İlham
perim şiirlerdeki gizemle, yazılardaki gerçeklerle; sesini duyurmaya çalışıyor.
Gönlümün pencerelerine bazen siyah, bazense mavi ışıklar
saçıyor…
Işıklar!
Ne yapmaya çalışıyor; nedir bu ışıklar. Gönlümün perisi çekiyor beni pencereye doğru… Yavaşça kulaklarıma
fısıldıyor; kaldır gözlerini de bak gece mavisinin güzelliğine…
Hem hüzün, hem de isimsiz bir duyguyla kaldırıyorum
göz kapaklarımı yüreğimin üzerinden… Göz göze geliyoruz rengini
bilmediğim yıldızlarla ve ay ile…
Düşünüyorum da yıldızlar ne renk, yıldızların renk
tonları neler? Bakıyorum karar veremiyorum. Bakışlarım, ‘yıldızları’ ve ‘ay’ı
rengârenk gösteriyor bana, belki de benim suçum yok. Yaşadığım şehir,
yıldızların renklerinin belirmesine izin vermiyor.
Yıldızlar, şehrin ışıklarında
soluyor.
Esas güzelliklerimizi hissedememek kadar
acı veren bir şey var mıdır acaba?
Gökyüzüne baktığımda; aklımdan birçok düşünce gelip
geçiyor, geçtikçe de ayak izlerini bırakıp gidiyor. Duygularım şunu itiraf
ediyor; her bakışın, her hissedişin, ayrı güzellikleri var. Neden bu
güzellikleri görüp de yaşamımızda birleştiremiyoruz, neden? Acaba o
güzellikleri görüp de yaşayamamaktan mı korkuyoruz?
Bir çocuk misali ayı, yıldızları yüreğime oyuncak
edebilsem, böylelikle gökyüzüne uçabilsem, pencereden aya, yıldızlara ulaşsam
ve onu tamamlayan gökyüzü maviliğinde kaybolsam.
Diyor ki çocuk yaratanına:’’ Oyuncağımı ararım sende,
görebilirsin katıksız bakışları bende, kurulmuşum bir gece penceresinde,
oyuncağımı arar gibi ararım seni gökyüzünde.’’
.
Diyor
ki çocuk yaratanına:’’ Top olsaydı da ‘ay’ bana, fener olsaydı da ‘yıldızlar’ın
bana, uçurtma olsaydı da ‘bulutlar’ın bana, böylelikle ulaşabilseydim sana.’’
Kim
istemez ki, bir kuş misali seninle kanat çırpmak, uçurtma misali rüzgâra ahenk
olmak, yükseldikçe su misali beyaz bulutlara, gökyüzünde bir renk olsam gece
bakışında.
Hani
çocuktur ya: ‘’Topum neden gökyüzünde?’’ derse, şaşırmayın büyükler, o da
arıyor elbet oyuncağını her yerde. Oyuncağını kaybeden çocuk elbet soracaktır:’’Top
neden çıktı taa göklere? Neden düşmüyor yerlere? Yanındaki fenerleri kim
yakıyor gökyüzünde? Neler? Neler oluyor gökyüzünde?’’
İşte orada
bir dünya var, çookk uzakta, pencereye uzak olsa da çok yakında, ararsan her
gece onu yukarılarda, sen de buluşursun onunla gökyüzünde.
böyle yazılar başlangıç için iyi, devamını getirmeniz ümidiyle, tebrik ederim. Ancak edebi yazanların öteki yazarlardan daha çok okumaı gerekir diye düşünüyorum.
#FFFFFF">
egemen...
25-02-2010, 14:27:37
#FFFFFF">
güzel olmuş.... yuregıne sağlık....
#FFFFFF">
cihat
27-02-2010, 14:18:41
#FFFFFF">
ülkü abla yazın çok etkileyici inşallah yazılarının devamıo gelir ALLAH razı olsun.
#FFFFFF">
fatma
09-03-2010, 21:18:53
#FFFFFF">
duygularını kaleme dökmeye çaban nın devamını dlerim
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.