Hayat devamlı olarak sürüp giden çok çetin bir
mücadeleden ibarettir. İnsan doğduğu andan son nefesini verinceye kadar bütün
zorluklarına, yoksulluklarına, acılarına rağmen yaşam arzusuyla doludur.
Sefalet ve hastalık ve daha akla gelmeyen bir sürü derde rağmen insan daha iyi
yarınlardan ümidini kesmez. En ağır şekilde hasta olanlar şifaya, en sefil bir
hale düşenler bir gün rahata kavuşacaklarına olan ümitlerini yitirmezler.
Hayatı çetin bir mücadele olarak kabul edince insanların bu ümitlerini tabii
karşılamak gerekir. Aksi takdirde en küçük bir felakete uğrayıp da ümidini
kaybeden bir kimsenin hayattan bir beklediği kalmaz. Dolayısıyla yaşam bu
kişinin gözünde değerini yitirir.
Yaratılış itibariyle zayıf, kabiliyetsiz, korkak ve
karasız kişiler her zaman hiçbir şey yapmamak tehlikesiyle karşı karşıya
bulunurlar. İşin kötü tarafı cesur, çalışkan, kararlı, bilgili kimseler çalışmaları
atılganlıkları sayesinde muvaffak olurlar: Bunlar hayatta en iyi yerleri ele
geçirebilirken onlar bir köşeye itilirler ve hayatın çok gerisinde kalırlar bu
duruma düşünce de büsbütün maneviyatları bozulur ve hayata karşı küskün bir
tavır takınırlar.
Hayat; görevini gayet iyi yapan bir elek gibidir. Bu
elek kalburu içine düşen insanlar bir bir elden geçer, küçükler zayıflar
dökülürken iri ve kuvvetli olanlar kalburun üstünde kalırlar. Dünyaya gelip de
bu hayat kalburundan geçmemeye, onun dışında kalmaya imkân ve ihtimal yoktur.
Bu bakımdan hayatta hiçbir başarı sağlayamayan kimselerin kabahati sadece
kaderin kötü cilvelerinde bulmaları gerçekten yanlış ve yersizdir. Hele içinde
yaşadığımız çağda mücadele göstermeden başarıya ulaşabilmeyi ümit etmek kelimenin
tam manasıyla saflık olacaktır. Muhakkak ki, insanların başarıya ulaşmalarında
müspet ve müsait şartlar, yerinde tesadüfler vardır. Fakat bunlar birer istisna
teşkil ederler.
Tevafuk başarı yolunda asla kaide teşkil etmez. Hem
sonra şunu da unutmamak lazımdır ki, beceriksiz, tembel çekingen insanların
önlerine böyle fırsatlar çıksa da bunlardan istifade etmeleri neredeyse
imkânsızdır. Tedbirlerde kusur edenler sonra dönüp suçu kadere yüklerler. Genel
kaide herkesin kendi durumunu kendi muvaffakiyetini kendi gayretiyle tesis
etmesidir. Başarıya ulaşıldığı takdirde sevabı o kişinin, muvaffak olunmazsa
zararı yine o kişinin üzerine olacaktır. Bunun için dişini sıkmak, zorluklara
cesaretle karşı koymak kendi kabiliyetini değerlendirmek ve onları harekete
geçirmek gerekmektedir. Hiçbir zaman engellerden korkmamalı, bu engellere
doğrudan doğruya cepheden taarruz etmek mümkün olmadığı takdirde onları yandan
kuşatıp yenmeye çalışmalıdır. Allah kulunun gayretlerini zayi etmeyecektir.
Canlı hal için , çalışmak , para kazanmak , sağlıklı olmak gerek .
Ruhsal hal için , kişisel özgünlüğü özgürce ifade etmek , sosyal faaliyetler içerisinde bulunmak , dürüst yaşamak gerekir .
Nursal hal içerisinde , duyarlı olmak , merak etmek , düşünmek , araştırmak , öğrenmek , ekonomik sosyal icatlarda , keşiflerde bulunmak gerekir .
Daha iyi bir yaşam için .
Yeniden diriliş için .
Yargı günü için .
Cenneti yaşam için .
Her dileğin ol denmesini istediğinde olması için .
Sonsuz yaşama kavuşmak için .
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.