izlemekten dolayı
veya lüzumsuz chat odalarına takılmaktan ötürü , uyuklayarak
yatmamız sebebiyle,
gözlerimizi ovuşturarak sinirli bir şekilde sen kimsin mi?
diyeceğiz. Sabahın
bu vaktinde benim rahatımı bozarak uykumu böldün. Ben o uykumu ibadetim için bile bölmezken! O mübarek zat kendini
tanıttıktan sonra. Ey İmam! Ben seni hiç beklemiyordum. Zaten varlığına, bir
gün geleceğine pek de inanmamıştım. Annem, babam ve çevrem senden hep
bahsederlerdi. Ama senin bu kadar gerçek olduğunu hiç mi hiç düşünmemiştim mi diyeceğiz?
Diyelim ki o anda imamdan izin alıp lüzumsuz
mecmuaları, kitapları saklayarak evimize bir çeki düzen vererek toparladık.
Peki; dağınık, şüpheli, Allah’ı anmaktan gafil ve de imamın marifetinden yoksun
olan gönüllerimizi nasıl toparlayacağız? İmamı evin içerisine davet edecek hali
ve cesareti kendimizde bulabilecek miyiz? Ve imam bize bakarak şöyle buyursa: Ben
senin gönlünde ve hayatında yoktum ki evine de gireyim diyerekten kapıyı
yüzümüze kapatarak çıkıp gitse. Bu durum karşısında, utancımızdan başımızı
aşağıya salarakne söyleyeceğimizi
bilemeyecekbir halde donup kalsak! Ne
kadar utanç verici ve ne kadar üzücü bir durum değil mi?
Veyahut; müminin gönlünün kıblesi, evlad-ı
Hüseyn, Eba Salih , Muntazar olan Sahib-i Zaman aynı vakittekapımızı çaldığı zaman, bizler seccadenin başında
iken ilahi münacatın meyvesi olan göz
yaşlarımızı silerekten yerimizden doğrulup, kısık bir sesle, kimsin? diyerek
seslendiğimizde, karşıdaki ses : Ben senin Mevlanım! Ey bana gönlünü açan aç
kapını buyurduğunda ve onu karşımızda gördüğümüzdeonun ayaklarına kapanıp, ayaklarına sarılarak;
ah efendim!Sen misin gelen nerelerdeydin? Gönüllerimiz hicranınla yanmaktaydı. Ne
büyük cezaydı herkesi görüp de seni görememek, sana selam gönderip de selamını
alamamak serzenişiyle onu içeri buyur ederekten günahkar gözlerin göz yaşıyla
ıslanan seccadeye buyur etsek. Büyük bir sevinçle koşarak hemen minik çocuklarımızı
kaldırarakyavrularım;bana hep
sorduğunuz imamımız niye gelmiyor, sitemlerinize cevaben, kalkın o beklediğiniz
hep sorduğunuz imamımız geldi desek.Ve
onun o mübarek bedeninin arkasında ailece namazın gerçeğini görerek ve
namazınhazzını almayı yaşayaraktan
onunla beraber, Ferec ve Ahd dualarını zemzeme etsek. İbadet bittikten sonra
onunla bir tanıdık bir dost gibi hasbihal ederek, İmam Hüseyin için yazdığımız
bir şiiri okuyaraktan beraber ağlayarak, ezadar olsak. Mahcup ama sevinçli bir
şekilde onu ve ehlibeyti tanımak içinkütüphanede bulunan kitapları ona göstersek. İmam, evin maneviyatını
gördükten sonra sen bana zaten sır değildin diye seslense. Halbukiben seninle gönül diliyle konuşuyordum
buyurarak, başımıza el çekerek alnımızdan öperek şöyle buyursa: Senin beni
tanıman, hatırlaman ,benim emrime uyman aslında benim de seni hatırlamam
demekti. Sen beni hatırlayıp seher vakitlerinde selam gönderirken, ağladığın
zaman akıttığın gözyaşların benim sana
cevabımdı diye buyursa .Zaten ben sana hep aşinaydım dese. Ve imam bu
misafirlikten ve ev sahibinden memnun kalarak ayrılırken bizlerin onu kapıya
kadar sevinç gözyaşlarıylauğurlarkenİmama hitaben
duygularımızı şöyle ifade etsek:
Ey Fatıma’nın Yusuf’u, gel de sende yok olsun
varlığımız. Seni anmakla, mübarek cemalini seyretmekle şad olsun gönlümüz. Sana
bakmakla aydınlandı bu karanlık kalpler.Yalancı Leyla’lara bakan gönlüm ancak
sana bakmakla surur ve sükut buldu. Sana olan iştiyakım ve arzum, annesini
arayan bir yetim gibi her geçen dakika artmaktadır. Ey sahibimiz zuhur et de
gülsün Al-i Muhammed’in yetimleri. Ey Mevlam! bir sabah çaldığında kapımı
bilmelisin ki, bu sabah cennet
sabahlarından bir sabahtı bana . Benim cennetim sensin ey sahibim. Bizler ne
karda günahkar olsak ve sana layık olamasak da, ne olur ey sahibimiz; elimizi
bırakma, hayır dualarında bizleri de yad ederek, lütuf ve inayet eyle bizlere. Evet
bu ne kadar sevinç ve onur verici bir uğurlamadır değil mi? Evetbizler kendimize soralım; İmam-ı Zaman, Mevlamız
ansızın bir Cuma sabahı çıkıp geldiğinde onu hangi hal üzere karşılarız?
Varlık Aleminin, mübarek
zatında özetlendiği Adalet güneşinin bir an önce doğması umudu ile,mübarek
vücuduyla kainatı nurlandıran İmam Mehdi (a.f)’ninkutlu doğum yıldönümünü yolunu bekleyen bütün dostlarına tebrik arz ederim.
Hem Aziz Cuma gecesi,hem doğum gecesi...Cemkeran'da idim. EY Kumeyl!..Şabanın onbeşinci gecesi her kim bu duayı okur veya dinlerse......diye, devam eden nasihatını İmamım Ali'nin kendi mutmain nefesinden duymak için O mekana giden sayısız binlerin birisiydim...Birkaç saatlik dünyaya ait zaman diliminin içinde ,birkaç binlik yol katettiren Kumeyl dua'sının o vazgeçilemez ve mecburi rabıtasının keyfini gözyaşlarımda,muhteşem kelamının ihtiva ettiği manasının,hatta çok-çok üstünde yaşadım....
şu cümleyi bir abladan doğum günü hediyesi olarak kabul edersiniz temennisiyle yazıyorum..
Benim gibi gönül fakirleri ancak o kutsal mekanlarda Leyla'sını tanımaya-bilmeye-görmeye giderken ,sizin gibi,Hanesi; raz ı olunmuşların razılığıyla süslenen müminlerin , yollara düşmesine hiç gerek olmadan,evinin bir köşesinde düştüğü secde'sinde mirac değil belkide mirac'lar yaşamasına da ben gıpta ettim...Rabbim razılığını artırsın inşallah.
O biryere gitmemişki gelsin...O zaten vazifesinin başında ve herzaman bizden haberdar..Biz gafiliz ne yazık ki..Cemkeran'da derin bir sızıltıyla okunan münacaat işitmiştim.......
Kurban olayım göz-kaşına...
Gözlerden dökülen yaşına...
Kimsesiz canına-dertli yüreğine, gurbetine,Leyla gecelerine,mecnun gündüzlerine...
Kırık Kaburgana,yarılmış başına,parelenmiş ciğerine,oklanmış boğazına,kesilmiş başına,elllerine,zincirli ayaklarına,bağlı ellerine,yorgun ayaklarına,mızrakta kuran okuyan nefesine,tefsirini tarihlere ulaştıran Zeyneb'ine....
Selam olsun mustazafların intikamcısına...
#FFFFFF">
Yazardan
11-08-2009, 09:40:04
#FFFFFF">
Bismillah,
Sayın Değerli Belgin Abla;
Bu hüsnü zan dolu sözlerinizin oluşturduğu hediyeniz için teşekkür ederim.Rabbim kendisi hakkında bulunduğunuz Hüsnü Zannı ile sizlere muamele etsin.Gönüllerinizde ki , İmam-ı zamanın (a.f) muhabbetini , meveddetini ve marifetini artırsın inş.
