Bismillah...
Evet, Kerbelayı Kerbela yapan ilahi aşktı.
Aşk uğruna bütün
varlığından vazgeçme vefasıydı…
Aşk ve vefa;
Allahın kuluna rahmeti, bağışlaması, kulunda ona sorgusuz, sualsiz teslimiyeti
ve secdesi değil mi?
Aşk ve vefa;
peygamberimiz hz.Muhammed (s.a.a) Allah’a ahdi değil mi?
Aşk ve vefa; İmamın
Allah’a her şeyini feda etmesi değil mi?
Vefa, İmam Hüseyin’in
önce Allah’a, Allah’ın dinine, sonra peygambere sonra da tüm insanlığa hediyesi
değil mi?
Aşk ve vefa; Hz.Abbası,
Kerbelada ki yüce makama getiren sözünde durma mücadelesi, ilahi aşk uğruna her
şeyden vazgeçmesi değil mi?
Aşk ve vefa; Hz.
Zeyneb’in “ilahi mesajı” asırlara taşıma mücadelesi değil mi?
Aşk ve vefa; Hz. Fatime’nin
insanlığa örnek anneliği, Hz. Meryem’in sonsuz sabrı değil mi?
Aşk ve vefa; Hz. Yakub’un,
Hz.Yusuf’a duyduğu hasret, Hz. Nuh’un oğlunu tufana terk etmenin acısı değil
mi?
Aşk ve vefa; Hz. Asiye’nin
zalim firavuna gösterdiği cesaret, Hz. Hatice’nin İslam dinine malını ihsan
etmesi değil mi?
Kerbelanın vefasına ağlıyorum, kanının her
damlasında vefa olan Kerbela matemine ağlıyorum.
Kerbela her ne
pahasına olursa olsun teslim olmak ve sonsuz cömertlik idi…
Fani dünyanın çok
da önemli olmadığının kanıtı, sabrın tecellisi, şükrün dirilişiydi.
İnsan olmak için
yapılacak bütün güzelliklerin bütünü, Kerbela Allahın insanlığa hediyesiydi…
Hayatımızın
her anında başvurulacak kılavuz, Kerbela Allahın adaletinin yansımasıydı…
Kim Allahın bizden istediği insani kâmil
noktasında ki amelleri aşk ve vefa olmadan yapabilir!
Vefa olmadan insanlar birbirlerini menfaatsiz kucaklayamaz!
İyi bir
dost olamaz!
Malını feda edemez! İbadetlerini halis niyetle
yapamaz!
Mümin olamaz! Allah’a şükür edemez!
Ahdimiz
sadece aşk ve vefa ile hayat bulmuyor mu?