Dünyada sinema denilince akla hemen Amerikan yapımı
filimleri gelir.En küçüğümüzden büyüğümüze bir sinema adı sorsak mutlaka
Amerikan yapımı sinemaların adları sıralanır. ABD bu sanat dalı için
milyarlarca bütçe ayırmıştır. Sanat için mi yoksa zulmüne zemin hazırlamak için
mi? Bunu degerli okuyucu, yorumcu kardeşlerimin insafına bırakarak konuya
devam edelim. Sinema hem görsel hem işitsel özelliği açısından çok önemli yer
tutar yaşamımızada. Onunla çoğu zaman yaşamımıza yön vermişizdir. Sinemada
mutlaka bizden biri ya da siz, biz varızdır. Sanatın bu dalı tamamen yaşamın
kare kare kesitleridir. Bu yüzdendir ki sinema sanatı arzdaki önemini çok uzun
süre koruyacaktır. Sinemada esas olan yapıtın yani senaryonun aslı ve
sunumudur. Sinema eleştirmenleri dikkat edilirse senaryoları ve yönetmenleri
kritiğe tabi tutarlar.Oyuncu kısmı ise çoğu zaman esas alınmaz.Tabii ki
oyuncular da önem arz eder ama önemli olan yönetmen ve senaryodur. Ancak bugüne
dek çekilen filimlerde meşhurlaştırılmış ve adeta onlar tarafından yüceltilmiş
seçkin oyuncular sayesinde filimler senaryoları ve anlatılmak istediği ana
temaları hissetirilmeden seyrciye enjekte edilmiştir. Dikkat ediniz siz filim
seyrettiğinizde oyuncunun rollerine göre karar verirsiniz. Asıl olan bu
değildir. Esas olan seneryodur. ABD yıllarca Hollywood filimleri ile
emperyalizmine, sömürü mekanizmasının devamına, bağnazlığına, küfrüne özellikle
İSLAM düşmanlığına sinemaları ile devam etmiştir. Diyebilirsiniz kowboy
filimlerinde bu düşmanlık yok diye. Hayır orada bile ırk soy sop renk ve adalet
düşmanlığı yaparak Allaha savaş açmıştır. Şeytanın askerliği devam etmiştir. Sinema
sektörünün de başında maalesef siyonist yahudiler/hristiyanlar vardır. Öyle ki
ahlaki ve kültür erezyonu ile dünya insanlığının vebası olmuştur. Cinsel ve
ahlaki istismarlar onlar tarafından dev sektör olan sinema sanatı ile icra
edilmiştir. Zulum yapmadan önce mutlaka o zulme kılıf arayan filimler çeker,
meşhur oyuncuları vasıtası ile o zulmü meşru hale getirir ve zulmünü sonra icra
eder. Kitleler o zemine alıştırlmışlardır. Malesef icad ettikleri sahte
kahramanlarla şirin hale getirmişleridir zulumlerini, küfürlerini. Orta ve daha
büyük yaştakiler hatırlar, siyonist rejimi çektikleri mazlum rolündeki
filimlerle meşru hale getirmediler mi? İkinci dünya harbinden önce Almanya'da
Nazi zulmü Yahudi soykırımı yalanlarına sanat ve rol katarak Filistin gasp
edilmiş ve zalim siyonizm meşuralaştırılmıştır. Evet Naziler de zalimdi elbet,
ancak Yahudi soykırımı da düzmece yalandan başka neydi ki! Aziz kardeşler Yahudi
soykırımını sinemaya taşıyan zalimler kızılderili ve zenci katliamlarını
görmezden geliyorlardı. Ve yeryüzündeki diğer soykırımları. Hepsi zalim ABD ve
yandaşlarının eliyle oluyordu.Tabi ki sinema sanatını en iyi kullanarak dünya
insanlarını bu yolla uyutarak. Pekala islam dünyasında nasıl kullandılar bu
sanatı. İslam ülkelerinde de malesef sektör yine bilindik siyonistlerin ya da
işbirlikçi kaselistlerin elindeydi. Sinema sanatının ilk yıllarından günümüze
dek çekilen filimleri seyredin, kültür ahlak erezyonundan başka ne kazandırdı. Bir
dönem zengin fakir edebiyatı. Bir dönem avantür dediğimiz lünpen mafyavari
kavgalı filimler. Sonra köylü şehirli filimleri.İnsanımızı inançsızlığa
sürükleyen ateist filimler, en kötüsü gençliğin ahlakına yönelik cinsel
istismarcı filimler ki oyuncuların çoğusu yaşlandıklarında verdikleri
röportajlarda kendilerini kahrediyorlar, reziliğin aleti olmaktan utanç
duyduklarını anlatıyorlardı. Sektöre istedikleri yönü vermekte mahirdiler, hem
paraları sermayeleri vardı hemde oyuncu ve işi bilen kadroları. Sektör tüm
İslam dünyasında böyleydi. İnsanımızın dine yöneliş zamanlarında tamamen saçma
hatta dine darbe vuran filimler çektiler.Tarihi ve dini içerikli filimlerde
saçma sapan senaryolarla tabi bilerek yapıldı, hem dindar dini ve namusu için,
vatanı için savaş veren kahraman aynı zamanda zina işliyordu.Yani hem dindar
hem zinakar. Şarap içiyor, camide namaz kılıyor, ellerini yaratana açıp zafer
için dua ediyor. Dini zehirli bal hükmüyle insanımıza yediren anlayış. Başka
büyük oyunlarda oynanıyordu. Dini değerler adına çekilen filimlerde sünnetullaha
aykırı, şerii kurallara aykırı bidatlerin bollaştırıldığı filimler gündeme
geliyordu.İlk Ashabı Kehf filmini güya İslami bir kanal çekmiş ve hadsiz
saçmalıkla filimde çok ve esas olan aslından çok uydurma karelerle zavvallı
müslümana sunuluyordu. Hele menkıbe filimleri ile insanımız aldatılıyordu.Yine
İslam ülkelerinde yagın hale getirilen özünde Yahudi kurnazlığı ile HİNT
filimleri müslümanları edeta budist hale getirmekteydi. Hatırlayın o günkü
gazeteleri budist olmak isteyen gençler Hindistana gitmek istiyorlardı. Sonra
karate ve kung fu filimleri ile gençler spora değil adeta katliam yapmak
isteyen kitlelere dönüştürülmek istendi. Allaha hamd olsun spora döndü de
oyunları tutmadı. Daha nice nice örnekler verilebilir.
Mübarek inkılab ile sinema sanatı gerçek yerini bulmaya
başladı. Zaten sanatta gerçek ve esas olan şey Zat-ı zülcelal Cenab-ı Hakkı
anlatmak değil midir? İnsanlara onu anlatmaktan ve O'nun yüce değerlerini
işlemekten başka ne işe yarar. Allah sanat vasıtası ile anlatılmalı, nefis ve şeytanın
emri değil Rahmanın güzellikleri yayılmalıdır. O'nun kutsal ve mucize eseri
olan KURAN-I MECİD yeryüzünde sanat ile maruf ile iletilmeli ki marifetullah
kazanılsın. Sinema bu konuda paha biçilmez vasıtadır.İnkılab bu yolda üstüne
düşen vazifeyi icra etmeye başladı.Sanat ve sanatseverler ve sinema
eleştirmenleri ASHAB-I KEHF filmini kritiğe tabi tutalım, hatta İslam alimleri
sünnisiyle şiasıyla haydin bu filimde ve diğerlerinde Kur'an'a ve sünnete
muhalif kare bulsunlar. Hem sanatsal olarak hem de şeri olarak.Seyrettikçe
gözlerimiz yaşlarla dolacak Allaha imanımız her seyredişte artacaktır.İmam Ali,
İmam Huseyn ,İmam Hasan, İmam Rıza ve diğer filimlerde tarihsel olarak ve dini
kurallar ve sanat yönüyle eleştirmenleri kritiğe davet ediyorum. Ehl-i vicdan
kimse inkılabın üretimi filimlerde hata tesbit edemediler. Eğer etselerdi
özellikle mutaasıb sünni kardeşler bu filimleri yayınlamaz ve seyretirmezlerdi.
Öyleki romalı putperest kraliçe dahi tessettüre tabi bırakılmıştı. Çekilen ve
dünyaca ünlü çağrı filimini hatırlayın Ebu Sufyan'ın hanımı Hinde dahi o
filimde açıktır. Halbuki Çağrı cidden beğenilen bir filimdir,çok ünlü oyuncu
kadrosu vardır. Antony Quin dünyaca ünlüdür, onun oyunculuğu tartışmasızdır. Ve
çağrı El-Ezherden onay almıştır. Sanırım İslamın güzelliklerini ve gerçeklerini
anlatan filimler bunlar emri bil maruftur, devam edecektir. Hem de İslam'a,
sanata uygun olarak arka planda batıl ve gerçek dışı tüm sahte dini filimler,
dini motifler taşısa da asla artık kabul görmeyecektir. Bizde Allaha hamd
ediyoruz Zamanın imamı hz Mehdi as ın bu inkılba olan tevccühünü sinema
sanatında da görüyoruz. Değerli dostlarımızın özellikle Ehl-i Beyt mesajını
kitlelere ulaştırmaya çalışan kültür kahramanlarına çağrımız var, sizler
mektebi hakkın gerçeklerini bizlere ulaştıran yayınladığınız kitab, dergi ve
filimlerle büyük oluşuma katkıda bulunuyorsunuz. Aslında gerçek sanatı sizler
icra ediyorsunuz.Bu çalışmalarınıza yılmadan devam edeceğinizi de biliyoruz. Unutmayın
insanlar her gerçeği okudukça seyrettikçe sizlere dualar ediyor. Daha güzel
günler dileklerimizle inkılabın güzel yönlerini dilimizin döndüğünce
anlatacagız. Selam ve dua ile....
Kaleminize kuvvet,gercekten cok güzel özetlemissiniz.
Dünyada ve özellikle türkiyedeki medya sinema dizi sektörünün büyük bir bölümü siyonistlerin(mason.sabatayist ve usaklari) elinde, bunlarinda tek amaci toplumu kendi öz benliginden uzaklastirarak vurdum duymaz dünyaya ilgisiz,maneviyatsiz,dinsiz ve ahlaki degerlerden yoksun bir kitle olusturmak.
Asla unutmayalim bir kurulus, bir dizi veya bir film yapip kendi zihniyetini yapdigi eserin icine islemiyorsa kesinlikle aptaldir.
sizce siyonistler veya onlara usaklik edenler aptalmi?
Iran islam inkilabi eliyle yapilan filimler gercekten her yönü ile muhtesem filimler,anacak üzücü tarafi filmi türkceye cevirenler ne yazikki sansür uygulayarak emege saygi göstermiyorlar,ben bir cok filmin (ELCI-ZEHRA´NIN GÖZLERI-IMAM ALI-HZ: YUSUF) orjinaline baktim özellikle filmdeki önemli sözleri degistiriyorlar.
Bu durumda Iran daha duyarli davranip Türkiyedeki kevser yayinlari eliyle filimlerini halka ulastirmalidir.
#FFFFFF">
hüseyin
30-09-2009, 18:57:33
#FFFFFF">
saygıdeger ali bey kardeşim eleştiei yorumunuza teşşekkür ederim.Kesinlikle yorumunuzda iran trafından çekilen filimler sansürleniyor.Ben sırf ihtilafı körüklememek adına yazmadım ancak gerçeklerde acı.Bu anlamda kevseri zaten kastetmiştim gerçek sanat kahramanları diye onların hakları türkiyeli müslümanların üzerinde yayıncılık hayatları ile hak ve hakikatleri açığa çıkaran gayretleri var Allah razı olsun ancak filim şirketleri veya kurumları lutfen eger bu yazıları veya uyarıları okursa veya onlarala irtibara geçecek kardeşler varsa veya kevsere çağrı yapıyoruz filimlerin dublajlarını siz yapın seslendirmede orjinaliteyi korumak adına kevserde ki saygıdegr alim ve yazarlarımıza bunu da rica etsek onların yorgunluklarına bir kat daha yorgunlauk katacagız ama sonuçta güzel bir hizmet ortaya çıkacak.selamlar
#FFFFFF">
Ali Ekber Basmaz
14-10-2009, 00:50:15
#FFFFFF">
Allah razı olsun gerçekten çok önemli bir konuyu çok güzel işlemişsiniz. Gerçekten devrimden sonra öyle bir sinema ile karşı karşıyayız ki sünnisi de ataistide iran filimlerinde gerçekleri kabul edip ikrar etmekteler.İran artık sinema sanatında da dünyaya kendini kabul ettirmiş pozisyonda. Sizin belirttiğiniz gibi artık her alandaki hak batıl çatışması sinema sektöründede "Hak "tarafın gelmesi ile yeni bir boyut kazanmış durumda bizlere düşün ise bu filimleri yapanları ve çevirenleri desteklemek olmalı bunda da en büyük pay telif haklarına riayet ederek insanlara ulaştırmanın yollarını geliştirmekolsa gerek. Selam ve dua ile...
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.