RAHMAN VE
RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA
Sonsuz salât ve selam, insanlık
âleminin eğiticileri, tevhid ve hakikat yolu önderleri olan risalet ve vilayet
ailesine olsun…
EY KADIN;
Bir
düşün, nasıl geldin bu günlere?
Anneliğin
adını, kadınlığın bayrağını nasıl dalgalandırdın?
Eğer
hicabınla yürüyorsan bugün sokaklarda
Özünde
bir FATIMA yatıyordur özgürlüğünün
Bayrağını
dalgalandırıyorsan bugün semalarda
Üzerinde
ÜMMÜL-EİMME yazıyordur örtünün
Bu
örtünün altında olmak değildir marifet
Marifet
bu örtüyü dalgalandırırken çektiğin eziyettir
EY
ZEHRAM,
Doğuşunla
kâinat aydınlandı
Doğuşunla
hayat buldu kadının adı ve naşı
Doğuşunla
libas-ı takva değer kazandı
Doğuşunla
anneliğin manası makama ulaştı.
ANNELERİN
EN GÜZELİNE BU SESLENİŞİM,
İlmini,
takvanı baban Resulullah’tan,
İffetini
merhametini anan Hatice-tul Kübra’dan aldın.
Aldığın
her dersi, okuduğun her kuran kelimesini yaşadın,
Güçlüklerde
güzellikler vardır, bunu sen yaşattın,
Allah’ın
emrine uymada vaatler vardır, bunu sen anlattın,
Ya Zehra
sen, kalbi oldun Kuran’ın!
İşte bu
yüzden;
Fatıma’nın
adına besmeleyle bakın…
Fatıma,
çehresi kuran olandır,
Fatıma,
zikri mercan olandır,
Fatıma’nın
sinesi Mihriban, gelişiyse bayramdır
Fatıma,
Tahir ayetindeki “ yutahhira kum tathira”dır
İşte bu
yüzden;
Zehra’nın
adına besmeleyle bakın
“Tebliğime
karşılık bir ücret istemiyorum sizden
İstediğim
ancak yakınlarıma sevgidir gönülden”
Meveddetin
özüdür Zehra, resulün dilinden
Değerli
bir hazinedir cihana, Rahmanın elinden
Ve hayâ
perdenizi örtün, onun adına bakarken
EY
KADINLIĞIN ADI;
Ey
Beyt-ul Ahzanın yaralı ceylanı
Şimdi
bakıyorsun bizlere
Yolundan
giden izcilerine
Başlarını
örttü zanneden kadınlara, kızlara bakıyorsun.
Resulün
gittiğinde dünyadan, yaşların en yakın dostun olmuştu
Şimdide
bizlere ağlıyorsun,
Cenneti
elimizin tersiyle kenara nasıl koyduğumuza bakıyorsun
EY
ZEHRAM;
Mahcubuz
karşında,
Gözyaşlarımız,
Zeyneb’in kollarına vurulan zincir misali hayatımızda
Günahlarımız
derya misali boynumuzda
Yinede
geldik, mahcubiyet ve utançla,
Örtümüz
başımızda
Ve
Sımsıkı tutmuşuz, gizlenmişiz içerisine, kefaretten kurtulurcasına
Yinede
geldik huzuruna,
Seni
anlayamamanın ve anlatamamanın eksikliği kocaman bir yük omuzlarımızda
Seni
yaşayamamanın ve yaşatamamanın ezikliği koskoca bir vebal, misli sahra
EY
KADIN;
Unutma!
nereden, nasıl geldiğini
Unutma!
Seni bu zamanlara taşıyan azizeyi
Unutma!
Unutulmamak uğruna verdiği özveriyi
VE SAKIN
UNUTMA!
Adına
hicap deyip, basitçe, sadece kafana geçirdiğin rengârenk örtünün altında
Matem
dolu, cihad dolu bir geçmiş yatıyor, Kerbela topraklarında
O
rengârenk örtünün altında,
Evladının
acısıyla, bir anne yatıyor, kapı arkasında
EY
KADIN;
Eğer
hicabınla yürüyorsan bugün sokaklarda
Özünde
bir Zeynep yatıyordur özgürlüğünün
Bayrağını
dalgalandırıyorsan bugün semalarda
Üzerinde
ÜMMÜ-EBİHA yazıyordur örtünün
EY
KADIN;
UNUTMA
MAHZUN ZEYNEBİ KÜBRA’YI
UNUTMA
TARİHTE BUGÜN DOĞAN FATIMA-TUZ ZEHRA’YI….
ESSELAMU
ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BERAKATUH….