiri bağımsızlığının  20. yılına girerken Azerbaycan halkı gerçek bağımsızılığın faturasını ödemek durumundadır. Bilindiği üzere tarih boyunca milletlerin gerçek manada bağımsızlıklarına kavuşmalarının  bedeli  ise her zaman çok ağır olmuştur.

Azerbaycan iktidarı tarafından,  yakın zamanda İslami değerlere  karşı alınan tavırlar son olaylarla patlak vermiş bulunmaktadır. Azerbaycan hükümetinin İslami semboller ile  olan  mücadelesinin işaretlerini bundan 2 yıl öncesinde görmek mümkündür. Siyonist İsrail , Gazze’yi  alçakca bombardıma tutarak, mazlum Müslüman Gazze halkını  katlederken Azeri müminler bu zulüm karşısında ilk Hüseyni duruşlarını sergileyerek nihayet  seslerini duyurmaya başlamışlardı. Ocak ayının ilk günleri Bakü’de havalar sıfırın altında -5,-8 soğukluğunda ve  20-30 cm kalınlığında kar birikmişken , kışın sertliği  tüm hayatı dondurken bu ülke Müslümanlarının inkılabi nefesleri soğuk hayata sıcaklık getirmişti. Gasıp İsrailin yapmış olduğu zülme karşı yüzlerce Müslüman azeri   Siyonist rejimin Bakü’deki elçiliğine yürüyerek, pankartlar açarak, Siyonist zulümü lanetleyerek   tepkilerini göstermişlerdi. Gökyüzünden durmadan kar yağdığı gibi onların dilinden de İsrail’e ölüm sloganları yağıyordu. Polis müdahalesi sonucu  bir kaç Müslüman tutuklanarak, dövülerek göstericileri dağıtmayı başarıyorlardı. Ama direnişçi Müslüman’ların bir kısmı  2 saat sonra yine Siyonistler aleyhinde gösteri yapmaya  başlıyordu. Polis gösterici Müslümanlara müdahale ederken  yılmayan  Azerbaycanlı mümünler, gasıp İsrail’in yapmış olduğu katliamı kınamaya yönelik  3 gün boyunca  direniş gösterilerine devam etmişlerdi. Bu gösteriler neticesinde  Siyonistler büyük elçiliklerini güvenlik nedeniyle bir kaç günlüğüne  de olsa kapatmış ve büyükelçileri de Tel-Avive gitmek mecburiyetinde kalmıştı.

Bu durum,   büyükelçiliğin  bir kaç günlüğüne de olsa  kapatılması  Azerbaycan iktidarının çok yakın  dostu olan  Siyonist İsrail’in Azerbaycan’daki mümünlerden iğrenç yüzüne yemiş  olduğu büyük bir tokat idi.  Yemiş oldukları  bu  tokattan sonra Siyonistler kara kara düşünmeye başladılar. Çünkü, yakın dost adı altında  sömürdükleri  Azerbaycan halkından böyle tokat yiyeceklerini hiç beklemiyorlardı. Azeri yetkililerle görüşen İsrail’li devlet adamları Siyonistlerin  dünyada kendi  ülkelerinden  sonra en rahat yaşadıkları ülke  Azerbaycan olduğunu sık sık izah ediyorlardı. Ama şimdi durum değişmiş Gazze katlimanından sonra Azerbaycan halkının  gösterdiği tepkiler onların rahatlıklarını bozarak tedirgin etmeye yetmişti. Artık bu durumdan  sonra Siyonist  yetkililer ellerinde oyuncak ettikleri Azerbaycan iktidarıyla üst düzey yetkiler seviyesinde  sık sık temasa geçmeye başladılar. Nihayet bu temaslar meyve vermeye başlayarak  Siyonistler İlham Aliyev’e  İslamcıların onun  ve saltanatı için  en büyük ve  tehlike olduğu safsatasına inandırmaya  muvaffak oldular.

