Kabe, İnsanlar için kurulan ilk beyt... | 34. Er' den çarpıcı açıklamalar... | Karadeniz Efsanesi Geri mi Dönüyor? | Hava sıcaklığı artıyor - HARİTALI | Fadlullah: İran ile Lübnan' ın ilşkilerinin gelişmesi çok önemlidir | Başörtülüye hakaret hapis.. | Türkiye' nin bugünkü gazetelerinden öne çıkan başlıklar | Mustafa Denizli İsyan Etti... | Meşhed (2)..... | Fast-food' da korkutan gerçek... |
  » KATEGORİLER

Hakkımızda

Türkiye' de Basın

Dünya Basınından

Güncel

Dünya

Siyaset

Ekonomi

Eğitim Kültür

Bilim Teknoloji

Gençlikve Ahlak

İslam Aile Çocuk

Gezi Sanat

Şiir Edebiyat

Röportaj

Araştırmalar

Sağlık Yaşam

Haber Analiz

İnsan Hakları

Sözün Özü

Spor ve Aktüel

  » HABER ANALİZ
  » GENÇ KALEMLER
Adem Namlı

Tarih Tekerrür mü ediyor?
Serkan Künü

Ağlayan Çocuklar
Kemal Kemahlı

Ahmet Varol Üstadımızın Dizi Yazısına Cevap
Mehlika Beyza

Bazen...
Zehra Kıran

'' İnsan '' Olmak İçin
Semra Topkaya

Sena...
Bilal Atış

Bayramı Nasıl Kutlayacağız
Vildan Yıldırım

Vilayet Nuru ve Bize Yansımaları...
Habib Mert

Sen beni çoktan aştın...
Hüseyin Beheşti

Aşka Dair Notlar(2)
Bekka Özgür

İsmet perdesi
Demirel Adıgüzel

Bayram Çelişkisi
Malik Eşter Gök

Hem Huda Hem Hurma
Feride Demir

Sistem Komplosu
Alirıza Önder

Velayet-i Fakih ve Velayet-i Fakihe teslimiyet
Arzu Çetinkaya

Bu Gün Beni Dövmeyin!
Zehra Selva Aksoy

Makberimsin Ey Yar!...
  » ANKET

Yönetici :..

Seçenekler

Sonuçları Göster

  » FOTO GALERİ
Tefekkür resimleri
Mizah ve Düşündüren resimler
Yorumsuz resimler
Manzara resimleri
Katliamlar
İşkenceler
  » LİNKLER
  » ÇOK YORUMLANANLAR

 Ahmedinejad' ın oğlunun sade düğün  merasimi

 MOSSAD şefinin Ahmedinejad için kullandığı küstahça söz

 Milli Eğitim Bakanı Çelik, öğrenci affı ile ilgili tarih verdi

 İran, doğunun sağlam kalesi...

 Terör Kurbanı ülke: İran...

 

 
Ortadoğu ve İsrail
26/07/2008 - 20:11

Egemen Ali

 

Ortadoğu kelimesi, ilk kez 1902 yılında Amerikalıların ünlü deniz istihbaratçısı

ve Amerikan deniz politikası’nın babası olarak bilinen Alfred Thayer Mahan’ın,

national review isimli dergide yayımlanan “the persian gulf and ınternational

relations” başlıklı makalesinde yer alır. Manhan bu makalesinde, Basra körfezi’nin

dünya ekonomisi ve deniz hakimiyeti üzerindeki büyük rolü ve önemini anlatırken,

Ortadoğu(middle east) kelimesini Arap yarımadası ve

Hindistan arasındaki bölge için kullanır.

Birinci dünya savaşı’ndan sonra Ortadoğu kavramı resmiyet kazandı.

Artık makale, kitap ve istihbarat raporlarından çıkıp devlet resmi söylemlerinde

yer almaya başladı. 19.ve 20. yy dünyanın en vahşi sömürgecisi olan İngiltere nin

sömürgeler bakanlığı bünyesinde “middle eastern department”adıyla bir idari

teşkilatın oluşturulmasıyla söz konusu resmiyet gerçekleşmiş oldu.

İkinci dünya savaşı sırasında kahire merkezli middle east air command

adıyla bir birim oluşturulmuş ve İngiltere’nin bölgedeki mandaları olan

Filistin, mavera-i Ürdün ve Irak’ın yanı sıra Aden ve Malta da

buranın kontrolüne verilmiştir. Daha sonra İran ve Eritre de bu

komutanlığın kontrol alanına dahil edilmiştir.

Batı dünyası, bugün Ortadoğu kavramının dar anlamda Türkiye,

İran, Mezopotamya, Arap yarımadası, körfez ülkeleri ve Mısır’ı

içine alacak şekilde kullanılmakta olduğunu söylemek mümkündür.

