Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
MODERN KÖLELİK; KREDİ KARTI MAĞDURLUĞU
24/04/2010 - 07:38

BİLAL ATIŞ

 

Bismillah...

 

Belki insanoğlunun tarihi kadar eskidir kölelik. İnsan yaratıcısının nizamından yüz çevirip de nefsine yöneldiği zamandan beridir ki, kendi egosunu rab edindi ve kendinden güçsüzleri, acizleri, garipleri hep ezdi hep kullandı. Eski devirlerde çok acı örneklerine tarihin tozlu sahifelerinde şahit olduğumuz kölelik günümüze gelene değin etkisini azaltsa da ortadan kaybolmadı. Belki bugün adı kölelik olmasa da aynı zihniyet benzer kılıflarda varlığını sürdürmekte.

 

20. asrı etkisine alan Kapitalizm ve Komünizm insanlara bol keseden huzur ve sahte cennetler vaat ederken aslında fertleri ve cemiyetleri kendine bağımlı hale getirmiş, yeri geldiğinde sistemin menfaati için binlercesini katletmekten geri kalmamıştır. İçinde yaşadığımız dünya düzeninde de insanlığa sahte cennetler vaat edenler aslında insanı köleleştirmekte sisteme kul etmekten başka bir şey yapmamaktadır.

 

21. yüz yılın önceliği sevgi, barış, sağlıklı toplumsal ilişkiler değildir. Vitrinde bu kavramlar yer alsa da yaşadığımız devir ekonomik menfaatlerin her şeyin üstünde olduğu bir devirdir. Bu sömürü dünyasının en kuvvetli enstrümanlarının başında ise bankalar gelmektedir.

 

Bankalar ekonomik düzenin olmazsa olmazlarından sayılmaktadır. Bugün memleketimizde İslami bankacılık yaptıkları iddia edilen ve mevcut kanunlar ve piyasa koşullarına göre işlem yapan finans kurumları bulunmaktadır. Bu kurumların bankalardan ne farkları vardır. Gerek bankalar olsun gerekse de adına banka demeyeceğimiz kurumlar olsun bir kere ağlarına düşen insanların canlarını yakmaktan ne kadar da hoşlanmaktadırlar.

 

Kredi Kartı Tuzağı

Alışveriş hayatımızda kredi kartları hâkimiyetini kurmadan evvel de insanlar çarşılarda pazarlarda ihtiyaçlarını gideriyorlardı. Esnaflar vardı ve esnafların güvendiği müşterilerdik hepimiz. Yeri gelir ihtiyaçlarımızı alır ve elimize geçince öderdik. Esnafla aramızda banka yoktu, kart yoktu ve faiz yoktu. Sokaklarda dar gelirli insanımızın iki parça sebze satmasına rıza göstermeyen zalimler her köşe başında tezgâh açan bankalara dokunmadılar ve herkese yağmur gibi kartlar dağıtılmaya başlandı.

 

Başlangıçta çok hoşumuza gitmişti. Sanki geri ödemeyecekmiş gibi harcama yaptık. Telefonlarımızı değiştirdik, hanımın bir dediğini iki etmedik. Harcadık da harcadık. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 795, yoksulluk sınırını 2 bin 588 TL olarak tespit edildiği bir memlekette 577 lira askeri ücretin reva görüldüğü insanların cebine kredi kartı konursa bugünün beyliğini elbette sürecektir. Hepimiz aynı tuzağa düştük. Bu nedir demedik. Kızımız okul için bir şeyler isteyince, eşimiz mutfak için bir şeyler isteyince markette onları kırmadık ve zaman geldi ki ne yaptığımızın farkına vardık.

 

İnsanımız kredi kartı borçlarının ağırlığını atmak için yeniden parlak fikirler üretti ve bir kartın borcunu kapatmak için yeni kartlara yüklendikçe içinden çıkılamaz bataklıklara saplanır hale geldi. Ve intihar edenler, borcunu ödeyebilmek için varını yoğunu satanlar her gün karşımıza çıkan haberlerden oldu. Peki, bu sıkıntıda suçlu olan insanımızıydı. Evet, bizim de kabahatlerimiz çoktu ama asıl suçlu bankalardı. Her köşe başında kart dağıtan, 1000 liralık geliri olan adama 2000 liralık kart veren bankalar en sonunda hedefine ulaştı ve halkı kendine borçlu bir toplum meydana getirdi.

 

Ve devlet, senelerdir gelen hükümetler bu gidişe bir dur demedi. Neden desindi ki, nasıl olsa her liradan vergisini anında almak varken sistemle beraber kucak kucağa yaşamak varken gariban vatandaşını koruyup da ne yapacaktı ki?

 

Bankacılık

Bankacılıktan bahsetmek haddim de değil benim saham da değil. Bildiğim ve doğruluğundan emin olduğum bir şey var ki, bu gün başımıza bela olan bu derdin müsebbibi bankalar. Bankalar cemiyetin kanını emen vampirlerdir. Bankalar dinle diyanetle değil insanlıkla dahi bağdaşmayan bir kölelik düzeninin temel taşlarıdır. Kimse bu satırları okuduktan sonra bana bankalar hakkında ahlaki söylemde bulunmasın lütfen. Çünkü faizin, tefeciliğin, mağduriyetin ahlaki bir tarafı olmaz. Bizler de masum değiliz. Üç kuruşumuzu aman erimesin aman gelip istemesinler diye bankalara emanet ediyoruz ve bankalar da bu paralarla yine bizim insanımızı seviyorlar.

 

Son zamanlarda bir bankanın reklâmı çıktı kanallarda. Çizgi film formatında. Bir kız çocuğu ağabeyim işsiz diyor. Sizler paralarınızı falan bankaya yatırın. Adamın birisi gelecek o bankadan kredi ile para alacak ve fabrika kuracak. Ağabeyi işe girecek ve mutlu yarınlar. Na… (affedersiniz) zavallı çocuk. Adam bilmem kaçıncı geri ödemede çuvallayacak ve fabrika elden gidecek ağabey de kapı dışarı haliyle. Böyle bir reklâma çocuk alet etmek de ayrı bir yüzsüzlük.

 

Düşünsenize bizler hangi cihetten olursak olalım. Sadece ben de insanım diyenler yarın tüm paralarımızı çeksek bankalardan. Ve ceplerimizdeki kartları kırıp atsak kapılarının önüne. Bakın o zaman neler oluyor. O vakit bu zulmü yapabilirler mi? Ha bire memleketimizden banka alıp insanımızın kanını emen ecnebiler alırlar bohçalarını çekip giderler. Bizim sermayedarımız da oyunu adam gibi oynar. Bankacılık yaparken sadece piyasa kurallarını değil insanlığın gereklerini de hesaba katar. Sadece bize bakar bu sorunu düzeltmek. Yarın gidiniz ve bankadaki son meteliğinize kadar çekiniz. Var mısınız?!!

 

Çözüm

Sahifelerce kredi kartlarından doğan mağduriyetleri yazabilirim. Sahifelerce bilgi ve olay internette doludur. Ve bankacılık çarkının insanımızı nasıl ezdiğini burada anlatmak malumun ilanı olacaktır. Ben kendi düşüncelerimi burada okurlarla paylaşmak istiyorum.

 

Bu satırların yazarı iktisatçı, ekonomi uzmanı değildir. Fakir, gazetelerin ekonomi sahifelerini bile okumaz. Ama damdan düşmüş bir kardeşinizdir. Sonra kendini toplamış ve bankalarla ilişkisini minimuma indirmiştir. Hesaplarını kapatmış, kartlarını kapatmış. Pos cihazını iade etmiş ve sisteme uzak durmaya çalışan bir âdemdir.

