BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
KERBELANIN BİZLERE VERDİĞİ MESAJLAR
İmam Hüseyin ve Kerbela’nın Müslümanların inancı olan İslam dinine neler kazandırdığını anlamak istiyorsak öncelikle o büyük şahsiyeti ve dünya tarihini titreten Kerbela olayını yakinen tanımamız gerekiyor.
Aslında anlatmak o kadar güç ki. Binlerce yıldır âlimler, tarihçiler, şairler, yazarlar ve hatta sanatçılar Kerbela kıyamını anlatmaya çalışsa da en güzel sözler, en güzel şiirler, en güzel yazılar bile dile getirememiştir bu kıyamı. Hep bir şeyler Kerbela’nın yüceliğinde ve buna istinaden Kerbela vakıasında yetersiz kalmıştır.
Nasıl ki gözler, yürekler Allah’ı kâinatın en ince ayrıntısında görse de yine de onu anlatımlar hep eksik kalıyorsa İslam dininin direği Kerbela vakıası da o şekilde eksik kalıyor. Allah’ı görmek isteyenler, her anında Allah’ı yaşamına geçirerek hissedebiliyorsa, İman Hüseyin ve Kerbela vakıasını da anlamak için Hüseyni öğretileri yaşamımıza geçirmeliyiz.
Çocukluğumdan beridir, hep merak etmişimdir İmam Hüseyin kimdir? Kerbela nedir? Neden muharremlik ayı matem ayıdır? Niye insanlar Kerbela vakıasına hüzünlenip sinelerine başlarına vuruyor?
Sorardım Anne, Baba binlerce yıl önce yaşanmış olay, niye halen bugün yaşanmış gibi yüreklerde dillerde yaşatılıyor? İmam Hüseyin’in nasıl bir kişiliği vardı ki insanlık âleminde yankılar gün geçtikçe artıyordu? Cevaplarda hep bir şeyler eksik kalıyordu. Her sorduğumda İman Hüseyin ve ailesi acımasızca şehit edildi derlerdi, ama hiçbir şehit İmam Hüseyin gibi yüzlerce yıl bu şekilde anılmıyordu.
Kerbela kıyamının diğer kıyamlardan farkı neydi?
O şahadet bizlere bir şeylerin mesajını vermek için gizli bir güçle mi korunuyordu?
Kerbela kıyamı İslam dininin kitabı Kuran-ı Kerim gibi kutsal mıydı ve o kutsallık dünya var oldukça korunacak mıydı?
Kerbela vakıasının öncesi, oluşumu ve sonrası farklı idi. İmam Hüseyin’de çok güçlü bir irade, cesaret, ilim olmalıydı ki bu kıyamı gerçekleşsin.
İmam Hüseyin’in hayatına baktığımızda sabrın en acı yönlerini tattığını görüyoruz. Cennet kadınlarının mühürü olan annesi Hz Fatma’ya yapılan zulme, ilmin kapısı olan babası İmam Ali’nin çektiği acılara, cennet gençlerinin efendisi kardeşi İmam Hasan’ın şahadetine sabretmiştir.
Ve sonunda Kerbela gibi önemli bir kıyamda haksızlığa uğratılmıştır. Çocuklarının ve ailesinin öldürücü susuzluktan ağlamalarına, yine ailesinin acımasızca şehit edilmesine şahit olmuştur. Dünyaya gelmiş ve gelecek hiçbir insan yoktur ki onun çektiği acıları çeksin. Her hangi birimiz onun duçar olduğu musibetleri yaşarsa azim ve sabır güçleri gevşer nefsi güçsüzlüğe düşeriz... Allah’ın adaletine güvenip cennet gençlerinin efendisi, bu kadar çok musibete maruz kalmışsa, bizlerde başımıza gelen bir musibette isyana yönelmeyip Allah’a başkaldırmamalıyız. Yaşadığımız her acıda Kerbela kıyamını düşünerek dünya acılarının gelip geçiciliğinin farkına varmalıyız. Cennet gençlerinin efendisi ve ailesinin çektikleri musibetleri düşünerek onlardan güç almalıyız. Neden niçin niye isyan sözcüklerini yaşadığımız her acıda tartmalıyız. Kemale ermemizi sağlayan en önemli noktalardan sabrı elden bırakmamalıyız.
İmam Hüseyin yaşamının her anında olduğu gibi Kerbela kıyamında da ibadetini yapmıştır. Mübarek başına atılan taşlar altında cemaatiyle namazını kılıp Kuran-ı Kerim’i okuyup Allah’a olan sorumluğunu yerine getirmiştir. En zor anlarda bile ibadetimizi yapmamız gerektiğini yine Kerbela vakıasında görüyoruz.
Kerbelada İmam Hüseyin’in ilmine şahit oluyoruz. Kufe halkına hitaben şöyle sesleniyordu. Dünya hayatına bağlı kalan kimsenin ne kadar zavallı olduğunu ona karşı ihtiyatlı olmamız gerektiğini, dünyanın gelip geçici engebeli bir evden ibaret olduğunu anlatıyordu.
Eğer dünya sadık olsaydı peygamberlere sadık olurdu diyerek Allah’tan gelip ona döneceğimizi hatırlatıyor ve bunun gibi diğer hutbelerinde de insanlığa kurtuluş yollarının mesajını veriyordu.
İmam Hüseyin çok önemli bir hedefi önce insanlık âlemine sonra dedesinin mirası olan İslam dinine ulaştırmak için cesaretini korkusuzca ortaya seriyordu. Kerbela kıyamında 72 kişi değil yalnız kendisi kalsaydı bile bu mesajı İslam toplumuna ulaştıracak gücü ve cesareti vardı. Ondaki sonsuzluk cesareti Allah’ın vaadiyle gerçekleşecekti.
İmamın hakkı ayakta tutmak için batılı yok etmek adına çok çetin şartlarda ölümle savaşmasını görüyoruz. İmam Hüseyin insanlığın izzeti için başkaldırı yapmıştı ve bu başkaldırı hedefine ulaşmak için korunuyordu. İmam Hüseyin sessizliğin içinde büyük ses getirerek sesini âlemlere duyurmuştur.
İmam Hüseyin günahkâr ve suçlulara, kendisine haksızlık yapanlara karşılık vermeyip onlara lütuf ve ihsanda bulunarak hilmini ortaya koymuştur. İmamın kemale ermiş masum kişiliğinde Kuran-ı Kerim’in bizlere öğrettiği mutlak kamil öğretileri görüyoruz.İnsanlık aleminin ve dinin en büyük vefa örneği şahadeti gözler önüne sererek canıyla ve cananlarıyla Allah için şahadetin güzelliklerini ortaya koymuştur.
Kemale ermenin en önemli basamaklarından olan teslimiyeti İmam Hüseyin’in Kerbela vakıasında görüyoruz. İmam Hüseyin canıyla ailesiyle malıyla Allah’a teslim olmuştur.
Gözden kaçırmamamız gereken en önemli mesajlardan biride şudur ki; Kerbela kıyamındaki bir avuç mümin sürekli beraberliklerini kendi canı pahasına da olsa korumasıdır. Bunun en güzel örneğini Kerbela Kıyamının Alemdarı, İmam Hüseyin’in sağ kolu Babel Hevaiç Ebulfazil Abbas’ta görüyoruz. Hz Abbas’ın İmam Hüseyin’e ve Kerbela’daki Allah’ın askerlerine gösterdiği vefayı dinimizin direği gibi korumalı, vefanın İslam’ın vazgeçilmezi bilerek o şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Ebulfazil Abbas’ı tanımadan Kerbela kıyamını tam anlamıyla idrak etmek mümkün değildir diye düşünüyorum. O olmadan hüznün tadına varılmıyor.
Yüceler yücesi İmam Hüseyin yaşamının her anında olduğu gibi Kerbela Vakıasında da zulme başkaldırışını, mertliğini, sadakatini, fedakârlığını ve şecaatini Allah’a olan ölümsüz aşkını koruyarak insanlığa iletmek istediği mesajda diyor ki; Ey insanlar İslam’ı tanıyın ve kurtuluşa erin.
Kerbela kıyamı mukaddes bir kıyamdır. Kutsal kıyamda olması gereken şartlar Kerbela kıyamında mevcuttur. İmam kendisi için değil hak ve hakikat için başkaldırı yaptı. O sadece İslam Ümmeti için değil insanlığın hakkı için kıyam etti.
İmam Hüseyin Yezit’in ne olduğunu ve Yezit düşüncesinin acımasızlığını Kerbela kıyamında bizlere anlatıyordu. Eğer Kerbela Kıyamı olmasaydı kötü emeller ortaya çıkmayacak ve insanlık öylece zilleti kabul edecekti. Bin bir zorluklarla insanlığa yayılan İslam Dini günahkâr olan bir fasığın elinde oyuncak haline gelmiş ve nerdeyse ortadan kalkmak üzereydi. Böyle bir durumda bir meşale bir ışık olmalıydı ki karanlıkları aydınlatsın. Onu yakan eller nurani eller olmalıydı ki Allah’ın rahmetiyle aydınlansın.
Öyle bir meşale olmalıydı ki evren var oldukça, karanlıkları aydınlatan nurani meşale kendi gibi pak ve temiz olan Ehlibeyt tarafından korunmalıydı.
Öyle bir kıyam olmalıydı ki batıl bütün çirkinliğiyle ortadan kalksın. O ses öyle bir ses olmalıydı ki asırlar boyunca yaşatılsın. Hepimiz inanıyoruz ki bu kıyam elbette ki Allahın rızasıyla olmuştur. Çünkü bu kıyam kurtuluş gemisi İslam dininin heba edilmesini engelleyecekti.
İyiler ve kötüler aynı sahnede yer almış hak ve batılın gerçek manada cihadı yaşanmıştır. Hak cephesi hakkın sesiyle malından canından ve bütün dünyevi isteklerinden vazgeçerek kendisini Allah’a takdim etmiştir.
Yaratılmışların en değerlisi insana hizmet için yapılan bir kıyamdır. İnsanın doğumundan ölümüne dek, insani değerler yükleyecek İslami değerler taşıyordu.
Kerbela kutlu bir kıyamdır. Çünkü Kerbela’da öncelikle kâinatı yaratan Allah vardı, çünkü Kerbela’da kâinatın esas sözcüsü peygamberimiz Hz Muhammet ve pak Ehlibeyti vardı, çünkü Kerbela’da Allah’ın kitabı Kuran-ı Kerim vardı. İmam Hüseyin iyiliği emredip kötülükten sakındırmak ve Allahın yoluna devam etmek için kıyam etti. Kim bu yolu kabul ederse kurtuluşa erer. Kim de reddederse helak olup gider.
İmam Hüseyin’in kemale ermiş masum kişiliği ile bütünleşen Kerbela kıyamı insanlık âlemine ve şu anki İslam ümmetine bir değil çok mesajlar iletti. İmam Hüseyin’i ve Kerbela’yı cennet kapısını açan anahtar gibi görebilmeliyiz..O anahtar ki ‘Her Yer Kerbela Her Gün Aşura’dır’ Aldığımız her nefeste attığımız her adımda anahtarın bize bahşettiği güzellikleri korumalıyız.
Kerbela hüzün ve bela çölü
Kerbela aşk ve muhabbet tarlası
Kerbela Kuran’ın tecellisi
Kerbela imanın sabır ve şükür kanadı
Kerbela Allah’ın isimlerinin var oluşu
Kerbela ibadet ve itaat dünyası
Kerbela hakkın batılı yok edişi
Allah için yapılan hiçbir şey boşuna gitmeyecektir. Yalnız kalsak bile gerçek olan doğrudan ayrılmamamız gerekiyor. Hedefimize, doğr