“Bu gün size dininizi kamil ettim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip beğendim .(Maide/3)“. Gadir-u hum da inen velayet ayeti ile ilahinimetler tamamlanıp din kemale ererek yüz yirmi dört bin peygamberin ilahi misyonları garanti altına alınmış oldu. İşte bu nimet; İslam ve hidayet nimeti, beşeri topluma sırat- müstakim’i gösterme nimetidir. Bu nimetin tamamlanması için doğal olarak peygamber efendimiz (s.a.a) tarafından geleceğin yol haritasını çizip belirledi. Dinin kemale ermesi, yani ilahi ölçüler uyarınca, hidayet ve hükümet hususunda her zaman için Müslümanların konumu belirlenerek yönetimin geleceği güvence altına alınmış oluyordu. Bu konumlar masum imamların olduğu zamanlarda onların velayetiyle, masum imamın(a.s) gaybetde olduğu zamanda da takva, dindarlık, dini korumadaki fedakarlık, sadece Allah’ı önemseme, hak yolundan asla ödün vermeme, sağlam irade ve azim sahibi olma gibi şartlarıhaiz fakihin velayetiyle devam ederek günümüze kadar gelmiştir.Yani velayet misyonunda asla kopukluk söz konusu olmamıştır.Aksi halde velayetle kemale eren dininkamilliğinden söz etmek mümkün olmaz. Gadir-i Hum olayı böyle bir ilahi seçim ve atama ile hakikatin simgeleşmesidir. Velayetin ilan edilmesiyleberaber risalet’in ilahi bir emir olarak imametle devamının sağlanarak sürdürülmesi ile kafirler bu dinin peygamberin vefatından sonra dağılacağı ve yok olacağına dair şom emelleri, arzularısuya düşmüş oluyordu. Gadir-u hum’da ilan edilen velayetle, küfür düzeni karşısında, ekonomik, siyasi, toplumsal, ve yaşama dair diğer bütün alanlarda risalet ilevar olanilahi bir projenin sürekliliği sağlanmışoluyordu.
İmam Humeyni’nin(r.a) önderliğinde gerçekleşen İslam inkilabı ile, Müslümanların ve İslam dünyasının dertlerine yakından ilgili olan sorumluluğunun bilincine sahip tüm aydınların, hürriyetperverlerin arzuları tahakkuk etmiş oluyordu. Meşrutiyetini velayet ruhundan ilham alarakİslam nizamını teşkil edenbu günkü velayeti fakih sistemi ve onun aziz rehberi de günümüzde aynı şekilde kafirlerin, emperyalist emellerine ulaşmaları için en büyük engel teşkil ederek, onları ye’se düşürmeye devam etmektedir.Yakın bir zamanda bir erdemler hareketi olarak gerçekleşen İslam inkilabı , maneviyatın yanında ilimi ,teknolojik gelişmeleri de gerçekleştirerek ve uluslararası emperyalizme teslim olmayarak, onların karşısında onurlu ve izzetli bir direniş sergilemeleri, dünya genelindeki bütün müstekbirleri oldukça rahatsız ederek kaygılandırmaktadır.Yaşadığımız zamanda eğer bu günkü uygulamasıyla bir velayeti fakih sistemi olmasa bu gün zalimlerin ,Siyonistlerin, emperyalistlerin dünyayı kasıp kavuran zulümleri karşısında kim hakkı haykıracak ? Müslümanların ,mazlumların hamisi kim olacak? Müslümanlar arasında vahdetin korunmasını kim sağlayacak? İlahi şiarların yücelmesine kim öncülük edecek? Bu ilahi değerlerin oluşturulması ve korunması sağlayacak yegane sistemin bu gün velayeti fakih sisteminin makamında Rehberiyet makamı olduğunu yaşanan olaylarla bütün açıklığıyla görmekteyiz. Kerbela’nın misyon olarak güncellenmesiyle İslam’i hayata yeniden canlılık kazandırarakhayat bahşeden İslam inkilabı gerçekleşirken, Gadir-u Humun amaç olarak güncellenmesiyle de doktrin olarak dünyaya sunulan velayeti fakih sistemi ile Müslümanların ve mazlumların geleceğe daha umutla bakmaları sağlanmıştır.
İslam Cumhuriyeti nizamında İnkılâp rehberi, İslam nizamında en yüksek makam olarakbelirleyici ve kilit rol oynar. Rehber, İslami konularda uzman biri olmasından dolayıVeliyi Fakih olarak kabul edilir. Tabi ki rehberlik makamı için diğer bir takımözellikler de gerekmektedir. Muhtelif fıkhi konularda fetva vermek için ilmi yeterliliğinin bulunması, İslam ümmetinin liderliği için gereken adalet ve takvaya sahip olması, siyasi ve sosyal görüş açısından basiretli biri olarak doğru kararlar alacak özelliğe sahip olması , tedbirli ve cesur olmak, rehberlik için doğru yönetim ve güce sahip olmak rehberin diğer özelliklerindendir.Fakihler ve bilgeler arasından halk tarafından seçilen uzmanlar meclisi (Hubregan) üyeleri, söz konusu şartlarda herkesten daha seçkin ve üstün olan kişiyi rehber olarak seçip, denetlemekle yükümlüdür.
İslam inkilabının büyük önderi ve cumhuriyetin kurucusu İmam Humeyni (r.a) tüm bu özelliklere sahip olma açısından en seçkin kişi olarakdirayetli biçimde Müslümanların rehberlik görevini yerine getirdi.İmamın vefatının ardından Hubregan Meclisi4 Haziran 1989’da oy birliği ile İmam Humeyni'nin (r.a) sadık yarenlerinden olan dönemin cumhurbaşkanı Ayetullah Seyyid Ali Hamenei'yi imamın halefi ve İslam inkılabının rehberi olarak seçtiler. Böylece Ayetullah Seyyid Ali Hamenei 20 yıldan beri cesaret, dirayet, ve içtenlikle ağır ve büyükyükümlülük olan rehberlik görevini yerine getirmektedir.İmam Humeyni'nin rihletinden sonra İslami İran'ın liderliğinde kopukluk yaşayacağını zanneden bütün düşmanlar bu batıl düşüncelerinden hareket ederekİslam inkilabına darbe indirmek için şom ve şeytani planlar kurarakuygulamayageçirmek isteseler deonların tüm komploları Ayetullah Hamanei'nin akılcı liderliği, derin bakışı ve tedbirleri sayesinde boşa çıkmıştır. Dost ve düşman bütün uzmanların kabul ettiğigibi rehberliğinden geçen 20 yılın ardından Ayetullah Seyyid Ali Hamenei'nin bu makamiçin gerekli olan bütünsıfatlar ve özelliklere de sahip olduğu herkese pratikte ispatlanmış bulunmaktadır.
Bu özellikler nelerdir? diyegenel hatlarıyla baktığımızda , ilk göze çarpan vasıf, rehber Seyyid Ali Hamenei'nin ahlaki ve manevi konumunun yüceliğidir.Bu özelliğinden dolayı şunu söyleyebiliriz kirehber, sadece ülkenin siyasi seçkin bir şahsiyeti olmaktan ziyade , İslam toplumunun manevi önderliğini de üstlenmiş bulunmaktadır. İslam inkılabının yüce rehberinin sade yaşamı, takvası ile özeldeİran halkının ve genelde Müslümanların onahayranlık duymasınasebep olmaktadır. Bu yüzden Müslümanların İslam inkılabı rehberine olansevgileri ve muhabbetlerionların, İslam ilkelerine bağlılıkta örnek olan rehberleri ile olan güçlümanevi bağlarının en canlı ispatıdır.
Rehber Ayetullah Hamenei’nin en önemli özelliklerinden bir diğeri ise adalete verdiği önem ve adil olmasıdır. Ayetullah Hamenei ülke yönetiminde adaletin kök salarak hüküm sürmesiiçin özel alaka ve dikkat göstermektedir. Bu adaletin sağlanması içinülke içinde ve dışında tüm sosyal, siyasi, kültürel ve ekonomik alanlarda çeşitli ırkçılık hareketlerine karşı siyasetler yürütülerekmücadele edilmektedir. Çünkü ırkçılıkla mücadele ve adalet taraflığı İslam'ın seçkin öğretilendirler. Bu yüzden İslam inkılabı rehberi çeşitli alanlarda ve özellikle adaletin tesisinde en önemli etken olan ekonomideki yolsuzlukla mücadeleyi her zaman göz önünde bulundurarak, yolsuzluğun, tarafgirliğinköklerinin kazınması için devamlı uyarılarda bulunarak bu konudaki yetkilileri uyarması ve yönlendirme yapması İslam inkılabı rehberinin bu konuya çokönem verdiği göstermektedir.
Aziz rehberin en barizözelliklerinden birisi deonun halka olanözel ilgi ve alakasıdır. Bu konu siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda daha bariz bir şekilde görülmektedir. Ayetullah Hamenei her zaman halka hizmet etmeyi bir ibadet kabul ederekbu bağlamda özellikle yoksul ve fakir kesimin sorunlarının, sıkıntılarının giderilmesi için sürekli yetkililere vurgu yaparak tavsiyelerde ve uyarılardabulunmaktadır.Rehberin bu kadar yoğun çalışmasına rağmenhalkın çeşitli kesimleri ile samimi ve sıcak görüşmeleri, onların eksiklikeri ve sorunlarından haberdar olmak ve çözüm yolları araması onunhalka verdiği ehemmiyetin en önemli göstergesidir. Ayetullah Seyyid Ali Hamenei halkın her zaman siyaset arenasında hazır bulunmaları ülke ve Müslümanların meselelerini büyük titizlik ve dikkatle takip etmeyi ve kendi kaderlerini belirleme konusunda her zaman duyarlı olmalarını istemiştir. Rehber, özellikletoplumdaki kabiliyetler ve potansiyellerin iyice teşhis edilmesi vegizli kalankabiliyetlerintespit edilerek toplum hayatına kazandırılmasına önem vermektedir.
Ayetullah Seyyid Ali Hamenei'nin en bariz özelliklerden bir diğeri, dini halkçılık, dini demokrasiyedevamlı vurgu yapmasıdır. İslami öğretilerden kaynaklanan halkın yönetimde söz sahibi olması ilkesi , İlahi ilkelerin üstünlüğüne olan inanç ve ülke geleceğinin halkı tarafından belirlenme gerekliliği düşüncesinden kaynaklanmaktadır. İslam İnkılabı'nın zafere ulaşmasından itibarenuygulamadakidini demokrasiye göre, halk ülkenin idaresine özgürce katılarak kaderini belirlemede etkin rol oymaktadır. Tabi ki bu katılım, daha mükemmel kurallara dayanan İslami kıstaslara göre gerçekleşirkenrehber, şimdiye kadar 20 yılık zamandadaima dini demokrasi düşüncesini açıklamaya ve yaymaya çalışırken, bu yönetim anlayışın batı liberalizmine karşı İslam cumhuriyetinin temel ilkelerinden olduğunu vurgulamıştır. Emperyalistlerin bütün hile ve fitne oyunlarına rağmen İslam inkılabı hala İslami ve halkçı değerleri üzerinde durarak, yolu üzerindeki tüm engelleri aşmaya ve ilerlemeye devam etmektedir.Teknolojik ve ilmi gelişmenin sağlanması , ülkede kalkınma ve refah düzeyinin yükselmesine önem verilmesi, Ayetullah Hamenei'nin bir diğer özelliğidir. Bu bağlamda İslam inkılabı rehberi,kalkınma ve gelişmeye yönelik programları yakından takip etmektedir. Tabi ki Ayetullah Hamenei ülke gelişme ve kalkınma sağlanırken kitleler arasında adaletsiz gelir dağılımının ve ayrımınolmamasına dikkat çekmektedir. Çünkü,İslam açısından gelişme/kalkınmanınadalete dayalı olması gerekmektedir ki; aksi takdirde gelişmenin sağlanması söz konu olmayıp toplum daha dageriye gidecektir.
İslam inkılabı rehberinin bir diğer özelliği de genç nesile gösterdiği özel ilgi ve teveccühtür. Ayetullah Hamenei gençlerin, ülkenin geleceğini inşaa ettiğini belirterek , başta üniversite gençliği olmak üzere gençlerle bir araya gelerek önemli konularda görüşlerini beyan etmektedir. Rehber gençlere bilgi ile donanarakilim öğrenmek konusunda azimli olmalarını tavsiye ederken,inkılabı oluşturan manevi değer yargılarına dikkat etmelerini, yapılan çalışmalarda yenilikçi olmalarına dikkat çekerekşöyle buyurmaktadır: Genç, tabii olarak reform yanlısıdır. Elbette benim, şu anda günümüzde çok kullanılan reformist, muhafazakar ve benzeri kelimelerle işim yok. Bana göre, ‘reformizm’ gibi siyasal bir poz, benim içim herhangi bir değer ifade etmez. Genç, şu tür reformlardan yanadır: “Tabii olarak adalet, geniş özgürlük ve İslami ideallerin gerçekleşmesi.” İslami idealler ve hakikatler onu heyecanlandırır ve onu etkileyip sürükler. Zihninde çizmiş olduğu Emir’ul Müminin tasviri onu heyecanlandırır; eksikliklerini kıyaslar ve isteğine ulaşır. Bu son derece açıktır.Her bir gencin çeşitli kaygıları vardır. Bu korkuyu, kaygıyı önlemek mümkün değildir. Genç her şeyden önce öğrenim, iş ve geleceğinin fikrindedir. Geleceğini temin etme ve aydınlığa kavuşturma onun için önemlidir. Aile kurma onun için mühimdir. Bu yüzden, çabası oranında bu hedefleri gerçekleştirmesi önemlidir. Bu yolda istek ve heyecanlar söz konusudur. İnsana ait güzel istekler, gençlerde daha güçlüdür. İnsani hisler ve duygular gençlerde adeta fışkırır. Elbette gençlerin korku ve kaygıları bunlarla sınırlı değildir. Tabii olarak genç, sosyal meselelerde de son derece hassastır. Eğer toplumda ayrımcılık olsa, o bu durum karşısında son derece rahatsız olur. Genç ideal sahibidir. Eğer toplumda adalet olmazsa genç rahatsızlığını gizlemez. Eğer toplumda fesad yaygınlaşsa, ülkesini onurlu bir şekilde görmek isteyen genç tabii ki bu durumdan huzursuz olur. Milli gurur ve hamasi konular karşısında gençler son derece duyarlıdırlar.
Ayetullah Hamenei'nin 20 yıllık liderliğinin bir diğer özelliği de sahip olduğubasiretidir. Bu özelliği sayesinde rehber, ülke içinde ve dışında yaşanan olaylar ve gelişmelere göre oluşturduğu önlemleri ve siyasetleriyle inkılaba içten ve dıştan yönelecek bütün tehlikeleri bertaraf etmektedir. Ayetullah Hamenei uluslararası alandaki gelişmelere olan hakimiyetive yüksek oranda bilgiye sahip olması onun liderliğinin etkin yönlerindendir. Nitekim bir çok ülke lideri ve uluslararası kurumların yetkilileri Ayetullah Hamanei ile yaptıkları görüşmeden sonra İslam inkılabı rehberinin dünyaki gelişmelere dairbilgisinehayran olduklarını kamuoyu önünde defalarca açıklamışlardır. Özellikle dış siyaset alanında birçok siyasetçi ve halkın kitleleri Ayetullah Hamenei'nin büyük güçlere karşı olancesur tutumuna ve onun İslam, Müslümanlar ve mazlumları savunmada asla müsamahakâr davranmayıp müstekbir güçlere karşı sözlerini, açıkça beyan etmekten asla geri kalmadığını görmektedirler. Aslında zulme karşı savaşmak da İslam inkılabı rehberinin bir diğer bariz özelliklerindendir. Ayetullah Hamenei her zaman emperyalist Amerikanın ve gasıp Siyonist rejiminyayılmacılığına karşı verdiği mücadeleyi, müstekbirlerin ve Siyonistlerin zulümüne maruz kalan Filistin, Lübnan, Irak ve Afganistan gibi mazlum milletlerin haklarını her zaman savunduğuna şahitlik etmişlerdir. Diğer yönden İslami vahdete ve kardeşliğe çağrı, İslam inkılabı rehberinin açıkça sergilediği tutumlardan bir diğeridir. Ayetullah Hamenei, Müslüman milletlerin dayanışma ve vahdetini onların kurtuluşunu ve saadetlerini sağlayan en önemli etken olduğunu vurgulayarak Müslümanlar arası birliğin ve vahdetin sağlanması için sürekli çalışmalar ve tavsiyeler de bulunmaktadır.
Adalet güneşinden parıltılar taşıyanRehber , Seyyid Ayetullah Hamanei’nin Allah'a tevekkül ve inanç ilebugün başarılı bir şekilde taşıdığı velayet bayrağını o kutlu bayrağın gerçek sahibi ve alemin güzelliği olan zamanın İmamına(a.f) teslim etmesi ümidiyle…
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.