İstanbul‘da vahdet haftası münasebetiyle düzenlenen Uluslararası Kadın Hakları, Sorunları ve Sorumlulukları Sempozyumu,
her ne kadar bilimsel bilgi şöleni şeklinde olsa da uzun süredir
görüşemediğimiz gönül dostlarımızla birlikte olmamız, duygusal ortamların
oluşmasına vesile olduğu için olumluydu. Açıkçası bu kadar verimli
olabileceğini ummuyordum, kaç gündür yaşadığım güzelliklerin tesirinden kurtulabilmiş
değilim.
Vahdet
haftası münasebetiyle kadınlara yönelik yapılan programda hem ülke içinden
hem de yurtdışından gelen birçok konuşmacıya söz verildi, sayı itibariyle
konuşmacıların fazla olması bizleri korkuttuysa da renkli fikir fırtınasının
yaşanması heyecan vericiydi.
Dikkatim
birkaç konuda yoğunlaştı, ama şunu söylemeden geçemeyeceğim en etkin konuşmayı
birilerinin fikirlerine tutsak olmayan özgün konuşmalarda görebildik.
Kadınların
sorunlarına dair yorumlar yapıldıysa da yeterince çözüm noktaları önerilmediği
düşüncesindeyim.
Prf. Dr.
Hüseyin Hatemi konuşmasının başında güzel bir noktaya değindi.
“Kadın sorunları halledilmesi gereken bir sorundur, bizler bu imtihanda
başarılı olamadık o yüzden çok da iyi notlar alamadık ve bunun içindir ki
kadınlar konusunda her gün içimize acı veren haberler ulaşıyor...”
Yasemin
Çoban çözüm noktasında önerisi dikkat çekiciydi.
“Kadınların
elbette ki hakları var bu konuda kimsenin bir şüphesi yok. Sadece hakların
korunması gerekiyor.”
“Hz.Fatıma’nın
hayatının her anında peygamber efendimiz (s.a.a) ve evliliği süresince Hz.Ali
(a.s) tarafından desteklenmesi gibi.”
Çağımızda
kadınların karşı cins tarafından yeterince desteklenmemesi ve güven verilmemesi
başlatılmış bazı çalışmalar karşısında çözüm noktasında tıkanıklığa sebep
oluyor.
Özel
yetenekleri olan ve ayrı bir zekâya sahip bir kadının erkek tarafından
desteklenmemesi kadını işin içinden çıkamayacağı kısır döngüye sokuyor. Kadının
kendini ortaya koyabilmesi için erkeğe ihtiyacı var. Duruma göre baba, ağabey
veya eş tarafından desteklenmeli.
Mücahit Gültekin’in
savunduğu fikri verdiği örneklerle
eleştirmesi dikkat çekiciydi.
Konuşmacı
“ İslami kadınların batıya özendirilerek sosyal aktivite içine çekilmesi ve
özendirilmesinin günümüzde aile içi yaşantıda birçok aksaklıklara yol açtığını
iddia ediyordu. Toplum içerisinde olan kadının çocuklarına ve eşine karşı
sorumluluklarını aksattığını ileri sürüyordu”.
Bu konuda
birçok yorum yapılabilir yalnız bir konuya değinmeden geçemeyeceğim. Batıya
özentiyi eleştiren konuşmacı farkında olmadan sık sık Batılı yazarlardan örnek
vermesiyle Batı düşüncesini pek de göz ardı etmediğini ortaya koyuyordu.
Fikrini savunma amaçlı Müslüman bir düşünürü ele almaması düşündürücü idi.
Sunum sırasında Türkçede bulunmayan kelimelere yer vermesi çok ilginçti.
Savunduğu fikri farkında olmadan Batılı düşünürlerle desteklemesi gizli bir
sempatiyi gösteriyordu.
Bazı düşünürler
Müslüman kadınların Batı özentisiyle toplumsal faaliyetlere yöneldiğini iddia
ediyorlar. Bence bu Müslüman kadınlara yapılan büyük bir haksızlıktır. Sanki
İslam kadınlara gereken hakları vermemiş de bizler haklarımızı başka yerlerde
aramak durumunda kalıyoruz gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Bu
düşüncede olan araştırmacılara şunu sormak istiyorum, Müslüman kadınlar
kararlarını veremeyecek kadar doğruyla yanlışı ayırt edemiyor mu ki böyle
suçlamayla karşılaşıyor? Hangi İslami hükümde kadın toplum içerisinde olamaz
veya olması günahtır diye hüküm geçiyor. Geçmişte kadınlar dört duvar arasında
kalarak mı tarihte silinmeyecek izler bıraktılar?
Bunun
dışında hangi mantığa dayanarak toplumun yarısını oluşturan kadınları dört
duvar arasına mahkûm edebiliriz. Kadını ne siyasal alanda ne de çalışma
alanında göremiyorsak peki bu boşluğu
kimler dolduracak merak ediyorum?
Hemşire,
kadın hastalıkları doktoru, öğretmen, kuaför, terzi v.s. kim bu boşlukları
dolduracak?
Diyelim ki
Batıya özenildi diye çalışma alanına girdik, köy yaşamındaki annelerimizin
tarlada bedensel gücünün üstünde emek harcayıp çalışmalarını kime
yükleyecekler? Babalarımızdan daha çok
emek veren annelerimizi çalışmak durumunda olmasını kime özenti olarak
değerlendirecekler bilemiyorum…
Sınırlarını belirleyen
kadın toplum içerisinde bulunmak durumundadır, her ne kadar pratikte gerek
karşı cinsten desteklenmesi ve gerekse devlet kanunlarında korunması yönünde
sorunlar yaşasa da.
Her
şeye rağmen konferansta ilmi ve samimi bir ortam vardı. Zaman zaman espirili
sözler ortama ayrı bir hava katıyordu. Oturum başkanının konuşmacıları lütfen
10 dk. geçmeyin uyarısında bulunması ama pek de dikkate alınmaması ilginçti.
Kimileri konuşmak istemiyor kimilerinin sözü balla kesilse de konuşmaya devam
ediyordu.
Konferans
da emeği geçenlere teşekkür ediyorum, Allah razı olsun.
Degerli bacım sizi ,tebrik ederim programı cok güzel takip etmişşiniz.Ve yazınızda program akışını cok güzel anlatmışınız.Neden bizler topum olarak herşeyin olumsuz yönüne bakarız anlayamam bir türlü Insan nasıl bakarsa öğle görürmş Hayatın her alanında eksiler ve artılar mutlaka oalcaktır bizim üzerime düşen görev artıları alıp eksilerden ders cıkarmak.Siz sempozyumdan almanız gerekeni almıssınız tebrikler....
#FFFFFF">
Ebuzer
15-03-2010, 09:42:26
#FFFFFF">
Degerli yazar,
Konferansi cok iyi betimlemissiniz. Emege saygi göstermek ve yerden yere vurmamak gerekir. Yazilarinizi ilgi ile takip ediyorum. Basarilarinizin devamini dilerim
#FFFFFF">
AZRA77
16-03-2010, 19:37:26
#FFFFFF">
S.a degerli kardesim yazilarini gerek burada gerek kible dergiside olsun, takip ediyorum.oncelikle siz degerli bacilarimin bu mektepdeki hizmetlerinden dolayi sahzim adina kutluyorum. yuce rabbim her iki cihanda,da, karsiligini almayi nasip ettsin ins.yazinizi okuyunca bu gibi yorumlara rcok az gordugumuzu farkederk tek tuk te olsa bunlarin artik toplumuza girdigini gormek beni bir kez daha umutlandirdi.Gozlemeleriniz cok yerinde olmus.umarim bunlardan hepimiz payimizi aliriz.
#FFFFFF">
Hakikat
18-03-2010, 23:56:01
#FFFFFF">
fikir fırtınası diye bir cümle geçmişsiniz,hemde renkli diyede sıfatlandırmışsınız..açılımı için yazıyı takip ettim,açmaza gittik birlikte...zahmet olmazsa sadece kendi anladığınız düzeyde değil kısa ve mana yüklü olmasına dikkat ettiğiniz cümlellerin okuyucuyada ne demek istediğini vermeye çalışırmısınız.o zaman yazdıklarınız dikkate değecektir,emin olunuz.renkli açılımlar.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.