Geçtiğimiz günlerde Hz. Fatıma’nın doğum günü idi.Bu günü Fatıma dostları coşku ile
yad ettik.Tam da bugünlerde düğünlerin yoğun olduğu aylar ve günler olduğu için bu konuya değinmek istedim.Fatıma’nın düğünü dedim çünki Hz. Fatıma’nın düğünü bizler için vazgeçilmez bir ölçüdür.
Hz. Fatıma ile Hz. Ali’nin evliliğine ilahi emir gereği karar verildikten sonra, nikahları mescitde kıyılır ve mihir olarakta 400 dirheme karar kılınır.Mihir evlilikte çok önemli bir unsur olduğu için mihir parasını denkleştirmek için Hz. Ali zırhını satar ve mihri Hz. Fatımay’a teslim eder.Ancak Allah Resulü’nün kızı bu mihri Hz. Ali sıkıntı çekmesin diye düğün masraflarını karşılamak üzere İmam Ali’ye iade eder ve kendisi için en iyi mihrin kıyamet günü peygamberin şefaatının olacağını söyler ve kendiside çeyiz olarak;
birkaç yastık minder vesaire gibi kesinlikle abartılmayacak eşyalar alır yanına.Hatta gelinlik gömleğinide bir fakire hediye eder.
Nikah mescitde peygamber efendimizin halka hitaben hutbeleri ile kıyılır ve Peygam ber efendimiz;Hz.Ali ve Fatıma’ya yönelik; CENABI HAK KENDİLERİNİN VARLIKLARINI BİR ARAYA GETİRSİN VE BUNU KENDİLERİNE MÜBAREK KILSIN.RABBİM NESİLLERİNİ TEMİZ,KENDİLERİYLE ÇOCUKLARINI GENİŞ RAHMETİNİN GÜVENLİK SEBEBİ KILSIN diye dua ve temennilerde bulunurlar.
Zifaf gecesinin ertesi günü Resuli Ekrem S.A.V bu iki çifti ziyarete gider ve Hz.Fatıma’ya
_Kızım Ali’yi nasıl buldun?der.
Hz.Fatıma
_Babacığım takva açısından mükemmel bir eş der.
Ve döner Hz.Aliye
_Fatıma’yı nasıl buldun ?der.
Hz.Ali ise
_Ya Resulallah insanın cennete gitmesine vesile olacak mükemmel bir eş der.
Ve Elhamdulillahi Rabbil aleminki bu evlilik ağacından Hz. Zeynep gibi Kerbelanın kahramanı, Hasan ve Huseyn gibi cennet gençlerinin efendileri Dünyaya gelmişlerdirki;İslam dinine en büyük hizmet ve fedakarlığı yaparak canlarını bu uğurda feda etmişlerdir.
Ve bugün bizler Hz.Ali ve Hz. Fatıma’nın takipçileri olarak düğün merasimlerimizde onları örnek alarak ve ALİMLER PEYGAMBERLERİN VARİSLERİDİR düsturu ile Alimlerimizin de katılımlarıyla düğün merasimlerimizi mescit ve bu tür yerlerde İslami kural ve kaidelere göre yapmamız gerekirken çoğumuz maalesef bu kurala uymamakta ve evlilik merasimlerini farklı yönlere çekerek işi Allah’ın rızasının dışına çıkarmakta ve zora sokmaktayız. Geçtiğimiz günlerde bir tanıdığın oğlunun düğünü vardı.Düğünden önce gelinin kuaföre gitmesi gerekiyormuş hem de yanında on iki kız akrabasıyla hepsi saçlarını süsleteceklermiş tabi masrafı erkek tarafına ait, tabi oradaki kuaförler bayan mı erkek mi işin o boyutunu düşünen yok,ancak düğün sahibi yani erkek tarafının yüzünden düşen bin parça eee kolay değil o kadar kızın kuaför masrafı gerçekten küçümsenecek bir miktar değil.Hadi ondan geçtik,ben geçtik diyorum ama erkek tarafı geçmiyor eee kolay değil tabi! ama hak etmiyorda değil çünki dünde onun kızı evlenmişti ve karşı taraf aynı sıkıntıları çekerken onu pek etkilememişti.Ya düğün salonuna ödenen para kuaföre ödenenin kim bilir kaç katı.Düğün sahibinin halini düşünün, hele maddi durumuda biraz zayıfsa hani atalar der ya dışı seni içi beni yakar .
Bunlar işin maddi boyutu, hele birde o düğün salonundaki müzikle birlikte yaşanan rezalet, herkes çıkmış meydanda halay çekiyor ve dans ediyor, ateş ile barut yan yana Allah muhafaza buradan çıkan gelin ve damat hangi maneviyatla zifaf gecesini geçirecekler, bu evlilik ağacından nasıl meyveler meydana gelecek ve sonra
_Yahu bu çocuk niye böyle oldu niyesi varmı sebebi o geceden belli ey gafil uyan artık.
Cenabı hak bekar gençlerimize hayırlı eşler nasip etsin ve bu evlenen gençlerimizi ahretlerini kazanma konusunda birbirlerine yardımcı kılsın ve bu evliliklerden dünyaya gelecek yavruları İslam’a Kur-an’a ve Ehlibeyt mektebine layık evlatlar yetiştirmeği nasip etsin.Amin.
Demirel ADIGÜZEL
14/07/2008