Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
Muhalif Bir Açıdan Dünya Kupası
06/07/2010 - 14:47

MUHAMMED MEHDİYAR

 

Bismillah

 

Kısa bir mukaddimeyle başlıyoruz. Bazı distopya örneklerinde (Geleceğe yönelik olumsuz devlet ve toplum düzeni tasarısı, anti-ütopya) toplumları uyutmak ve rahat yönlendirmek için çeşitli yöntemlere başvurulduğunu görmekteyiz. Her distopya yazarı kendi hayalgücü ve dünya görüşüyle, gelecekle ilgili kaygılarını tasarısına yansıtmıştır. Ama meşhur bazı distopya örneklerindeki (Bradbury, Huxley) ortak kaygı, insanı insan yapan ‘kaygı kavramı’nın onun elinden alınmasıdır. Açalım. Kaygı; yani insanın dert sahibi olması. . Kendisi ve başkaları için düşünmesi. Yanlışı görebilmesi ve onun karşısında tavır alabilmesi. Din’dar’, duygu ve sanat sahibi olması.

 

Bazi anti-ütopyalarda görülen totaliter rejimlerin amacı toplumun zihnini kaygıdan, fikirden uzaklaştırarak herkesi mutlulukla gark etmek. Ama bu mutluluk şuurdan uzaktır. Biri mutlu olmuyorsa, zorla mutlu edilir. Bunun için muhtelif yöntemlere başvurulur. Bunların içerisinde, hakikatin, gerçeklerin kimseye açıklanmaması, kitap okumanın, fikir üretmenin yasaklanması, din ve Tanrı kavramlarının yok edilmesi, meşru uyuşturucuların toplum içerisinde yaygınlaştırılması ve daha bir çok uç, marjinal yöntemler kullanılır. Konumuzun bunlarla fazla ilgisi olmadığı için için asıl konuya geliyorum.

 

Dünyada düzenlenen bazı organizasyon, turnuva, festival, program, yarışmaların görmüş olduğu işlev distopyalarda işaret ettiğimiz bazı kehanetlerin işlevine ne kadar da benziyor. Farklı olan kısım devletlerin değil de uluslar arası kuruluşların düzenleyici olması. Benzerlik yönüne gelecek olursak, kısacası insanın uyuşturulması ve kendini sürekli mutlu hissetmesi.Bu mutluluk Abidin Dino’nun ‘Mutluluğun Resmi’ tablosundaki mutluluktan oldukça farklı. Burada mutlu olmaktan kasıt fazla düşünmemek, bir ömür boyunca fikir sarhoşu olmaktır. Büyük organizasyonlarda oluşan geniş tüketim sektörü, muazzam para akışı gibi konuları geçerek benzerlik kısmını devam ettiriyorum.

 

SDE’nin (Stratejik Düşünce Enstitüsü) sitesinde, Dünya Kupasının başlangıcında yayınlanan bir yazının başlığını ve son cümlesini aktarıyorum: “Toplumlar Arası Bir Mola: Dünya Kupası.” “Afrika yeniden keşfedilirken tüm dünya futbol eşliğinde 1 ay boyunca waka waka yapıp statlarda vuvuzela çalınmasını tartışmaya devam edecek.”

Bu şirin ve değerlendirmeden çok bir ‘iyi niyet temennisi ilan namesi’ niteliği taşıyabilecek yazıdaki bazı cümlelerden istifadeyle, organizasyonu hülasa olarak incelemeli.
Bazıları futbol bir puttur derler. Ne kadar doğru tartışılır. Bu sporu tamamen reddeden anlayış bizden uzak.
Ama bu sözü sarfedenlere bazı açılardan hak vermemek elde değil. Bir beden terbiyesi açısından söylenecek bir şey elbette olamaz. Ama bir kültür, sektör, yaşam anlayışı olarak bütün dünyada yaygınlaşmış, pazar sahibi olmuş futbolla sorunlarımız var.
Futbol sektörü insan tüketen bir sektördür. İnsanın hassasiyetini kör etmeye yöneliktir. Bu hususiyet bir kimsede fazla, bir kimsede az olur, başka bir mesele. Farklı alanlarda da olsa bir çok yeni kültür, sektör, yaşam tarzı ortaya çıkmaktadır (Eurovision vs…) ki aynı özelliği taşırlar. Ve bunlar sürekli yalancı kahramanlar üretir. Bu kahramanlar dünyaya pazarlanır ve bir süreliğine kamuoyunun olguları niteliğini kazanırlar. Büyük organizasyonların hepsinin sonunda bunlar ortaya çıkar. Ta yeni ya farklı bir alanda yeni kahramanlar piyasaya sürülünceye kadar.

