Dünyamızda dengeler yerinden oynamıştır.Rahmetli İmam Humeyni liderliğinde zafere ulaşan
İslam inkılâbından sonra başlayan denge savaşları öylesine ileriye gitmiştir ki…
Sovyetler Birliği’nin çöküşü, Balkanlardaki parçalanma, Saddam’ın sonu, Filistin’deki
direniş, Lübnan’da Hizbullah’ın zaferle
sonuçlanan şanlı direnişi, ABD’nin ekonomik krizden kurtulmak için 11 Eylül,
Afganistan ve Pakistan çıkarması, Barack
Obama’nın başkan seçilmesi ve ülkemizde Tayyip Erdoğan farkı ve faktörü, bunların
hepsi denge savaşlarıdır, bu savaş kime karşı verilmektedir?
Daha önce yazmış olduğum « Matriz » adlı yazımda dünyaya şekil veren birtakım elit güçlerden
bahsetmiştim. Bu savaş o elit güçlere
karşı verilen denge savaşlarıydı, ya oyunda
güçlü pozisyondaoynayacaksınız ya da
oyunu bozmak/ oyunda ezilmeme mücadelesi/ yok olmama mücadelesi vereceksiniz, işte
denge savaşları bunlardır.
AB de bu denge savaşında güçlü konumdaki pozisyonunu
koruma mücadelesi vermektedir. Fakat gün geçtikçe güç kaybetmektedir, sonuç
olarak ise Avrupa’da büyük sarsıntıların olması beklenebilir.
Çünkü bu matrizde güçsüze yer yoktur ya ezilecek ya da
yok olacaktır. Afganistan ve Pakistan bu güç dengelerinde Pakistan’ın
sivrilmesi (bomba atomik) yapabilme gücünü göstermesi onun bu oyunu kuranlar
tarafından ezilmesi sağlanmıştır. Bugün ABD Pakistan’a askeri olarak girmiş ve
istediği gibi de yapmaktadır.
İran ise şu anda bu elit güçler ile yaptığı anlaşmada ya
elitler kulübüne katılıp güçlüyü oynayacak ya da bu oyunda izole edilmesine
devam edilip İran’ın da aynı Pakistan’a yapıldığı gibi iç dengelerinin bozulup,
ülke belirsizliğe sürüklenip arkasından beklenen saldırıyı gerçekleştirecekler.
İran’da oluşan son olaylardan anlaşılan elit güç, İran’a kendi kartlarını göstermekte ve ne
yapabileceklerini İran’ın yönetimine sunmaktadır, bu da pazarlığın ve anlaşmanın
zeminini oluşturmaktadır. Şu an görünmeyen bir gizli savaş vardır.
Türkiye’mize gelince Türkiye’deki dengeler ise çoktan değişmiştir
fakat bunu anlamayan ya da hazmedemeyen kuş beyinli gruplar/ partiler direnişleri
ile halka aslında zarar vermektedirler. Çünkü bu değişiklik gerçekleşecektir. Bu,
Türkiye’nin çıkarı ile bağdaşmaktadır, yapılan bu direnişler Türk halkına zarar
verip bu matriz oyunundaki Türkiye’nin gücünü zayıflatmaktadır.
Türkiye bu dengeler savaşında güçlü bir pozisyondadır, Türkiye
bunun farkındadır ve kartlarını da güzel oynamaktadır. Tabi bu kartların güçlü
olması için iç dengelerinin değişimini sağlamak lazımdır. Onun için Türkiye’deki
ırkçılık faktörü, İslami faktörlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir,
daha önce birçok yazımda bundan söz etmiştim. Türkiye’deki İslam’ın çok liberal
ve birçok tabuların kalkacağından bahsetmiş ve biz Müslümanların bu konudaki
yeni konumlarının ne olacağını ve nasıl olacağını sorgulamıştım.
Önümüzdeki günler Türkiye’nin İslami açıdan en parlak günleri
olacaktır, Kürt sorunu ile rant sağlayan çevreler şu sıralar meydanları
doldurmaktadır çünkü biliyorlar ki gelecek günlerde onların bu ekmek teknesi
yok olacaktır. Yeni dengeler artık çok boyutlu olmayacaktır, asli temellerde bileşilecektir,
bu da inançsal ve ekonomik olacaktır.
Bu yeni dengeler dünyamızın hayrına olur inşallah; şu
unutulmamalıdır, dünya döndükçe her gün farklı bir gün olacaktır. Bunun tersini
görmeye çalışanlar ya da tersine olması için uğraşanlar kaybedecektir.
Peygamberimizin bir hadisi ile noktalayayım, “Müslümanın
bir günü diğer günü ile aynı ise o Müslüman kayıptadır.”
s.a kardeş.Daha önceki yazılarınızı da okumuştum.Kaleminiz aydınlatıcı, gerçekten kapalı kapılar arkasındakilerden haber veriyor.Allah mükafatınızı artırsın.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.