Ban Ki-Moon Gazze halkı tarafından taş ve ayakkabılarla karşılandı / VİDEO | Suudi Arabistan hapishanelerinde durum çok kötü !.. | "Evde şeker takibi, diyabet takip ve tedavi maliyetini azaltıyor" | HSYK'dan terfi açıklaması | Prof. Dr. Demircan: Tiroid ameliyatında deneyim önemli | Genelkurmay'dan BDP'li Kışanak'a dava | Başbuğ'un avukatı: Sürecin hızlı ilerlemesi dikkat çekici | Savcı, Üçok hakkında 3 kez hapis cezası istedi | Diyarbakır'daki STK’lar: Batıda çıkarılan silahları JİTEM kullandı | Cumhurbaşkanı Gül'den Çek Kanunu'na onay |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Serdar GÜNDOĞDU

Bölgede İslami Uyanış ve Rehberlik
Betül Hanzala

NASIL BİR DİLEMMADIR BU?
Yavuz KAYA

“Put”ları yıkmak yine bize kaldı
FATİH KAHRAMANİ

“Sizi rahatsız etmeye geldim.”
Leyla GÖK

BELA ÇÖLÜNÜN YOLCULARI
Ebuzer GÖKTAŞ

İmam Hasan Askeri(as) ve Şehadeti
Habib YAZAR

Şeytanın Vesveseleri
ALİ YİĞİT

ŞİRK (!)
Mustafa K.Taşpınar

NE YAPMALIYIZ -2
Ülkü ARAS

EŞYALARIN HİZMETÇİSİ OLDUK
Arzu ÇETİNKAYA

ÖZ ELEŞTİRİ
Baycan HOCA

ORTADOĞU VE DEĞİŞEN DENGELER
Zehra Kıran

BİR AN
ALINTI YAZILAR
Kenan ÇAMURCU

İran'a Savaşa da Yaptırıma da Hayır!
Ahmet Türk

ABD - İRAN - TÜRKİYE
Nuray Mert

Türk Oryantalizmi, Arap Dünyası ve İran
Orhan Dede

ABD köprüyü geçince…
Savaş SÜZAL

İran konusunda garip gelişmeler
Prof.Haydar Baş

Suriye kolay lokma değil
Cenk Açık

Zaman grubunun bu tuhaf çabası neyi amaçlıyor?
Hasan Bülent Kahraman

Mezhep kavgasının müsebbibi
Bülent Esinoğlu

Parayı verdik ne bekliyorsunuz?
Ardan Zentürk

Sınırdaki ‘büyük’ tehdit
Arslan Bulut

Dindar gençliği hangi tarikat yetiştirecek?
Sabahattin Önkibar

Kim kimi kullanıyor?
Muharrem Bayraktar

Bu coğrafyada en küçük hata bizi yakar
Ümit ÖZDAĞ

İsrail ile aramız gerçekte ne kadar kötü?
Ali Bulaç

Hedefteki ülke!
Murat Çabas

Gerçek Yezid kim?
Melih Aşık

İran’a kışkırtma
Ali Eyvaz

Bakımsız Voltaire acemi Lawrence
Hüsnü MAHALLİ

Hamas
İbrahim Karagül

Süper güce büyük tuzak
Abdulkadir Özkan

Küresel eşkıyalar gizlenmeye gerek duymuyor
Fikret Ertan

İran, Irak ve Suriye derken Filistin...
Arzu Erdoğral

Derde bak! Hamas büro açacakmış!
ANKET

Yönetici :..

Türkiye’nin Suriye’ye olan tutumu nasıl olmalıdır?