 

Ülke içerisinde televizyon, radyo, gazete, dergi, albüm, konser ve çeşitli etkileyici, renkli festival ve organizasyonlarla ve özellikle sinema ve internetle toplumlar ‘meşgul’dür. Her yıl düzenlenen bir çok uluslararası renkli organizasyonlarla yerel ve geleneksel renkler silik hale getirilir ve onun yerine ‘Uluslararası Tüketici Kültürü’nün muazzam tebliği yapılır. Cemil Meriç’in ‘yirminci yüzyılda herkes batılı’ manasindaki sözünü hatırlamamak elde değil.
Düzenlenen her programın sistemli bir şekilde belirttiğimiz amaç doğrultusunda kasıtlı olarak çalıştığını söyleyecek iddiamız yok. Ama farkındalıkla birlikte ya da bilinçsiz bir şekilde bir çok modern kültür öğesinin bu hale geldiği ya da alet olduğu aşikar.
Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünyası’nda işaret edilen bazı meseleler dikkate şayandır. Kahramanlardan birisi şunu söylüyordu:” Yaptıklarımız ‘gerçek’ için iyi olmadı ama mutluluk için iyi oldu.” Gerçeklerden taviz verme, onları görmemekle mutlu olmak.
Aynı kitaptaki şu ifadeye dikkat ediniz: Şurada şu oyunu oynamayacaksak, şu olayı maçı izlemeyeceksek, bir yerde yemek yemeyeceksek vs zaman ne işe yarar ki? Birçok karma karışıklıkla insanlar hep meşgul, yoğun, mutlu.” Düşünmeye konuşmaya yalnız kalmaya müsaade edilmez, böyle şartlandırılmaz insanlar. İnsanlar hiç yalnız bırakılmaz, tanrıyı, ölümü düşünüp yâd etmemeleri için.

Kitaptaki belirtilen vaziyetin çok uzağında değiliz. Dünya Kupası ve benzeri organizasyonları (ki bir parçasıdır büyük tablonun) bu bakış açısıyla değerlendirmenin zamanı geldi ve çoktan geçiyor. Bir mola olarak tanımlamak, bizim açmış olduğumuz pencereden bakıldığında yanlıştır, hatta mola olmaktan daha çok, bu gibi etkinlikler yıl içerisindeki ekinin biçildiği, resmin tamamlandığı zamanlardır. Her zaman oynaması için şu insanoğlunun eline oyuncak ver. Ta ki kafasını kaldırıp etrafında ne dönüyor anlamasın.

Belki de Sadi Şirazi’nin kelamına kulak vermenin vaktidir şimdi.

Beni Adem e’zayé yek peykerend/ ké der aferineş zyek goherend
Çu ozvi bé derd avered ruzıgar/ déger ozvha ra nemaned gerar
(Adem oğulları bir bedenin azasıdır, ki yaratılışta tek cevherdendirler
Zamane bir uzuva ağrı getirirse, diğer uzuvları huzurlu,sakin bırakmaz artık)


İnsanın fikir sancısı olmalı. Çare aramalı. İnsan’ın ulaşabileceği makam, modern kültürün tayin ettiği bütün makamlardan çok daha yüksek, pak, ve azizdir.

 

Belki bazıları, bu yılki Dünya Kupasının Güney Afrika’da düzenlendiğini, bunun benim sözlerime aykırı olduğunu, yani bu gibi organizasyonların sadece zengin ülkelerin işi olmayacağını, fakir ülkelerin tanıtımında, ekonomik kalkınmasında çok etkili olduğu söyleyecektir. Hatta buna benzer bir şeyler diyebilirler; ‘Ayrıca zihinlerde fakirlik, ırkçılık, apartheid rejimleri, ilkel toplum yapıları, etnik, siyasal, sosyal, sivil çatışmacılar ve AIDS gibi “olumsuz” unsurlar üzerinden şekillenen Afrika’nın “olumlu” yönde “imaj” değiştirmesi sağlanıyor.’ Hatta buna ilave olarak bireylerin Afrika’yla ilgili fikir dönüşümünün yenidünya düzeninde Afrika’ya önemli rol biçildiğinin göstergesi olduğunu da diyebilirler. Afrika’nın yapılandırılmasında uluslar arası aktörler arasındaki rekabetin artacağını da…

Kupa’nın Güney Afrika’nın tanıtımına yardımcı olduğunu söylemek apaçık bir yanılmadır. Bu tanıtım, bütün vücudu yanık birinin, elbise giyinip yüzüne makyaj yaparak insanların arasına çıkması gibidir. İktisadi, kültürel, siyasi hiçbir unsuru değişmemiş bir toplumun birkaç stat yapımıyla olumlu yönde ‘imaj’ değiştirmesi mi? O görkemli stadyumları görünce, Afrika ilerlemiş diyeceğiz öyle mi?
SDE’nin sitesinde yer alan başka bir yazı açık bir şekilde Güney Afrika’nın durumunu ortaya koyuyor.

 

‘Nüfusun yarısının 200 dolar gelirle yaşadığı’, birçok yerinde su ve elektrik olmayan ülkede, sadece bir stadyum için 832 milyon dolar harcanması neyle açıklanır? Bu sektörle para mı kazanılacak? Çok geliri olmadığı oldukça aşikâr olan bir alandır bu, orada kaç kere Dünya Kupası düzenlenecek?

 

Yarım milyon civarında insanın geleceği yerde, güvenlik, sınır kontrolünün zayıf ve rüşvetin yaygın olması, hükümetin de tartışmalı olması kimlerin eline koz geçirir? Uyuşturucu kaçakçılığı ve fuhuş için en uygun ortamdır bu. Yasa dışı çeteler için ne kadar iş alanı açılacağı bellidir. Çeşitli ülkelerden –en az- 40 bin kadının fuhuş için getirtildiği belirtiliyor.
Elbette şu konuya hem değinmeli. Dünyanın en yüksek HIV oranına Güney Afrika sahiptir. 48 milyon nüfusun beş buçuk milyonu AIDS’lidir. Kupayla birlikte HIV vakalarının artacağı tehlikesi vardır.

 

Tanıtım, imaj mı dediniz? Afrika’ya yeni bir rol veriliyor, bu dünyadaki gelişmelerden belli oluyor. Afrika’yı yeniden yapılandıracak kim? Uluslar arası kuruluşlar. Rekabet artacak doğru. Ne rekabeti? Yapılandırma mı, sömürü mü? Tarih tekerrürden ibarettir. Kapitalizm ve emperyalizm sinsice gülümsüyor…

 

Kupayı dost akrabanın, birçoğunun takip ettiğini biliyorum. Sadece bu nüktelere olan teveccühümüzü artırmalı. Samimane bir hatırlatma olarak telakki ediniz.

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

Abdullah Abdullah 08-07-2010, 10:03:23
tebrikler,
Bu güzel değerlendirme ve uyarılar için Allah razı olsun. doğrudur çoğumuz bu kupa maçlarını izliyoruz, ama değindiğiniz hususlara da dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum.
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

06/07/2010 Muhalif Bir Açıdan Dünya Kupası
03/06/2010 FATIMİ HUTBENİN METHİ
26/05/2010 Musibetin Tarihi, Fatıma
14/05/2010 Hz. FATIMA
21/08/2009 HÜRRİYET GAZETESİNİN KOMPLOSUNA CEVAP
23/06/2009 Seçim Tahlili mi, Mezhep Taarruzu mu?
01/06/2009 BEHÇET AYNASI
05/05/2009 Şiir Ülkesinin Zeynep Vadisinden
07/04/2009 ON BİRİNCİ HİDAYET MEŞALESİ
02/04/2009 ÜZÜLÜYORUZ; ALLAH İÇİN!
04/01/2009 HÜSEYİN, FİLİSTİN, İNTİZAR, ALLAH
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat