İrtica Eylem Planı’nın üzerini hızla kapatmaya çalışan medyadaki ‘kilit haberleşmecilerin’ inatla görmezden geldikleri bir şey var... Dün ve önceki gün Taraf Gazetesi’ne konuşan Orgeneral... Anayasal suç içeren planı doğruluyor... Detaylarını ve süreci anlatıyor...
Ve bu planı ‘bir ekibin’ yaptığını iddia ediyor.
Kısacası, belgenin sahte olabileceğine az ihtimal veriyorum.
* * *
Israrla ve özenle olayın içinde olmadığını vurgulayan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da, raporun altında imzası bulunan albaya konuyu sorup, bilgisayarlarda teknik iz sürdüklerini söylüyor ama gene de ‘kefil’ olmuyor. Herhalde bu temkinin bir nedeni var.
Üstelik... Hukuk dışı bir eylem söz konusu ise işin gereğini yapacaklarını tekrarlıyor.
Hoş... Bu tür soruşturmalar sadece askeriye içinde kaldığında bir sonuca ulaşılmıyor.
Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlıkları tamamlanan ve Eylül 2007’de yürürlüğe konan ‘Bilgi Destek Faaliyeti Eylem Planı’ uyarınca, kamuoyunu, ‘irticacı hareketlerin sorumlusu’ olarak görülen hükümete, ‘milli devlete karşı’ olarak nitelenen yeni anayasa paketine, ‘terörist’ olarak adlandırılan DTP’ye karşı TSK’nın görüşleri doğrultusunda yönlendirmek ve ‘topluma öncü olma’ rolünü sürdürmek için bir dizi karar alındığı iddiası da gene Taraf’ta yayınlanmış ama sonra üstü örtülmüştü. Bu kez, bu olayın üzeri galiba kapatılamayacak... Bunun için de doğal ve sivil yargıya da ihtiyaç var... Sanırım Genelkurmay da bunun farkında...
* * *
Genelkurmay Başkanı ile haftalık olağan görüşmesini öne çeken ve bu görüşmeden sonra parti grubunda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da:
‘Doğrusu, Genelkurmay Başkanlığı haberin çıktığı ilk andan itibaren sorumlu ve duyarlı bir tavır sergilemiştir. Tartışmaya konu olan belgenin sahte veya gerçek olduğunun askeri yargı tarafından en kısa zamanda ortaya çıkarılması için soruşturma talimatı verilmiş, dün yapılan açıklamada konunun takipçisi olunacağı ifade edilmiştir. ‘Belgenin doğruluğu ispat edilirse, sorumluların yasalar çerçevesinde cezalandırılacağına ilişkin güvencemiz tamdır’ şeklindeki açıklama kamuoyunca olumlu bir şekilde algılanmıştır.
Herkese düşen bu iddiaların soruşturulması ve araştırılmasının sonucunu tabi ki beklemektir. Anayasal düzene, demokratik siyasete ve milli iradeye karşı her türlü hukuk dışı müdahale, provokasyon veya girişim halkımızın da kurumlarımızın da aynı oranda tepkisiyle karşılaşacaktır. Bu tür iddialar cumhuriyetimizin saygınlığına gölge düşürmeye matuftur. Hiç kimse böyle bir cüret, sorumsuzluk ve sapkınlık içinde olamaz, olmamalıdır. Bu yüzden yargının titiz bir çalışma yürüterek ivedi olarak kamuoyunu rahatlatacak bir sonuca ulaşması tüm toplumumuzun beklentisidir’ dedikten sonra şöyle devam ediyor: ‘Bu iddialar karşısında sorumlu ve onurlu bir duruş sergilenmelidir. Bu mesele yalnızca AK Parti’nin değil, bütün Türkiye’nin ve en önemlisi de demokrasimizin ve hukuk devletinin meselesidir. İddialar açıklığa kavuşturulmalıdır ve gereken de bir an önce yapılmalıdır. Biz bu iddialarla ilgili parti olarak suç duyurusunu yapıyoruz. Suç duyurusunun ardından iddiaların takipçisi olacağız, bunu ortada bırakamayız.
İnanıyorum ki, gerek sivil yargı, gerek askeri yargı üzerine düşeni yapmalı ve bir an önce neticeye varmalıdır. Diğer partiler net bir duruş sergilemese de, demokrasiyi savunmak AK Parti’nin vazifesidir. Bu görevini bundan sonra da en küçük bir ricat sergilemeden ifa edecektir.’
* * *
Hissim odur ki...
Asker ve sivil otorite bu kez birlikte, dayanışma ve belirli bir plan içinde bir strateji izleyecek... Taraf’a konuşan Orgeneral’in iddiaları doğrultusunda, anayasal suç işleme eğilimi olanlar ordunun içinde bir ‘grup’ ise... Gücüne, ağırlığına, örgütlenmesine bakılmadan bu kez hem tasfiye edilip, hem cezalandırılabilirler... Grup konuşmasını dinlediğim CHP lideri Baykal’ı da bu öngörüye çok ters düşen bir tavır içinde görmedim...
* * *
Gerçek, sahte... Doğru, yanlış...
‘İrticaya karşı eylem’ belgesinin hiç bekletilmeden ve savsaklanmadan, daha öncelerinde rastladığımız gibi üstü örtülmeden sonuca ulaştırılması gerekiyor...
Çünkü Türkiye bu belgeyle yaşayamayacak hale geldi. Ve hissim odur ki, anayasal suç işleme içindekiler eğer bir cunta ise, bu cuntanın boyuna posuna aldırmadan gereğini yapma hazırlığı var. El birliğiyle, dayanışmayla, suhunetle, bir strateji içinde yapılacak her şey.
Yani... Eğer bu bir cunta ise, bana göre bu kez yanacak...
* * *
His, sezgi ve duyguyu zaman eleyecek...
Hangi öngörünün doğru olduğunu çok geçmeden anlayacağız.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.