Peygamber efendimiz bir hadisinde şöyle buyuruyor“Sizin en hayırlınız, kadına iyi davranandır.”
İster duygusal, ister şiddet anlamında
kadınların günlük yaşamlarında birtakım sıkıntılarla karşılaşmalarını görmek,gerçekteniçler acısı.
Kadınlarımızın
yüzlerine baktığımızda, neyin var, niye üzgünsün sormaya gerek kalmıyor, o
gözlerindeki umutsuz bakışlarıyla anlatıyor zaten sana durumunu.
Bilmiyorum
nerden başlayıp, neyi anlatsam. Kadınlar boşluk içerisinde, kadınlar çaresiz,
kadınlar ezik, kadınlar suskun!
Yüreklerde
sadece kendilerinin duymak zorundaoldukları rüzgârlar esiyor!
Araştırdığımızda birçok sebeplerle
karşılaşabiliriz ama en önemli sebeplerden birisi kadınların eşleri tarafından desteklenmemesi.
Neden
eşler birbirlerini anlamaya çalışmazlar?
Neden çok
hızlı ilerleyen yaşamımızın kıymetini bilmeyiz?
Neden
esas güzellikler dururken, küçük hesaplar peşinde koşarız?
Aile içi çatışmalar o kadar fazlalaşmış ki,
gün geçmiyor duymalım, kadının dövülmesini, aç kalmasını, birtakım
kısıtlamalara maruz kalışını…
Yılardır
her yerde kadının eşine karşı nasıl davranması gerektiği konuşmalarına şahit
olduk.Gerektoplumun ataerkil kurallarını ,gerekse din
adına birtakım kuralları bizlereanlattılar... Camilerde vaazlarda ,erkeklerin kadınlara karşı
görevlerine değinme gereği duymadan kadınların görevleri üzerine basa basa anlatıldığına şahit olduk.
Evet,
içler acısı bir durumla karşı karşıyayız, yıllardır süregelen bu sorunlar gün geçtikçe
daha da büyüyor. Yani sorun halledilmiyor, sorunlar üst üste gelerek, artık
nasırlaşmaya başlıyor.
Çalışan kadının sorunları çok farklı!
Ev hanımlarının sorunları bir başka
değişik!
Yaşamını sadece toplumsal
kurallara göre ayarlayan, kadınların sorunları bir başka.
Dininin getirdiği kuraları yaşamak
isteyen kadının ise problemleri daha bir farklı!
Anlayacağımız hangi tarafa dönsek,
ezilen yıkılan ve dövülen kadınları görmek mümkün.
Özellikle, kadınların kocaları ile
yaşadığı sorunlar saymakla bitmez!
Yine anlamakta güçlük çekiyorum,
beraber yaşamakta olduğumuz eşlerimizi bu şekilde mutsuz ederek neyi amaçlıyoruz?
Hele hiç anlayamadığım ise,
alınları secdeden kalkmayan kocaların, hanımlarına nasıl bu tür hareketleri reva
gördükleridir!
Acaba ben mi dini yanlış tanıyorum,
yoksa bu tür davranışları yapanlar mı yanlış tanıyor.
Defalarca
şahit oluyoruz çalışan kadın bile, kendi parasıyla ihtiyaçlarını karşılayamıyor.
Çalışmayan
kadın ise çalışan kadından beter o da aynı sıkıntıyı yaşıyor. Bırakın problemini
dile getirmeyi, nasıl diyebilirim diye günlerce sıkıntı yaşıyor.
Aynı yastığa baş koyduğun can yoldaşına bile sıkıntını dile getirememek
zor olsa gerek..
Peki, bu kadın ne yapsın?
Kime sığınsın? Kime anlatsın
derdini?
Eşi sağlık problemleri içerisinde boğuşurken, onunla ilgilenmeyi gereksiz görüyor, ama kendince gerekli olan yerlere maddi ve manevi
gücünü harcamayı mubah görüyor.
Evini
geçindirecek param yok, çocuğumun ihtiyacına harcayacak param yok diyor ama kendi
lüks harcamalarından geri kalmıyor.
Daha geçen
gün bire bir şahit oldum, kadın eşine korkusundan hastayım doktora götür
diyemediği için aniden rahatsızlanıyor ve oracıkta ölüyor. Sonra iş işten
geçince başa vurmalar pişmanlıklar ne yazar! Olan oldu ölüme de çare yok ya! Can
yoldaşsız devam et yaşamına gör bakalım, ne günler varmış.
Hele bir de
erkeklerin eşlerinden şikâyet etmeleri yok mu, o da ayrı bir sorun.
Akşama
kadar evde her türlü sıkıntıyı yaşayan
Manevi
anlamda birçok zorlukla karşılaşan
Birde
akşam olunca gerek dille gerek elle kocası tarafından kösteklenen de kadın!
Ne yapıyorsun ki akşama kadar yemek ve
içmekten başka!
Yemeleri
ve içmeleri de savunmasız kadınların başlarının belası. Sanki insanca yaşamak,
sadece bir lokma ekmekten geçiyor!
Kadınını anlamak istemeyen erkek
kadının o yüceliğini, azametini bir lokma ekmeğe sığdırmayaçalışıyor!
Aslında farkında
değiller ki kadın bedensel olarak her ne kadar suya ekmeğe ihtiyaç duyuyorsa
bir o kadar da manevianlamda, belki
de ondan daha çok sevgiye ihtiyaç duyuyor!
Kadın derdini anlatamıyor veya anlatmak
istediğinde susturuluyor. Gerek toplum baskıları gerekse örfi kurallar kadını
işin içinden çıkılmaz bir sokağa sürüklüyor.
Mutsuz
kadın her ne kadar güçlü olursa olsun solup gidiyor. Ama gerçek anlamda eşiyle
mutlu olan bir kadın gün geçtikçe büyür ve büyür. Büyüyen kadın önce ailesine
sonra topluma faydalı olur. Tarihte başarılı kadınların neler yaptığıne şahidiz…
Çocuğu
yetiştirendolayısıyla toplumu
yetiştiren kadının mutsuzluğu toplumun mutsuzluğudur.
Bismillahirrahmanirrahim sayın ülkü hanım yazınızı sade ve anlaşılır bir dille yazdığınızdan dolayı samimi teşekkürlerimi sunuyorum tesbitleriniz çok yerinde yıllardır camilerde hocaların kadının kocasına karşı görevleri ve yapılmadığı takdirde Allah tarafından ve hadisler doğruluğunda cezalandırılma hitabetleriyle karşılaşan kadın yaptığının karşılığında bakar ki erkek daha da hegomanyası artmış ve bir zamanlar azda olsa yanında yürüdüğü erkeği onu arkasında yürütmeye başlamış ve bu dindar olsun olmasın bütün kadınlar ve erkeklerin sorunudur hak ölçüyü kadın, Alimin vaaziyle uygulamaya çalışırken erkek o vaaz de iyice koltuklarının kabarmasıyla çıkmıştır. BEN ACİZANE ŞUNU SÖYLEMEK İSTİYORUM Kİ ALİMLER Yazarlar,okurlar, KADININ VE ERKEĞİN GÖREVLERİNİ,VAZİFELERİNİ ,SORUMLULUKLARINI ANLATMA KONUSUNDA YETERSİZ VE YAPICILIKTAN AYDINLATICI OLMAKTAN UZAK BİR ÇİZGİDE GİTMİŞLERDİR.artık insanların şunu derk etmeleri gerekiyor kadında erkek de aynı nefsten aynı kökten yaratıldığını herkesimin algılaması ve uygulamada herkes görev sormluluk vazife çizgilerini iyice derk etmek zorunluluğu doğmuştur.Allah (c.c)kadını erkeğe emanet etmiştir emanet din de çok hassas konu olmasına rağmen emanete hıyanet gittikçe artmıştır.Ayrıca evlilik bir dizi kural ve kaide çizgisi değildir.toplumda erkek de kadında kendilerine verilen hakkı iyi bilmemilidir.kimsenin kimseye üstünlük taslama hakkı da yoktur sadece Ayet de buyrulduğu üzere'EN ÜSTÜNÜNÜZ TAKVALI OLANINIZ DIR.'bu çizgiye doğru adım atılması gerek. Ülkü hanım yazınız dan dolayı tekrar tebrik ediyor başarılarınızın devamını diliyorum.sorunlar la birlikte çözümlerin üretilmesi gerekiyor.Çözümü sunulan yazılarınızı da okuma yı diliyorum.çünkü bugün toplumda çözüm de bir tıkanıklık hakim dir.
#FFFFFF">
cihat
24-05-2010, 15:55:59
#FFFFFF">
eline sağlık ülkü abla yine toplum olarak tökezlediğimiz bir konuya değinmişsin umarım eşlerimize, kız çocuklarımıza, annelerimize dinimizin gerektirdiği davranırız.
#FFFFFF">
yalnızlık
30-05-2010, 10:58:42
#FFFFFF">
Selamün aleyküm.kaleminize sağlık.kadınların sorunlarını çok güzel dile getirmişsiniz..evt kadınlar malesef dik,dimdik duramıyorlar hayatın karmaşasında..nice eziklikler arasında yok olup giden,hayatını hiçde istemediği şekillerde sürdüren kadınların sorunları saymakla bitmez...hele hele hayatını paspas eden ailesi uğruna,tek dünyası evi,çocukları,ve eşi olan ev hanımlarının çektiği çileleri anlatmakla bitmez...üstelik sizinde ifade ettiğiniz gibi camilerde sohbetlerde kadının kocasına davranışları hakkındaki uzun uzun anlatımlar karşısında çoğu zaman benimde kafamda şöyle bir soru oluşmaktadır bir kadın olarak""acaba ALLAH 'u zülcelal dünyayı sadece erkeklere hizmet içinmi yaratmıştırki??''''..kadınların tek vazifesi erkeklerin ayakları altında ezilmekmiki??*eğer öle olsaydı her halde kadının ne aklı,ne duygusu,nede düşünme yeteneği olurdu diye düşünüyorum...bunları ifade etmenin adınada feminizm deyip geçiştiriliyor...hayır feminizm değil bence,hak kavgasıdır bu..vesselam....
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.