 Siyonistler , Azeri iktidarını  şu şekilde ikna ediyorlardı: “Şu an senin yönetim açısından  bir alternatifin yoktur. Ülkedeki mevcut muhalif partilerde zaten bizim elimizdedir. Ama, çok yakın bir gelecekte , muhtemelen gelişen  İslami haraket sonucunda  İslam ve Müslümanlar Aliyevlerin  saltanatına karşı yepyeni ve güçlü bir rakip olarak karşınıza çıkacaktır”

Siyonistlerin bu  tavsiyesi ile  İslami hareketin yükselişinden korkuya kapılan  İlham Aliyev iktidarı  “Ülkede yükselen İslamı ve Müslümanları bitirme planını” uygulamaya başlıyordu. Bu planın ilk aşaması , bir nabız yoklama hareketi olarak  camilerde ezan sesini kısıtlamakla başladı,   sonra da  ezanı tamamen   ortadan kaldırma  girişiminde bulundular. Ezanın okunmamasına yönelik  başlattığı  yasaklama ile Müslümanların nabzını yoklayan Aliyev iktidarı halkdan gelen yoğun tepki  ve direniş   karşısında geri adım atmak mecburiyetinde kalmıştı.

Planın ilk aşamasındaki amaçları toplumun  nabzını  yoklamak ve Müslüman halkı  dinini öğrenebileceyi her vasıtadan mahrum bırakmaktı. Bu amaca destek için öncelikle ülkeye dışarıdan getirilen dini kitaplara yasak getirildi. Gümrük kapılarında on binlerce kitaba el konularak  bu kitaplar imha  edildi. Ülkede dini kitap satan İslam marketlerine gelen vergi müfettişleri keyfi uygulamaları ile yasalara aykırı olarak ard arda cezalar kestiler. Hükumetin, Din işleri için kurduğu Devlet Komitesi tarafından satılan kitaplara el konularak  çok az bir kısmının satışına izin verildi.

Camilerde  yapılan  dini dersleri, sohbetleri gayri resmi olarak yasakladı. Diğer ülkelerde ilahiyat eğitimi  almış çok sayda din adamını ve araştırmacıları  camilerden ve halkdan uzak tutma çaba ve gayreti içine girdiler. Eğitimli  din adamları  polisin ve istihbaratın baskısı neticesinde  evlerine hapsedilerek  etkisiz hale getirildiler. Bu uygulamalardan  sonra  din alimi  olmadığı gerekçe gösterilerek  çok az sayıda olan medreseler de  kapatıldı.

2010 yılının ortalarında Azerbaycan parlamentosunda “Dini icmalar ve kurumlar hakkındaki kanun” iktidardaki  millet vekillerinin oyuyla kabul edildi. Kanuna göre, şimdiye kadar devlet tarafından izin verilmiş bütün dini kuruluşların izni kaldırılyordu. Mescidler ve dini icmalar yeniden devletten izin almak için baş vurmak mecburiyetinde bırakılıyordu. Bu insanın inanç özgürlüğüne  aykırı olan yasa taslağı ile  İslami kuruluşların haraket alanı daraltılarak özgürce faaliyette bulunmaları tamamen engellenmiş oluyordu.

Tüm bunlar yapılarak sözde kanuni alt yapı  hazırlandıktan sonra   planın diğer bir aşaması ve en can alıcı noktalarına geçilmeye başlanılıyordu. Bin bir bahane, tutarsız  sebepler getirilerek mescidler ve camiler sırasıyla kapatılmağa başlanıyordu. Bu olaylar karşısında ciddi bir direniş görmeyen Siyonist destekli din düşmanları yaptıkları  işlerin  başarısından ilham alarak daha da ileri gittiler. Artık mescidleri kapatmak yetmiyor daha da ileri giderek  bunları yıkmak hevesine düşerek mabedlerin köklerini kazımaya yelteniyorlardı. İslam düşmanları birbiri peşince iki yeni inşaa edilmiş camiyi inşaat makineleri, buldozerlerle yerle bir ediyorlardı.

Cami yıkımları devam ederken Azerbaycan halkı genel manada  uykuya dalmış vaziyetteydiler. Azerbaycan’da   sayları   az olan bu mescidlerin yıkım listesi, yemek listesi verir gibi basında boy boy yayınlanıyordu. Yüzlerce caminin yıkım emri gelmiş ve basında yayınlanıp duruyordu. Uykuda olan Müslüman  halk bu mescidlerin yıkılmaya başlaması ile meydana gelen büyük bir gürültüyle uyanmaya başlıyordu!.Sıra Şiaların sembolü olan  Hazreti Zehra mescidinin yıkımına gelince müctehitlerin de direniş fetvalarından manevi  destek alan halk mescidin yıkılmaması için  harekete geçtiler. Uzun süren direnişin ardından mahkemenin yıkım kararı aldığı mescidin yıkılma emri  durduruldu. Halk direnişinin  kötü sonuçlar  doğuracağından korkan ve  ihtiyat eden İlham Aliyev, caminin yıkımının durmasına yönelik olaya müdahale etmek zorunda kalmıştı.

Bu çalkantılı ortamlar yavaş, yavaş  sakinleşmeye başlamış iken bu kez de  planlanan  İslam duşmanlığında bir sonraki safhaya  geçilerek İslam’ın sembollerinden olan  başörtüsü ile okullara gitme  yasağı uygulamaya konularak kızların eğitim hakkı gasp edilmeye çalışılıyordu. Azerbaycan Anayasası’nın iki maddesine  ve eğitim hakkındaki kanuna aykırı  olarak eğitim bakanı Misir Merdanov yukarıdan gelen bir emir ile  televizyon karşısına geçerek başörtülü kızların orta okullara gitmesinin yasak olduğunu açıklıyordu. Daha önceleri de üniversitelerde yaşanan bu problem Müslüman  hak savunucuların desteği ve direnişi ile güzel bir neticeye kavuşmuştu. Böylece  Hükümet yanlısı olan bir çok basın aracılığı ile  hicab meselesi kamuoyunun gündemine taşınarak bu giyim tarzının sözde kanuna aykırı olduğu ve  Türk kadının giysisi ile uyuşmayan dışarıdan ithal edilen bir giysi olduğu propagandası yapılıyordu.

Hicabın,  İslamda ne kadar önemli olduğunu bilen din düşmanları bu aşamayla da böylece Azerbaycan’da  İslamın sesini kesmek  ve Müslümanları sindirerek, bitirmek istiyorlardı. Planın bu bölümünde medya aracılığı ile  inananları daha da tahrik ederek, başörtülü  hanımlara   psikolojik baskı yaparak ve dindar insanların  hükümete olan  nefret daha da artırılarak karşı karşıya getirmeye çalışmakta idiler. Böylece, yani hükümet yetkililerince  başörtüsü yasağını savunulacak ve böylelikle de  karşı tarafı da tahrik edilmiş olacaktı .Siyonistler ve İslam düşmanları tarafından aşamalar halinde belirlenen planın bu bölümünde ise nüfüsunun büyük bir kısmı Şii Müslüman'lardan ibaret   Azerbaycan halkı bu zülüm karşısın da Şiiler için kutsal   olan Muharrem ayında sokaklara dökülecek ve sokak çatışmaları çıkarılacaktı. Bu plan neticesinde,  İslam düşmanları kontrollerindeki medyayı  kullanarak  İslamcıları bozguncu , barbar, devlet düşmanı, terörist gibi göstererek  halk ile devletin  gücünü karşı karşıya getirmiş  olacaklardı . Bu sinsi planın son aşaması ile de nihayet 20 yıl zaman süresinde Azerbaycanda yetişmiş olan  İslam alimlerini, aktivistlerini, önde gelen liderlerini, sivil toplum kuruluşlarını suçlu bularak  ya hapsetmek ya da sokaklar kötü bir vaziyete sokulmuş olacaktı. Böylelikle, Siyonistlerin hazırlayıp uygulaması için  Azerbaycan iktidarına sunduğu plan başarıya ulaşarak dindarlar aldıkları  bu darbeler sayesinde kendilerine gelmeleri zor olacak ve  böyle bir ortamın yeniden oluşması için 30-40 yıl gibi bir zaman daha alacağı düşünülmekteydi.

