Evet bugünlerde Türkiyeli ve
İstanbullu olan bizler, ağır bir misafiri ağırlamaktayız. Bu
misafir bildiğiniz gibi İslami İran’ın cumhur reisi olan Dr. Mahmud Ahmedinejad’dır.
Mazlumdan ve haktan yana olan bütün insanların gönüllerinde taht kuran Ahmedinejad,
yeniden İstanbullu ,Türkiyeli insanların gönüllerini feth etmeyi başardı.
İstanbul bu kez ikinci fethini yaşamaktadır . Ama bu Fetihi diğerinden
ayıran en önemli özelliği, bu fetihin silahla kazanılan fetih değil de
, insani erdemlere sahip olan bir liderin, Türkiyeli Müslümanların
gönüllerinde gerçekleştirdiği sevgi fethiydi.
Ahmedinejad,İslam’ın en büyük komutanlarındanMalik Eşter gibi iç ve dış politikada izlemiş
olduğu adilane ve ince siyaseti ve mütevazi yaşamı sayesinde de Türkiyeli
Müslümanların ve dostlarının gönlünde kat kat taht kurdu.
Dr. Ahmedinejad Türkiye’mize gelirken
bizleri şöyle selamlamaktaydı: ‘Her şeyden önce
ben selamlıyorum sizi. Türkiye’nin büyük halkını selamlıyorum. Mümin ve
vatansever olan Türk halkını. Büyük tarihi, kültürü olan ve
büyük iftiharlarla dolu olan inançlarla tabiî ki bölgesel ilişkilerde de çok
önemli katkıları olan halkını’.
Bizler de Türkiye halkının birer fertleri
olarak kendilerini selamlayarak, sesleniyoruz: ‘Ey onurlu, inkilabi, fedakar, vatanperver
, imanlı,zulümle mücaleden yılmayan ,direnişçi halkın cumhurbaşkanı;
bizler de sizleri en derin ,samimi sevgilerimizle, muhabbetlerimizle
selamlıyoruz.Hoş amedi, Hayli memnun(hoş geldiniz,çok memnun olduk ) diyoruz’.
Ahmedinejad bir cumhurbaşkanı olarak ülkemizin hükümetiyle doğal olarak ,
siyasi, askeri ,ekonomik, kültürel alanlarda bir çok anlaşmalar yaparak
ülkemizden ayrılacaktır. Bununla beraber yaptığı bir antlaşma var ki
diğerlerinin ehemmiyetini kesinlikle gölgede bırakacak olan antlaşmadır. Evet
İslam İnkilabının cumhurbaşkanın yaptığı bu antlaşma, biz Türk halkının
gönlüyle yaptığı sevgi ve muhabbet antlaşmasıdır. Diğer dünyalık olan
sözleşmeler belki bir zaman sonra geçerliliğini kaybedecektir. Ama bizlerle
yapmış olduğu sevgiye ve muhabbete dayalı inanç ve gönül birliği antlaşması
sürekliliğini koruyarak devam edecektir. İnşallah...
Cuma namazını kılmak için geldiği Sultanahmet camiinde ki Müslümanlar
tarafından getirilen tekbirler sanki; müstekbirlerin, batılın
yıkılışının haberini vermekteydi. Ehl-i Sünnet kardeşlerimizle beraber
kılınan bu cuma namazıyla Müslümanların birlik ve
beraberliğini sağlamasıbakımından cuma namazı da siyasi misyonunu yerine
getiriyordu. Ahmedinejad, Sultanahmet camiinde kıldığı
bu cuma namazıyla siyasetle dinin birbirinden ayrılmaz olduğunu ve
Türk halkının yanında ve onlarla omuz omuza olduğunu göstererek,
ümmet olma açısından bilinç ışıklarını yakmıştır. Bu ümmetin birliği ve
beraberliği, vahdeti açısından çok önemli ve bereketli bir adımdır. Yani
Ahmedinejad her zamanki gibi İslami kimliğine yakışanı yapmıştır. Bu
davranışına dostlar sevinmiş, düşmanlar, müstekbirler, oldukça üzülmüştür. Artık
bu ülkenin gündemine; olması gereken Şia-Sünni mezhepleri arasındaki
ümmet olma bilinci oturmuştur.Türkiyeli Müslümanlar olarak bize düşen görev,
Sultanahmet camiinde atılan bu birlik ve berberlik tohumunu hep beraber
yeşertmektir.
İslami İran cumhurbaşkanı ; Ahmedinejad, İslami görevini yaparak,çok önemli bir
işi başararak ülkemizden ayrılacaktır. Dost , kardeş ve inanç birliği
olan iki ülke halkının arasındaki var olan muhabbeti derinleştirerek
ülkemizde hoş bir seda bırakarak ülkesine dönecektir. Bu yaptıklarından
dolayı iki dost ve kardeş ülke halkları kendisine minnettardır. Bu
tarihi ziyaret de , cumhurbaşkanı çok önemli konularda mesaj vermiştir.
Bu mesajları dikkatlerinize sunuyorum:
-İnsanların
kerameti ayaklar altına alınmıştır.
-İnsanlık
dünyanın mevcut durumundan memnun değildir...
-Filistin
halkını serbest bıraksınlar.
-İran
halkı bu konuda kararlıdır... Amerikalılar 28 yıl önce bizimle ilişkiyi
kestiler ve ambargo koydular. Hedefleri bizim gelişmemizi engellemekti ama
bütün bunlara karşı biz şu anda nükleer bir ülkeyiz.
-İran
dünyaya hakim zulümle mücadele etmek istiyor...
-Bizim
tüm amacımız dünyayı adaletsizliklerden arındırmaktır...
-İsrail
rejiminin varoluş felsefesi terördür.
-Siyonistler
ne Yahudi ne Hristiyan ne de Müslümandır...
-Filistin
sorununun çözümü için referandum yapılmalıdır...
-İsrail
rejiminin miadı dolmuştur...
-Bu
rejimin kullanma tarihi artık fazlasıyla sona ermiştir... Bu rejimin toprakları
işgal etmesi artık sona ulaşmıştır.
-Bu
rejim tamamen saldırganlık ve terör için kurulmuştur. Tarihi bir yalanı
açıklamak istedim. Bu rejimin varoluş felsefesini açıklamak istedim. Bu
siyonist rejim problemini çözmemiz gerekiyor.
Aslında Müslüman ve mazlum
hakların Ahmedinejad’a olan sevgilerin temellinde bu mesajları
kabullenmeleri ve onaylamaları yatmaktadır. Bizler de vermiş olduğu bu mesajlar
için kendisine ‘lebbeyk’ diyerek, kendi üzerimize düşen
gerekli çıkarımları yapmalıyız. Bizler; Ahmedinejad’ın ziyaretini
genelde Müslüman hakların bir parçası, özel de Türkiye’li Müslümanlar
olarak büyük bir kazanım olarak görerek birlik ve beraberliğimizin
perçinlenmesine katkı sağlamalıyız.
Evet bu ülke halkının Ahmedinejad’a olan sevgisi, ilgisi
onun şahsında evrensel adalete, zulmün yok olmasına olan iştiyaklarıdır.
Aslında insanların özlemi; kendini hakka ve halkına adamış, mütevazi yaşamıyla
halkla beraber, halkın değerleriyle barışık olan yöneticilere olan
özlemidir. Bizlerin de Rabbimizden dileğimiz; ilahi evrensel adalet hükümetinin
şubelerinden biri olacak İstanbul’da Cuma namazının kılınacağı o günün, O cuma
günü sabahının en kısa zamanda gelip çatmasıdır...
İnşallah Ahmedinejadın bu ziyaretiyle tarhi kinler silinir, iki büyük ülke milleti ve devletiyşe dayanışma ve işbirliğine girerler. Bu sadece iki ülkenin değil bütün bir böle ve dünyanın lehinedir. Yazarımıza da teşekkür ederim bu tespitlerinden dolayı.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.