Ahir
zamanın özelliklerinden olmalı ki zaman çok hızlı ve hadiseler
birbiri ardına çok çabuk sıralanıyor.Öyle ki hangi konuyu yorumlamak, hangisi
üzerinde durmak gerektiğini bazen bilemiyorsunuz. Bir mümin için bu hadiseler
çok da belirleyici değil elbette.Çünkü yüce Yaratıcının mucize beyanı ve o beyanın mutahhar tercümanları ve
pişdarları insanlık alemine programı sunmuşlar.Elbette bunu bilerek hareket
edebilsek karmaşık ve hızlı gündemlerde baş döndüren kaostan kurtulmuş oluruz.
Ülkemizde
referanduma gidiliyor.12 Eylül 1980 anayasası değişikliği için halka
gidilecek.Türkiye’mizin insanları kendisini yönetecek kurallar yönetim biçimine
yön verecek.Beşeri aklın ürününe ya:’’Evet’’ ya:’’Hayır’’ diyecek.
Her gün
görsel ve yazılı basının ajitasyonlarına muhatap olan halk, aslında bu meseleyi
de tam anlamış değil.Çoğumuz neye: ‘’Evet’’ neye: ‘’Hayır’’ diyeceğimizi
bilmiyoruz.Eski anayasanın sadece askeri darbe anayasası olduğuna
biliyoruz.Yeni anayasanın ise tam olarak neyi içerdiği ise müphem.Keşke yazılı
basınımız, maddeleri ile yeni anayasayı yayımlasaydı.
Şu açık
bir gerçek ki askeri darbe anayasasının yürürlükten kaldırılmasını her kesim
istemekte.Ancak meseleyi parti genel seçim havasına sokan politikacılar
halkımızın meseleyi anlamaması için anlaşılmaz beyanatlar veriyorlar.Bırakın
politik çevreleri, hadiseler cemaatler seviyesinde artık ele alınıyor.
Okyanus
ötesinde yaşamını sürdüren ve dünyayı zulümle yönetmek için yeryüzünü kana
bulayan ABD’de yaşamayı tercih eden sayın Gülen, artık hiç çekinmeden
politikacılar gibi demeçler vermekte.Cemaatine:’’Siyasetten uzak durun,
siyasi İslami reddedin.’’ telkinlerine rağmen kendisi siyasi olmayı
sürdürüyor.İslam’ı tıpkı kilise anlayışına çeviren sadece pazar günleri ibadet
yapılır ve din, yaşama müdahale etmez ya da bırakın dünyada ne olursa olsun siz
karışmayın anlayışı ile hareket eden çevreler şimdi bu yanlışlıklarının acaba
farkına mı vardılar.Keşke yanlışlıklarının farkına varıp geri dönseler,
dönseler de zalimleri alkışlamaktan ve arkalanmaktan vazgeçseler. Gazze
konvoyuna saldırıp onca insanı katleden terör devleti İsrail’i arkalamaktan
vazgeçseler.İslami İran’ı yerden yere vurmayı gaye edinmeyi bırakıp ABD
şeytanının tarafından vazgeçseler.Keşke 12 Eylül’de darbecilere selam duran
yazılarını hatırlayıp(Ekim 1980, Sızıntı, Baş Yazı, Son Karakol) şimdiki gibi
düşünce ve fikir hürriyetlerinin gerçek tarafı olsalar.Heyhat son
konuşmalarında bile bir sürü çelişki var, handikap var.
Kuvvetli mi
hak, yoksa ‘hak’ mı hak sorusunu soruyor. Elbette: ‘’ Hak, haktır.’’
diyor ama Kerbela’yı yorumlarken ya da Sıffın’ı yorumlarken yine kuvvete
dayanıyor.Yavuz sultan Selim’i yorumluyor, hatasını açıklıyor ama savunuyor
onu, ‘evliya’ diye tanıtıp Alevi katliamını sinsice savunuyor.Dönüp
Alevi-Sünni kardeşliğine soyunuyor.Meseleyi uzatmak mümkün ama bu kadarını
yeterli görmekteyim.
Evet
halkımız 12 Eylül’de sandığa gidip kararını verecek. O, halkın kararıdır.Bir
kardeşimizin yazdığı gibi İlahi emirleri olmadığı ve yüce Rabbimizin seçkin
kulu başta olmadığı her an karanlıktır.Ancak O’nun zuhuruna dek ülkemizin ve
dünyamızın huzur bulması da imkansız ama onun zuhuruna dek de özgürlüklere
‘’evet’’ demek zorunluluğumuz olduğu kanaatindeyim.
Ülke
gündemimizin bir an önce mahkemeler, balyoz ve referandum gibi meselelerden
sıyrılıp halkın refah ve huzuruna yönelik icraatların yapılmasını temenni ediyoruz.Ekonomi,
işsizlik, geçim sıkıntısı özellikle ülkeyi kaosa sürükleyen binlerce vatan
evladının canına mal olan terörün bitmesi.
Dünya gündemi
aslında ülke gündemleri ile iç içe.Türkiye’de olan bir hadise aslında Lübnan ya
da hiç ummadığınız bir ülke ile çok ilişkili.Ya da Afrika’da bir ülkedeki
katliamlar, zalimlerin planlarına göre başka bir ülkeyle ilintili.İslami İran’ın
nükleer meselesi ile zalim ABD ve Siyonist İsrail gerçek yüzünü Dünya
Milletlerine gösterdi.İlahi lütuftur.Çünkü mazlum milletlerin bunu görmeleri
gerekti ki aslında sadece enerji planında üretilen ucuz ve temiz doğaya zararı
az olan bu yakıt ile zalimler bahane ile engel olmaya çalışıyor. Oysa kendileri
katliam için bu tür silahları yıllardır üretiyor.Evet Cenabı Hak
gösterdi ki bakın zalimler aslında yaşamın, insanlığın düşmanıdırlar.Onlar
şeytanın vazgeçilmez askerleridir.Sakın sakın onlara meyletmeyin, taraf olmayın
ve cephenizi haktan yana alın.
Irak’ta
hala kan akıyor.ABD ve İsrail güdümlü Vahhabi zihniyet, mazlum halkı insafsızca
katlediyor.Dayanaksız, mesnetsiz hatta putperest inanışta bile olmayan intihar
saldırıları ile mazlum halka kan kusturuyor. ABD orada istediğini
alamıyor. Ayetullah Seyyid Ali Sistani Bağımsız Irak’ın geleceğini ancak halkın
tayin edeceğini deklare ediyor.Kukla kuzey Kürt devletinin amaçlandığı hedef
ise Siyonist Arz-ı mevud(vaadedilen topraklar) planını ise Allah’ın izni ile
bozuyor.Yine Filistin kan gölü.Artık Müslümanlar Velayet-i Fakih dünyasında
yerlerini almalılar, almalılar ve zalimlerin karşısında dik olmak
zorundalar.Lübnan’da Hizbullah, bunu ispat etti ve Siyonizm
yenildi.Lübnan’la savaşa girememelerinin tek sebebi budur.Dünyanın ve alemin
kaderini Kuran ve Ehl-i Beyt as birlikteliği belirleyecektir.Zamanın sahibi hz.
MEHDİ as ın zuhurunu HZ ALLAH’tan cc talep ediyoruz.
Pek sanmam. Müslümanlar ehli beytte birleşmedikçe bu işler çözülmüyor. Hz. Zeynep ana türbesinin az uzağında aşure günü filistinli göçmenlerin düğün yaptığını görünce olayı anladım. İmam Hüseyine yanaşmadıkça bunlar iflah olmaz.
#FFFFFF">
EBU HUSEYIN
17-08-2010, 02:50:46
#FFFFFF">
Sevgili kardeslerim,
Imamimiz Imami zamani beklemek onu takipcisi olmak sadece onu savunmak degil onu yuceltmek degildir. O imami kavramak onun elbisesi içinde olmakdir. iste o zaman herseyi farkli gorecegiz. yoksa obur turlu kimseyi ne alnlariz nede digerleri bizi anlar.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.