Bilindiği
üzere İmam Humeyni(r.a) tarafından, dünya Müslümanlarının
dikkatini Filistin halkına ve Müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksa'ya çekmek
amacı ile Ramazan ayının son cumasını
Dünya Kudüs Günü olarak ilan etmiş olup bu kutlu gün her yıldünya genelinde Kudüs davasına gönül veren ve
imamın(r.a) çağrısına:’’Lebbeyk’’ diyen sorumlu Müslümanlar tarafından büyük
bir coşku ile gasıp Siyonist rejime başkaldırı günü olarak kutlanmaktadır.Siyonist
zulümlerin doruğa çıktığı ırkçı rejimin insanlık dışı
girişimlerine daha da şiddet kazandırdığı bu zaman dilimde, bu günlerde Kudüs’ü ve ‘Dünya Kudüs Günü’nüzinde
tutmak daha da bir önem kazanmaktadır.Kudüs davası kendi zatında birçok insani
erdemlerin tefsir durumundadır. Bugün Kudüs bizler için onurun, direnişin, özgürlüğün,
vefanın, sadakatin ,mazlumiyetin sembolü konumundadır.
İnsani
değerlere önem veren kendinde insani olma vasfını barındırankişiler
için Kudüs davasına karşı duyarsız kalmak sözkonusu olamaz. Gasıplıkları, zalimlikleri ve vahşilikleri dünya kamuoyu
tarafından tescilen terör rejiminin Filistin topraklarını işgal ederek kuruluşunun
üzerinden geçen 60 yıl boyunca, başta kadın ve çocuk olmak üzere on binlerce
Filistinlinin en vahşi bir şekilde katledildiğini, evlerinin ve arazilerinin
gasp edildiğini, öte yandan Müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksa'nın da aynı
şekilde Siyonist rejimin saldırılarına maruz kaldığı bilinen bir gerçektir.
Rahmetli İmam Humeyni'nin Filistin halkını
desteklemeleri ve yardımlar konusunda dünya Müslümanlarına verdiği tavsiyelerininüzerinden yaklaşık 30 yılgeçmiş bulunmaktadır. Geçen bu otuzyıl boyunca Amerika ve Siyonist rejim
tarafından onlarca sözde komplo içerikli
barış planları ve girişimleri mazlum Filistin halkına darbe indirmeye ve
onurludirenişleri yok etmeyeyönelik olarak gerçekleştirildi. Bunlardan,
Oslo, Madrid, Şerm'ul Şeyh, Washington, Vay Plentish, Diton ve birçok sözde uzlaşma
planları başarısızlığa, hezimete uğrayarak tarihin çöplüğünegömüldüler.Fakat, buna karşılık kendi özünde
ve felsefesinde direniş ve mücadele
ruhunu barındıran ve imam Humeyni(r.a) tarafından büyük bir bilgelikle ilan
edilmiş olan '' Dünya Kudüs Günü''nün gerekliliği ve önemi ise her geçen yıl
Müslüman halklar tarafından anlaşılarak amacına yönelik büyükgelişmeler, mesafeler kat etmektedir.Bu
süreklilik ve tekamülü ile bir hakikat
olduğu gerçeğini gözler önüne seren ‘Dünya
Kudüs Günü’ özgür bir Kudüs olana kadar devam edecektir.Maneviyatın doruğa
çıktığı, sorumluluk ve yardımlaşmaduygusun arttığıRamazan ayının ‘Dünya Kudüs Günü’ olarak dünya Müslümanları
tarafından yoğun bir katılım ile kutlanmasını, rahmetli İmam Humeyni'nin(r.a)
bilgelik, ileri görüşlülük, dirayet ve kararlılığının açık bir simgesidir.
Filistin halkının22 günlük Gazze savaşında, Lübnanlıların 33
günlük savaşta terör rejimine karşı gösterdikleri kutlu direnişlerleçok büyük bir darbeler alan gasıp Siyonist rejimsatılmış birtakımşahıslar ve teslimiyetçi müzakereler yolu
iledirenişi yok etmearzusu gütmektedir. Bilindiği üzere Arap
ülkelerinde rehavetin ve duyarsızlığın hakim olduğu, kutsal değerlerin
bulunmadığı ve dolayısı ileSiyonist
rejim ile mücadele ve direniş ruhundanyoksun oldukları bir dönemde gasıp Siyonist rejim kuruldu. Fakat, İslam inkılabının
rahmetli imam Humeyni’nin (r.a) önderliğinde başarıya ulaşmasına müteakip o en
zor dönemlerdeimamın ve ondan sonra da
hak halefi ve bu günkü inkılap rehberinin Filistin halkına verdikleri, direniş ve
mukavemet ruhu manevi destekleri sayesinde bugün, gasıp Siyonist
rejim ile mücadele ruhu dalga dalga yayılarak bu direniş ruhu Filistin
topraklarını aşarak dünya genelindeki Müslümanları kapsamış bulunmaktadır. Bugün artık bu oluşan direniş ruhu öyle bir noktaya varmış
durumdadır ki; Siyonist rejimin geleceğini, akıbetini ciddi derecede tehdit
eder duruma gelmiş bulunmaktadır.
Maalesef İslam coğrafyasının;
Afganistan, Pakistan, Irak, Filistin gibi birçok ülkeleri bugün emperyalistlerin, Siyonistlerin istilasına ve
zulümlerineuğrayarak bunlar tarafından kan gölü haline getirilmiş bulunmaktadır.Bu
kan gölünün başında dinmeyen yaramız Filistin ve Kudüs gelmektedir.Bu tefekkür
ve öze dönüş ayı olan mübarek ramazan ayında Kudüs
özelinin de; bizleri kuşatan bu emperyalist-Siyonist esaret zincirinin
ağırlığını hissederekten; yerli işbirlikçi güçleri ilebu kuşatmayı ve adeta kalıcı bir esarete dönüştürmeye
çalışan tehlikenin farkında olma zorunluluğumuz vardır. Bu itibarla parçalanmış,
istilaya ve işgaleuğramış olan
İslamcoğrafyamızı omuz omuza, yürek
yüreğe vererek yeniden birleştirmeye, bütünleştirmeye parçalanmış Ümmet
yapımızdan başlamamız bir zorunluluktur. Bunu sağlamanın reçetesi de, yüce Kuran’ın tasvir ettiği mü’minler haline , yani kurşunla kaynatılmış bir duvar haline gelerek ,’uğradığımız bir zulümekarşı topluca ve hep beraberkarşı koyma ve direnme ” bilinci, şuuru
ve eylemini gerçekleştirmeden düşmanı bozguna uğratarak kurtuluşa kavuşmamız
mümkün değildir.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.