Seçenekler
ABD ile iş birliği içinde olmalıdır
Suriye Devlet’ini desteklemelidir
Tarafsız kalıp karışmamalıdır

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n Ömer el Beşir: Mecbur kalırsak Güney Sudan'la savaşırız
n BM’deki Suriye savaşını Rusya kazandı
YORUMLANANLAR

 Ban Ki-Moon Gazze halkı tarafından taş ve ayakkabılarla karşılandı / VİDEO

 BM’deki Suriye savaşını Rusya kazandı

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
ALİ’Yİ (A.S) ANLAMAK GEREK
20/06/2009 - 18:44

FATİH KAHRAMANİ


 
Ali’yi (a.s) anlatmak gerek, onu bilmeyenlere, onu yanlış tanıyanlara. Fakat önce anlamak gerek, sonra seher vaktini beklemek, sadakat şehrinden çıkıp ta Maşuk’un esir olduğu, hayâ ve vefanın olmadığı şehre gidip de aşka secde etmek gerek. Ardından varınca vefasızlıkları ile bilinen Kûfe şehrine, cami arkasına saklanıp da Ali’yi (a.s) beklemek gerek. Sabretmeli, Ali (a.s) şimdi yetim evlere erzak taşımaktadır. Son gecesini bile, yetimleri, garipleri unutmadan, onları ihmal etmeden geçirmektedir. Bekleyin, birazdan Ali(a.s) gelecektir mescide ve görünce sizi öyle çaresiz ve bitkin halde Ebu-Zer gelecektir aklına, gözleri yaşla dolacak ve tarih Ali’nin(a.s) yalnızlığını anlatacak sözler söyleyecektir o vakit. Ne gariptir o, ne de mazlum. Kimsenin anlamadığı, anlasalar da idrak edemediği Ali’dir(a.s) sadece o. Yıllar öncesine götürecek tarih sizleri. Malik-i Eşter’in vefat haberi İmam Ali’ye(a.s) gelecek ve Ali(a.s) yüzünü gökyüzüne çevirerek şöyle seslenecek. “Ey rüzgâr yoksa sende mi Ali’ye düşmansın.” Ali(a.s) mescide hareket ettiğinde aşkı sizi camiye sürükleyecek, her ne kadar Ali’yi(a.s) anmak ve görmek ibadetse yine de onunla namaz kılmak isteyeceksiniz. Fakat Ali(a.s) öyle sözler söylemektedir ki, aklınız başınızdan gidecek ve Ali’yi(a.s) kaybettikten sonra anlayacaksınız onu ya da anladığınızı zannedeceksiniz. Oysa şimdi “Ah-u Vaveyla” zamanıdır.
 
YALNIZLIĞA TANIK OLMAK:
 
Nerde kalmıştık? Camide Ali’yi(a.s) mi bekliyorduk, yoksa Ali’nin(a.s) neden mazlum ya da neden yalnız olduğunu mu merak ediyorduk? Ben Ali’nin(a.s) yalnızlığını anlatmak taraftarıyım nedense. İsterseniz şimdi âşıkların pervane olduğu, pirlerin her gece uğradığı eve yani Ali’nin(a.s) evine gidelim. Son geceye yani kimileri derd-i dil gecesi der kimisi ise hakikatlerin aşina olduğu an der. Gecenin ilerleyen saatleridir, İmam(a.s) gece namazında rabbi ile sohbet halindedir. Uzun secdelerdedir Ali(a.s). Bu gece çok farklıdır, bu gece çok düşünmektedir İmam(a.s). Yaşadıkları gelir gözleri önüne, bir de yalnızlığı, kimse anlamamaktadır onu. Cemel, Sıffin gelmektedir aklına, ona biat edenler biatlerinden dönmüş, Ayşe dostlarıyla onun üzerine yürümüştü. Kanlar akmıştı. Diğer yandan ise Muaviye, olmadık hileler olmadık ihanetler, cinayetlerle çıkıyordu karşısına. Ali’nin(a.s) yüreği kan ağlamaktaydı ümmetin elinden. Bunlar da yetmiyor bir de Hariciler düşman kesiliyordu İmam Ali’ye(a.s). Onlar da asi olmuşlardı onca dindarlıklarıyla, Ali’yi (a.s) tekfir edip onun dinden çıktığını öne sürerek Ali’nin canını istemekteydiler. İşte bu halde namaz üstündeydi İmam Ali (a.s). Bir de evinden çıkışı vardır onun. Âlemin vedaa hazırlandığı, meleklerin yeryüzü ile gökyüzü arasında Resul’e(s.a.a) başsağlığına hazırlandığı vakitti. Bir an sanki tüm varlıkların konuşmaya çalıştığı ancak bu anın korkusu ve şaşkınlığı ile sustuğu zamanda ördeklerin Ali’nin(a.s) önünü kesmeye çalışması sonucu o mübarek ağızdan çok anlamlı sözler çıkmaktadır. “Şimdi ördekler bağrışıp ağlamakta birazdan ise insanlar.” Kimimiz için bu sözler anlamsız gelebilir. Ancak şunu belirteyim ki, gerçekten idrak edebilseydik onu ve yaşantısını ne demek istediğini anlardık. Ali(a.s) konuşan Kuran’dır deriz bazen, ancak onun en çok mazlumluğu ve garipliğinden bahsederiz. Eğer konuşan Kuran, Ali(a.s) ise ve Kuran-ı Kerim’de evrensel ise demek ki Ali(a.s) de evrenseldir. Her sözü bir hikmet ve her hareketi birer örnektir. Elbet hepimiz bunu kabul ediyor ve destekliyoruz peki neden dillendirmiyoruz. Ne zaman anlama gayreti içerisinde olacağız?
 