#FFFFFF">
şelale
15-08-2009, 09:06:58
#FFFFFF">
değrli yazarımız,allah razı olsun. Davetinizin icabetine inş gönüllerimizde amellerimizde mutmain oluruz, gönüller isterken diller ve ayaklar ha dolaşssın mübarek mekanlarda,geriye bakıpta muhasebesinde acabalarla,kac gönül yıktıklarını düşünemyenlerede,hatta o idrakten uzak sahıbuzzamanıda gercekten rahatsız edenlere hitaben bi yazınızı beklşiyoruz inş.iyi dilekli,sadece manzarısyla, yer işgal ederken el vicdan,el hesap diyorum.benim kapımı calma ağam,,ucuz menfaat kavgalarımla.benlik davamla sahte yüzümle ,ben benimleyim,sende seni rahatısz edip ,tövbeside amelide ortada apacık olanlarla değilsin zaten...azadi,kurbanlık lazım!!!!!!!!!!!!!!s.a
#FFFFFF">
çağlayan kardeşime
16-08-2009, 13:41:26
#FFFFFF">
imamı zamanın sizi affetmesi için duacı olacağım.ne güzel itiraflarınız var.Yüce Allah günahını kabul edenleri tövbe etmiş kabul eder inşallah.Menfaat güzel birşey değilki ucuzu,pahalısı olsun.Hele benlik davası olanın dinle işi olmazki,o hayatını din-dışı yaşar gider. buralarda yazı yazdığınıza göre,İnşallah din derdi olan birisiniz,ümitsiz olmayın lütfen.
#FFFFFF">
şelale
16-08-2009, 23:00:41
#FFFFFF">
s.a.niyyet nereyse menzil orasıdır inş,sevabın ve teslimiyyetin anahtarıdır elbet tövbeler ,zira insanın tahayyül ve tahammülünün,sınırında dolaşmalar boşuna olur,nacizane,yorumumda kalecikleri,ne kırmak nede fethetmek niyyetim yoktur,oraları buraları süi zanla meşguletmeyelim diye idi,özün sözünde bahtiyarım elhmd, tertemiz aynaların,vicdanıyla-henüz taşlanmadık,,ceken bilir ne diyelim,şelale hala cağlayarak akıyor,,düşman uyumasada,,gözleyen gözler aydın ola!!!!!!!!!s.a
#FFFFFF">
Fİ GULUBİHİM MEREZA
17-08-2009, 08:24:17
#FFFFFF">
Merhum imam humeyni ks.büyük şeyh Şahabadi'den naklen şöyle buyuruyor; Şeytan,dergah ı ilahi'nin köpeğidir.Eğer birisi Allah'a yakın olur ve O'nu tanırsa köpek kendisine saldıramaz,havlamaz ve eziyet etmez."Ev köpeği ev sahibinin dostlarına saldırmaz." Ama köpek ev sahibinin dostu olmayan kimselerin eve girmelerine müsade etmez.Öyleyse şeytanın seninle olduğunu ve işlerine karıştığını görecek olursan bil ki amelin ihlaslı değildir.
İmam Musa bin Ca'fer (as) buyurdular ki; Ucb'un birçok derecesi vardır.Bu derecelerden biri şudur,insana kendi ameli süslü ve güzel gözükür,o da ucb'a kapılarak güzel amel ettiğini sanır.
İmam Sadık (as) buyurdular ki; Allah Teala Mü'min için günahı ucb'dan daha hayırlı bilmiştir.Aksi takdirde hiçbir mü'mini günaha mübtela kılmazdı.
Ve yine büyük şeyh ve kamil arif Şahabadi buyuruyor ki;Kalbinizde kafiri kınamanız da böyledir.Olabilir ki,fıtrat nuru ona hidayet eder de siz bu kötümserliğiniz sebebiyle kötü kimselerden olursunuz.
Büyük şeyh devamla yine şöyle buyuruyor; Bu alemden küfür üzere göçeceği malum olmayan kafire dahi lanet etmeyiniz,çünkü o belki giderken hidayet bulmuştur.O zaman onun ruhaniyeti sizin kemalinize mani olur.
Ucb'un diğer bir fesadı da insanın Allah kullarına hakaret gözüyle bakması,onların amellerini değersiz saymasıdır.Onların amelleri kendi amellerinden ne kadar iyi de olsa beğenmemekte,küçük saymaktadır.Bu da insanın helak olma yollarından birisidir.
#FFFFFF">
şelale
17-08-2009, 10:55:54
#FFFFFF">
s.a benden,uzak allaha yakın inşş,,görünen köye klavuzluk,bize kalmadı,,herşeye rağmen bir tur hakkı için duacıyım,,insankardeş olaraktan cümleten inş..
#FFFFFF">
Fİ GULUBİHİM MEREZA
17-08-2009, 16:53:18
#FFFFFF">
İnsan oldukça ilginç ve meçhul bir varlıktır.Hayatının sonuna kadar da kendisini tanımaktan acizdir. " İnsan bazen öldürülmek istediğinde dahi,tağuti bir bir halde ölmek ister.Mekke müşriklerinden bazıları o son demde dahi başını vuracak olan kişiye şöyle yalvarıyordu: " Ne olur,başımı boynumun ta altından vurun,çünkü ben başımın mızrağa takıldığında diğer vurulan başlardan daha uzun ve yüksekte olmasını istiyorum."
İnsanoğlunda bu hastalık ömrünün sonuna kadar da vardır " Adam " olmayı isteyince öyle hemen olacak işlerden sanmamak lazım.
İnsan bazen de sanıyor ki,güzel iş yapıyor.Halbuki kötü bir iş yapıyor.İnsan kendisinde olan yargılama gücüyle iyiyi kötüden ayırt edebilir.Ama görüyoruz ki bazen herhangi bir olay vuku buluyor.Bu olayı bir grup insan teyid ediyor,kalemlerini çekerek işe koyuluyorlar ki bu hadise güzeldir,insan ve toplumun faydasınadır.
Diğer bir grup insan ise bunua karşılık kaleme sarılarak başlıyorlar aynı olayı karalamaya.Bütün yazdıklarıyla,konuşma ve çabalarıyla bu olayı kötülemeye çalışıyorlar. Neden.? Çünkü bu olay bir grubun menfaatine,diğer grubun ise zararına olmuştur.Ya dostlarından hasıl olmuştur veyahut düşmanlarından.Eğer dostlarından hasıl olmuşsa güzeldir;her ne olursa olsun güzeli dostumuz için istiyoruz,güzel olduğu için değil ve Adaleti de adalet olduğu için istemiyoruz.Adaleti dostlarımız için istiyoruz.bizim karşımızda olan ve bize rakip saydığımız kimselere gelince,onların yaptığı her iyi işi karalamaya çalışıyoruz,kalemler çekilerek eleştiriler başlıyor..Oysa aynı amel dostlarımızdan sadır olunca bu sefer yine kalemler çekilerek onaylama'lar yazılıyor.
Hakkı hak olduğu için istemiyorsunuz.Oysa insan hakkı kendi aleyhinde olsa dahi,sırf hak oluşundan dolayı kabullenmelidir.Ona dost olmalıdır,ona asla buğzetmemeli ve hakkı ikrar etmelidir.
Görüş açıklamak isteyen kimseler hakkı hak için mi istiyorlar,batılı da batıl olduğundan dolayı mı reddediyorlar.? Hakkı kendileri için istedikleri gibi,herhangi bir batıl kendisinden veya dostlarınıdan sadır olunca da bu duruma hak cilvesi vermeye çalışıyorlar.
Hakk eğer hayali rakiplerinden bile sadır olsa dahi,ona da hemen batıl cilvesini vermeye kalkışıyorlar.
Hal böyle olunca da insan şeytanın şerrinden bile büyük olan kendi şerrinden kolayca özgür olamıyacaktır.
Bu mesele genel bir meseledir ve her yerde geçerlidir maalesef.
Dolayısıyla " Ben"den sadır olan bütün işler," Ben" ölçüt olduğundan dolayı güzeldir,ama aynı şeyler düşman olduğun kimseden sadır olunca kötüdür,çünkü o benim düşmanımdır,her ne kadar güzel olsa da.
Düşmanın güzel işleri kötü;benim kötü işlerim ise güzel.Bu bir hastalıktır.Bu insani hastalığın tedavisi de oldukça zordur.Bu durumdaki insan kendisi tedavi edebilecek kimselere başvurmalı,ruh tabiblerinin ayağına giderek kendisini tedavi etmelidir.
Alemin esası insanın eğitimi üzerinedir.İnsan bütün alemlerin özüdür,hülasasıdır.
Bütün peygamberler bu varlık enerjisini " Kuvve'den Fiile " döndürmek için geldiler.
Maksat insanın ilahi bir varlık olmasıdır.Öyle bir varlık ki,Allahın bütün sıfatlarının mazharı ve hakk teala'nın mukaddes nurunun tecelli mekanı olsun.
Hz:Selman ı Farisi Medayin valisi idi.Sel geldiği zaman sadece altındaki postu alıp yüksek bir yere çıkarak kendisini kurtardı ve dedi ki: " Yükü hafif olanlar kurtuldular "
#FFFFFF">
Belgin YALÇIN'dan uyumuş Su'ya..
17-08-2009, 20:17:51
#FFFFFF">
Neler okuyorum böyle?.. Gönül samimiyetimi huzuruna sunduğum bir kardeşime de dolaylı hakaret edip,sonra da bravo yazar demişsiniz ya,yuh olsun size....
Yazıklar olsun demiyorum bile,keşke ölçer-tartar teknolojinin birde iman ve amelleri ölçüp-biçenleri olsaydı da,hasedçi kalplilerin, sanal alemin kenidisi gibi sahte isimlerinin arkasına giren korkak ve işe yaramaz kalemşörlerinden böyle ucuzmu ucuz değerlendirmeler okumasak!...
Kim olduğunuzu bilsem var ya....Eh...gerisini de merak ediverin artık...veya merakımı giderin de kamil şahsiyetinizi birde biz tanıyalım uyuyan su..
Ya hu...düşmanlar alemde bittimi silahlarınızı bana doğrulttunuz???
Ya da...hangi savaş ve cihad meydanlarında at koşturdunuzki şimdi burada duvar ardından yırtık papuçlar savuruyorsunuz???
Şu yolunu gözlediğin evvela senin gibi kalbi kıskançların gözlerini oyacak önce onu bir bil de....
Sonra da ben sadece şiaların imamı değilim,hatta bütün alemin höccetiyim,öyleyse Allahın kullarını böylesine hased dolu bir kalple küçük düşürtmek NİYE?....diyecektir.Verecek cevabın o zaman olmayacağı gibi şimdi de yok..Eğer var diyorsan,hodri meydan..adını ve kimliğini burada bir açıkla bakalım!!! Belki bir Allame çıkarsa karşımıza,biz özür dilemekten utanmayız.
yuh olsun artık...başka söze hacet yok.
Şu İslami İran'ı da size benzeyenler mahvetmiyormu zaten....?
#FFFFFF">
Şer-la-la'ya...
19-08-2009, 00:25:36
#FFFFFF">
Haddini bilmeyenlere kimlik sorgusu yapan Belgin ABLA'yı cesaretinden dolayı kutluyorum.Cevabı bizde çok merak ediyoruz.Kıskançlık kötü bir hastalıkdır,insan kardeşler diyen birisinin kime mümin kardeş dediğini merak ediyoruz?
#FFFFFF">
insan kardeşmişş
19-08-2009, 18:00:45
#FFFFFF">
Eğer işler sözde kardeşlik söylemleriyle yoluna girseydi,ortadoğu kökenli yahudilerle aynı bölgenin arap müslümanları aynı babanın çocuk ve torunları olaraktan yaradılışta gerçek kardeş olmalarına rağmen böyle kan düşmanı olmazlardı, oysa ki hepsi SAMİ kökenli.
Ama bir taraf yeryüzünde bozgunculuk ve fitne çıkardığı için ebedi la'nete müstehak olmuş yahudiler,diğer taraf ise günahkarıyla mü'miniyle Muhammedi müslüman.
Ancak, fitne ve bozgunculuk yapıp'ta kardeşlik ahengi ve anlayışını baltalıyarak şeytanın değirmenine su taşıyan şerli yaratıklar ümmetin iç yahudileridir,onların kardeşliği medine münafıklarının haktan görünerek bozgunculuk yapmalarından farksızdır.
#FFFFFF">
Musa Aydın
20-08-2009, 01:03:40
#FFFFFF">
Bismillahirrahmanirrahim
Muhterem kardeşlerim, Allah aşkına, Hz. Mehdi aşkına ne oluyor sizlere?! En masum yazıları bile bir kavga unsura haline dönüştürmek yakışır mı bir Mehdi aşığı iddiasında bulunanlara?! Birbirinizi iğnelemek, incitmek haz mı veriyor size? Gerçekten bu davranışla İmam'ı hoşnut ettiğinizi mi sanıyorsunuz? İmam'ın velayetine yemin olsun ki bunlar onun nesimlerden daha latif kalbini incitiyor! Böyle edebiyat parçalayan siz muhterem kardeşlerim, kalp kırmanın ne olduğunu hiç bliyor musunuz? Masum ağalarımızın şu hadisini hiç okudunuz mu? Okuduysanız hiç düşündümüz mü? "El-Mu'minu a'zamu hurmeten minel-Kabeti" (Mu'min Kabeden daha saygın, daha çok hurmete layıktır!!!) Allah, Resul, Ali ve evladı Ali hakkına, Hz. Sahib hakkına size "kabeye bir parmak necis sürün, size dünyaları vereceğiz" deseler, bunu yapr mısınız? Eminim ki yapmazsınız? O halde nasıl oluyor da Kabe'den daha saygın olan kardeşlerinizi, habele incitmeye, kirletmeye çalışıyorsunuz?!! Vicdanınız sızlamıyor mu? Bu ne gaflettir böyle. Bu yazılan her cümlenin bir gün hesabının sorulacağı kaygısını ihtimali olarak bile taşımıyor musunuz? Aşura ziyaretinde defalarca "Ey Hüseyn, ben sana dost olana dostum, sana düşman olana düşmanım" cümlesini okumamış mısınız? Peki bu karşınıza alıp böyle yerden yere vurduklarınız, Hüseyn düşmanı mı Allah aşkına? Değilse, neden ve nasıl düşmanca tavırlar sergileyebliyorsunuz?!
Yeteeeer, yeteeeeeer artık, İmam Hüseyn'e yemin veriyorum artık, kilit vurun su dünya ve ahiretinizi yakan dillerinize...
Bu duruma kim daha çok devam ederse, o kadar daha çok hüsran ve ziyan kazanacaktır; kim de Kur'an'a uyarak hatta kendisine yapılan hakarete bile göz yumup "Selam" deyip geçerse vallahi kazanacaktır. Gelin vakit geç olmadan birbirinizden helallik dileyin.
Yarayı bundan fazla kaşımayın, yangına bundan fazla körükle gitmeyin... Şeytana bundan fazla pirim vermeyin, onu hoşnut etmeyin ki adını dilinizden düşürmediğiniz Aziz İmam'ınız (a.f), şahidiniz, hüccetiniz sizden razı olsun zuhur gelip çatmadan... O gün gelip çatarsa artık geç olacaktır...
Site yöneticilerinden de istirham ediyorum artık, bu curcunya son verip, sitenin seviyesini düşürmesinler, bundan fazla yapılan yanlışlara vesile olmasınlar. Lütfen....
#FFFFFF">
Belgin YALÇIN
20-08-2009, 10:51:34
#FFFFFF">
'Dost' sözcüğünün ihtiva ettiği mana hatırına,değil bu gibi hakaret ve yanlışlar,hatta,kanımızı dahi dökseler , iftihar ederken..........Saygın Musa AYDIN hoca'mızın haklı davetine LEBBEYK...
Kalplerde gizli olanlar da dahil, dünyevi nefsaniliklerle şahsımı ve kalbimi inciten,bütün İmam Hüseyin dostlarına hakkımı helal ediyorum.
" BİLMUKABİL."... diyecek dostlara , selam..selam..esenlik olsun.
NOT: Mehmet YETKİN kardeşimin Muntezir kalpleri ağlatan samimiyetinden ise
bütün kalbimle özür diliyorum.
#FFFFFF">
Musa AYDIN
20-08-2009, 16:18:08
#FFFFFF">
Bismillahirrahmanirrahim
Rabbim sizi de bizi de Ağamıza, Mevlamıza, can u cananımıza LEBBEYK diyenlerden, onun huzurunda İ'la-i Kelimetullah için mücadele etme ve hakkın evrensel hakimiyetini, batılın zevalini, zalimlerin kahrını, mazumların saadet ve sevincini görme şerefine nail olanlardan kılsın. Amin.
#FFFFFF">
Yazar
20-08-2009, 17:40:45
#FFFFFF">
Bismillah,
Değerli Musa AYDIN Ağamızın ; çok kıymetli , hayati uyarıları ve samimi , candan temenlileri için teşekkür eder,Rabbimden başarılarını artırmasını temenni ederim.
#FFFFFF">
/*
*/
papatyaerkut
22-08-2009, 00:12:14
#FFFFFF">
dokunmayın bacıma kaçtane belgin var mektepte ayıptır birçok insanın yapamadıklarını yapmıştır mektebe hizmetle bir tane o yeter artık hazmetmesenizde ediyomuş gibi yapın allah razı olsun musa hocamdan böyle olmalı imamın askeri bizim için hizmet eden herkes allahın rızalığını gözetmeli birileriyle yarışmamalı kaç taneyiz bu ülkede olanlarda savaş halinde bırakın makam mevki peşinde olmayı o benden fazla yapmamalı düşüncelerini ben en iyi olmalıyım derdini hizmet edin ne yapabilirim daha fazla diye kimseyle uğraşmadan
#FFFFFF">
haci bayazit
22-08-2009, 14:46:06
#FFFFFF">
Allahın samimi kulları, İnsanların üzerindeki 'toz duman bulutlarının' dağılması için,
Mübarek Ramazan ayı hürmetine din’de üçüncü tahribat aşaması ile insanları müsübete hazırlayanları farkedin.
Ehli Vicdan Sahipleri. Yaratılış gayesi gereği dünya ve ahiret kurtuluşu için Peygamberinin izine düşecek her Müslüman önce İbrahimi karekteri ile karşılaşır... Ne yazık’ki asırlardır bu engeli din adamları geçememiş., şeytan kimine haberleşmeyi, kimine faizi/menfati, kimine din'in siyasete aletini, kimisinin’de şuraltına ırki duyguları yerleştirip Sünnü/Şii takıntısı ile döndermiş., dönenlerin bazılarını ‘sahte’ müçtehitlikle taldif edip islam dairesinde bir tarhribat yolu açarak, ‘hz Osman efendimizin, ‘Ümmetin Ehl’i Beytle imtihanı için iki devre olan’ hilafet devresini perdeleyip, her günaha düşenede bir sevap vad’etmiş.
Allah için artık uyanın...
Sizi namazdan alıkoyan herşeyi, kalbinize olmayan, ‘resim şeklindeki şeyhin, efendinin, abinin yanınıza/önünüze düşen nefesi/süreti ile Çalınan ümmet/sırat köprüsünün direkleri’ Namazı, Kur’an’a musallat olmuş din’i temelden dinamitleyip tahribat devresini tamalayan süleyman efendinin feyzi sanılan ‘şeytanı’ farketin... farkedin’ki üçüncü tahribat aşaması ile güçlenen şeytan ve dostları deşifre olsun, insanların üzerine inen acımsı siyaha yakın duman şeklindeki 'fikri/fiziki/etnik teröre dönüşen' Müsübet dağılsın., Müslüman İbrahimi karekteri ile güçlenip, engellerin ilki, Nemrutun engelini bertaraf eylesin., insanlar maneviyat ve adalet asrına yönelsin. Amin Haci Bayazit 22.08.2009
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.