 

Evvela soruna toplumun her kesimiyle yönelmemiz şarttır. Bu bir terördür. Ekonomik terördür. Devletin bir açılım da bankalar konusunda yapması elzemdir. “Vatandaşını Sermayenin Ezici Gücünden Koruma Açılımı” ve eli kalem tutan, dili laf yapan herkes bu dert için kafa yormak zorundadır. O kanalda bu kanalda boy gösteren erbabı fikir, televizyon yapımcıları, belgeselciler bu konuda çarpıcı yayınlar yapmalıdır. Geç saatlere değin insanımızı bağlayan hocalar başka düşünceleri yermek yerine, sunucular akla ziyan sorularla gündemi bulandırmak yerine; “Hocam bu banka belasından, bu faiz belasından vatandaşı nasıl kurtarırız, kredi kartlarını alış veriş hayatımızdan nasıl atarız” gibisinden derde deva sorularla halkı aydınlatmak zorundadır.

 

Müslümanın para istiflemesi hem günahtır hem de ekonomi için sakıncalıdır. Allah malın kendi aramızda dönüp durmasını hoş karşılamayacaktır. Mallarını istif edenleri de acıklı bir azapla müjdelemektedir. Müslüman müslümanı bankaya muhtaç etmeyecek. Karzı hasen sistemi uygulama alanı bulacak ve cemiyette yerleşecek. Devlet de vatandaşının yanında olacaktır. Devlet öyle güvenilir bir toplum tesis edecek ki, insanlar ihtiyaç sahiplerine imkânları ölçüsünde borç verecekler ve sadece Allah rızası gözetecekler. Alanlar da Allah rızası gözeterek alacaklıyı mağdur etmeyecektir. Devlet vatandaşını borç vermeye teşvik edecek, sen ver ihtiyaç sahibine, o da işini görsün” diyecek. “Ben kefilim borçluya, o borcunu ödeyecek. O ödemezse ben öderim senin alacağını ve ben bir şekilde ondan geri alırım.” Diyerek vatandaşa güven verecek. Taraflar arasında akit olunan evrak devletin güvencesinde olacak. Ve devlet gücü hiçbir bahanesi olmaksızın borcunu ödemeyenin gırtlağına sarılacak.

 

Bir gurup insanımız borçlu ve ödeme gücü de yok. Bu insanlar acilen rahatlatılıp yeniden harcama yapar duruma getirilmelidir. Bir kısım insanımızın hem borcu var hem de parası. Bunlar hemen, hem de hemen borçlarını ödeyecekler ve paralarını ekonominin içine sokacaklar. Bankalarda bekletmeyecekler. Alacaklar, harcayacaklar. Kazanacaklar tekrar harcayacaklar. Bir de parası olup borcu olmayanlar var. Bu insanlarımız da en yakınlarından başlayarak borç yükü altında olan insanını rahatlatacak. Ona borcunu ödeme yolları açacak ve parasını o insanın ödeme yapabileceği şartlarda geri alacak.

 

Bu memlekette peynir yemeyen insanlar var mıdır? Devlet herkesi peynir yiyebilir hale getirecek. Peynir üretimi artacak. Yeni yeni peynirciler oluşacak ve istihdam artacak. Her alanda bu çark hızlanacak. Devlet vatandaşını aç bırakamaz. Bir aç varsa o doyurulacak. Sonra sisteme kazandırılması için mücadele verecek.

 

Nedir devletin görevi; aç bırakmayacak, hasta bırakmayacak, eğitimsiz bırakmayacak, konutsuz aile bırakamayacak. Ülke gelirlerini buralara harcayıp ülkemin emniyetini sağlayacak. Bu alanlarda yatırım yapıp gelirlerin fazlasını halkının rahatlatmak için harcayacak. Bankalar da tefecilik değil müşterisiyle beraber ticaret yapacak. Halkı kalkındıracak efendim (affınıza sığınarak) kucağına oturası sevmeyecek.

 

Yaptıkları işlemlerden makul ücret alacak. (**) müşterisiyle birlikte kazanmanın yollarını sunacak insanlara. Ağlarına düşürdükleri insanlar acılar içinde kıvranırken bankalar karlarına karlar katabiliyorsa bunun adı ekonomi değil sadece tefeciliktir, zulümdür.

 

Belki de hayal gibi geliyor ama bankasız bir ekonomi, asgari borçlu bir cemiyetin tesisi için vakit kaybetmemeliyiz. Bankaların zararlarını minimize etmek hepimizin görevidir.

 

Bilal Atış

b.atis73@gmail.com

 

*)Bankaların karlarında ``yüzyılın karını`` açıklayan Ziraat Bankası 3 milyar 511 milyon lira ile ilk sırayı alırken, bunu 3 milyar 100 milyon lira konsolide net kar ile Garanti Bankası, 2 milyar 752 milyon lira ile İş Bankası ve 2 milyar 722 milyon lira ile Akbank izledi.
Bankacılık sektöründeki toplam net karlılık rakamı 2005`te 5 milyar lira civarında olurken, bu rakam 2006`da iki kat artarak 10 milyar lirayı geçti. Toplam net karlılık, 2007`de 14 milyar lira, 2008`de bir önceki yıla göre az da olsa düşerek 12 milyar lira civarında gerçekleşmişti.
2009`da ise krize rağmen verdikleri krediler ve kâğıt tarafından gelen karların etkisiyle karlılıklarını artırarak sürdürdükleri dikkat çeken bankaların yılsonu karlılık rakamının, 20 milyar lirayı geçeceği yönündeki tahminler doğrultusunda gerçekleşmesi öngörülüyor.


3 MİLYAR LİRA İLK KEZ
Bankacılık sektöründe 3 milyar liranın üzerinde net karlılıklar ilk kez görülürken, Ziraat Bankası ve Garanti Bankası Türk bankacılık sektöründe 3 milyar liranın üzerinde konsolide net kar rakamlarıyla dikkat çeken bankalar oldu.
Akbank ve İş Bankası da 2 milyar liranın üzerinde 2,7 milyar lira civarındaki konsolide net karlarıyla dikkat çekerken, bu bankaların yanı sıra Yapı Kredi, Halk Bankası ve Vakıfbank 1 milyar liranın üzerinde net kar açıkladılar.
2005`te 752 milyon lira net kar açıklayan Garanti 2009`da konsolide net karını dört kattan fazla artırarak 3 milyar 100 milyon liraya çıkarırken, son 5 yılda Ziraat, İş Bankası ve Akbank net karlarını yaklaşık iki kat, Halk Bankası üç kat artırdı. 

**) Bankalar, 2006 yılında 6,6 milyar lira, 2007 yılında 8,2 milyar lira ve 2008 yılının tümünde 10 milyar lira hizmet geliri elde etmişti. Kredileri kısmalarına rağmen bankaların geçen yıl kullandırdıkları kredilerden aldıkları ücret ve komisyonlarda 2008 yılına göre yüzde 31,6 oranında artış kaydedildi. Sektör bu kalemden 2006 yılında 1 milyar 725 milyon lira, 2007 yılında 2 milyar 50 milyon lira, 2008 yılının tümünde de 2 milyar 518 milyon lira kazanmıştı. Yapılan hesaplamalarla bankaların, işletme giderlerinin 2007 yılında yüzde 64,8'ini, 2008 yılında yüzde 63,3'ünü, 2009 yılının ilk 11 aylık döneminde ise yüzde 66,4'ünü sadece ücret ve komisyon giderleriyle karşıladığı belirlendi.

 

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

03/01/2011 Örnek Toplum
11/12/2010 Yargıya Dair Bir Deneme
30/11/2010 Halkın Sesi; Yunus Emre
24/11/2010 Sevgi Treni
31/10/2010 Medeniyet ve Avrupa
08/10/2010 AVM Müslümanı mıyız?
01/10/2010 Bir Elin Parmakları Gibi Olmalıyız
21/08/2010 Gazze’ye Sesleniş
27/07/2010 Mutlu İnsan; İşini Seven İnsan
12/07/2010 Kim Bilir?
07/07/2010 Yabancılaşma ve Mücadele
18/06/2010 Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü
07/06/2010 Ne Güzel Bir Şehir Kurulmuş; Mavilikler ve Yeşillikler Arasında
06/05/2010 BİR BİR DAHA BİR
24/04/2010 MODERN KÖLELİK; KREDİ KARTI MAĞDURLUĞU
18/04/2010 Bakırköy’de Yaşamak Artık Bir Ayrıcalık Değil
03/04/2010 Kapıkulları Araziye Salındı
26/03/2010 Devleti Aliye Tarihinde Bir Öteki
12/03/2010 HİNDİSTAN’LA İLİŞKİLER
24/02/2010 Ah Şu Dalkavuklar
14/02/2010 BİZİ YÖNETENLER
09/02/2010 28 ŞUBAT
30/01/2010 KARDEŞLİK HAREKETİ
23/01/2010 İran’a Tarafsız Yaklaşabilmek
25/12/2009 Bugün Aşura
19/12/2009 KERBELA FACİASI ANISINA
24/11/2009 AYRIŞTIRMADAN KUCAKLAYABİLMEK!
11/10/2009 AĞABEY KARDEŞ
03/10/2009 ON İKİ İMAM ŞİASININ İNANCI (*)
29/08/2009 Bedenin İsyanı
15/08/2009 DEFTERİM KALEMİM
03/08/2009 Başarı Mücadeleden Gelir
25/07/2009 Bünyemize Uymayan Komediler
06/07/2009 BİR DAMLA SU
20/06/2009 Bilmediğini Bilmeyen İnsan
26/05/2009 İKİNCİ DEVLET
24/05/2009 Niçin Okumayan Bir Toplumuz
22/05/2009 İkinci Devlet
13/05/2009 Yine Hayır Yine Başakşehir
28/04/2009 GÜVEN MESELESİ
15/04/2009 KURAN' A MUHTACIZ
11/04/2009 BİR BAŞKADIR MAYIS AYI
24/03/2009 YANLIŞ ANLAŞILAN DOĞRULAR
20/03/2009 Ebu Süfyan' ın Mekke' si
07/03/2009 BİR SEÇİM GEZİSİ
04/03/2009 Şeytanın Elindeki İlim, Batının İkiyüzlülüğü
11/02/2009 '' SAYIN AHMEDİNEJAD' A ''
05/02/2009 Davos Zaferi
27/01/2009 Ortak Değerlerimiz Ne Ola ki?
25/01/2009 Komşusu Aç İken Tok Yatanlar…
18/01/2009 Halife Ömer, Muaviye ve Gazze’deki Şehit Bebekler
12/01/2009 BAĞDATIN ÖKSÜZÜ
09/01/2009 HANZALA'YI GÖRDÜM DÜŞÜMDE
05/01/2009 ÇAĞLAYAN DÜŞLERİ
22/12/2008 Bu Zulüm Bitecektir
17/12/2008 GELDİ GEÇTİ
11/12/2008 HEP ÖLÜP GÖÇECEĞİZ
22/11/2008 BAYRAMI NASIL KUTLAYACAĞIZ...
03/11/2008 Zalimin Tarihine Bir Nazar
23/10/2008 Yardım Et Anne
07/10/2008 Mavi Ülke
15/09/2008 Rahmet Cemaat Üzerinedir
07/09/2008 Ramazan Çok Büyük Fırsat
06/09/2008 Okullar Açılırken
26/08/2008 Ruh ddisiplinine bağlı bir sistem içinde yaşamak...
19/08/2008 Ramazan ayı, kendimizi yetiştirme ayı
10/08/2008 Okuma Sanatı...
07/08/2008 İstanbul Otogarında
25/07/2008 Şimdi Tam Zamanı
17/07/2008 Bosna Mücahitlerine
08/07/2008 1. Dünya Savaşı, bir acının ardından 90 sene
10/06/2008 Dokuz Yarasa
25/05/2008 Laiklik yine Laiklik
18/05/2008 Yassıada saati
14/05/2008 60. yılın düşündürdükleri
11/05/2008 İslam her çeşit ırkçılığı ortadan kaldırdı
05/05/2008 Bizim çocuklarımız
14/04/2008 Yabancılaşma ve Mücadele
03/04/2008 Ağlamalıyım
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat