Ey kullarını affetmek isteyen,
ey kullarını altlarından ırmaklar akan cennetine sokmak isteyen, ey gizli
hazinemiz, ey anadan ve babadan daha merhametli olan, ey kullarını seven, ey
kullarını yücelten, ey günahkar insanlara fırsat üstüne fırsat veren,ey
salih tövbeleri kabul eden,ey yüceler yücesi varlık,ey rahmeti gazabına galip
gelen,ey nimetlendiren,ey yalnızların Allah’ı,ey az olanların dayanağı,ey
hak,ey tabip,ay yüce rahman ; sana selam olsun…,
Sana selam olsun ki, bizleri
rahmet saçtığın bu mübarek aya tekrar kavuşturdun.
Sana selam olsun ki, bizlere
bir fırsat daha verdin.
Sana selam olsun ki, kullarını seviyorsun.
Sana selam olsun ki, günahlarımızı bağışlamak istiyorsun.
Sana selam olsun ey yüce tabip.
Rivayetler rahmetini anlatmakla bitmiyor…
Bir rivayet senin rahmetini şöyle anlatıyor:
Âlemlerin yaradılış sebebi olan Muhammet Mustafa (s.a.v) bir gece
rüyasında bir okyanus görmüş. Oksanusun ortasında sadece bir ada varmış. Adanın
üzerinde sadece bir tane ağaç. Ağacın üzerinde sadece bir tane kuş varmış. Ve
kuşun ağzında sadece bir tane yem tanesi varmış. Uyandığında Cebrail (a.s)’a
nedir bu rüyanın mesajı diye sormuşsun. cebrail sana şöyle demiş; gördüğün
okyanus Allahın rahmetidir, okyanusun ortasındaki ada kâinattır. Adanın
üzerindeki ağaç dünyadır. Ağacın üzerindeki kuş insanlardır ve kuşun ağzındaki
tek bir tane olan o yem tanesi ise insanların günahlarıdır. O yem o okyanusa
düşse ey Muhammet fark edilir mi hiç?
İşte budur senin rahmetin. Sana yakışan budur Allahım. Sana affetmek
kadar yakışan bir vasıf tanımam. Sen umulmadık zamanlarda var olansın. Kul
unutsa bile seni sen onu unutmak istemiyorsun. Çünkü sen kulunun sahibisin. Onu
sen yaptın sen yarattın. Vazgeçemezsin bizden. Vazgeçme ne olur. Bizleri bir an
bile sensiz bırakma ey rab.
Ama bizler sana karşı kabullenemediğimiz günahlar işledik. Çok hata
ettik. Çok cezayı hak ettik. Seni çok unuttuk. Oysa sen bizi unutmadın hiç.
Bizler rabbimize karşı günahkâr kullardan olduk. Nefsimize yenik düştük çoğu
zaman beklide her an. Ama ey rabbim sen şahidol ki, bizler sana şirk olsun diye
günah işlemedik. Senin sözün ve emrin yere düşsün diye şeytana uymadık. Bizler
zayıftık ve hala zayıfız. Nefsimiz ağır bastı. Bizler nefsimize yenik düştük.
Rabbim büyüklüğüne andolsun ki, senin emirlerin başımızın tacıdır, bizim
günahlarımız ise zayıflığımızdandır, güçsüzlüğümüzdendir.
“En çok”’lar sana yakışır. Yani en çok sen affedensin. En çok sen
merhametlisin. En çok sen ödüllendirensin. En çok sen yalnız bırakmayansın. En
çoklar sana yakışır Allahım. Bizim günahlarımız çoktur. Ama senin rahmetin
bizim günahlarımızdan daha çoktur. O halde affet bizleri. Affet ki kâfirler
utansınlar. Desinler ki “tek yaratıcı olan Allah, kensini kabul eden fakat
günahlar işleyen kullarını bu kadar mı affedebilir?” desinler. Bizler belki
affedilmeye layık bile değiliz, ama sen affetmeye en layıksın. O halde sil
geçmişimizi. Bizi temizle ya rab. Girdiğimiz gibi çıkarma bizi bu aydan.
Günahlarla, kirli bir kalple girdik ama sen bizi temizlenmiş bir kalp ve
affedilmiş kullar olarak çıkar bu aydan.
Bizler senin gibi bir ilahın ve tek ilahın kulları olmaya şeref duyduk
ve iftihar ettik. Sen bizim istediğimiz gibi bir Allahsın. O halde sen de bizi
istediğin gibi kullardan et.
Hz. Ali(a.s) duasında rabbine şöyle sesleniyor. “ilahi, izzet sahibi
olmam için senin kulun olmam yeter. İftihar edip övünmem için rabbim sen ol
yeter. Şüphesiz sen benim istediğim gibisin. o halde beni istediğin gibi yap”
Ali (a.s)şüphesiz ki Allahın istediği gibi bir kuldur. Onun bu duası
bize bir örnektir ve mesajdır. Bize rabbimize nasıl yaklaşmamız gerektiğini
öğretiyor. O halde bizde onun bu sözlerini kendimiz için diyoruz ve
yalvarıyoruz Allaha. “ Allahım, izzet sahibi olmamız için senin kulun olmamız
yeter. İftihar edip övünmemiz için rabbimiz sen ol yeter. Şüphesiz sen bizlerin
istediği gibi bir Allahsın. O halde bizleri de senin istediğin gibi kullardan
et.
Ayeti kerimende buyuruyorsun ki ; “kim bir kötülük eder yahut nefsine
karşı zulümde bulunurda sonra Allah’tan yarlıganmak(af isteği) dilerse Allah’ı
suçları örtücü ve rahim olarak bulur.”(nisa 110)
Bizler nefsimize zulmettik, pişmanız, affet bizi Allahım.
Yunus ki balığın karnında şöyle
dedi; “Allahtan başka ilah yoktur. Sen münezzehsin her türlü kötülükten.
Şüphesiz ben nefsime zulmederek zalimlerden oldum.”
Bu dua sonrası Yunus’a cevaben
şöyle buyurdun. “ eğer bu duayı etmeseydin andolsun seni kıyamete dek
çıkarmazdın oradan.”
Rabbim bizde zulmettik
nefsimize ve zalimlerden olduk. Ama sen münezzehsin kötülüklerden. Senden başka
ilah yoktur.
Selamun Aleykum , Allah razı olsun, Okurken göz yaşlarımı tutamadım, Allah gönlünüze göre versin ,
Sizin bu şiirinizi siamektebi.com da sesli dinledim, Ali Selam abi seslendirmiş, Allah ondanda sizden de razı olsun, birlikce .çalışırsanız hayırlı olacağının kanaatindeyim
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.