Bu kavramın kapsamının daha da genişletilerek Libya, Sudan, Eritre,

Cibuti ve Afganistan ı da içerecek şekilde geniş anlamda kullanıldığı; bazı

çalışmalarda ise kapsamının daha da genişletilerek atlas okyanusundan mısıra

kadar tüm kuzey Afrika’yı içine alacak genişlikte kullanılmakta olduğu da

görülmektedir. Hatta bazı çalışmalarda Ortadoğu kavramının kapsamına

Kafkasların ve Orta Asya’nın da dahil edilerek kapsamın iyice genişletildiği

de dikkat çekmektedir.

1927yılının 29 Kasım günü Birleşmiş Milletler genel kurulu  Filistin’in Araplar

ve Yahudiler arasında taksimini onaylamak üzere toplanıyordu. Yahudi

devletinin kurulmasına olanak veren taksim kararı lehinde şu ülkeler oy kullanıyordu.

Amerika, Rusya, İsveç, Norveç, Fransa, Belçika, Lüksemburg, kanada,

Güney Afrika, Bolivya, Dominik, Ekvator, Panama, Haiti, Guatemala,

Paraguay, Uruguay, Ukrayna, Polonya, Çekoslavakya, Danimarka,

Hollanda, Avustralya, İzlanda, Brezilya, Yeni Zelenda, Nikaragua

. Kostarika, Liberya, Peru ve Filipinler.

Karşı oylar ise şu ülkelere aitti. Suriye, Mısır, Suudi Arabistan,

Irak, Lübnan, Türkiye, Yemen, Pakistan, Afganistan, Hindistan, İran,

Küba ve Yunanistan.  Tayland delegesi yoklamaya katılmamış,

İngiltere, Meksika, Salvador, Şili, Yugoslavya, Honduras, Etiyopya ve Çan

kay-şek rejimi tarafından temsil edilen Çin çekimser oy kullanmışlardı.

Filistin nüfusunun yüzde 7 sini oluşturan Yahudiler, İsrail devletinin kurulduğu

1948 yılında yine azınlık olmakla birlikte göçler sayesinde nüfusun yüzde 31

ini oluşturur duruma gelmişlerdi.  1949 yılı birinci Arap- İsrail savaşından

İsrail kazançlı çıkmıştı. İsrail Birleşmiş Milletlerin taksim kararında ki

topraklardan fazlasını elde etmekle kalmamış aynı zamanda kararlarına

pek uymadığı halde Birleşmiş Milletlere üyelik hakkını elde etmiştir

. Birleşmiş Milleteler kendi ile çatışıyordu. Barışsever bir ülke olduğuna

karar verdiği İsrail bizzat Birleşmiş Milletlerin taksim kararını ihlal etmiş ve

bu yüzden Araplar ile savaş halindeydi. İsrail Birleşmiş Milletleri 11 Aralık 1848

tarihli Filistin mültecilerinim yurtlarına geri dönmelerine ilişkin kararın 7 Aralık 1973 e

kadar tam 23 kere tekrarlanmasına rağmen uymamıştır. Askeri açıdan güçlü ve

Amerika’ya bağımlı olan bir İsrail’in devamı Amerika için Ortadoğu’da bir vazgeçilmezdir.

1960’lardan beri Amerikan yönetimi içinde iki grup mevcuttur. Arap yanlısı gruba

göre Amerika’nın İsrail’i desteklemesi Arap dünyası içinde güçlü bir anti

Amerikan duyguya neden olur ve bölgedeki istikrar bozulur. Bu gruba karşı

daima daha güçlü olmuş diğer gruba göre ise İsrail’i ekonomik ve askeri

açıdan güçlü tutmak bölgedeki istikrarın devamı için yegane yoldur. İsrail’e

yapılan her büyük silah transferi sonucu Arap ülkeleri İsrail ile aynı düzeye

gelebilmek içi yine Amerika’nın kapısını çalmakta ve Amerikan silahları

almak istemektedirler. Eğer amaç sadece İsrail’in güvenliğini sağlamak

olsaydı Arapların istediği silahların satışı kongre de onay alamazdı.

A.B.D 1967 savaşına İsrail’ i yönetirken, kendi bölge çıkarları açısından

güttüğü hedef İsrail’in ezici askeri zaferi sonucunda yenik Mısır ve Suriye de

Nasır ve Baas rejimlerinin yıkılmasıydı.  1967 savaşında Filistin direnme

hareketini yok etmeyi başaramayan İsrail şansını bu kez 21 Mart 1968 de

denedi. Zırhlı araçlar la desteklenen İsrail birlikleri direnme harekatının

karargahı olarak bilinen el kararname mülteci kampına saldırdılar. Filistin

kurtuluş hareketi ile İsrail arasında yapılan ilk düzenli savaş İsraillilerin

çekilmesi ile sonuçlanmıştır. Bu iki ülkede ki rejimler Arap ulusal kurtuluş

bilincini körüklüyordu. Her ikisinin de Sovyetler ile sürekli gelişen ilişkileri

vardı. Böylece İsrail dünya hegomanyasını güdecek güçte olmadığı ve

bağımlı bir ülke olmasıyla Amerika’nın istekleri doğrultsunda hareket

edecek ve olası bir Sovyet yapılanmasının önüne geçilmiş olacaktı. Amerika’nın

desteğini alan İsrail, Filistin kurtuluş örgütünü bahane ederek Filistin’e tekrar

saldırmaya başlamıştır.

Günümüzde, Filistin toprakları üzerinde saldırılarının devamını getiren İsrail,

büyük orta doğu projesini gerçekleştirmek için yeni senaryolar ile İslam

devletlerini tehdit ederek yollarına devam etmek istemektedirler.

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır
 

YORUMLAR

RAST HABER.COM
Salih 29-07-2008, 20:36:17
Hangi İslam devletleri, bugün Arap ülkelerinin bir projeye ihtiyaçları yok mu.Hangi Arap ülkesi İslamdan rahatsız değildir.Hangi Arap devleti, İsrail kadar dinine bağlıdır.Evet,Filistin halkı mazlumdur.Siyonist zulmün boyutu dayanılmaz derecede ağırdır.Ama Filistin halkının Saddamın yanında yer almasını nasıl açıklarız.Bir zalimden şikayetçi iken bir başka zalimin yanında yer almak,bir başka mazlum halkın acısını paylaşmamak ne İslamın ne de İnsanlığın onaylayabileceği bir durum değildir.
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

n

26/07/2008 Ortadoğu ve İsrail

n

18/04/2008 İstikrar ve özgürlük

n

22/02/2008 Savunma Harcamaları ve Ekonomik Büyüme
 
 
 
Yazarlar
Yusuf Z.Yılmaz

DİNLERARASI DİALOG MU, SUUDİ-SİYONİST REJİM DAYANIŞMASI MI?
Turgut Güngör

AMERİKA BATIYOR MU?
Abdullah Özgür

Irak- ABD ANLAŞMASI ve YENİ İŞGAL
Muhsin Küçüker

ALEVİ AÇILIMI “DEVLET ALEVİLİĞİNE” DÖNÜŞMESİN!
Mehmet Yetkin

AMERİKA' NIN SİYAH YÜZÜ; OBAMA...
 
Konuk Yazarlar
İbrahim Selamoğlu

CİHAN AKTAŞ VE ŞİİLİK ÜZERİNE SAFSATALARI
Üzeyir Yiğit

ALEVİ DERNEKLERİ VE ALEVİLER ADINA İSTEKLERİ
M. Necip Yavuzer

İŞLER İYİ GİDİYOR MU? KRİZ BİZİM İÇİN SORUN MU?
Yakup Aslan

KURTLAR VADİSİ....
Dr.Mevlüt Katırcı

NEBEVİ SİYERDEN DERS ALMALIYIZ...
 
Alıntı Yazılar
Ecevit Kılıç

MİT' in parasını pavyonda yediler, borsada batırdılar
İhsan Dağı

Aleviler devlete teslim olacak mı?
Tamer Korkmaz

Cheney ile neyi tartışmış?
Erdal Şafak

Sahi, bir BOP-GOP vardı, değil mi?
Arzu Erdoğral

Dünyasızlaşmış dünyada,460 çocuk daha ölüm kıskacında...
Ali İhsan Karahasanoğlu

Özdemir amca, hukukçuluğa merak sarmış!
Taha Kıvanç

'Günaydın' demeyeyim de ne diyeyim?
Gündüz Vassaf

Dünya nereye gidiyor?
Mehmet Şevket Eygi

İbn Teymiyyecilik Mezhebi
İbrahim Karagül

Bombay' a saldıran kim, arkasındaki güçler kim
Abdurrahman Dilipak

Çağdışı Laiklik!...
Ali Bulaç

Aleviler ve Sünniler
Hakan Albayrak

Alper Gencer' in Gazze şiiri
Cengiz Çandar

Obama' ya dair ipuçları; 'restorasyon' ya da ‘transformasyon’...
Abdülkadir Özkan

Millet olmadan devlet olmaz
Ahmet Varol

Gazze' de olanlar hepimiz için utançtır
Hayrettin Karaman

Cemevleri...
Hüsnü Mahalli

Somali ve korsanlar
Murat Yetkin

Ergenekon bitti mi, yeni mi başlıyor, örtbas mı edilecek?
Namık Kemal Zeybek

Artık çözüm !
Doç.Dr. Mete Gündoğan

Gelecekte güç hesapları