Ama bu tehlikeyi ve komployu önceden fark eden Azerbaycan’ın basiretli  dini önderleri  iktidarın bu oyununa gelmeyerek Aşura günü sokaklara çıkıp gösteri yapmaya yönelik eylemlerinden vazgeçerek bu oyunu boşa çıkardılar. Bu dini önderlerin aralarında  yaptıkları bu anlaşma ile de  Azerbaycan’da Siyonistler tarafından planlanan İslami ve Müslümanları bitirme planı sonuçsuz  kalmaya mahkum ediliyordu.

Ama bu planı gercekleştirmek isteyenlerin  tabii ki bu neticeyi kabullenmeleri beklenemezdi. Bu arada Azerbaycan İslam Partisi başkanı Muhsin Samedov’un parti meclis toplantısında hükümetinin zülme  ve Siyonistlerin  çıkarlarına  dayılı siyasetlerini   keskin bir dille  eleştirmesi, ve İlham Aliyev’i haklı olarak zamanın Yezid’i olarak tanımlaması Müslümanları ilk fırsatta  bitirmek isteyenleri çıldırtmaya başladı. Halkın dini değerlerine saldırmakta kararlı olan   iktidar güçleri  böylece yarım kalan planlarını bitirmek için düğmeye basıyorlardı.

Siyonist güdümlü  iktidar büyük bir kıyıma başalayarak önce İslam Partisi başkanı ve yardımcılarını daha sonra akrabalarını , partiyle hiç bir alakası olmayan diğer tanınmış din adamlarını bazı İslami sivil toplum kuruluşlarının başkanlarını, başka şehirlerdeki İslami aktivistleri  teker teker toplayarak hapsetmiş bulunmaktadır. Bundan sonra da planın en sinsice safhası devereye sokularak ilgili bazı kişilerin evinde ve iş yerlerinde silah bulunuyordu!.

Tutuklulardan gelen son haberlerde kendileri ile hiç bir alakası olmayan bir komplo ürünü olan bu  silahların baskı altında , yapılan işkenceler  neticesinde kendilerine ait olduğunu  bazıları mecburen kabullenmişler.

Peki bundan  sonra ne olacak ?

Bu son komplo sahnelerine göre  görünen durum şudur ki :İslami yükselişi önlemek, liderleri ve aktivistleri bitirmek için Siyonist ağalarından  emir  almış olan Aliyev iktidarı tarafından 1. etapta içeriye  alınanlara manevi ve fiziki işkence yapılarak böyle bir silahlı  örgütün kabullenilmesi  sağlanacak, kabulenilen bu hayali silahlı örgütten sonra   2. aşamada dışarıda kalan ülke sathındaki çok tanıdık isimler, aktivistler devleti devirmeye kararlı bu silahlı örgüte(!) üye olma veya destek verme bahaneleriyle devlete karşı savaşarak  iktidarı yıkmak istedikleri duyurulacaktır. Bundan sonraki aşamada ise tanınmış din alimleri, İslami STK mensupları,  aktivistler teker teker içeri alınarak  dışarıda ya hiç kimse kalmayacak, ya da çok az kişi  bırakılacaktır. Böylece 20 yılda yetişen din adamları ve müminler sindirilerek etkinlikleri yok edilecektir.Tasarlanan  bu planın neticelenmesi ile beraber de  hapisler ve baskılarla “Azerbaycanda yükselen İslami ve Müslümanları  bitirme planı!” başarıyla sona erdirilmek istenecektir.   

Acaba, coğrafi ve jeopolitik açıdan önemli bir İslam ülkesi  olan Azerbaycan’ı kim veya kimler karıştırmak istiyor ?

Bazı Azerbaycan hükümet yetkilileri ve iktidara yakın olan şahıslar  “Birileri dışardan ülkemizi karıştırarak halk ile devleti  karşı karşıya getirme  planlanları var” ifadesini sık sık  telaffuz etmektedirler.

Şu bir gerçektir ki bu amaçta olan devletler   veya istihbarat güçleri mevcuttur. Ama  bu güçlerin veya devletin kimliği ve niteliği  hakkında devlet yetkililerinin işaret ettiği  hedefler yanlış  ve aldatmaya dayalıdır. İktidar ve iktidara yakın bazı insanlar  Azerbaycan’da fitne çıkarmak  isteyenlerin İslami  İran ve bu ülkenin istihbaratı olduğunu ifade etmektedirler. Bu  yaklaşım hedef saptırmaya yönelik bir düşüncedir. Çünkü, vahdete dayalı siyaseti kendine şiar edinen, her fırsatta mazlum Müslüman halkın yardımına koşan ve hiç bir emperyal amaç gütmeyen İslami İran  neden aynı din ve mezhepten olan Müslümanları  tehlikeye atsın ki? Oluşturulacak bu fitne ortamının İslami İran’a ve Azerbeycan'daki mümünleri faydası ne olabilir ki?

Aslında bu sinsi yaklaşımlar, 1980 yılı ihtilalinden sonra Türkiye’de  meydana gelen bir çok  faili meçhul cinayetleri Siyonist destekli medya aracılığı ile bu cinayetlerle hiç bir alakası olmayan  İslami İranın üzerine yıkma siyaset ile birebir örtüşmektedir. O günde bu şom  emellerin  ardında aynı Siyonist güçler vardı bu gün de Azerbaycan'daki fitnenin arkasında aynı güçler mevcuttur. Bu durum ,Siyonist rejimin klasik  siyaseti anlayışı ile bire bir örtüşmektedir. Ancak bu yaklaşım ve söylemlerle  İran hedef gösterilerek,  dikkatler başka yerlere çekilerek   İsrail’in emri yerine getirilmesi amaçlanmaktadır.

Gerçek şu ki, dünyanın diğer İslam coğrafyalarında olduğu gibi bu ülkemizi de karıştırma siyaseti   dünyayı kontrölünde tutmak isteyen şer/müstekbir güçlerin ve Siyonistlerin  planıdır. Biz, yazımızın en  başında Azerbaycan'ın ne kadar önemli  stratejik bir konuma  sahip olduğunu izah etmeye çalışmıştık.

Dünya müstekbirlerini ve şer güçlerini  arkasına alarak İran’a baskı yapma ve köşeye şıkıştırma  siyasetini amaç edinen  bu gasıp rejim için her zaman varlığı açısından hayati bir tehlike arz eden  Hizbullah ve Suriye’yi etkisiz hale getirmeye yönelik çalışmalara ilaveten Şiilerin çoğunlukta olduğu Azerbaycan'ı da kontrollerinde tutmaları kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu maksat ile Azerbaycan’daki İslami  hareketi  etkisiz hale getirmekle kendi kontrollerinde  tuttukları bir iktidara destek vermek İsrailin işi mi yoksa İran’ın mı?

Son olarak şunu ifade edelim ki, Azerbaycan üzerinde birilerinin şom emelleri ve şeytani planları olabilir. Azerbaycan iktidarı da bu şer odaklarına teslim olarak  zilleti kabul ederek  bu güçlerin  oyuncağı olmaya  razı olabilir. Ama şunu unutmayalım ki, herkesten güçlü ve her şeyi bilen Allah-Tealanın da bir planı var. Ve Allah (c.c.) mümünlere karşı ne  kadar merhametliyse   bir o kadar da onun dinine karşı savaşanlara karşı da Kahhardır.

“Onlar Allahın nurunu (islam dinini) ağızları (öz iftiraları ve şer sözleri) ile söndürmek istiyorlar. Allah ise  kafirlerin hoşuna gitmese de, nurunu (dinini) tamamlayacakdır.” (Saff suresi, 8. ayet)  


