Pazartesi gecesi eve döndüğümde Canlı Gaste’de Nükhet’i gördüm. Elinde kanlı
bir gömlek vardı. 31 yıl önce suikasta uğrayan babası Abdi İpekçi’nin o gün
üzerinde bulunan gömlek... İrkildim...
Gözümüzün önündeki gerçek katillerin yakalanmamasına isyanını, gene tevekkül
içinde ama bu kez herkesin kanını donduracak bir şekilde haykırmaktaydı...
***
Aslında ben de Mehtap TV’deki “Akıl Defteri” programından dönüyordum...
Eser Karakaş’ın yokluğunda emekli Hâkim Albay Ümit Kardaş’ı konuk etmiştik...
Kardaş, bizim gibi ülkelerde, hukukun özüyle çelişen bir fiili durumun kendi
garip ve çarpık hukukunu oluşturduğunu, asıl olması gereken gerçek hukukun da
askıya alındığını çok vurucu örneklerle anlatıyor, normalleşmemiz için de bizim
yadırgamadığımız hatta normal saydığımız bu hukukla çelişen fiili durumu tümüyle
yok etmemiz gerektiğini söylüyordu...
Bu anlatıma verdiği örneklerden biri de Seferberlik Tetkik Kurulu’ydu...
Ümit Kardaş, personeli, binası, her türlü araç ve gereci olan Seferberlik
Tetkik Kurulu’nun fiilen var olduğunu ama kuruluş yasasının olmadığını
anlatıyordu...
1952’den 1974’e kadar hükümetlerin bile varlığından haberdar olmadığı “Özel
Harp Dairesi”, tüm toplumun zihninde derin izler bırakan illegal faaliyetlere
imza atarken, o toplumdaki hukuksal meşruiyetin kaynağı oluşturan parlamentonun
bundan haberi yoktu...
Yasal süreç felç edilmiş, olması gereken hukuksal süreç askıya alınmış, onun
yerine illegal bir hukuk fiilen ikame edilmişti...
***
JİTEM de aynı familyadan...
Fiilen var ama hukuken yok...
Bir yandan hukuku ve yasası olmayan örgütler oluşturuyorlar, diğer yandan
yasal zeminde oluşmadığı için fiili bir işleyişi inkâr ediyorlardı...
Gerçek bir hukuk devletinde kuruluş yasası olmayan bir istihbarat örgütü
kurulamadığı için JİTEM’ciler “inkâr etmekte” zorlanmıyorlardı.
***
Bir de tabii, gene Ümit Kardaş’ın hatırlattığı 2565 sayılı Askeri Yasak
Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu gibi yasalar var...
Bu yasalar, hiç bir sivil otoritenin denetlemediği “geçici” bir yasağın,
zaman içinde “demokratik güvenlik” kavramıyla da “insani güvenlik” kavramıyla da
taban tabana zıt bir “askeri güvenlik” yasağına nasıl dönüştüğünü ve nasıl
süreklilik kazandığını da gösteriyor...
***
Programa izleyicilerden gelen elektronik mesajlardan biri ise başta Başbakan
Erdoğan, tüm hükümet üyelerinin ve parlamentonun bilmesi gereken önemdeydi...
“Milisler ne olacak” başlıklı elektronik mesaj, “EMASYA’nın iptal edilip,
Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ve İç Hizmet Kanunu’nun (madde 35) yeniden
düzenlemesi yeterli mi” sorusuyla başlıyordu...
Bu sorunun hemen ardından çok çarpıcı ikinci bir soru daha geliyordu:
“Militarizmin ‘sivil’ vurucu gücü ‘Beyaz Ordu’ya ‘milis/paramiliter’ devşirmenin
yasal dayanağı olan ‘2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu’ ile ‘3634
Sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyet Kanunu’nu yürürlükten kaldırılmadan ‘askeri
vesayet’ten kurtulmak olanaklı mı?”
Mesaj şöyle devam ediyordu:
“Anılan kanunlarca öngörülen,
- Personel seferberliği,
- Lojistik seferberliği; araç, mal, hizmet seferberlik tatbikatları...
- ‘Seferberlik Tatbikatları ve Ferdi Seferberlik Eğitimleri’ gibi seferberlik
ve savaş hazırlıkları kapsamında düzenlenen askeri faaliyetlerin amacı ve hedefi
nedir?
Askerler ile siviller arasındaki ‘gayri nizami’ ilişkiyi yasal(l)aştıran
‘2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu’ ile ‘3634 Sayılı Milli Müdafaa
Kanunu’ yürürlükte olduğu sürece ‘sivil vesayet’ tartışmaları yapmak komik değil
mi?”
***
Nükhet elinde, 31 yıl önce vurulan babasının kanlı gömleğini tutuyor...
Emekli hâkim Albay Ümit Kardaş silahlı bürokrasinin olması gereken hukuku
by-pass ederek, gayri nizami bir hukuk oluşturduğunu vurgulayarak, Seferberlik
Tetkik Kurulu’nun kuruluş yasası olmadığından söz ediyor...
İzleyici, kamuoyunun bihaber olduğu “2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali
Kanunu” ile “3634 Sayılı Milli Müdafaa Kanunu” yürürlükte olduğu sürece buranın
asla sivilleşemeyeceğini anlatıyor...
“Askeri vesayetten Demokratik Cumhuriyet’”e daha çok mu yol var acaba?
Ya da menzile az kaldığı için mi bunlar ortalığa serilmekte...
Bilemiyorum...
Nükhet’in elinde babası Abdi Bey’in kanlı gömleği...
Asıl katiller nerede acaba?
Veya Arınç’a suikast soruşturması ne oldu?
http://www.stargazete.com/gazete/yazar/mehmet-altan/arinc-a-suikast-ne-oldu-242012.htm