21. yy.da Fransa’da ırklar birbirlerine
karışarak yaşamalıdırlar. (N. Sarkozy)
Fransız
devrimi ile dünyada belirecek olan değişimlerde kullanılan şiarların
öncelikli çıkış yeri uzun yıllar Fransa olmuştur. Fransa 1789’da millilik,
ulus-devlet, eşitlik gibi kavramları dünyaya sunarken, bir anlamda da stoik bir
tepki üretiyor ve dünyaya devrim ihracını farklı bir manifestoyla yapıyordu.
Demokrasinin temellerinin sağlamlaşmasını sağlayacak ve ileriki dönemlerde
Fransa’da normal yollarla kendini gösterecek sistemin temel direği olan eşitlik(égalité)
söylemiyle Fransa hemen hemen dünyanın her yerine ideolojik ihraç yoluyla girmeyi
başarıyordu.
1789’dan
bugüne doğru gelindiğinde millileşme giderek dünya arenasında kendini
milliyetçiliğe bırakırken, Fransız devriminin çocuklarının büyük bir
samimiyetle ortaya attıkları millilik kavramı Napolyon’un ellerinde bir
canavara dönüşüyordu. Napolyon Fransız olmanın onur verici bir şey olduğunu oryantalizm
ve sömürgecilik hareketlerine öncülük ederek doğuya taşımış, öte
taraftan da Avrupa’da tek hakim güç olması gerekenlerin Fransızlar olduğunu
düşünerek Avrupa’da büyük savaşları başlatmıştır. Fransız devriminin
şiarlarından birinin yorumunda yapılan farklılık Napolyon Fransızlığını
doğururken, Waterloo’da yenilen Napolyon’dan sonra Fransa kendi ürettiği
değerleri yorumlayan toplumlarca dışarıda bırakılmıştır. Ve Napolyon’un
yenilgisi ulus-devlet düşüncesini Avrupa’da hakim kılmıştır.
İkinci
dünya savaşında yine Fransız devriminin millilik şiarı farklı bir içtihatla
Hitler’ci bir biçim kazanmış ve derken on binlerin katline sebebiyet vermiştir.
Bu kanlı olaylar peşine Napolyon ve Hitler örneklerinden de anlaşılacağı üzere
millilik söyleminin milliyetçiliğe evrimleşmesiyle eşitlik söyleminin etkisini
yitirmesi birbirlerine koşut olarak ortaya çıkmıştır. Fransız devrim
değerlerinin ihracı Fransa’nın içinde bile söz konusu evrensel olduğuna
inanılan değerleri deforme etmiş ve bir anlamda demokrasinin temel prensibi
olan eşitlik söylemini milliyetçilik/kavmiyetçilik lehine saf-dışı bırakmıştır.
Bugüne
gelindiğinde devrim kavramlarının aşırı derece bozulması sonucu ortaya
çıkan ikinci dünya savaşından bir ders çıkarılmadığı Fransa adına ortaya
çıkmıştır. Sarkozy iktidara gelişiyle eşitlik kavramına yeniden bir
yorum getirmek istemiş fakat bu yine milliyetçilik lehine eşitlik kavramının
yeniden-düşünülmesi olmuştur. Hitler döneminde Almanya’da ya da Franco
döneminde İspanya’da eşitlik bir kitleye ait özgürlük olarak kendini göstermiş
ve diğer taraftan toplum-dışı guruplar yaşama hakkına sahip
olamamışlardır.
Sarkozy
Hitler faşizmine yeni bir boyut kazandırma çabası içinde görünüyor bugün.
Onun Hitler faşizmini evrimleştirdiği nokta ötekine yaşamak için bir şans
vermesi. Eşitliği yeniden düşünelim diyor Sarkozy. Göz önündeki
azınlıklar(minorités visibles) toplumun içinde eridikleri sürece yaşabilirler
ona göre. Bu toplumdan kasıt nedir onu ise tam anlamıyla söyleyemiyor. Ve bu
bağlamda toplum-dışı olarak gördüğü kitlenin göçmen ve
Fransız-dışı(non-français) guruplar olduğunu üstü kapalı anlatıyor.
21.yy.da
dünya siyasî tarihine büyük düşünsel mirasıyla katkıda bulunma potansiyeline
sahip Fransa, Sarkozy’nin eşitliği yeniden-düşünme eyleminin içerisinde kendi
gerçek dünyasıyla hayal ettikleri arasında koca bir savaş vermekte bugün.
Fransız devriminin dünyaya sunduğu ilkeler yine Fransa tarafından al aşağı
edilecek gibi bir görüntü var ortada. Ve Fransa için gelecekteki büyük
tartışma, toplum-dışı görülen göçmenlere modern gettolarda, apartheid
önerisini sunmak olmalı. Yine de en fazla öngörülecek şeyse, gelecek günlerin
Fransa ve peşine de Avrupa’nın toplum-dışılığa itilmiş dinamizmin yerinin
neresi olduğunu ve demokrasinin Avrupa’daki ömrünün ne kadar kaldığını bizlere
gösterecek olmasıdır…
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.