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

Azeri Muhacir 18-01-2011, 21:25:51
Salam olsun Azerbaycandaki ve Türkiyedeki qardaşlara.
Gercekden bu mantikli ve gerceyi yansıtan yazını okdukdan sonra bize sadece helal olsun dimek düşer. Cok muhteşem analiz vermiş qardaşımız. Men Azerbaycanda yaşamağıma bakmayarak bir cok şeyleri gözümden kaçırtmışam. Ama bu yazını yazan qardaş gerçekden cok dikkatli ve akıllıca seyr etmiş olayları. Keşke adını bilib de tanışmak fırsatı bulsaydık.
Ama Rasthaberden bir ricam var lütfen bu yazıyı diger sitelere de posta edin. Çünki bu yazı vasıtasıyla bir cogumuz olub bitenleri daha iyi anlaya biliriz.
İnşallah zalimlerirn istekleri ve her cür hiyle planları kursaklarında kalır.
Teşekkürler bu yazını yazan Mechul qardaşımız!
Teşekkürler Türkiye!
Teşekkürler Rasthaber!
 
elmehdi 18-01-2011, 23:29:09
Allah in adiyla,
Azerbaycandan mektup var basligini gorunce biran ebugureybden mektup var basligi ile ebugureyb de tutuklu kadinlarin yasadigi vahsetleri anlatan bir mektubun bu sekilde internet sayfalarinda dolastigi gunleri animsadim. Gercekten sozun bittigi an derler ya! iste son zamanlarda degisen dunyamizda o durumlarla cok SIK karsilasir olduk malesef, tabiki sozu bilenler konussun yazsinlar degerli yazarlarimiz, Alimlerimiz gibi ama bizlerde o dogru sozleri duyup ona uyanlardan olalim insaAllah, ama bu zalimleri ve taguti duzenleri yikmanin yolu dogru soze uyup ve ona amel etmekten gecer diye dusunuyorum, sozden cok amel etmek tipki Peygamber efendimiz (sav) gibi zira Peygamber efendimiz in hayatina baktigimizda 40 yasina kadar Islami, Ameli olarak sadece yasayarak gostermis ve 40 yasindan 63 yasina kadarda hem soylemis hemde amel etmis soylediklerine, yani toplamda baktigimizda 3 kez amel etmis birkez soylemis, ve simidi goruyoruzki dunyanin heryerinde Lailahe illallah, Muhammed in Resulullah nidalari yukseliyor. tabiki bu nidalari seslendirenlerin odemesi gereken bir bedel var, iste o bedellerden bazilarini Dunyanin hemen her yerinde mazlum halklarin odedigi gibi bugunde Azerbaycandaki Kardeslerimiz odemek durumunda birakilmislar, Rabbim Azerbaycandaki Zulme gogus geren Kardeslerimizin ayaklarini sabit kilsin bu kutsal davalari icin direnislerinin Rabbim katinda basariya ulassin InsaALLAH bir sozde zamanin yezidi Aliyev icin soylemek gerekiyor galiba Ey ! Aliyev zalimi Iranda 2500 yillik sah rejiminin nasil yikildigini, yillarca bu siyonistelere usaklik eden Saddam in sonunu , daha dun Tunus un Zeynel Abidin Bin Ali nin nasil ne durumda kactigini gormedinmi? zulumle hukumet edilmeyecegini gec kalmadan ogrenmeye bak..
Selam olsun zamanin tum huseyinlerine ve takipcilerine, Lanet olsun zamanin tum yez it lerine ve onun takipcilerine, Selam olsun yazilariyla bilgileriyler bizleri aydinlatan Alimlere ve yazarlara

selam ve dua ile
 
Muselmanlar 18-02-2011, 12:46:04
Selâmün aleyküm.
Azerbaycan'ı yakından ilgilendiren konulara değinmeniz gerçekten çok anlamlı. Teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
http://www.muselmanlar.com
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

14/05/2012 Bahreyn ve Halk Kıyamı
13/04/2012 Siyonist İsrail, Azerbaycan’da Neyin Peşinde?
24/02/2012 İslami İran, Neden Emperyalistlerin Hedefinde?
22/01/2012 Erbain’de Hüseyni Değerlere Yürüyüş
06/12/2011 Köleden Hür’e Çağrı
12/11/2011 ABD VE YANDAŞLARI İRAN’A SALDIRABİLİR Mi?
11/10/2011 YUMUŞAK SAVAŞ VE GENÇ NESİL
13/09/2011 Suudi Rejiminin Ortadoğu’daki Marifetleri!
24/08/2011 Bu Yılki Dünya Kudüs Gününün Önemi
21/07/2011 GÜNEY SUDAN NEDEN BAĞIMSIZ OLDU?
21/06/2011 KÜRESEL ÇETELER, SURİYE ve AKP HÜKÜMETİ
24/05/2011 İNKILABA VE ŞİA DEĞERLERİNE NEDEN SALDIRIYORLAR?
28/04/2011 BAHREYN VE MÜSLÜMANLARIN SUSKUNLUĞU
05/04/2011 Küresel Psikolojik Savaş
09/03/2011 ABD ve Batı’nın Diktatörleri
11/02/2011 İSLAM İNKİLABI VE YANSIMALARI
18/01/2011 AZERBAYCAN’DAN MEKTUP VAR
10/01/2011 KERBELA’DA KENDİNİ ARAYAN MEÇHUL!
08/12/2010 İRAN’DA MC DONALD’S AÇMAK!
08/11/2010 BASİRET VE MÜ’MİN
08/10/2010 DİN ADAMI MI ? DİN’İN ADAMI MI?
16/09/2010 BİTMEYEN EMPERYALİST VE SİYONİST KOMPLOLAR
07/09/2010 KUDÜS VE DİRENİŞ
27/07/2010 GENÇ VE KİMLİK
22/06/2010 TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR?
01/06/2010 Korsan Siyonistler, İnsanlığın Vicdanını Vurdular!
04/05/2010 YIKILMAYA YÜZ TUTAN TABULAR
29/03/2010 ÇALIŞTAY VE ÇEKİNCELER
07/03/2010 FİTNESAVAR BİR GÜÇ: VAHDET
12/02/2010 31. VELADET YILDÖNÜMÜNDE İSLAM İNKİLABI
16/01/2010 30 ARALIK İNKILAP YÜRÜYÜŞLERİ
14/12/2009 VELAYETİN YANSIMASI VE REHBER HAMANEİ
13/11/2009 İLAHİ MAKAMIN TECELLİGAHI!
15/10/2009 NÜKLEER ENERJİ VE İRANFOBİ!
15/09/2009 KUDÜS BİLİNCİ
23/08/2009 ENFORMASYON MU? DEZENFORMASYON MU?
06/08/2009 BİR CUMA SABAHI KAPINIZ ÇALINSA!
18/07/2009 LÜBNAN İZLENİMLERİ VE İLAHİ YARDIMLAR
30/06/2009 İNKİLAP KARŞITI KOMPLOLAR
15/06/2009 İNKİLAPTAN, EMPERYALİZME ANLAMLI TOKAT!
17/05/2009 TEFRİKA MI? İSLAMİ DAYANIŞMA MI?
22/04/2009 FİRAVUN REJİMLERİ, HİZBULLAH VE DİRENİŞ
09/04/2009 HÜSEYİN OBAMA MI? BARACK OBAMA MI?
18/03/2009 SİYASET VE İSLAM'İ DEMOKRASİ
19/02/2009 TÜRKİYE – İSRAİL İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM
19/01/2009 GAZZE’DE, KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ?
22/12/2008 PAPUÇLARIN ALTINDA KALAN EMPERYALİZM
08/12/2008 GAZZENİN FERYADI ...
12/11/2008 AMERİKA' NIN SİYAH YÜZÜ; OBAMA...
03/11/2008 Velayet ile Batılın Mücadelesi...
14/10/2008 AmeriKAN Hegemonyası Çöküyor...
22/09/2008 İmam (r.a) ve Küdüs Günü
02/09/2008 Ümmet'e Büyük Va'ad!
16/08/2008 Dr. Ahmedinejad ile Gönüllerin Fethi...
15/08/2008 Dr. Ahmedinejad İle Gönüllerin Fethi...
12/08/2008 Ümmet Olma Bilinci...
07/08/2008 İzzetin ve Zilletin Resmi
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat