Bismillahirrahmanirrahim
Günlerdir internet sayfalarında Caferi çalıştayı ile ilgili yorumlar yazılıp çiziliyor. Yorumlarda ki karmaşadan bir kez daha hayal kırıklığına uğradığımı belirterek üzüldüğümüzü düşünüyorum…
Elimizi vicdanımıza koyup bir an düşündüğümüzde Caferi çalıştayı hakkında yazılan hangi yorum bizi tam anlamıyla aydınlatabildi diyebiliriz.
Konuyu anlamak bir yana yorumlarda herkes bir şey söylüyor ama kesinlikle aydınlatıcı bir bilgi sunmadan.
Zihnimize hakaret içeren sözlerden başka ne yazıldı? Özelliklede mektebin bir yerlere gelmesinde emeği geçen âlimleri yargılamaktan başka konuyu ne kadar anlayabildik?
Evet, herkes özgür herkes düşüncesini söyleyebilir ama nerede ve nasıl? Her şey her yerde söylenir mi?
Şu an ki tartışma zemininde, ne kadar sağlıklı bir sonuca ulaşılır sizce?
Her birimiz farklı isimler altında muhatabı dikkate almadan, lafın önüne arkasına bakmadan nereye gittiğini hesap etmeden yazıyoruz.
Hemen hemen hepimizin üzerinde birtakım hakları olan âlimleri yerli yersiz sözlerle bu şekilde eleştirerek gençlerin ümitlerinde ne kadar hasar yaratığımızın farkında mıyız? Hayallerimizi bir anda alt üst etmek bu kadar kolay mı?
Diyoruz ki; Ey gencim! Mektebimde birçok oyunlar dönüyor, bu oyunlarda hepimiz rol alabiliriz, ben, sen veya âlimler… Yıllarca din üzerine eğitim alması ve âlim olması önemli değil, kimseye güvenme ve paronayak ol böylece. Hep şüpheli gözlerle bak sağındaki ve solundakine.
Asıl mesele konuşulması gerekirken ilginç yorumlarla uğraşıyoruz.
Olabilir yanlış düşünebilirim, ama bu düşünceye sahip olmamı sağlayan tartışma konusuna açıklık getirmenizi sizlerden beklerim. Benim gibi birçok arkadaşım Caferi çalıştayının ne olduğunu anlamadan hayretler içerisinde kavga ve gürültüyü seyrediyoruz. Soruların hangi birine cevap bulabildik?
Caferi çalıştayı ile ilgili teklif kim tarafından hazırlanıp, kime sunuldu?
Teklifi sadece değerlendirmek için mi âlimler şurası toplandı?
Eğer karar alma hedefinde toplumu bilgilendirme çabası yok ise, kim tarafından halka deşifre edildi?
Toplantının sonucu ne oldu?
Sunulan maddeler kabul edildi mi?
Yok, eğer kabul edilmediyse karışıklığın sebebi nedir? Soruların hepsi askıda mı kalacak? Yorumları yapan büyüklerimiz cevabını verecekler mi?
Görüldüğü üzere toplantıda hemen her kesimi temsil eden, yani sözcü kabul edeceğimiz sözüne güvenebileceğimiz âlimlerimiz vardı.
Diyelim ki teklif yetkili şahıslar tarafından âlimlerimize sunuldu, bizleri temsil eden âlimlerimizde doğal haklarını kullanıp, kararlar noktasında durum değerlendirmesi yaptılar, olayı sağa sola çekip ortamı germenin maksadı nedir?
Elbette ki âlimler ilk aşamada, durum toplantısı yapacaklardır. Prosedür gereğince öyle olması gerekmiyor mu? Uygun görülürse ikinci aşamada bizlere de sunup sunmama noktasında özgür olduklarını kim inkâr edebilir ki…
Yine yapılan yorumlara bakarak birçok soru işaretiyle karşı karşıya kalıyoruz?
Önce yanımdaki arkadaşıma sonra uzaktaki inanç yoldaşıma ve sonra da beni temsil edecek âlimime güvenemeyecek miyim?
Cevap hakkında şöyle söylenebilir.
Benim adıma alınan bir kararda fikrimi beyan etme hakkım vardır.
Evet, fikrimizi beyan edelim ama hakaret içeren sözlerle değil, aydınlatıcı çözüm noktaları önererek. Kim diyebilir ki yaşanan bu karışıklıktan hem bizler hemde, âlimler yapıcı bir şekilde pay çıkarabildik… İmamlarımızın buyurduğu gibi bu tür tartışma ortamları sadece kişilere zarar getirir…
Mektebimiz adına yapılan her işte önce olumsuz yönüne bakıyoruz.
Daha birkaç hafta öncesinde vahdet haftasıyla ilgili yapılan çalışmada bir birimize yerli yersiz bir sürü hakaretler yapmadık mı? Adından da anlaşıldığı üzere Vahdet haftasıyla ilgili iyi niyetli bir çalışma varken konu nerelere taşındı.
Bu soruları soracağımız yer internet sayfalarımıdır? Yoksa soruları sorma cesaretinde bulunan kişilerin direk muhatabına mı sormasıdır. Kırıcı bir üslupla muhatabı dikkate almadan ortalığa söylenen sözlerle soruna ne kadar çare bulabiliriz? Bıraktık çare bulmayı bu şekilde davranarak aklımızın ne derece sağlıklı düşünebilmesine vesile olabiliriz.
Diyeceğim o ki her şey her yerde söylenmez yıkıcı değil yapıcı olmak istiyorsak üslubumuza dikkat etmeliyiz. Bu konuda hepimizin bir birimize karşı hakkı vardır. Allahın katında da bu hakkı çiğneme lüksümüz yoktur.