Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
LEBBEYK YA HUSEYN
01/12/2009 - 10:17

FATİH KAHRAMANİ

GİRİŞ

 

Siz hiç, bir ömür şahadet aşkı ile yanıp tutuşan ve bu aşkına ulaşmak için yıllarca gözyaşı dökmüş ve Rabbinin izni ile şahadet zamanı gelince arkasına bile bakmadan ölümün kollarına koşarak giden bir mücahit gördünüz mü? Ya da daha kundakta süt emen küçük çocuğuna bakıp da, cebinden çıkardığı küçük bir Kuran-ı Kerim’i o küçük ellerine sıkıştırıp ona gelecek olarak Allah’ın kelamını emanet eden bir babayı? Daha yaşamının baharında “ölüm benim sevgilime kavuşma vesilemdir” diyerek tıpkı babası gibi, savaş meydanlarında “Allah-u Ekber” nidasıyla toprağa yığılıp kalan ve ellerini gökyüzüne kaldırıp dua eden bir genç gördünüz mü hiç?

 

Siz, 6 yaşındaki çocuğundan, babasının savaş meydanlarına gideceğini ve bir daha dönmeyeceğini bilerek ve ona uzun bir seyahate gidermiş gibi “yolluk” hazırlayarak, çocuğunu oyalayan bir anne gördünüz mü?

 

Ahir zaman çocukları olarak, şahadetin maneviyatından uzak bizler için şahadet mertebesini ve şehitleri ele almak kolay olmasa gerek. Yukarıda betimlemeye çalıştığım durumlardan hangi birine ne kadar şahit olduk acaba? Büyüklerimizden dinlediklerimiz ve kitaplardan okuduklarımızla yetindik sadece. Hür bin Yezid, şehitlerin gıpta ettiği “Hz. Ebul Fazl Abbas” ve “Sarallah” gibi, adları sık sık anıp, bu şahadetin felsefesi üzerine ufacık da olsa tefekkür etmemiş gaflet abidesi bizler o yüce makamlara sahip insanların neden şehit olduklarını sadece iki cümle ile özetlemekteyiz ne yazık ki. Adımızın “Şii” olduğu bu devirde şahadetin mektebimizde büyük önem taşıdığını bildiğimiz halde acaba şahadetle ne kadar alakalı ve söz konusu mertebeyi elde etmek için ne kadar istekliyiz?

 

İsterseniz öncelik olarak, imamımız olmasından iftihar ettiğimiz ve adı geldiğinde ise yüreklerimizin yandığı aynı zamanda o kerbela faciasını anımsadığımız “Allah’ın Kanı” olarak büyüğümüzden, küçüğümüze kadar dilimizde dua ettiğimiz Seyyid-is Şüheda İmam Hüseyin(a.s)ı ve onun misyonunu ele alalım.

 

FASIL–1

 

Müminlerden öyle adamlar vardır ki Allah'a verdikleri söze sadık
kalırlar. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedirler.
(Ahitlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır. (Ahzâb / 23)

 

İnsanı sadık kılan şey nedir? Sadakat insan için ne anlam taşır? Tüm bu soruların cevabını eğer İmam Hüseyin(a.s)i gerçekten tanımışsak bulabilir ve aynı zamanda idrak edebiliriz. İmam Hüseyin’e(a.s) göre sadakat,  hakikatin ve imanın özüydü. İmanlı insan Allah’a sadakatiyle varır ve hedeflerine bu sayede ulaşır. İmam Hüseyin(a.s)in kıyamının merkezini, her konuşmasının başlangıcını her hedefinin açıklanışının özünde Allah’ın olduğunu ve bunun da Allah’a olan sadakati sonucu oluştuğunu görmekteyiz. İmanın sadakatle eş değer olduğunu unutan bir neslin ferdi olarak, hala anlamamakta neden direniyoruz bunu aklım bir türlü almamakta. İman ve sadakatin eş değerde olduğunu vurgulamıştım. Peki, sadakat ne kadar önemli ve onun varlığı nasıl ispatlanır? Sakadat ne kadar önemli ki, Resul’ün(s.a.a) torunu kendi kanıyla kalmıyor tüm ailesini, sadakatinin ispatı olarak Rabb’ine sunuyor. Kundakta süt emen ve ceddine en çok benzeyen iki oğlu, en zor anlarında yanında bulunan kız kardeşi Zeynep(a.s) ve Hz. Ebul Fazl(a.s). Kardeşi İmam Hasan(a.s)ın yadigârı ve emaneti olan Hz. Kasım(a.s). Hasta haliyle kızgın çöllerde Allah’ın adını zalimler karşısında haykıran İmam Zeynel Abidin(a.s) ve Ehl-i Beyt’in diğerleri…
Bir Şii’nin ilk görevi tüm insanoğlu gibi önce kendini bilmektir. Bizler örnek aldığımız kişilik ve şahısları yaşantıları ile idrak edebilir ve onları hayatlarımızın her anında hatırlarsak görürüz ki, hem maneviyatta hem de nefsi merhalelerde büyük aşamalar kat edeceğiz.

 

Üstat Ali Şeraiti’nin de dediği gibi;

 

İnsan" olma "bilme" ile gerçekleşmektedir. Bunun en yüce belirginliği de kendini bilmedir. "Kendini bilme "ne rastlantısal olarak, ne de daha önceki bir kararlaştırma ile ve ne de gaibi ilham, kalbi duyumsama veya iç ışıması ile olur. Başkası (L'autrui) ile yürüttüğü ilişkilerinden yola çıkarak insan, "ben" (moi)e ulaşmaktadır. "Başka" olanı tanımakla ve duyumsamakla "kendisi"ni keşfetmektedir.

 

Her konuda ve her aşamada aklımıza ilk gelecek konunun Hz. Resul (s.a.a)’ün hadisinde buyurmuş olduğu gibi “benim ehlibeytim Nuh’un gemisi gibidir, ona binen kurtulur ona yetişemeyen ise helak olur” olmadır.

 

FASIL–2

 

Bir Şii olarak şahadet merhalesine ve şahadet konusuna nasıl yaklaşmalıyız? Öncelikle asrın büyük şehitleri İmam Hüseyin(a.s) ve 72 yareni ile birlikte bizden önceki nesillerde yani, şehit Mutahhari, şehit Beheşti, şehit Nasiriyan ve adlarının bile aklımıza gelmediği nicelerinin örnek yaşantılarını araştırmak ve idrak edebilmek, onların örnek hayatlarını kendi yaşantımıza aksettirmekle başlayabiliriz. Devrimizin, bizlere maddiyat âleminde var olma mücadelesinden başka bir seçenek bırakmadığı, gelecek endişelerimizden dolayı nesillerimizi maneviyat sürecinde yalnız bıraktığımız bir psikolojik savaş ile karşı karşıya olmakla kalmamış bizzat bu savaşın içerisinde yer almışız.

 

Yine üstat Ali Şeraiti’nin sözü ile devam edeceğim;

 

“Var olmak, dar, karanlık bir hücredir, kapısı ölüm, penceresi yaşamdır. Pencerelerini bulmamış olanlar ya da yalnız var olmakla yetinecek ölçüde “az” olanlar ile bu “az olmak”tan biraz çok olmaları ya da çok duruma gelenler intiharın kurtarıcı yardımıyla kapıyı açarlar ve kurtuluşa kaçarlar”.

 

Sizce, nesillerimizi eğitmeme onları maddiyat çukurunda maneviyat eksikliğinden dolayı göz göre göre intihara sürüklemek değil midir?

 

Neden hala nesillerimizi göz ardı edilmiş ve bir takım gerçekle alakası olmayan ya da üzeri kapatılmış bir ehlibeyt anlayışı içerisine sürüklüyoruz? İmam Hüseyin(a.s) ile birlikte 72 yareni ve kerbela olayını her yıl matem törenleri ile ele alan bizler neden imam huseyinin misyonunu ve onun sözlerini dikkate almıyoruz? Bir Şii olarak acaba “Zillet bizden uzaktır” hadisi bizler için bir anlam ifade etmiyor mu? Ehlibeyt’ten nefislerimizi okşayan hadisler nakledip övündüğümüz ve nesillerimizi de böyle kandırdığımız bir durumda acaba kişiler olarak mektebimize ne yarar sağlayabiliriz?

 

İmam Hüseyin(a.s)buyuruyor ki,

 

“İnsanların çoğu dünya kuludur, din ise sadece dillerinde dolanıp durur, dünyadan bir çıkar elde ettikçe dindarlar çoğalır ondan bir zarar görüldüğünde ise dindarlar azalır.”

 

Bir Şii olarak İslami yaşantımızda olduğu gibi normal yaşantımızda da ne yazık ki, böyleyiz. Yeni yetişen, kendilerini İslami gençlik olarak nitelendiren kişilerin Allah’ın şeriatının temeli olan cihad konusunda vurdumduymazlıkları, aldıkları ailevi ve dini eğitimlerde şüphe uyandırıyor. Bizler dini konularda bizleri su üstüne çıkaracak ayetler ve hadisler ezberlemekte, ehlibeyti örnek aldığımızı ve onlarla iftihar ettiğimiz halde yaşantılarından uzak durmaktayız.

 

Şahadet konusu her ne kadar bizlere uzak olsa da şunu belirtmekte fayda görmekteyim ki, en azından nesillerimize mektebimizin var oluşunun şahadette yatılı olduğunu ve zillete boyun eğmemekle olduğunu anlatmamız hatta onlara öğretmemiz gerekli olduğunu savunmaktayım.

 

Nitekim Ali şeraitinin de savunmuş olduğu gibi “şehit olanlar Hüseyin’ce iş yaptılar ve geri kalanlar ise Zeynep’çe iş yapmalılar.”ve ekliyor; “Ali gibi yaşayın, Hüseyin gibi ölün ve Ebu-Zer gibi haykırın”.

 

Allah’ın davetine lebbeyk diyen bir imamın Şiaları olarak “Lebbeyk ya Hüseyin” diyen bizler acaba “Lebbeyk ya Hüseyin” anlamını bilmekte miyiz? Bunun anlamını belirttiğim gibi İmam Hüseyin anlayıp tanıyarak idrak edebiliriz. Hüseyni yolda olduğunu iddia eden ve onu tanımayan bizler hangi samimi duygularla imamın yolunda olduğumuzu belirtiyoruz. İmamın gerçek takipçisi ve zamanın Hüseyni olan Seyyid Hasan Nasrallah’ın “Lebbeyk Ya Hüseyin” lafzını açıklaması gerçekten bizler için bir Hüseyin takipçisinin nasıl olması gerektiğini anlatıyor.

 

“Lebbeyk Ya Hüseyin” Yani, bir anne kendi elleriyle çocuğunu savaş meydanına gönderir çocuğu şehit edildiğinde ve kesik başı annesine verildiğinde annesi onu evine götürür ve yüzündeki kanı toprakları siler ve ona der ki; ben senden razıyım Allah senin yüzünü aydın kılsın. Sen beni kıyamet günü Hz. Zehra’nın yanında ak ettin. Ve bir anne bir eş bir kız kardeş ki, geliyor eşine oğluna ve kardeşine savaş elbisesini kendi elleriyle giydiriyor ve savaş meydanına gönderiyor. Yani Zeyneb’in şahadet arzusu ve isteğini Huseyn’e bağışlaması budur lebbeyk ya Huseyn.” Ve ekliyor;       

 

“Herkes duysun dünyanın neresinde bize ihtiyaç duyulursa biz hazır bekliyoruz ve biz sadece kefen giymiş olmayacağız biz kefenimizle birlikte silahımızı da taşıyacağız.”

 

Bu mesaj bizleredir ki şöyledir tefsiri; Yani, hüseyni bir yol izlediğini iddia eden kişi sadakatini örnek aldığı kişi olan imam Hüseyin gibi Allah katında eyleme dönüştürerek kanıtlayabilir. Bunu kanıtlamanın en büyük yolu Allah katında şehit vermekle olur.

 

Budur” Lebbeyk Ya Hüseyni’n” anlamı.

 

Evinde oturup da geleceği için dünya nimetleri biriktiren ve zillet altında yaşayıp da ben Hüseyni yolun takipçisiyim demesinin hiçbir anlamı yoktur İmamın nezdinde.

 

Gerçeği bir kez daha acı da olsa itiraf etmeliyim ki, bizler bugün imam Hüseyni’n kanını sermaye edinmişiz ve bu kan sayesinde mektep adı altında mal ve mülkler edinmişiz. İmam Hüseyni’n kanı üzerinde politikalar yürütüyor onun davasını sürdürecek Hüseyni talebeler yetiştirmek yerine ehlibeytle alakası olmayan bir yol tutturmuşuz.

 

Acaba hangimiz bu yolda gerçek bir Şii olarak canımız ve malımızdan vazgeçmişiz? Bizlerden istenen şüphesiz bir şeylerden vazgeçmek değildir ancak en azından Hüseyni kıyamı anlamamızdır.

 

FASIL-3

 

Zaman artık ilim ehlinin değil, aşk ehlinin zamanıdır. Şüphesiz ilim ehli yüzyıllarca köprü görevini üstlenerek Hüseyni kıyamı ve mesajını bizlere ulaştırmıştır. İlim ehli taşıyıcılık görevi ile birlikte bayrağı Aşk ehline teslim etmiş ve şimdi aşk ehlinin görevi sadakatini ve bu yolda duruşunu belirtmesidir. Büyük âlimlerin de belirtmiş olduğu gibi artık bu mesajı camilerde yas töreni ve hüzün programları yaparak değil yeniçağda gelecek nesillere ulaştırma görevidir. Hüseynin yolu İslam’ın yeniden dirilişiydi ve onun mesajı da insanlarda yeni dirilişlere neden olmalıdır.

 

Sözlerimi tamamlamadan önce, bizlere bu mektebin tarih boyunca yeni hüseynileri ve Kerbela çöllerini yetiştireceğini öğreten Hüseyin Beheştî ve 72 yareni ayrıca bizlere Hüseyni bir yolun ve “Lebbeyk Ya Hüseyin’in” anlamını tekrar hatırlatıp yeniden öğreten Zamanın Hüseyni olan Seyyid Hasan Nasrallah gibi hizmetkârlara sahip olan aşk ehlinin karşısında saygıyla eğiliyorum.


fatihkahramani197@hotmail.com


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

_Divane_ 01-12-2009, 10:39:33
Değerli FATİH KAHRAMANİ yeni yazılarınızı bekliyoruz kaleminize yüreğinize sağlık..
 
Hadi 01-12-2009, 13:43:17
Kalemi kuvvetli ve açıklayıcı yazı yazan kardeşimize teşekkür ederim ve buna binaen Dr. Ali ŞERİATİ'yi benimseyip ondan faydalanman ayrıyetten beni memnun etti.
 
Sefir 01-12-2009, 19:57:09
Müminlerden öyle adamlar vardır ki Allah'a verdikleri söze sadık
kalırlar. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedirler.
(Ahitlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır. (Ahzâb / 23)

Bu ayet özel manada iki kisiye hitap ediyor,ahdini yerine getiren Hz.Hamza ve beklemede olan Imam Huseyin as,imam Huseyin as in sehadetine kadar olan sürede seyyudu su heda makami Hz.Hamza´ya aitti,Hz:Hamza´nin sehadetinden sonra Bu makam IMAM HUSEYIN´le özdesti
 
Şeriati 02-12-2009, 10:02:59
"Gerçeği bir kez daha acı da olsa itiraf etmeliyim ki, bizler bugün imam Hüseyni’n kanını sermaye edinmişiz ve bu kan sayesinde mektep adı altında mal ve mülkler edinmişiz. İmam Hüseyni’n kanı üzerinde politikalar yürütüyor...."

işte gerçek budur,işte hakikat budur.Hem zengin olacaksın hem de yetimleri anlatacaksın,hem çevrendekilere hakikati anlatacaksın hem de onların seni eleştirmelerine izin vereceksin.Şunu unutma Fatih Kahramani birgün sende yanlız kalacaksın.Yeni neslkin de tıpkı şeriatinin bıraktığı nesiller gibi olur inşeaalah.SAYGILAR...
 
Azer Özmen 03-12-2009, 13:06:18
Sa.Yazınız sıradışı ve olması gereken içerikte.Allah razı olsun bizlerle paylaştığınız için.Yararlı yazılarınızın devamını bekliyoruz.Rabbim kaleminize kuvvet versin inş.
 
Alican 04-12-2009, 17:24:00
Sayin yazar seriati den etkilenip Ebuzer gibi isyan bayragini cekmissin,insallah.kalbinde kalemin gibidir.Peki bir recete sunarmisin,neler yapilmali, nasil davranilip ve ne gibi bir durus sergilenmeli özellikle türkiye ortaminda ne yaparsak veya nasil yasarasak Imama LEBBEYK demis oluruz?
 
Yazardan... 04-12-2009, 23:02:37
s.a saygıdeğer kardeşim,dikkat ederseniz zaten makalemde bu konulara yer vermişim.Bizim öncelikli olarak yapacağımız inancımıza sadık kalmak ve ahdimize vefa etmektir.Reçete sunmaya gelince bu konular değerli alimlerimize aittir.Bana düşen söz ise,gençliğimizin bilinçli bir şekilde yetiştirilmesidir.Nasıl yetişeceğine gelince, onlara "Ashab-ı Kehf"'i örnek vermeli,onlara Ebuzer'i Selmanı,Malik'ive diğerlerini anlatmalı,İmam Ali'yi ve Hz.Fatımayı kendisine örnek alan bir gence,Beni Haşim gençlerini kerbelaya uğurlarken onlara nasihatler eden ve kendi oğullarını ise İmam Huseyin'in(a.s) yoluna kurban adayan vefanın annesi sadakatli Ümmü'l benini hatırlatmalı ki,bu insanlarda gerçekten bu yolda nasıl hareket ettiklerini ve neler yaptıklarını anlasınlar.

Üstat Ali Şeriatin'in dediği gibi " bilinçsizce bir sevginin anlamı yoktur,bu tıpkı putperestlik gibidir"

Ve son olarak şunları söylemek istiyorum ki,Bilgi çağında bu gençliğe Şialığa zerre kadar bile olsa hizmet eden ,Mutahharileri,Muhammed Beheştileri,Ali Şeriatileri,Ve Huseyin Nasr'ları okutmalıyız.Saygılarımla...
 
ali... 08-12-2009, 23:25:02
Hüseyin HATEMİ'nin de unutulmaması lazım
 
Ali GÜVEN 28-12-2009, 11:19:42
Allah razı olsun. Kaleminize sağlık. Gönlünüze sağlık. Nasıl olsa ölüm kaçınılmaz sonumuz değil mi? Madem ki öleceksek ölümümüz bir işe yaramalı. Sevgimiz bilinçli olmalı. Neden şehit olamamız gerektiğini kendimiz bilmeliyiz. Acı kaza ve kadere boyun eğme antremanları yapmalıyız. Bunu yapabilmek için öncelikle "dünyanın kulu" olmaktan kurtulup "Allah'ın kulu" olmaya yönelik nefis cihadında merhaleler katetmeliyiz.
Aklı eksik olanlar varsın bizi bu dünya ile korkutsun. Tehditler savurmalarına göğüs gerebilmeliyiz. Nasıl olsa bu dünya fani ve en fazla 100 yıl sürecek bir hayattır. Ahiret hayatının yanında kısacık görünmez olan bir hayatı zilletle geçirip sonsuz hayattı da zillet ve ateşle geçireceğimize; haksızlıklara karşı cephe alarak hem bu dünyada izzetli hem de sonsuz dünyada izzetli bir hayat sürdürmek bizim kararımıza -irademize kalmıştır.
Bu duyguları bende uyandırdığı için değerli yazar kardeşim Fatih KAHRAMANİ'ye şükranlarımı sunuyorum.
Selam ve Dua ile...
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

21/05/2012 OLMAYAN SEVGİLİYE
07/05/2012 Işıkları Söndürün, Fatıma Şehid Oldu-2
23/04/2012 Işıkları Söndürün, Fatıma Şehid Oldu
06/04/2012 Gençleri Yeniden Camiye Çekelim
27/03/2012 Kudüs Kafilesi ve Iğdır
16/03/2012 ONLAR BENİM DEDEMDİLER
04/03/2012 Zencanlı Dostlardan Mektup
20/02/2012 Sürçü Lisan Eylediysek Affola‏
02/02/2012 “Sizi rahatsız etmeye geldim.”
20/01/2012 NAME-İ ÜMMÜL BENİN‏(Azerice)
09/01/2012 KENDİMİZLE(Mİ) UĞRAŞALIM?
22/12/2011 Diyanet, Hasan Apaydın ve Benzerlerine
01/12/2011 Aşura Yas Günüdür Ey Ümmet-i Muhammed!
15/11/2011 YAZDIRILIYORUZ...
10/10/2011 DUL KADIN VE İMAM ALİ (A.S)‏
22/09/2011 TEŞEKKÜRLER BİRLİK VE BERABERLİĞİNİZ İÇİN..
15/08/2011 Bana Ali’yi anlat dediler
01/08/2011 BİBİ SELAM
23/07/2011 ŞEYH HAMZA AĞA'NIN ARDINDAN...‏
23/06/2011 ERMENİ BAYANIN AKİBETİ
11/06/2011 HERŞEY HÜSEYİN DEMEKTE
20/05/2011 ÖLÜM
15/05/2011 KENDİMİZE BAKALIM
15/04/2011 CÜPPELİ AHMET ve ALİMLERİMİZ
23/03/2011 Bize Her yer Kerbela’dır…
01/03/2011 İRAN ZİYARETİ
29/01/2011 DR.ALİ ŞERİATİ’Yİ ANLAMAYA ÇALIŞALIM
12/01/2011 KERBELA HAYKIRIYORDU
20/11/2010 ONU EN İYİ TANIYANLAR ÖLDÜRDÜ
03/11/2010 SEVGİLİYE MEKTUP...
10/10/2010 Ebu Derda ve Ali(as)
09/09/2010 ADSIZ ŞEHİD
05/08/2010 ALLAH’IN SOFRASINA DAVETLİYİZ
18/07/2010 İMAM-I ZAMAN’IN ARDINDAN
30/06/2010 İMAM-I ZAMAN GELDİĞİNDE...
03/06/2010 NEDEN AĞLAMAKTASIN FİLİSTİN!
16/05/2010 SENİ ÖZLEDİM RABBİM
20/04/2010 EY ŞEHRİYAR!
22/03/2010 ÜNİVERSİTE ve BİZLER
24/02/2010 Gidenler geri döndü Anne!
07/02/2010 SEN BANA AŞKI ANLAT!
22/01/2010 BEHEŞT-İ ZEHRA’NIN YUSUF’U
06/01/2010 RUHULLAH’IN VEDASINA TANIK
17/12/2009 SENİ YAZMAK BANA DÜŞTÜ
01/12/2009 LEBBEYK YA HUSEYN
02/11/2009 AFFET BENİ EY İMAM-I ZAMAN!
16/10/2009 ALİ KURTULDU YA BİZ?
31/08/2009 İmam Ali (a.s) Hz.Abbas (a.s) Ve Ben‏
06/08/2009 İMAM RIZA(as) ve BEN
08/07/2009 Bir Çocuğun Dilinden İMAM RIZA'YA(as) MEKTUP
20/06/2009 ALİ’Yİ (A.S) ANLAMAK GEREK
01/06/2009 ÜMMET DİNLEMİYOR, PEYGAMBER İSE AĞLIYORDU
12/05/2009 KEVSER GÖÇTÜ
02/05/2009 ONLARIN BAYRAMI BÖYLEYDİ
23/04/2009 BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN
14/04/2009 BENİM DEDEM ALİ (a.s)
02/04/2009 MERHABA ANNE!
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat