Babacan: "Bir Stand-By Gerekliliği Yok" | İdeal kiloda kalmanın püf noktaları | Kendi bebeğini öldüren baba cezaevinde öldürüldü | Bakıda ABŞ səfirliyi qarşısında etiraz aksiyası keçirilib | "MİSSİONERLƏRİN FƏALİYYƏTİ DÖVLƏTÇİLİYİN ƏLEYHİNƏDİR" | “Belə əndrabadi, qadına taliban tipli yanaşmalar əslində İslam mahiyyətinə ziddir” | Ermənilər mövqelərimizi atəşə tutub | Azərbaycan Prezident Administrasiyası ABŞ Konqresinin qərarını pislədi | Melih Gökçek:" zor durumdayız" | Aynı yerde ikinci şehit.. |
Güncel | Dünya | Siyaset | Ekonomi | Eğitim Kültür | Bilim Teknoloji | Sağlık Yaşam | İnsan Hakları | Spor ve Aktüel |
Site içi Arama 

GENÇ KALEMLER

ERMENİ TASARISININ KABULÜ NEYİ HEDEFLİYOR ?

HÜSEYİN CAHİT
İNSANIN KARANLIĞINA ‘’BİR’’ IŞIK YETER

YASEMİN KOÇ
VAHDET VE YİNE VAHDET

Betül Küçük
GECENİN RENGİ

ÜLKÜ ARAS
Gidenler geri döndü Anne!

FATİH KAHRAMANİ
HAKKIN BATILA CEVABI: İRAN

MURAT MUTLU
KURAN VE SÜNNET Mİ, KURAN VE EHL-İ BEYT Mİ

Ali Mert
ŞEHADET ŞAHİDİ

Vefa Şahit
NİÇİN ŞEYH SABAHADDİN ?

MASUME ALİASKEROĞLU
Sabahaddin Hoca ve Alman Basını

MERZİYE HAKLI
BUGÜN YİNE KAN VERMEKTESİN YERYÜZÜNÜN DAMARLARINA

HASİBE YEŞİL
GARİP AĞAM VAY!

Fatıma CANAN
 
Alıntı Yazılar
İbrahim Karagül

İki 'derin' müttefik bizi neden vurdu?
Raşid Gannuşi

İran neden hedefte?
Şamil Tayyar

İhtilal ihtimali
Erhan Başyurt

'Maymunlar Cehennemi'nden çıkan üç büyük ders
Hüsnü Mahalli

Irak seçimleri ve demokrasi
Namık Kemal Zeybek

28 Şubat'ın sırları
Nuray Mert

Atatürk ve Hikmetyar
Mehmet Altan

Kış tatbikatında bir sanık komutan...
Ali Bulaç

Fetva, gelenek, estetik, protest
Ahmet Taşgetiren

Yargı ve CHP paralelliği
Hakan Albayrak

Ermeni tasarısını bu defa da geçirmezseniz namertsiniz!"
Cengiz Çandar

'Normalleşme' yolunda 'anormal' durumlar
Murat Burtaş

Chp ve çarşaf küstahlığı
Taha Akyol

Referandum, ne çıkar?
Ahmet Varol

Afganistan’da Acziyetin Vahşeti
Tamer Korkmaz

Generaller: Kim, kimdir?
Ahmet Kekeç

Şener bu işi neden bitiremedi?
Abdurrahman Dilipak

El mi yaman, bey mi?
Emre Aköz

Darbecileri sinir eden personel kompozisyonu
Sami Kohen

Seçim sonrası Irak
Nuh Gönültaş

Hükümet ve Meclis yüksek yargının kuşatması altında...
Yusuf Kaplan

28 Şubat bitmedi; yumuşak sekülerleşme devrimi'yle toplumu "bitirdi"
Fikret Ertan

Fransa-Rusya ve Mistral
Gülay Göktürk

Çarşaf yırtma ayini
Ahmet Altan

Sivil darbe

ANKET

Yönetici :..

Seçenekler

Sonuçları Göster

 ÇOK OKUNANLAR

n Gannuşi;Batı'nın İran düşmanlığında dört ana sebep var !...
n Denktaş:”Asıl başkanımız Perinçek’e selam olsun”
n S.Arabistanlı şia alimi Nemr: "İslami Vahdet zorunludur"
n Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu:"ABD artık taraftır"
n "Kum Havzaları El-Ezher üniversitesiyle her türlü işbirliğine hazırdır"
n Mısır El-Ezher Şeyhi Muhammed Seyyid Tantavi vefat etti!
n 101 yaşındaki Çinli bir kadının alnında boynuz çıktı
n İsrail'den Türkiye'ye M-60 tank kazığı !...
n Siyonistlerin işgal ettiği El Halil'deki İbrahim Camii'nde Yahudi ayini yapıldı - FOTO

YORUMLANANLAR

 Milli Eğitim Bakanı'ndan sözleşmeli öğretmenlere müjde...

 " Gizli ajandada bölücü başının affı yatıyor”

 Denktaş:”Asıl başkanımız Perinçek’e selam olsun”

 İsrail: Suriye ile görüşmelerin başlamasına yönelik bir karar almadık

  Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu:"ABD artık taraftır"

 ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
İslam İnkılâbına Neler Kattık(1)
27/06/2009 - 21:27

Hüseyin Beheşti

Allah’ın adıyla

 

Hamd önde de sonda da hiçbir zaman layıkıyla methedilemeyecek, âlemlerin rabbi Allah’adır(a.c).

Allah’ın salât ve selamı yarattıkları içerisinde en güzeli, sırrının koruyucusu Muhammed Mustafa ve O’nun pak, tertemiz Ehl-i Beyt‘i üzerine olsun.

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.

 

Allah'ın öyle kulları vardır ki Allah onları kulların faydalarına hizmet etmek için nimetlerle nimetlendirmiştir. Onların ellerine nimetler vermiştir. Onlar da o nimetleri kullara ihsan ederler.(Hz. Ali a.s) 

 

İslamî Kutuplaşma Üzerine

Sözlerin anlamını yitirdiği ve İslam’ın zahire hapsedildiği böylesi bir devirde İslam inkılâbı üzerine sözler söylemek gerçekten de zor bir iştir. Öyle ki bu türden makalelerin kaleme alınması sırasında çekilen binlerce meşakkat şöyle dursun, bir de makalenin yayımında yaşanan sıkıntılar bizleri gerçekten esefle hayretlere düşürmektedir. Çünkü günümüz İslam toplumunda İslam İnkılâbı taraftarı ve İslam inkılâbı karşıtı iki kutubun yarattığı düşünsel bölünme ilgilerinin İslam’sızlıktan İslam’a yöneltmek için çaba gösteren kitleleri de şaşkına çeviriyor ve bu şekilde onları ya bir seçimin eşiğinde bırakıyor ya da tamamen İslam çerçevesi dışında. İslam karşıtlarının İslam inkılâbı karşıtı olarak ün yapmaları bir de İslam mı yoksa İnkılabî İslam mı sorusunu da gündeme getiriyor. Bunun yanında İslam’ın ılımlısı ya da radikali gibi post-modern söylemler de tam da bu karşıtlıktan beslenerek kendilerine çevre buluyor.

Zaman’ın İmam’ını(a.s) beklemeye koyulan kitlelerin içerisinde de bir görev yorumu farklılığı göze çarpıyor. Kimileri beklemenin “statik”liğinden dem vururken, diğerleri “dinamik” İslam söylemiyle İmam-ı Zaman(a.f) ismini aynı potada eritip bir İmamet düsturu ortaya koymaya çabalıyor. İslamî İnkılâbı kimileri yalnız “cihad-ı ekber” düzleminde ele alırken, ikinci kitle ise, “cihad-ı asgar” tarafını da tam da “cihad-ı ekber”in olmazsa olması olarak karşımıza sürüyor. Kitleler önce İslam perspektifinde karşılaştıklarında dolayı söylemleri de doğal olarak İslamî bir çizgiye işaret ediyor ancak bir de İslam karşıtı kitlenin bir anda isim değiştirip İslam İnkılâbı karşıtı olarak kendilerini tanımlamaları İslam’ın maruz kaldığı “post-modern” saldırıların açık bir imidir.

İslam inkılâbı karşıtı olan kitlenin mensupları bir anda gündeme şöyle bir soru getirdiler: “İnkılâbî İslam mümkün müdür?” Bu şekilde sorulan soru bir anda İnkılâbî İslam’ı savunan kitlenin içerisinde de büyük bir karmaşa yarattı. Nasıl mı? Yukarıda da bahsettiğimiz gibi içerisinde ikiye ayrılıp “bekleme felsefesinde” ayrı iki guruba bölünen İnkılâp yanlısı Müslümanlar(1) yukarıda geçen soruyu duyduklarında beklemenin cihad-ı ekber boyutunu yani “biz beklerken yalnız beklemeli ve hiçbir ıslahat girişiminde bulunmamalıyız. Muhammedî İnkılâp yalnız bireysel savaşa işarettir” söylemini işleyen kitle arasında da bir bölünme baş gösterdi. Bunlardan bir kısmı “İnkılâbî İslam vardır ve bu yalnız bireysel boyutta olmalıdır” dedi, diğer bir kitle ise, “inkılâp, kitlesel bir hareketi ifade eder, bu yüzden bireysel boyuttaki cihad-ı ekber kesinlikle inkılap değildir diyerek çağdaş ahbariyye diyebileceğimiz bir hareketi başlattı ve konumunu İnkılâbî İslam’dan karşı-İnkılâba kaydırdı. Tüm bunlar İslam inkılâbının tartışıldığı devrede adı konulmadan yaşandı ve bizler toplumsal bir etüt yapmadan böylesi hareketleri fark edemedik.

Gulat çizgisine gelince… Manevi dünyayı yok eden bir başka çizgi daha türemişti karşı-İnkılâp tarafında. Bunlar kelime oyunları ve hikâyelerle insanları çağdaş hariciliğe götüren normalde İslam karşıtı olmasına rağmen post-modern bir hamle ile karşı-İnkılâpçı halini alan insanlardı. Bir kısmı ise Hıristiyanlıktaki İsa(a.s) portresi türünden bir hululiyet felsefesini İslam’a taşıyan, Hz. Resul(s.a.a) ve ailesini hululiyet düşüncesiyle yorumlayan bir düşünce dizgesi getirmiştiler. Saf amelciler(2) ya da çağdaş ahbariler, çağdaş hariciler ve gerçek İslam düşmanlarının hepsi böylece bir çatı altında toplanıp İnkılâbî İslam(3) olmaz demişlerdir. Diğer taraftan İnkılâbî İslam yanlılarının da kendi içlerinde tam bir bütün olarak kaldıkları söylenemez. Onlar da kendi aralarında çeşitli cemaatlere bölünmüş ve İslam’ın yorumlanmasında ayrılmışlardır. Kimileri İnkılâbı yalnız savaşmak, eline kılıç alıp kafa kesmek olarak addetmiş, kimileri İnkılâp içerisinde yeni bir ahbari düşüncesi geliştirip “artık İslam İnkılâbı değişmez bir çerçeve oturtmuştur, düzen değişse de İslam İnkılâbının gerçek sahibi İmam Humeynî’nin yaptığı şeyler tekrarlanmalıdır” türünden bir görüş ortaya atmışlardır. Aynı kitle İran İslam Cumhuriyeti’ne bir kutsallık atfedip, tüm diğer İslam ülkelerinde yaşayan kitleleri bu ülkenin kutsallığına boyun eğmeye çağırmıştır. Bunun yanında bir diğer kitle koyu bir “devrim” hareketi düşüncesine kapılıp İslam’ın içerisine komünist bir dünya görüşü sokmuştur.

Tüm yukarıda anlatılanların yanında bir kitle de vardır ki, İslam İnkılâbı’nın gerçek sahibi olan ve kendini yalnız Müslüman olarak çağıran gerçek İslam kitlesi. Bunlar azınlıkta olmasına rağmen tuttukları yerler sayesinde ilim kapılarından geçmekte ve bizlere seslerini duyurmaktadırlar. İslam’ın emrettiği sevgi, adalet ve züht gibi şeyleri imrenilecek şekilde uygulayıp, cihad-ı ekberi cihad-ı agsar’ı da içine katarak düşünen bu kitle İran’da yapılan İslam İnkılâbına da bir ıslahat hareketi olarak bakıp, Zaman’ın İmam’ına(a.s) itaat için insanların rahatça toplanabileceği bir yer olarak İran İslam Cumhuriyetine de sevgi ile yaklaşmıştır. Bunun yanında bu kitlenin mensubu kimi insanlar direkt olarak İran İslam Cumhuriyet’inde görev almış ve bu ıslah hareketine öncülük de etmişlerdir(4).

Makalemizin bu giriş bölümünde İslam içerisindeki kutuplaşmayı kısaca da olsa ele alıp bir etüt yapmak istedik. Ve şimdi ise dilerseniz bu kitleler içerisinde bu makalenin ana-izleğini oluşturacak İnkılâp yanlısı kitlenin daha geniş bir yorumlamasını yapalım. Ve daha sonra da İmam Humeynî’nin İslam İnkılâbının temellerini inceleyip, bu inkılâba neler katabiliriz ona bakalım.

 

 

Notlar:

1- Buraya kadar bu tanımlaçları kullanmam(İslamî İnkılâp yanlısı Müslümanlar, İnkılâp karşıtları vd…) elbette söz konusu tanımlaçların artık günlük lügatimize girmesi hasebiyledir yoksa böylesi ayrımları kesinlikle kabul etmiyor ve İnkılâbî İslam ya da Ilımlı, Radikal İslam söylemlerine karşı duruyorum. Böylesi söylemlerin Kuranî mantığa aykırı düştüğüne inanıyorum. “Allah’ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın…” ayeti de bizlere tam da İslam’ın böylesi ayrımlara karşı olduğunu gösteriyor. Bunun yanında bana öyle geliyor ki bunlar tıpkı gulat kitlelerin ortaya çıkması gibi bir tür dış-etken sorununa dayanmaktadır. Bunları da makalenin ileriki bölümlerinde inceleyeceğiz nasip olursa.  

2- Saf amelciler diyorum çünkü bu insanlar bir ıslahat hareketi olan cihad-ı ekber’i sadece amel olarak yorumlamışlar ve ıslah etme ediminin de bir amel olabileceği gerçeğini göz ardı etmişlerdir. Ne İslam’a gelmişlerdir, ne de İslam’dan çıkmışlardır. Ortada bir yerde durmaya çabalasalar da post-modern dünyanın saldırılarına dayanamamış ve İslam-karşıtı çevrenin içerisine düşmüşlerdir. İnkılâp yanlılarını küfür ehli saymışlar ve yanlarında harici felsefesinin en çağdaş örneklerini sunan insanlara ise, sevgiyle bakmışlardır. Bunlar günümüz dünyasında “akıllarında Huseyn a.s ve Ehli Beyt a.s faziletleri bulunan ancak gönüllerinde dünya hırsını taşıyan ve Kerbela’da ahmakça bu hırslarına yenilen” kitlenin gerçek bir temsilini yapmışladır.  

3- Aslında İslam İnkılâbının en ateşli yazarlarından Ali Şeriatî’nin de düştüğü hatalardan biridir bu. İnkılâbî İslam deyimi… Yani şunu kavrayamamışlardır: İslam başlı başına bir inkılâptır ve onun İnkılâbî, radikal ve ılımlı diye çeşitleri yoktur. Muhammedî duruşun en büyük imi zaten gittiği her yere İslam götürerek bir inkılâp yapmasıdır. Cahiliye toplumunda İslam’ın yarattığı infilak da bu türden bir dünya görüşünün açık bir imidir.

4- Bkz, İmam Humeynî(r.a), İmam Hamaneî, Ayetullah Talegani(r.a), Ayetullah Tabatabaî(r.a), Ayetullah Gulpeyganî(r.a), Şehit Mutahharî(r.a), Şehit Beheştî(r.a) gibi daha yüzlerce ismi duyulmamış iman ehli insan bu ıslahat hareketine destek vermiştir. Kimileri bu yolda can vermiş kimileri ise ilimleriyle, paralarıyla bu hareketi desteklemiştir.

 

Hüseyin BEHEŞTÎ

huseyinbehesti@windowslive.com

www.huseyinbehesti.com


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

OKOLAN 27-06-2009, 22:41:42
notlarınız makaleyi en güzel şekilde açıklamış. Saf amelciler olarak nitelendirilen kitle dipnot olarak hatta dipnota gerek yok (bas bas bağırıyor) musevi ve yanlıları olarakta değerlendirilebilir. batının tuzaklarına düşmüş, kişisel heveslerine yenilmişlerdir. Bence suç bunları tuzağa düşüren güç de değil, bu tuzağa düşen islamın özünü benimseyememiş, BASİRETSİZ kişiliklerindir. vesselam...

ve accil ferecehum...
 
doğan çelik 01-07-2009, 11:28:36
maddi manevi her tür yaratılış , yaşayış , ölüm ve diriliş tecellisi dört temel ilkeye dayanır ve gene bu dört temel ilkenin işlerliği ile sonsuz başlangıçlı ve sonsuz sonluklu döngüsel = çevrimsel yoluna devam eder . HİÇ BİR OLUŞ BU DÖNGÜNÜN İŞLERLİĞİNİ ENGELLEYEMEZ .

1 - ) Sonsuz başlangıçlı ve sonsuz sonluklu zıtların birliği

2 - ) Sonsuz başlangıçlı ve sonsuz sonluklu farklılıkların etki tepki çelişkileri

3 - ) Sonsuz başlangıçlı ve sonsuz sonluklu ihtiyaç ve ifade istemlerini tatmin mücadelesi

4 - ) Sonsuz başlangıçlı ve sonsuz sonluklu değişim yaratılışı , yaşayışı , ölümü ve dirilişi .

Hiç bir şey yokturki bu kanunlara bağlı yaratılmamış , yaşamamış , ölmemiş ve dirilmemiş olsun .

Yaratıcının bu kanunlarına karşı gelme kafirliği bile , bu kanunların işlemesini sağlayan diğer bir zıtlık , farklılık , ihtiyaç , istem değişene , gelişime , ölüme , dirilişe bilinçsiz bağlılık ve şersel uyumdur .
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

