Çağımız, bilimsel çalışmaların hız kazandığı eğitim ve öğretimin
bilinçli yapıldığı çağdır. Önümüzdeki dönemlerde eğitime önem veren, bilgi
çağını iyi değerlendiren milletler arzda söz sahibi olacaklardır. Allah (cc),
kelamı Kuran-ı Mecid’de OKU emr-i ilahisi ile çağlara mesaj vermektedir. Sadece
günümüze, yakın geçmiş tarihi ile baktığımızda bu emre itaat eden toplumların
ne denli başarılı olduklarını görürüz.
Japonya İkinci Dünya savaşından mağlup çıkmıştı. Keza Almanya ve diğer
gelişmiş ülkelerden İtalya da. Ancak şu anki durumları devletlerarası dengede
sanki mağlup olanlar onlar değilmiş gibi önde ve söz sahibi yapıdalar. En
önemli neden bilime, eğitime, öğretime önem vermeleri; okur-yazar sayısı
oranını bırakın üniversite mezunu oranında ciddi rakamlara ulaşmış olmalarıdır.
Japonya’da üniversite mezunu oranı toplumun yüzde doksan dokuzunu oluşturmaktadır.
Toplum genelinde yabancı dil bilme oranı hayli yüksek olup yeni buluşlara imza atmaktalar.
Dünya iletişim araçlarında, GSM cihazlarında dakikada bir, yeni buluşlar olmakta.
Otomotivden tutun da beyaz eşya ve benzeri ürünlerde söz sahibi olmuşlardır. Bu
örnekleri çoğaltmak ve sayılarını sıralamak mümkün. Esas sorun ilmin ve bilimin
temeli olan kaynağı Kuran ve onun yeryüzündeki açıklayıcıları ve yol
göstericileri olan Ehl-i Beyt (as) olmasına rağmen İslam dünyası maalesef en
geride ve muhtaç vaziyettedir.Bütün ilimlerin kaynağı Ehl-i Beyt (as)’
dır.Çünkü onların kaynağı da Allah (cc)’ tır.
‘’Ne yapmalıyız, çağı nasıl yakalamalıyız?’’
dersek ve soruları aklımıza, vicdanımıza ve istişare ile birbirimize sorarsak
çıkacak yanıt tektir. Eğitim ve öğretime gereken önemi desteği vermektir.
Hususen biz Ehl-i Beyt (as) salikleri olarak çocuklarımızı, yakınlarımızı ve
çevremizdeki okuyan gençlerimizi teşvik etmek, onlara gereken desteği vermemiz gerekir.
Bakınız gelecek, bugünden daha fazla bilginin ve bilimsel verilerin hız
kazandığı dönemler olacaktır. Salt duyduklarımızla ve yaşadığımızla yetinmek
bizleri çok gerilerde bırakabilir. Düşünün, konuya dini değerlerimiz açıdan
baktığımızda hadis kaynaklarımızda şu anda bizlere muğlâk ve anlaşılmaz gelen
veya yorumlamaya çalıştığımız mübarek verileri geleceğin Hişamları kim bilir
nasıl açıklama getirerek o muhteşem sözleri yorumlayacaklar. Konuya tıp,
astronomi ve diğer bilimsel açılardan baktığımızda milyonlara önderlik edecek,
ışık tutacak nice cevherlerimizi arz görecek ve parmaklarını ısıracak. Belki
elinden tutuğunuz Aliler, Ahmetler, Fatmalar, Betüller çağın önlenemez
hastalıklarına çareler bulacaklar. Yaşarsanız Allah’a (cc) hamd edecek, vefat etmişseniz kabirlerinizden
tebessüm ile bu gençlere bakacaksınız. Nice filozof ve bilginleriniz TV
sohbetlerinde insanlığa müthiş mesajlar verecek, mekteb-i hakkın gerçeklerini
anlatacaklar. Uzay bilimlerinde astronomi bilim adamlarınız uzayın sırlarını
açıkladıkça müthiş yaratılışın esrarı karşısında kendinizi alamayacak, secdeye
ilmen ve aynel yakin varacaksınız. Edebi eserlerin üretildiği sanatsal
değerlerin zirvelere taşındığına şahit olacaksınız. Doğayı tahrip etmeyen
rahmet mektebinin ilim adamları tarafından üretilen nice nice ürünler insanlık
tarafından tüketildikçe sizler hamd zikirleriyle arzı velveleye getireceksiniz.
Hz. Mehdi (as) Allah zuhurunu acil eylesin yetişecek ve desteklerimizle
ilerleyecek gençlerimize teveccüh ediyor dersem haddimi aşmış olmam. Mevla’mız (as)
onların başarılarında onların destekçisidir. Efendimiz (as) onlara desteğin, kendisine
yapılmış destek misali yanımızdadır.
Aziz kardeşlerim sizlere Batı’lı Doğayı Koruma
grubu bir dergiden kısa bir hadiseyi anlatmak isterim. Bu hadiseyle, üniversiteli
gençlere desteğin birbiriyle nasıl ilgili olduğunu siz saygıdeğer kardeşlerime
anlatmalıyım diye düşündüm; ancak 'teşbihte hata olmaz' babından anlamanızı
rica ediyorum. Batı’lı Doğa Severler grubu anlatıyor; kutuplarda yaşamlarını
sürdürmeye çalışan beyaz kutup ayıları var. Bu masum hayvanları; zalim, sadece
para ve dünyevi hırsları uğruna katleden zalim avcılar, onları tüfekle avlayıp
derilerini yani kürklerini Beverly Hills veya Paris moda evlerinde yüksek
meblağlara satıyorlar. Ancak postu mermi ile delinen zavallı hayvanların
derileri bu delikle değerleri düşüyor. Zalim avcılar düşünüp taşınıyorlar öyle
bir av yöntemi buluyorlar ki akıllara zarar denilir ya işte öyle. Ayı doğası
gereği balı çok sever. Avcılar jileti yuvarlak biçimde birleştiriyorlar, etraflarına
da balı doluyorlar, keskin jiletlerin balla dört yanı çevreleniyor. Bu gizli
silahların av sahasında onlarcası hazır bekliyor. Ayılar balın kokusuyla
tuzaklara yaklaşıp, başlıyorlar balı yalamaya; ancak balı yalarken keskin
jiletlerde dillerini kesiyorlar. Bir tarafta vazgeçilmez lezzetli bal diğer
tarafta kesilen dilleri ve akan kan. Ayılar baldan vazgeçemeyip yalama eylemine
devam ediyorlar. Kan kaybı kaçınılmazdır. Zavallı hayvanlar bir süre sonra kan
kaybından yaşamlarını kaybediyorlar.
Aziz gençlerimize hazırlanmış mayınlı
çorak dünya ve uhrevi yaşamlarına kastedilmiş sahalar var. İblis boş durmuyor.
Çeşitli tuzak ve hilelerle onlara maalesef tuzaklar hazırlıyor. Evet, görevimiz,
üniversiteli gençlerimize sahip çıkmak; onların eğitim, barınma ve ilmi
yaşantılarına destek vermektir. Ben kendim nurani simalı, amelleri ve
akideleriyle Kuran ve Ehl-i Beyt (as) izinde güzel kardeşlerimle tanıştım. Onlar
geleceğin mimarları azizler, onlara destek vermek camii ve medrese yapmak kadar
önemli. Bu güzel siteden kırık dökük yazılarımla size seslenmek ve
desteklerinize müracaat etmek istiyorum. TAYDER’E destek verelim, verelim de
okumayan gencimiz kalmasın. Adresi ve telefonları zaten ‘’Rast haber’’
sitesinde var haydin hayra diyorum......
Bu konuda duyarlı derneklerimizin sayısının artmasında fayda görüyoruz.Iğdır'da aynı amaçla hizmet veren Eğitim gönüllüleri derneğimizede , tayder'ede başarılar dileriz.
#FFFFFF">
fatma
25-12-2009, 10:06:38
#FFFFFF">
Allah'ın selamı üzerinize olsun
Eğitim konusundaki görüşlerinize katılıyorum.Gençlerimizin ileride tıp, astronomi gibi bir çok ilim dalında bir çok başarıya imza atacaklar.Eğitimlerine destek verdiğimiz Aliler, hasanlar, Ahmetler yüzümüzü güldürecek. Peki ya Fatmalar, Haticeler, Zeynepler onlara nasıl destek vereceğiz. Allah-u Teala'nın Kuran'daki oku emrine uymaları için yine Allah-u Teala'nın emri olan örtü emrine karşı gelmelerine izin mi vereceğiz? Bence bu konuda da duyarlı olmalıyız.Allah hepimizin yardımcısı olsun inşallah.
#FFFFFF">
hüseyin cahit
10-10-2010, 00:58:14
#FFFFFF">
sa artık fatmalar zeynebler de başörtülü okuyabilecek evet ne diyelim Allaha hamd olsun
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.