Kısa
bir süre önceydi bunları fark ettiğimde… Bir şehitliğe gitmiştim,
bayraklarla bezenmiş ve sanki cennetin bir köşesi gibiydi… Şehadetlerini
okuduğumda ve o fotoğraflarından yaşlarını gördüğümde içimi çok daha farklı bir
hüzün sarmıştı… İlerledikçe insanı çok daha farklı bir his bürüyor doğrusu… Ben
de etrafımdakiler gibi gözlerimde yaş, çevremi izliyordum…
Ardından
kulağıma gelen bir sinezen sesi benim şu an bu yazıyı yazmama vesile oldu
gerçekten… Koskoca şehitlikte bir sinezen… Daha önce de duyduğum ama demek ki
idrak edemediğim sözlermiş….Diyor bir Medine, bir baki, bir imam ki haremi
yok…! Oturup başımı ellerimin arasına alarak ve hıçkırarak ağlamak istedim bir anda….
Evet, bizim sadece bir tane baki mezarlığımız var… Bir tane Medine‘miz var ve
orda yatan bir tane Hasan‘ımız(aleyhisselam) var… Ama ne gariptir ki o imam bu
şehitlikteki gibi bir kabri dahi yok… Şehitlerin üzerine yazılan dualar ve
verilen değer…
İçim
daha fazla sızlamaya başladı olamazdı böyle bir şey… Kızdım sonra, çok kızdım… Kafamı
kaldırıp baktığımda kalbindeki temizlikten ama hicapsızlığından ödün vermeyen o
kızları gördüğümde içimi sanki kanla doldurmuşlar gibi geldi… Hazreti Zeynep(selamullahi
aleyha)nın o Kerbela‘daki halini hatırladıkça hele… Veya Hazreti
Rugeyye(aleyhisselam)ın:‘‘ Babamı alın ama başörtümü almayın.‘‘ sözünü
hatırladıkça…! Bugün farklıydı sanki işte beynime bir tokmakla
vuruyorlardı… Kulağımda sürekli üstadın sözleri çınlıyordu… İmam
Rıza(aleyhisselam) ın doğum gününde bize neden onun garip olduğunu
açıklarken söylemişti…O Şiaların içinde ama garip… Neydi bu sözdeki tefekküre
bu kadar insanı iten sır…. Sonra kafamı kaldırdım bir kere daha üzerime binalar
yıkılmış gibi oldu ve biraz daha ağlarken sessizce biraz daha fazla kızdım
kendime bu yaşıma kadar bunların farkına varmadan nasıl yaşadım diye…
Şehadet
şahidi şehitlerin şehadetine….
Üzerinden
bir ay geçmiş olmasına rağmen o sahne ve o fikirler içine daldıkça dalıyor içim
acıdıkça acıyordu…Diyordum Allah‘ın son elçisi diyor:‘‘ Zamanının imamını
tanımadan ölen cahiliye ölümüyle ölmüş gibidir.‘‘ Sonra kızıyordum imam Hüseyin(aleyhisselam)
ı tanımadan ölenlere veya imam Hasan(aleyhisselam)ı; sonra durdum öyle bir an
ve birden kabir sıkması gibi sanki boğazıma düğümlenen bir düğüm, sanki bir
ızdırap kapladı tüm bedenimi ve ruhumu…Dedim ya sen? Sen zamanının imamını ne
kadar tanıyorsun? Sen onunla ne kadar irtibattasın? Sen onu nasıl garip
bırakıyorsun hiç düşünüyor musun? Serzenişim kendime… Öfkem kendime… Acım ve
yakarışım… Neydi peki zamanının imamını tanımak? Neydi onun kalbinde yer sahibi
olmak ya da kendi kalbinde ona yer ayırmak… Biliyorum ki bu din İslam dini ve
rahmet dini… Peygamberim rahmet peygamberi ve imamlarım rahmet imamları… Ben
biliyorum ki ben tövbe etmesem de Hazreti Zehra(selamullahi aleyha) ateşi
kesecek; ben biliyorum ki her cuma benim zamanımın imamı benim için istiğfar
ediyor… İşte ben bu kadar güzel bir imamın zamanının gafil insanıyım… Bilmek… Gerçekten
çok önemli ama amel etmek gerçekten zor doğrusu… Izdırabım daha da çoğalıyor
artık ve bu bedenin temizliği için şehadet tek arzum…
Bir
ölüm haberi aldığımda, ya da bir mezarlığa uğradığımda tüm gün kendime
gelemememin nedenini şimdi daha iyi anlıyorum. Evet, itiraf ediyorum ben
ölümden, ölmekten çok korkuyorum….
Ahh…Kulağıma
yine aynı sine sesi geliyor…Sanki bir yakarış, sanki bir yalvarış, sanki bir
tövbe çağrısı gibi…
İçim
acıyor ama ne yapacağını bilmeyecek kadar cahilim… Evet, bütün bunları bir şehitlikte
anladım… Toprağın bedenimi saracağı ama ruhumun azabını hissettiğimde anladım…Ölmeden
önce ölmek istediğimde ve şehadeti arzularken neden bu kadar içten olduğunu
anladım… Ben artık bu sevdaya sevdalandım..Kendi sevdasında değil başkalarının
şehadetinde aradım buldum….
Ve
benim hala bir Medine‘m var…Bir bakim var ama garibim bir tane değil…
Rabbim
zamanımın imamını, fesad daha fazla çoğalmadan zuhurunu nasip etsin inşallah ve
şehadet şerbetini onun askeri olarak içmeyi lütfetsin…
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.