Mübarek Recep ayını geride bırakarak Şaban-ı şerifin ilk günlerini yaşamaya başladık . Recep ayını manevi yönden değerlendirebilenlere yani oruç ve diğer nafile ibadetleri yerine getirip istiğfar edenlere ne mutlu......Recep ayının manevi atmosferini tam anlamıyla yakalayamayanlar için Şaban-ı şerif yeni ve büyük bir fırsat...
Günümüzde bize Allah'ı , Rasulullah'ı , Ehl-i Beyti ve ahireti hatırlatacak her vesileye sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Çünkü dünyevileşme hastalığı kanser tümörü gibi toplumda hızla yayılmaya devam ediyor. Bizleri dünyevi meşgaleler o kadar sarmış ki, ibadet etmek ya aklımıza gelmiyor ya da ibadetlerimiz ruhsuzlaşıyor. İşte bu fırtınalı, dalgalı deniz misali yaşanan hayatımızda bize, sakin bir liman ve sığınacak bir koy oluveriyor mübarek aylar , günler ve kutsal geceler...
Şaban ayında okuduğumuz 'Münacat-ı Şabaniye' duası , gönüllerimizi teskin eden ve bize marifetullahın kapılarını aralayan dualardan birisi... Her gece okunan bu duayla müminler, dünya ve ahirete yönelik isteklerini Cenab-ı Hakka gözyaşları içinde arzediyorlar.
Bu mübarek duada; imamlarımızın dilinden şöyle yalvarıyoruz Mevlamıza :
'Allah'ım ! Muhammed ve Ehlibeyt'ine rahmet eyle ve seni çağırdığımda duamı icabete eriştir; seni nida ettiğimde , sesimi duy; sana yalvarıp yakardığımda bana ( lütuf gözüyle ) bak. Ben sana doğru yönelmiş , sana boyun eğip yalvararak ve katındaki sevabı dileyerek huzurunda durmuşum......Allah'ım ! Rızkımı sen vermezsen kim verir! Eğer bana yardım etmeyerek yalnız bırakırsan kim yardım eder bana? Allah'ım ! Gazabından ve azabından sana sığınırım...'
Günümüzde günahlar denizinde yüzdüğümüzü hatırlıyoruz, pişmanlık içinde günahlarımızın affolması ümidiyle yalvarmaya devam ediyoruz...
' Allah'ım ! Beni bağışlarsan ne güzel , zaten bağışlamaya senden daha layık olan var mı ? Eğer ecelim gelip çatmışta amelim beni sana yaklaştırmamışsa , günahlarımı itiraf etmeyi affına vesile kılıyorum.'
Çoğu zaman nefislerimize uyuyor, Allah'ı ve emirlerini unutuveriyoruz.Fakat buna rağmen Rabbimiz ihsanını yine de bizden esirgemiyor bunu itiraf ediyoruz.
Hacetlerimiz ve dileklerimiz çok , Allah'ın kapısından başka ümit kapımız yok ve o kapının tokmağını titrek ellerle çalıyoruz:
'Allah'ım! Hacetimi reddetme , dileğimi boşa çıkarma , lütuf ve kereminden ümidimi kesme. Allah'ım! Eğer aşağılığımı isteseydin , beni hidayet etmezdin; eğer rezil olmamı irade etseydin , beni kurtarmazdın. Allah'ım! Senden isteyerek ömrümü tükettiğim ihtiyacımı reddedeceğini hiç sanmıyorum...'
Zalim emperyalist devletlerin İslam ülkelerini tek tek işgal ettiği veya işgal etmekle , savaşla tehdit ettiği , kuraklık afetinin tüm dünyayı sardığı, insanların deprem korkusuyla yaşadığı bu günlerde ; sana sığınanların korunacağına iman eden bizler şöyle yalvarıyoruz yüce katına:
'Allah'ım ! Senin yoluna yönelen aydınlanır ve sana sığınan korunur. Ey Mevlam ! Biz sana sığındık . Rahmetine olan ümidimizi boşa çıkarma , rafetinden bizi mahrum etme.'
Bu duada ayrıca, Rabbimizden ; bizleri, bu dünyada da öteki dünyada da dostlarından ayırmamasını , kendisini sürekli anma istek ve aşkını kalbimize yerleştirmesini niyaz ediyoruz.
'Allah'ım ! Herşeyden kopup sana yönelmeyi bana bağışla. Kalp gözlerimizi sana bakmak nuruyla aydınlat...'
.......Ve Münacatı Şabaniye'nin son cümlesiyle yazımı bitirirken tüm İslam aleminin Şaban-ı Şerif' ini tebrik ediyor, 15 şabanın gecesini ihya etmeyi ve oruç tutup münacatı her gece okumayı bizlere nasip etmesini şanı yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.
'Allah'ım ! Bizi seni tanımamız, senden gayrısından yüz çevirmemiz, yalnız senden korkmamız ve emirlerini gözetmemiz için izzetinin güzel nuruna kavuştur. Allahumme salli ala Muhammed ve Al-i Muhammed'.............