MESCİT’E VARIŞ:
 
Evet, caminin arkasında saklanıp Ali’yi bekliyordunuz. Sadece siz değilsiniz bekleyen ve sadece siz değilsiniz Maşuk’u görmeye gelen. Bir ravi ya da bir âşık Ali’nin gelişini anlatıyor size, “Bir ayak sesi duyuyor musunuz? Sanki Ali’nin(a.s) ayak sesleri geliyor, ben bilirim hiç kimseye benzemez onun hiçbir şeyi, öyle bir aşk ki, onu tanıyana ilham veriyor.”
Ali’nin son anlarına tanık olmak nasıl bir duygudur acaba? Ali’nin(a.s) son namazına gidişini görmek. O zamanlar camide uyuyan miskinler ve yetimler vardı. Ve her gece imam bunları sabah namazına gelince uyandırırdı. O gece bu uyuyanlar arasında birisi vardı ki, insanlığın en kötüsü ve İnsan-ı Kamil’in katili. Ve uyandırıyor uykusundan İmam(a.s) katilini, kalk diyor bu yatış şekli şeytana aittir. Ve minbere çıkıyor Ali(a.s) ezan için. Ezandan sonra son bir kez insanlığa haykırıyor, beni anlamadınız bana sormadınız ve beni dinlemediniz dercesine…
“Bilin ki Ali bu gece gidiyor, isteğiniz kabul oldu sevinin, adalet ruhu bu gece ölüyor” Ve namaza duruyor İmam(a.s) biraz buruk, biraz da sevinçli Rabbine dönüyor diye. Ne vakit diye bekliyordu Ali(a.s). Şahadetin vakti yakın değil mi diye? Hüccetin tamamlamasını Ali(a.s) sabırsızlıkla bekliyordu. Ve bir zalim kılıcı kınından sıyırmış hücceti tamamlamaya koyuluyordu. Âlem titriyordu. İnsanlar değil, melekler feryat figan ediyorlardı. Asuman gece ile birlikte mateme bürünüyordu. Kılıç darbesi indikten sonra mihrap kana boyanıyordu. Dünya yıkılmak istiyordu, çünkü hidayet rükünleri sarsılmıştı, Kureyş’te kahraman ve savaş meydanlarında yiğit olduğunu iddia edenler ağlıyordu, çünkü takva sancakları düşüyordu. Allah’ın sağlam ipi kopuyordu ve âlem sessizlikten çıkıp feryada bürünüyordu. Mustafa’nın amcası oğlu öldürüldü, Aliyyi Murtaza öldürüldü, kötülerin en kötüsü öldürdü. Ve Ali’nin (a.s) dediği gibi adalet ruhu ölüyordu.
 
ŞEHADET:
 
Yaşantısı gibi şahadeti de örnek ve ibret almamız gerektiğini anlatır. Ama bizler ne yazık ki, onu anlamaya çalışmıyoruz. Rivayet edilir ki, Ali’nin(a.s) vefat haberi Şam’a varır ve Şam halkı bu haber karşısında sevince boğulur. Önde gelen kabile reisleri Muaviye’ye göz aydınlığı verip bunun karşılığında ziyafet hazırlıklarını başlatmasını arzu ederler. Ancak durum çok farklıdır. Çünkü Ali’nin(a.s) ölüm haberi saraya çoktan ulaşmış olmalı, eğer ulaşmışsa Muaviye neden zafer naraları söyletmez, yok eğer haberi yoksa demek ki bu haber yalandır. Eğer böyle bir haber gerçek olsa, Muaviye’nin yağlı yemeğinden yararlanmak için birçok kişi bu güzel haberi saraya ulaştırmaya çalışacaktır. Ve şüphelerin ortadan kalkması için aralarında bir haberci ayarlayıp Kufe’ye gönderirler. Merak içinde bu haberin doğruluğu için dua eden Şam halkı habercinin getireceği haber karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyecekler ve adeta sevinç gösterilerinin yerini büyük bir hüzün ve pişmanlık alacaktır. Habercinin getirdiği haber doğrudur. Ali(a.s) öldürülmüştür. Sevinç naraları atan Şamlılar habercinin halini görünce merak edip sorarlar, “neden sen de bizler gibi sevinmiyorsun?” Ne oldu da bize katılıp da saraya kadar gelmiyorsun?” Tıpkı Kerbela’nın özeti gibidir bu sözler. Hür bin Yezit’e dedikleri gibi “Ey Hür bize bu şehrin en cesaretli savaşçısı kimdir diye sorsalardı şüphesiz seni söylerdik”
Ancak, habercinin ağzından çıkan sözler vardır ki, hem Ali’nin(a.s) yalnızlığını, anlaşılmadığını anlatır, hem de onun ”Sorun beni kaybetmeden” sözlerini hatırlatarak Ali’nin(a.s) konuşan Kuran olarak evrensel olduğunu bir kez daha bizlere gösterir.
Beyinlerinde farklı bir Ali(a.s) vardı onların, tanıdıklarını zannedip de ancak tanımadıkları, tanımakta gayret göstermedikleri gibi onu dinlemeyip, binlerce yalan ile Ali’yi(a.s) andıkları ve hatırladıkları. Farklı bir Ali (a.s) biliyordu onlar, savaş meydanlarında kahraman Ali(a.s) ancak Nebi’den(s.a.a) sonra dinden çıkmış, onun vefatında bile evinden çıkmayan bir insan. Mızrak ucuna Kuran takıldığında, savaş emri veren Ali(a.s). Kimse anlamadı onu, kimse anlamaya çalışmadı, kimisi yalnız bıraktı onu kimisi ise aşkından sürgüne gönderildi ama yine de kimse onu anlamadı. Onun yalnızlığını görmemezlikten gelip de mazlum sıfatı yakıştıran bizler gibi.
Haberci âlemlere haykırıyordu onu tanımışçasına
 
“MEĞER ALİ NAMAZ KILIYORMUŞ”
 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

Gülten 21-06-2009, 14:20:46
s.a yazıdan çok duygulandım kaleminize sglıkdegerli insanların,degerini ancak degerli olanlar bilirlermiş.mazlumunda ALLA ı var.hiç bir muttaki yokturki yanlız bir başına kalmasın biz insanlar ançak ve ançak elimzdekini kaybedince kıymet biliyoruz imam ali yürüyen bir kurandı rabbim firdevs cennetinde agırlasın inşlh bizlerede ilminden ilim versin basiretinden de basiret inşlh.selam ve dua ile...........
 
özgür kölan 22-06-2009, 01:56:18
gözlem gücü ile duyguların kaynaşmasıyla ortaya çıkardığın bu yazın islami romantizme en güzel örneklerden biridir. kalemine sağlık. Allah yardımcın olsun.
 
RaaynoK 28-06-2009, 22:23:01
eline sağlık çok güzel yazın inşllh daha da güzel anlatımın yazın ile bizi aydınlatır ve bilgilerini anlatırsın eline yüreğine gönlüne sağlık .
 
ayhanaytaç 02-07-2009, 11:59:44
...pir sultan ölür mehdi dirilir?


Hızır Paşa bizi berdar etmeden,
Açılın kapılar Şaha gidelim,
Siyaset günleri gelip yetmeden,
Açılın Kapılar Şah'a Gidelim.

Bunda bilmeyeni bildirirler mi
Eli bağlı namaz kıldırırlar mı
Yoksa Şah diyeni öldürürler mi
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Aslımız Muhammet kıyman cellatlar
Üstümüzde bite davacı otlar
Ölüm Allah emri ya eziyetler
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Her nereye baksam yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd-ı imandır
Zincir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Yare selam söylen urum erleriı
Bize peyik geldi Şah bülbülleri
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne
Can boyanmak ister Ali müşkine
Seni beni yaradanın aşkına
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım, ciğergahım dağlarım
Garip kaldım, şu arada ağlarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Kapısı yok bacasından bakarım
Gözlerimden hasret yaşı dökerim
Şah'a giden bir bezirgan tutarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Pir Sultan Abdal'ım güzel Şah canım
Ağlamaktır benim demim devranım
Arşta melek yerde çeşm-i efganım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

...imza:

...ayhanaytaç ((tasavvufçu + nefsikolog))

 
Ali GÜVEN 12-08-2009, 11:28:33
Allah razı olsun Fatih Kardeşim senden. Gerçekten bu makalenle "Ali’nin(a.s) konuşan Kuran olarak evrensel olduğunu bir kez daha bizlere gösterdin." Yakaldığın bu nükteden dolayı Allah'ın rahmeti seni kuşatsın.

"MEĞER ALİ NAMAZ KILIYORMUŞ" Sözü bugünün Türkiyesinde de geçerli değil mi! elbetteki geçerlidir. İmam Ali (a.s)'ın özellikle namazda şehit edilmesi ve bu olayın önceden Hz. Muhammed (s.a.a) tarafından İmam'a bildirilmesinin hakikaten EVRENSEL hikmet-leri varmış...Evet Habercinin verdiği haber hem o zamandakilere mükemmel bir cevap, hem de şu asrımızda yaşayanlara bir cevaptır. Ve hem de mahşerde üzerinde ihtilaflı olduğumuz konulara belki mizan ölçüsü olacak ve aramızdaki hükmün bu ölçü bu terazi ile verileceği bir cevap.

Ya Ali sen ki Allah'tan ve Hz. Muhammed'den sonra öyle bir makama sahipsin ki evrensel olarak hiç bir zamanda hiç kimse bu makamının büyüklüğünü anlayamayacaktır. İşte senin yalnızlığın da bir nevi bundandır. Ve derdinin büyüklüğü, acılarının büyüklüğü ve tarifsizliği de bundan.

Kör olsun o gözlere ki bu kadar büyük olanı görmedikleri için.
Taş olsun o kalpler ki bunca dert ve hüzüne karşı yumuşamadıkları için.
Sağır olsun o kulaklar ki her yönüyle mükemmel bir seslenişe karşı vurdumduymaz oldukları için..

Ve ne mutlu o gözlere ki apaydınlık güneşi-nuru görmemek için sadece kendilerine düşen görev olarak gözlerini elleriyle kapamadıkları için...

Ve ne mutlu o kalbe ve ne mutlu o kulağa ki net ve hakikat olan bu çağrıya ve bu sese sadece kendilerine düşen görev olarak evet sadece yeter ki parmaklarıyla kulaklarını tıkamadıkları için...

İşte hücceti buna rağmen tamamlayan Ali (a.s) ne kadar yücedir ne kadar yüce...O Hidayet önderi yine ne kadar büyük ve merhametlidir ne kadar merhametli.....

