GİRİŞ:
İnsanoğlunun, son dönemde özellikle yaşadığı çevrede yer edinme ve söz sahibi
olma gereksinimi artmış olup bu kavramlara sahip olabilmek için büyük mücadele
verdiği görülmüştür. Nitekim insan, nefsinin esiri olduğundan habersiz, mutlak
güce varmak için her şeyi göze alır. Maddiyat devrinin en lüks ve en şahane
özelliklerine ulaşabilmek için manevi dünyadan uzaklaşmayı bile göze alanlar
vardır aramızda. Ancak, yüce Rabbimizin buyurduğu gibi: “Dünya hayatı sadece
bir oyundan ibarettir.”Bu oyunu ise maneviyatın hiçe sayıldığı bir zamanda, insanoğlu,
en büyük düşmanı olan şeytan ile oynamaktadır maalesef. Devrimizin en büyük
sorunu olan kuşak ve kültürel çatışmanın sonlanacağına inandığımız en kapsamlı
yerin “üniversiteler” olduğunu düşünmekteyiz nedense. Ne yazık ki, insanoğluna
yaptığı iş karşılığında peşin mükâfatı öneren “iblis ve dostları” maddi hayatta
insanı sadece monoton ve makineleşmiş bir düzen içerisinde yaşatmak; bununla
birlikte gençleri ve gençliği yaşadığı inançtan ve kültürden uzaklaştırabilmek
için, kültürlerin buluşma noktası dediğimiz “üniversiteler” i kendi egemenliği
altına almış, burada gençliği ve toplumun ahlak sistemini yıkmak için büyük bir
çalışma içerisine girişmiştir.
ÜNİVERSİTE HER ŞEY MİDİR?
Kimimiz için bir diploma
sahibi olmak veya en azından elinde bir meslek bulundurmak vazgeçilmez bir şart
olmuştur günümüzde. İdealleri peşinde koşan birçok gencin bilinçaltına
yerleştirilen tek şey; yaşamış olduğu sistemden ve toplumdan kurtulmanın tek yolunun
“üniversite”’den geçtiğidir. Çocuklarına daha güzel bir gelecek hazırlamakla
yükümlü olan aile bireyleri, çocuklarını manevi hayattan uzaklaştırıp maddiyat
âleminde yok oluşa teslim ederken nedense her zaman kendi geçmişlerini göz
önünde bulundurup, çocuklarına da güzel bir gelecek kurmalarını ümit ederler.
Fakat geçmişlerinden ve
kültürel bağnazlıklarından kurtulamayan aile bireyleri gelecekte, çocuklarının
nasıl bir tehlike ile karşılaşacaklarından maalesef habersizdirler. Üniversiteleri,
gençliğin gözünde ilahlaştırıp ve vazgeçilemez bir hazine misali ona sahip
olabilmek için tüm fedakârlığa ve tüm zahmetlere katlanmasını emreden kurumun önce
“aile” olduğunu görmekteyiz. Üniversitenin her şey olduğunu düşünen gençlik ki,
bu özelliğini veya düşüncesini aileden almıştır, sistematik bir örgütlenme
içerisinde yok oluşa mahkûmdur.
SİSTEMATİK ÖRGÜTLENME(ÜNİVERSİTELER)
Mükemmel bir eğitim sistemi içerisinde topluma sağlıklı ve bilinçli bir fert
yetiştirmeyi kendilerine misyon edinen bu kurumlar aslında tüm amaçlarından
ziyade toplumu gelenek ve göreneklerinden soyutlayıp ahlak ve kültürel
değerlerin hiçe sayıldığı yeni bir toplum anlayışına sürüklemektedirler.
Üniversiteleri, medeniyetlerin ve kültürlerin birleşim noktası olduklarını ve
bu kurumda saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde hareket ettiklerini savunan
kişilerin çoğunluğu genellikle aktif toplumdan sıkılmış ve pasif toplumu var
etmek için çalışan kişilerdir. Böyle bir örgütlenmeyi mükemmel ve vazgeçilmez
kılan şey ise şüphesiz gençlere sağlanılan olanak ve seçeneklerdir.
ÜNİVERSİTELERİN BİLİNMEYEN YÖNLERİ:
Şimdiye kadar sadece üniversiteyi kazanmaktan başka bir seçeneği olmayan genç,
böyle bir yere geldikten sonra artık kendisini daha da ilerleteceğine inandığı
işleri araştırmaya koyulur. Oysa sonradan kabul edeceği seçeneğin kendisine sistematik
örgütlenme tarafından kabul ettirildiğini göremez ne yazık ki. Ama sistematik
örgütlenme her şeyi önceden düşünmüştür. Birçok aktivite içerisinde ne
ararsınız vardır gençlik için. Ve böyle bir seçenekten yararlanmak için
öncelikli olarak gençliği, kabul ettiği değerlerden soyutlamak ve kendi
sistemleri içerisinde bağımsız ve etkisiz bir eleman olarak yetiştirmeyi
amaçlarlar.