22/01/2010 Fransa’yla Eşitliği Yeniden-Düşünmek
19/12/2009 "YENİ-OSMANLICILIK" MI "POST-OSMANLICILIK"MI?
10/12/2009 Amerika Velayet-i Fakih’i Neden Sevmez?
03/12/2009 Amerika, Ortadoğu ve Terör…
17/11/2009 "Açılım" ı Başka Bir Açıdan Değerlendirmek!
29/09/2009 İDEOLOJİLER DÖNEMİ GERÇEKTEN SONA ERDİ Mİ?-1
10/08/2009 İSLAM İNKILABINA NELER KATTIK(3)
11/07/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(2)
27/06/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(1)
28/05/2009 Seyyah Olup Gezsem Şu Alemi
11/05/2009 SERZENİŞ
20/04/2009 ALİ' NİN SİYERİNDE İLAHİ NURUN TECELİSİ
15/04/2009 İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEYE DAİR...
05/04/2009 İSLAM'A KARŞI İSLAM
23/03/2009 (Üç işaret bir tevil)
12/03/2009 Fransa’da Anti-Siyonist Parti
27/02/2009 ALİ(a.s)
29/01/2009 Hürr Örneğinde “Nefs-i Levvame”
22/01/2009 İslamî Fundamentalizm ve Gerçekçiliğin Ölümü
03/01/2009 Aşka Dair Notlar(3)
17/12/2008 BİR TOPLUMSAL TEORİ OLARAK EL-GADİR...
11/12/2008 ŞUURUN DİRLİŞİ
05/12/2008 BİLGİNİN TEVİLİ: EHLİ CEHENNEM DE HAZ DUYAR...
24/11/2008 Aşka Dair Notlar(2)
17/11/2008 Aşka Dair Notlar (1)
07/11/2008 Mustafa Özcan'ın Birkaç Sözünün Şerhi
03/11/2008 '' Bushizm '' : Değersizlik Problemine Değin...
29/09/2008 Amerikan Seçimleri ve Bizim Yolumuz
 
 
 
Yazarlar
Y. ZİYA T.YILMAZ

DİN İSTİSMARI, TERÖR ve ABD
MUHSİN KÜÇÜKER

EY BAŞÖRTÜSÜ SEN NEYMİŞSİN!...
MEHMET YETKİN

FİTNESAVAR BİR GÜÇ: VAHDET
Rahmi Onurşan Rahmani

KERBELA’DA BİR AMERİKALI
KEMAL KEMAHLI

DİPLOMASİ TRAFİĞİ VE İRAN'IN TAŞAN SABRI
BİLAL ATIŞ

Ah Şu Dalkavuklar
 
Konuk Yazarlar
ÜZEYİR YİĞİT

Memleketin Çivisi Çıkmış
M. NECİP YAVUZER

DİK DURMAK VE MÜCADELE AZMİMİZ OLMALI !
Rıza Bakırlı

İHANETLERİ YAKAMIZDAN SİLKİP ATMAK
Hüseyin Şeriatmedari

S.Hasan HUMEYNİ'YE İTHAF OLUNUR
Sadullah Zarei

İSLAMİ ORTADOĞU ŞEKİLLENİRKEN
 
Azeri Yazarlar
Vidadi Xudaşov

DİALOQA MƏHƏL QOYMAYAN MƏMLƏKƏT
Vüsal Aliyev

Şükür !...
Hacı Şahin Həsənli

HAKİMİYYƏT FƏLSƏFƏSİ (II YAZI)
Aqil Mehdi

Müsəlman deyilsə, hər şey qəbuldur
Nurəddin İsmayıl

ZÜLMLƏ BARIŞANLARA
Hacı İlqar İbrahimoğlu

DƏYƏRLƏNDİRMƏ TUTUMSUZLUĞU PROBLEMİ
Mayis Güləliyev

NATO və Azərbaycan
Faiq Vəlizadə

QURANDA ZALIMIN SON ANI
Ramin Bayramov

Qulaqburması
Cavid İmamoğlu

"U(O)BAMA"
Bikexanım Ezimova

BAYRAM AXŞAMI
Mirhüseyn Haşimi

Yaxşı və pis terror
 
Namaz Vakitleri

TV KANALLARI

Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv

 FOTO GALERİ

Tefekkür resimleri
Mizah ve Düşündüren resimler
Yorumsuz resimler
Manzara resimleri
 
Hava Durumu

 
Diğer Diller
 
Tarihli Arşiv



 
Gazeteler

 
Dergi ve Mecmualar

 
Faydalı ve Dost Sit.

 
Yabancı Gazeteler

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net