Eğer Ali (a.s) bu kadar merhametli ise evrensel olarak tüm zamanlara ve tüm insanlığa rahmet olarak yağabiliyorsa bir de O'nun tabi olduğu Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a) ne kadar rahmetli ve büyük!!!! Evet bu büyüklük artık tahminlerin ötesindedir...

Peygamberi de bu kadar büyük olan ve bu peygamberin RABBİ olan Yüce ve münezzeh Allah (c.c.) ne kadar büyük ve ne kadar SONSUZ merhamette!!!!

Tüm bunlara rağmen taş kesilmiş kalpler, körleşmiş gözler ve sağırlaşmış kulaklar tarifi imkansız talihsizlik içerisindeler ve cehennem "od" unu ne kadar da hak ediyorlar....

Bari Teala hiç olmazsa O'nun seçtiği İmam Ali (a.s)'ın şialarını seven muhiplerini affetsin.

Selam ve Dua ile.

 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

02/02/2012 “Sizi rahatsız etmeye geldim.”
20/01/2012 NAME-İ ÜMMÜL BENİN‏(Azerice)
09/01/2012 KENDİMİZLE(Mİ) UĞRAŞALIM?
22/12/2011 Diyanet, Hasan Apaydın ve Benzerlerine
01/12/2011 Aşura Yas Günüdür Ey Ümmet-i Muhammed!
15/11/2011 YAZDIRILIYORUZ...
10/10/2011 DUL KADIN VE İMAM ALİ (A.S)‏
22/09/2011 TEŞEKKÜRLER BİRLİK VE BERABERLİĞİNİZ İÇİN..
15/08/2011 Bana Ali’yi anlat dediler
01/08/2011 BİBİ SELAM
23/07/2011 ŞEYH HAMZA AĞA'NIN ARDINDAN...‏
23/06/2011 ERMENİ BAYANIN AKİBETİ
11/06/2011 HERŞEY HÜSEYİN DEMEKTE
20/05/2011 ÖLÜM
15/05/2011 KENDİMİZE BAKALIM
15/04/2011 CÜPPELİ AHMET ve ALİMLERİMİZ
23/03/2011 Bize Her yer Kerbela’dır…
01/03/2011 İRAN ZİYARETİ
29/01/2011 DR.ALİ ŞERİATİ’Yİ ANLAMAYA ÇALIŞALIM
12/01/2011 KERBELA HAYKIRIYORDU
20/11/2010 ONU EN İYİ TANIYANLAR ÖLDÜRDÜ
03/11/2010 SEVGİLİYE MEKTUP...
10/10/2010 Ebu Derda ve Ali(as)
09/09/2010 ADSIZ ŞEHİD
05/08/2010 ALLAH’IN SOFRASINA DAVETLİYİZ
18/07/2010 İMAM-I ZAMAN’IN ARDINDAN
30/06/2010 İMAM-I ZAMAN GELDİĞİNDE...
03/06/2010 NEDEN AĞLAMAKTASIN FİLİSTİN!
16/05/2010 SENİ ÖZLEDİM RABBİM
20/04/2010 EY ŞEHRİYAR!
22/03/2010 ÜNİVERSİTE ve BİZLER
24/02/2010 Gidenler geri döndü Anne!
07/02/2010 SEN BANA AŞKI ANLAT!
22/01/2010 BEHEŞT-İ ZEHRA’NIN YUSUF’U
06/01/2010 RUHULLAH’IN VEDASINA TANIK
17/12/2009 SENİ YAZMAK BANA DÜŞTÜ
01/12/2009 LEBBEYK YA HUSEYN
02/11/2009 AFFET BENİ EY İMAM-I ZAMAN!
16/10/2009 ALİ KURTULDU YA BİZ?
31/08/2009 İmam Ali (a.s) Hz.Abbas (a.s) Ve Ben‏
06/08/2009 İMAM RIZA(as) ve BEN
08/07/2009 Bir Çocuğun Dilinden İMAM RIZA'YA(as) MEKTUP
20/06/2009 ALİ’Yİ (A.S) ANLAMAK GEREK
01/06/2009 ÜMMET DİNLEMİYOR, PEYGAMBER İSE AĞLIYORDU
12/05/2009 KEVSER GÖÇTÜ
02/05/2009 ONLARIN BAYRAMI BÖYLEYDİ
23/04/2009 BİR ÇOCUK ve ÜMMU'L BENİN
14/04/2009 BENİM DEDEM ALİ (a.s)
02/04/2009 MERHABA ANNE!
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

