Gözyaşları etrafı hiçe sayarak akıyordu.
Farklı duygular kaplamıştı ortamı. Bir yerde mutluluk bir yerde de hüzün.
Birbirleriyle
selamlaşanlar sende mi, sende mi diye soruyordu? Birkaç kişi de senide mi gönderiyoruz
diyerek beni kucaklarken, alışa gelmiş sözlerden olacak ki, demek ki “ bana
nasip değilmiş” deyip geçiştirdim... İçlerinden biri nasibi insanın kendisi
yaratır diyerek eleştiride bulundu, haklısın nasip olması için uğraşmadım, ,
keşke uğraşsaydım diyebildim sessizce.
Öğleden sonra toplu halde Kerbela yolcuları uğurlandı.
Başka kim gidiyor soruları dillerde bir iltiması dua isteme peşindeydiler. Aşığını arayan maşuk gibi, Kerbela
yolcularınıkucaklıyorduk.
Can
yoldaşım, Kerbela yolcusuydu. Tarif
edemediğim duygularla onu uzaktan seyrediyordum. Yanı başında olacak kadar
cesaretli değildim. Duygusallığıma kapılıp onu üzmekten korkuyordum. Gözlerine epeydir bakamamıştım, çünkü elde olmayan
sebeplerden dolayı birbirimize kırgınlığımız vardı. Her ikimizin de yüreğinde hafif
bir hüzün yaşanıyordu. Ama yılların getirdiği dostluğun hatırına, ikimiz de
kırgınlığımızı derinliklere gömmüştük, çok sevdiğim arkadaşımı çok uzaklara
yolcu etmeğe gelmiştim.
Hem hüzün,
hem mutluluk bir arada yaşanıyordu…
Gidiyordu özlemini çektiği imamların yoluna,
ne kadar heyecanlı olacağını tahmin edebiliyordum. Çünkü o imamlara ve Kerbelaya
âşıktı. Onları ziyaret etmekten çok haz alıyordu.
Kerbela’ya giden gitmeyen herkes de bir telaş
vardı.
Neydi bu telaşın
adı?
Niye insanlarda
böyle tarifsiz duygu yaşanıyordu?
Bizler neden böyle
heyecanlıydık?
Ne gizemi vardı ki Kerbela’nın,
Kerbela yolcularının?
Dokunmayın bana dercesine, bedenen ve ruhen
daldım düşüncelerin içine…
Arkadaşım otobüse bindi. Kerbela
yolcularının gönüllerinde tarifsiz duygular, sevinç ve hüzün portresi aynı anda
yaşanıyordu. Yolcular kendilerini uğurlamaya gelen kalabalığın üzerinde
gözlerini gezdiriyorlardı. Kalplerdeki atışlarla, dudaklardaki tebessümler
birbirleriyle kucaklaşıyordu… Kalbim farklı bir ruh haliyle atıyordu.
Gözlerimle çoşku, sevinç dolu ortamın fotoğrafını çekerek yaşadıkları
duygusallığı resimlemek istiyordum.
İçimdeki buruklukla yoldaşımın gözlerine bir
türlü bakamamıştım. Oradakiler gibi yüreğimi can yoldaşıma teslim edip, sevgimi
ifade etmek istiyordum.
Hiçbir
şeyi umursamadan arkadaşıma sarılıp beni de götür uzaklara demek istiyordum…
Varmak isteyip de varamadığım uzaklara. Gitmek
istiyorum uzaklara seninle gönül yoldaşım… Allah’ın yoluna, Kerbela yoluna…
Hangi aşk
insanların gönüllerini böyle birleştirebilir?
Hangi insana
duyulan sevgi böyle büyük bir muhabbet ağı oluşturabilir?
İmamlarımızın yüceliğini
görüp de görmek istemeyenlere inat bir manzara yaşanıyordu.
Ayrılık
vakti yaklaşıyordu. Otobüs hareket etmeye başlamıştı. Yolcularla, uğurlayanlar
hem ağlıyor, hem de birbirlerine el sallıyorlardı.
Ben
ise hala can yoldaşımla göz göze gelememiştim. Hüzün bedenimi kaplamıştı. Elveda
demekten korkuyordum. Otobüs bizden uzaklaştıkça yoldaşımı gözümden kaybeder
gibi oldum. Dostluğun işaretini birbirimize sunmadan ayrılmak üzereydik. Gitti, gitti derken göz göze gelir gibi olduk.
Belki beni görür niyetiyle umutsuzca elimi kaldırdım. Tam o sırada yoldaşım
elini kaldırarak bana cevap vermesiyle, gözyaşları saklandığı yerden çıkarak elveda
elveda diye seslendi…
Ayetullah Cevadi Amulinin " Tevella ve Teberra" başlıklı makalesini okuduktan sonra, bu yazıdaki ifadeler daha bir yerine oturdu. Müminin kalbi Allah'ın, masumların ve Allah dostlarının sevgisiyle dolarsa başka şeye yer kalmaz, öyleyse kalbimizde şüpheli kişilerin anlamsız sevgisiyle doldurmayalım.
#FFFFFF">
Hadim
28-09-2010, 11:57:57
#FFFFFF">
Allah sizlere ve hepimize bu, inaniyoruz ki mucizeler doguracak yolculugu nasip eylesin.
Iltimasi Dua, vesselam....
#FFFFFF">
Fatih Kahramani
10-10-2010, 01:14:45
#FFFFFF">
Gidenler geri döndü...Bize yine kerbela’dan sadece hasret kaldı. Gidenler aşk ile zerihe ellerini sürerken, bize aşktan sadece ismi kaldı. Bizde andık onun ismini, gönüller aşk hicretine giderken. Onlara şehr-i kerbela kapıları açılırken, bizlere terk-i diyar adandı.
yeni bir kafilede yeni bir hicrette nasip olursa inş tüm hasretini çekenlerle birlikte gidipte görürüz kerbelayı.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.