Eski bir Türk filminde geçen klasikleşmiş bu cümle. Sevgi, dostluk emek
olmayınca yürek olmayınca sulanmayan bir gül misali solmaya mahkumdur.
Aklıma internetteki forumlardan birinde okumuş olduğum bir hikaye geldi.
Gül, bülbüle aşık olmuş ve ona her gün defalarca sevdiğini söylemiş. Gül buna
rağmen mutsuzmuş; günden güne sararıp solmuş, selvi gibi boyu büklüm büklüm
olmuş. Gülün bu halini gören bülbül kaygılanmış ve doktor çağırmış. Doktor gülü
muayene ettikten sonra, güle sevgisizlik teşhisini koymuş.”Bu gül sevgisiz
kalmış. “demiş.
Bu duruma şaşıran Bülbül; “Ama nasıl olur, ben ona her gün onu sevdiğimi
söylerdim.” demiş.. Bunu duyan gül bükülen belini doğrultup: "Evet, bana
her gün sevdiğini söyledin ama beni hiç sulamadın.’’ demiş.
Birçoğumuzun eşimizle, çocuğumuzla dostlarımızla hatta Rabbimizle olan
ilişkilerimiz bu gül ile bülbülün ilişkisi gibidir.Sözde, seviyorum, der ama
davranışlarımızda hareketlerimizde amellerimizde bunun aksini yaşarız.Seviyorum
demek yeterli değildir. Sevgiyi lafta değil amellerde göstermek gerekir. ‘’Ben
Allah'ı seviyorum.’’der ama şeytanın yanında oluruz.
‘’İmam Hüseyni seviyorum.’’ der ama Yezid’in hayatını yaşarız. Dostlarımıza
sevdiğimizi söyler, bize ihtiyacı olduğu anlarda kaçacak delik ararız.
Dostunum diyorsa insan yalnız bırakmamalı...
Dostunum diyorsa insan, bebeğin ağlamasına fırsat vermeden karnını
doyuran anne gibi,feryadını duymadan yetişmeli imdadına.
Hissetmeli ,çağırmadan gelmeli.
Yağmur yağmasını beklemeden şemsiyeyle, ağlamayı beklemeden mendille hazırda
bulunmalı, dost dostu için.
Ve haykırabilecek yüreğe sahip olmaktır sevgisini tüm dünyaya utanmadan gurur
yapmadan.
Dostluklar kolay kazanılmıyor.
Bulduk mu yanında sesli düşündüğümüz birini.
Yaşadık mı yalnızlığımızda o sıcak sesin sihrini.
Sarılalım dosta sıkıca bırakmayalım elini .
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokadı
yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kumun üzerine şu sözleri yazar:
Bu gün en iyi arkadaşım bana bir tokat attı.
Yıkanabilecekleri bir yere rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen
yıkanırken batağa saplanır, boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır.
Tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır: Bu gün
en iyi arkadaşım Benim hayatımı kurtardı:
Tokadı vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle
der:
Senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun,
neden?
Öbür arkadaş ona söyle cevap verir.
Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı
estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı
ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.
Denilir ki: özel birini bulmak bir dakikanızı alır, onu değerlendirmeniz bir
saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için
bir ömrün geçmesi gerekir.
Sevmek için "yürek", sürdürmek için "emek" gerek.
İmam Sadık (a.s) dostluk hakkında söyle buyurmuşlardır: "Şu üç şeyde
imtihan etmediğin kimseyi dost sayma: Onu kızdırdığında, bu kızgınlığın onu
haktan batıla itip itmediği hususunda, dirhem ve dinar hususunda ve onunla
yolculuk etmekte.
Ve yine İmam Ali (a.s) söyle buyurmaktadır: "Sadık dost ayıpların
hususunda sana nasihat eden, gıyabında seni koruyan ve seni kendisine tercih
edendir.
Büyük dost Mevlana’nın deyişleri ile sözü bağlayalım.
Dost,sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli.
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı.
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı.
Dost dediğin sevgisinde istikrarlı olmalı.
Herkes seni üzdüğünde sana moral vermeli.
Ve ağladığında seninle ağlamalı.
Ama hepsinden çok,
Dost matematiksel olmalı.
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkarmalı,
Yarını toplamalı.
Duygularını bizimle paylaştığın için Allah razı olsun,İnşallah dostluklar bahsettiğin gibi olur,aslında olmalı da.Özellikle Allah dostları buna dikkat etmeli.İncinen bir gönül hissi vermiş yazınız inşallah öyle değildir.Selametle...
#FFFFFF">
nisa
13-03-2010, 23:32:55
#FFFFFF">
Slm Aleykum,
bakmakla görmek arasindaki farki anlatan güzel bir yazi. Hüseyin Hatemi'nin bir yazisindan esimin aklinda kalan cümleyi paylasmak istiyorum; "sevgi bütün kapilarin anahtaridir." Insallah bizlerde baktiklarimizi (dogru) görebilir ve amel edenlerden olabilelim.
slm ve dua ile
#FFFFFF">
sems
14-03-2010, 00:25:08
#FFFFFF">
Gene cok ince konulara, gönül penceresinden bakmissiniz. Yazilarinizi dört gözle bekliyorum. Yüreginize saglik
#FFFFFF">
BEHEŞT-İ ZEHRA
14-03-2010, 12:36:48
#FFFFFF">
Allah razı olsun bacı can ...Yürek sözün daim bereketli olsun inşaalllah...
#FFFFFF">
Bir Dost
18-03-2010, 18:55:39
#FFFFFF">
s.a
Bacım gönlünüze sağlık rabbim kaleminize kuvvet versin Zeyneb-i öğretileri özümseyen birinin kaleminde bu dür taneleri dökülür helal olsun "GERDANLIĞIN"şairesine doyumsuz yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.Ecrinizi Hz.Zeynep verir inş.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.