İRANCILAR, LAİK İSLAMCILAR ve ZULME KARŞI ÇIKMA İDDİALARI
ABDULLAH ÖZGÜR

DÜNYADA Şİİ-SÜNNİ FİTNESİ
Abdulkadir Çuhacıoğlu

DİKKAT! VİRÜS VAR!
MUHSİN KÜÇÜKER

BU HABERLER HİÇ DE MASUM DEĞİL
MEHDİ AKSU

AKIL MI? AŞK MI?
MUHAMMED AK

Matem Aylarının Ardından…
Hüseyin TAŞ

Sırtımızı ABD’ye Yaslamışken
MEHMET YETKİN

Erbain’de Hüseyni Değerlere Yürüyüş
Turgut Güngör

Türkiye’nin Yeniden Yapılandırılması ve Diyanet
KEMAL KEMAHLI

ŞİİLİK ve İRAN HAKKINDA YANILGILAR
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİYASİ ŞİRK
Mikail GÜREL

İmanın Final Perdesi: ERBAİN
RIZA BAKIRLI

ALEVİLERİN SAHTE DOSTLARINA DİKKAT
HAZIM KORAL

HZ.ALİ DÖNEMİ-1-
MURAT BURTAŞ

Toplumsal Vahdet mi, Toplumsal Vahşet mi?‏
Bilgehan Ova

ÜÇÜNCÜ DALGA (The Third Wave)
Cumhur-i İslami Gazetesi

SURİYE’DEKİ ÖZEL DURUM KARŞISINDA İSLAM ÜLKELERİ
FUAT TÜRKER

Şeytanın"Kafayı Dağıt" Telkini
AZERİ YAZARLAR
Gönül İsmayılkızı

Bakıda “Eurovision-2012” keçiriləcək!!
Emilya Tağıyeva

"İMİC" XƏSTƏLİYİ, YAXUD QEYRƏTSİZLİYİN TƏBLİĞİ
Ali Caferi

Qəzəb göz yaşları...
Orxan Məmmədov

Dost qapısı
Seyyid Zahir

Saray mollasına cavab əvəziSaray mollasına cavab əvəzi
Aqil Mehdi

1 000 000 İNSAN ÖLÜR, AMMA 1 NƏFƏR AĞLAMIR...
Elşən Mustafaoğlu

VƏTƏNDAŞ CƏMİYYƏTİ və VİCDAN AZADLIĞI HAQDA MÜLAHİZƏLƏR
Hacı İlqar İbrahimoğlu

Fiziki qaranlıq ZİYAnı söndürə bilməz
Cavid İmamoğlu

ZİYALI VƏ İNTELEKTUAL OLAQ!
Tural Eliyev

Hər şeyi unudan xalq
Hacı Arzu

Yeni ilə köhnə dərdlə
Mayis Güləliyev

BEYNƏLXALQ MALİYYƏ İNSTİTU VƏ AZƏRBAYCAN
Tural Həsənli

QADINA QARŞI ZORAKILIQ
Tale Bağırzadə

Zindandan ikinci məktub
Aşur Mehdi

Türkiyə - dost yoxsa düşmən
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

Türkiye - Istanbul
Namaz Vakitleri
İmsak 06:07
Güneş 07:05
Öğle 12:25
İkindi 15:05
Akşam 17:40
Yatsı 18:53
Ezanı Oku Ezanı Beklet Ezanı Dudur Sesi Artır Sesi Azalt
 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat