İnkılab
sonrası dünyayı saran fırtına arzdaki insanları etkilemiştir. Öyle etkileşim ki,
ABD ve uyduları yönettikleri yazılı görsel medya aracılığıyla inkılab
aleyhtarlığı yaptığı halde inkılabın sevgisi, övgüsü ve şaşırtıcı büyüsü
herkesimden insanı etkilemişti. O yılları yaşayan gençlik sağıyla soluyla İslami camiasıyla inkılabı tartışıyor, ondan
dersler ya da ilhamlar çıkarmaktaydı. Çok iyi hatırlarım marksist bir arkadaş
vardı ciddi anlamda donanımlı idi, zaten teorisyen biri idi, ideolojisinden ve
hemen hemen tüm ideoloji ve görüşlerden bilgi sahibiydi. İslam inkılbını şu
altın tespitlerle övmekte idi ;islam inkılabının eşi şu ana dek yok. Ekim
komünist ihtilali sadece Çarlık Rusya‘sına karşı idi ve ülke içinde bir
ihtilaldi, tüm ülke halkaları ise benimsemiyordu. Ancak İslam inkılabı ise
sadece şahlığa karşı degil tüm emperyalist ve sömürgeci güçlere karşı olmuştur.
ABD gibi İNGİLTERE gibi gelişmiş ve zor güçler ve tüm medyası ile dünya ya
karşın gerçekleştirilmiş bir devrimdir demişti. Hatta şunu hiç unutamam Tebes
çölü çıkarmasını DOĞANIN İran İslam
güçlerine yardımı diye de ekleyivermişti. Yazılı mevkuteler(gazeteler) ciddi
başlıklarla ve yorumlarla çıkıyordu. Muhafazakar
ve ABD yanlısı gazeteler vardı ki ateş püskürüyorlardı. Tercüman gazetesi vardı
Kemal Ilıcak‘ın , işten çıkardığı Ergun Göze nerdeyse köşesini İran İnkılabına
ayırıyordu, hatta İran-Irak savaşında İran‘a karşı Irak desteklenmeli fikrini
hararetle gündeme getirmişti. Zaten muhafazakar olmayan basın ise İran ve molla
rejimi diyerek karalamalarını sürdürüyordu. Sol basın elbette Tudehi
desteklemişti inkılabdan önce,ama İslam
zafer elde edince deliler gibi Tudehi yerden yere vuruyorlardı. En önemlisi
ılımlı muhafazakar İslami cenah ise telaş içindeydi. Ne yapacaklarını
şaşırmışlardı, cemaatlerine bu mübarek olayı nasıl anlatmaları gereği üzerinde
çokça tertışmışlardı. Bu satırların sahibi de o dönemde inkılabın karşıtları
içinde olan biriydi. Şöyleki bu tip cemaatler İnkılabın erken olduğunu bu
hakkın Anadoluda olması gerektiğini, hatta tüm dünyada birden olması
gerektiğini savunma stratejilerini gündene sokmuşlardı. Elbette bizim gibi
insanlar da bu hat üzerinde yürüyeceklerdi. Unutmam imkansız her akşam çaylı
sohbetlerimizde abilerimiz bize bunu iyie anlatırlardı, heyhat aynı düşünce
hattı malesef bugün inkılabın merkezlerinde söylenmekte, hatta inkılabın
çocukları diye bildiklerimiz bile bunu savunmaktan geri durmuyor. Bugün çok
ünlü ve mevkili hocalar, vaizlerin ise o dönemde inkılaba dua ettiklerini
unutmamız mumkun degil. Tabi zaman çarkları döndükçe bu ünlü şahsiyetler de
inkılaba sırf Şia olduğu gerekçesi ile karşı duruyor, gençliği inkılbın
etkisinden alıkoymayı görev addediyorlardı. Tabi ki olumlu düşünceler de
neşvünema bulmakta, aklı selim objektif düşünen meseleye bölgesel bakmayan mezhep
taasubuyla yaklaşmayan inkılabi ruhlar hemen inkılbı savunmuşlar, mübarek
esintilerini ciğerlerinde solumuşlardı. O günlerde inkılabi hattın yılmaz
çocukları, bugünün abileri hala o mübarek havayı solukluyorlar. Ne mutlu onlara
, inkılabı mutlak anlamda kemale erişti gözüyle görmeyen ama kemale erişmenin
başlangıcı gören akıl dolu camia var allaha şükür. Eğer Allah izin verirse bu
tür yazılara devam edeceğim selam ve dua ile.
Bu meyandaki yazılarınızın gittikçe hoş-bir hal alacağı şimdiden belli oluyor, zevkle okudum gerisini merakla bekliyorum,elleriniz dert görmesin inş.
Saygılar.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.