Elveda ey Resulullah yarenleri, elveda ey Ali, Zehra yarenleri.
Yine
acı bir ölüm haberi ile gözlerimizi yeni bir güne açmıştık. Şeyh Hamza
Göleli 52 yıl süren yaşamıyla bizlere veda etmişti.
Iğdır’dan uzak bir şehirde yaşarken duyardım,
Perşembe geceleri Sahibu- Zaman Camisinde duaların okunduğunu, insanların
camiye toplandığını ve bu cemaatin dualardan çok feyiz aldığını. Bütün bunları
duyduğumda Iğdır’da yaşayan kardeşlerimin adına sevinir kendi adıma ise
üzülürdüm. Yaşadığım şehirde bize yakın gidebileceğim bir cami yoktu.
Yıllar
sonra Iğdır’ a temelli yerleşmek üzere gelmiştim. Yıllarca hasret kaldığım cami
kokusuna cemaatine artık kavuşmuştum.
İlk
Perşembe gecemi hiç unutamıyorum.
Camiye
Kumeyl duası için gitmiştim. Çok karışık duygular içindeydim, sanki
yıllardır cami ile tanışıyorum da, kucaklamak istercesine, gurbetlik bizi
ayırmışçasına aklımı başımdan almıştı.
Oturdum bir köşesinde, seyre daldım. Caminin
havası çok farklı idi. İçim içime
sığmaz olmuştu. Bir an önce Kumeyl duası başlamalı ve
içime akıttığım gözyaşlarımı dışarıya seller misali akıtmalıydım, çünkü gözyaşı
müminin silahı idi.
İlk Perşembe duası…
Çok farklı idi… Özlem
sona ermişti…
Artık ölsem de gam yemezdim. Namaz sırasında
dizlerimim bağı çözülmüştü. Bedenim mest olmuştu.
Sıra Kumeyl duasının okunmasına gelmişti.
Ya Allah ya Allah! İlmin kapısı olan Hz. Âlinin Kumeyl duası.
Camide sayılacak kadar az kişi vardı. Dua okundukça boğazıma düğümlenen hıçkırıklarla
kala kalmıştım. Yılların biriktirdiği özlem hasret gideriyordu. Camide
tanımadığım insanlar etrafıma toplanmıştı. Bu nasıl bir ağlamaydı, bu da kimdi,
dercesine beni sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Yanımdakilerin yaşadıklarımdan
haberi yoktu. Ne hissediyordum niye böyleydim?
Ruhiye dolu ortamı sağlayan âlimden razılık edercesine
ağlıyordum, o âlime dua ediyordum, bana hayat veren İslam`ı yaşıyordum.
Perşembe
dualarını camide ilk okumaya başlayan o güçlü âlim Şeyh Hamza Göleli‘ydi. Ne
mutlu ki bir ilke imza atmıştı. Şia’nın özü olan duaların camide düzenli
okunmasına vesile olmuştu. Allah‘ın evinde ilme aç insanları başına toplayıp
onlara İslam’ın güzelliklerinden bahsederdi. İnsanlar camideki vaazdan zevk
almaya başlamışlardı. Gençler akın akın camiye gidiyorlardı.
Çok güçlü bir âlim olduğu belliydi. Allah`ı tanımak, tanıtmak esas idi. Şialığın ilkeleri esas anlamı ile bu
âlimin dilinden duyuluyordu. O her konuşmasında dinini tebliğ ediyordu.
Korkmadan, yılmadan ilklere imza atarak…
Etrafımızdaki gençlik sizden çok yenilikler öğrendi. En önemlisi de
Ehlibeytin dinimizdeki yerini…
İlk kez gönül yoldaşları beraberce hareket ediyorlardı.
Dini artık ferdi değil toplumsal yaşıyorlardı.
İlk onun döneminde İslami düğünler yapılmaya başlandı. Öğle güzel idi ki o
düğünler.
Çünkü
başında çok güçlü bir irade vardı.
Sizi tanıyamadım ama sizin vesilenizle bu yolda eğitim alan talebeleri tanıdım.
Onlar bu kadar güzel insanlar ise sizi tarif etmek imkânsız olur herhalde…
Şeyh Göleli hakkında oğluyla yapılan röportajı okumuştum.. O röportajda
bir cümle can alıcıydı. Eşiniz sizi Ebulfazlil Abbas’a benzetiyordu. O
mısraları okurken gözyaşlarıma hâkim olamadım. Ebulfazlil Abbas’a
benzetilmek çok farklı bir şey olsa gerek. Gücün simgesi, vefanın adı…
Açız, susuzuz, güçsüzüz… Sizin gibilere her zaman ihtiyacımız var.
Yine hakkınızda, varlığınız yaşamımıza anlam katıyordu diye bahsedilmiş.
Ne mutlu size, ne mutlu hepimize.
Zenginliğin gerçek manasını onda gördüm. Hani derler ya, önemli olan dünya
zenginliği değil ahiret zenginliğidir. Gerçektende öyle, çok zengin bir şekilde
bu dünyadan ayrıldınız. Arkanızda sizi hep yaşatacak hayırlı ameller
bıraktınız. Özelliklede islami çizgide ilerleyen âlimler. Dünya var oldukça
talebeleriniz sizi yaşatacaktır.
Bir şeylerin ilkine imza atmak kolay değil, her
yiğidin harcı değil. Silinmeyen izler bırakmak…
Hüseyni, Hüseynin Kerbelasını
öğreten alim..Zeyneb’in aşkını yaşayan, ey Ehlibeyti yaşatan alim.
Bir Ağabey sizin
hakkınızda şöyle demişti. O âlim benim âlimimdi, o hepimizin âlimi idi. Topluma
mal oldunuz, ne mutlu size, ne mutlu.
Mezara konulurken sevenleriniz yanınızda size son vefasını gösterme yarışında
idi. Anlamlı mersiye sözleri yürekleri ağlatıyordu.
Bütün bu olanlardan haberiniz varmıydı? Bilmiyorum ama cenaze merasiminizin her
anında da ayrı ayrı tebliğ vardı.
Hepimizin yaşayacağı son yolculuk, siz kutsal görevinizi yerine getirdiniz. Hem de zengin bir şekilde. .
Her insanın
fıtratındaki Allah sevgisine meşale oldunuz. Sizin vesilenizle çok kişi
sırat il müstağime yöneldi.
Cesaretinize, ilminize,
gücünüze ve tüm yaptıklarınıza hayran olmamak elde değil. Birçok kişinin yapmak
isteyip de, yapamadığını yaptınız. Allah sizden ve sizin gibilerden razı
olsun.
Sizi rahmetle anıyoruz. Yeriniz nurla dolsun mekânınız cennet olsun.
Allah-u teala Ehlibeyt dostu,Emektar Seyh hamza aga ve cok degerli esine rahmet etsin.Ruhlari sad ,mekeanlari cennet olsun...
Allah´in selami peygamber cübbesini hakkiyla tasiyanlarin üzerine olsun.
"Allah Allah Allah u Ekber
Ey varisi yüce peygamber
Ağam ağam kahraman ağam
Elveda ey Mihriban ağam....
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.