Böyle bir yerde
bulunmak gençlerden birçok şeyler almaktadır ne yazık ki. Öncelikli olarak
kendi şivenizi bırakmak şartı vardır ki, her ne kadar yer edinmek isteseniz de
bunu yapmak zorundasınız. Ardından yavaş yavaş kılık kıyafete geçilir. Bu size
böyle bir sistem içerisinde nasıl hareket edeceğinizi öğretir. Hatta nerede,
nasıl oturup nasıl kalkılacağını bile gösterir. Ve artık sırada gençlik
üzerinde hâkim olacak konular vardır. Gençliğin esir alındığı yerdir belki de
“Gençlik kampları” ya da “Yaz okulları.” Normal okulun açık olduğu saatlerde
sadece 4-5 saatlik ders programı olurken “Yaz okulları” nın birçok saati
nedense sosyal aktivitelere ayarlanmıştır. Bir “Tiyatro” veya bir ”Yüzme Kursu”
okul açıkken hiç bu kadar anlamlı veya mutluluk verici olarak gelmemiştir genç
için. Veya bir gençlik kampında geceleyin kadın-erkek ilişkisinin şakalarla
samimiyete döküldüğü sırada yıldızların gökyüzüne dizilimi hiç bu kadar güzel
olmamıştı. (Sadece “Yaz Okulu” olarak ele almıyorum konuyu “Gençlik kampları ve
seminerleri ile ilgili konuları da göz önünde bulundurmaktayım.)
Çünkü amaç gerçekten
farklıdır.Bu sistem kan emicidir.Düşüncelerinin yavaşça değiştiğinden habersiz
olan genç kendisi bir rüyadaymış gibi hisseder. Gençlere yönelik toplantılar,
seminerler ve paneller, aslında gençliğin ahlak anlayışını yumuşatmak ve
insanlar arası saygı ve sevgiyi yok etmeye yöneliktir. Sonrasında gençlik,
önceki yaşantısını unutmaya çalışıp bu güzel ve etkileyici dünyaya kendini
bırakır.Bu kuruma gelmeden önce bildikleri ve öğrendikleri her şeyi “boş
ve yararsız” olarak görür.Ve yeni bir kimlik ve yeni bir anlayışa sahip olmak
için sistem zincirlerini bileklerine geçirir ve makineleşmiş bir düzen
içerisinde beyinlerini geçmişi unutmak için devre dışı bırakırlar.
Ali Şeriati kokusu veriyor yazınız,Allah razı olsun.
#FFFFFF">
lebbeyk ya nasrallah
24-03-2010, 14:26:38
#FFFFFF">
gecekten gunumuz unvrstlerı ve bılınmeyen unıversıte sıstemndekı anlatımın için saol...
#FFFFFF">
metin
11-04-2010, 10:38:17
#FFFFFF">
fatih kardeş bizim ülkedeki üniversteler batı fehşa ve düşüncesinin doğrudan hadef aldığı bir yerdir .
bizim üniverstelerde malesev onların yazdıkları kitaplar ders olarak veriliyor ve onların kabul etdikleri gerçekler kabul ediliyor ve oralarda eyitilen insanlar hocalık yapıyor . eyer batının kabul etdiyi bir yasaya ve ya düzene karşı gelirsen sen jahil olursun , zira sen kesin gerçek olan bir yasayı yok sayıyorsun ve daha sonra üniversteden mezun olan AYDIN ...!!! :) insanlar camiada üniversteden aldıkları kültürü yaymaya başlarlar.bak yillar once arab memleketlerde insanlar yemekten once ellerini temice yıkar ve ondan hemen sonra yemek sofrasına koyulub yemek yerdiler , ama şimdi !! orda bir batı kültürü buşeritlerden yavaş yavaş onların düşüncelerine sızdı ve şimdi tam olarak bi batılı gibi yemek yiyorlar ve eyer birisi bu düzene karşı gelib eliyle yemek yerse VAHŞİDİR...!!!.
çoğu adam gördüm univirsteden hemen sonra ondan onceki haliyle 180 derece deyişti .
allah korusun.
allah kalemine bereket versin..
#FFFFFF">
selçuk
17-04-2010, 10:48:37
#FFFFFF">
selamlar fatihcan
yazdıklarının nerdeyse tamamına katılmıyorum.:)
çünkü saydığın gerekçelerin suçlusu üniversiteler değil
eğer böyle bir sorun veya sorunlar görüyorsan bu daha çok insanın kendisiyle alakalıdır veya üniversitelerden ne beklediğiyle... diye eklemek istedim:)
kal sağlıcakla ....
#FFFFFF">
nurgül
20-02-2011, 18:36:04
#FFFFFF">
Fatih bey ünüveriste konusunda haklısınz yazdıklarınıza katılmakla beraber şu anada bizim kendilerinden bilgi olarak beslendiğimiz bir çok düşünür de sadece kendi memleketlerinde değil bir çok Batı ülkesinde doktora master yapmışlardır. Siz karşı düşünceleri iyi tanımazsanız kendi düşüncenizi savunma imkanınız daralır. Nitekim İran devrimi sırasındaki düşünürlerin yazılarına baktığınızda geniş perspektifi bariz olarak görürsünüz. Şu an İranda bir çok molla batı düşünceesini sadece yüzeysel okuyarak karşı çıkmaktalar.
Ama gerçekten bu işe emek verenler bizzat ünüversitelerde okuyarak bu bilgilenmeyi yapmışlardır.Onun için ünüversiteleri küçümsemek düşünce dünyanızı kaptmak gibime geliyor.Bu ortamlarda bulunanlar için ben evliliği öneriyorum. Ruhi gerginliği azaltmanın tek yolu neredeyse. Çocuklarımız belki bu konuda ciddi olarak yönlendirebilirz. Oğullarımıza bu gerginliği eşle atabilecekleri fikrine karşılık kızlarımıza da sade evliliği önererk bu yola yönlendirbiliriz.
Sosyal faaliyetlere katılmak ise zamanın çokluğu ile ilgilidir. Zamanlarını altarnatif çalışmalara ve araştırmalar ayırmaları yanlış işler yapmalrını önleyebilir.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.