Son Zamanlarda hangi eve gitsem dikkatimi çeken
şey ; ne olduğu belli olmayan ,çocukların özenti haline getirmiş olduğu saçma
sapan programlar, diziler çocuklarımız tarafından bir eko haline
gelmiş seyredilir olmuş...
Bu Durum beni ne kadar üzdüyse çocuğuyla
ilgili olan anne babaları eminim dahada üzüyodur çünkü zamanında önlemi
alınmayan annelerin özellikle iş yapmak için televizyonun önünde oturtdukları
ve ne seyrettiklerini bilmedikleri çocuklar zaptedilmez hale
geliyor artık.. Ama tıpki bir tv kanalında çocuklarıyla gurur duyan
aileleri görünce bu daha kötü diyebiliyorum ..Bir yarışma proğramı ve
yaşları daha ufak olan çocuklar çıkartılmış kendinden yaşca
büyük olan kimseleri eğlendiriyolar. İşte burda Anne ve Baba
çocuğunun sergilemiş olduğu tutumunu hayranlıkla seyredip ayakta
alkışlıyor...
Zaman öyle zaman .devir öyle devir olmuşki;
Bizim çocukluğumuzda ezberlenen kısa sureler, ilahilerin yerini
artık haram müzikler,izlemiş olduğumuz masum çizgi filimlerin ,okumuş
olduğumuz çocuk romanlarının yerini ise cadılı diziler sihir
yapan bebekler almış , bu tarz yayınlanan proğramlar maalesef
gelişme çağındaki çocukların beynini bir virüs gibi
kemirmektedir. İşte bu proğramları izleyen her çocuk Allahın kudreti, Allah
inancı öğrenmek yerine sihire, cadıya inanıyor ve çekirdekten
küçücük yavrular böyle yetişiyor..
Burdanda anlamış oluyoruzki ; televizyon gitgide
çocuklarımızı bizlere kaybettiriyo aslında..
Evet cok dogru artik cocuklarimizi anne-baba yetistirmiyor televizyonlar yetistiriyor
#FFFFFF">
yaver
18-06-2009, 12:40:14
#FFFFFF">
s.a Malesef bükleri dizilerin başından ayrılamıyorlar ki çocuklarınada sahip cıksınlar; Kumely duasını Kurtlar vadisine satan buyukleri eleştirmeli... bazen küfelileri kınıyoruz imamı yezide sattilar diye , bugun ise neyazıkki bizlerde satmaktayız....
#FFFFFF">
vefa şahit
19-06-2009, 11:00:49
#FFFFFF">
çocuklarımız derken zannedersem insanın önce bi anne baba olması gerekiyor...bu tarz yorumları yapmadn önce annelik veya babalık ne onu bilmemiz ve çocuklarına neden izin veriyorlar bunları anlamamız lazım diye düşünüyorum....bacım Allah razı olsun...televizyon maalesef görünüşte küçük bir kutu ama hani varya içi dolu fıçı...kullanıma görede kolaylık ve zorluk getirebilecek bir alet...insanın akli iradesini iyi kullanması gerekiyor....eğer küçük bir oyun çocuğunu bir işten uzaklaştırmak veya yakınlaştırmak istiyorsak karşımıza alıp konuşmaktan ziyade amel etmeliyiz....vesselam...
#FFFFFF">
malik
21-06-2009, 00:33:05
#FFFFFF">
s.a bu başlayıpta bitiremediğim yazılardan biri. Konuyla alakalı olduğu için faydalı olur düşüncesiyle paylaşıyorum.
Sorunlarımız (1)
Allah’ın adıyla.
Tarih boyunca cehalet ve önyargı insanlığın kendi yolunu kapamış ve baskıcı insani sistemler insanın doğal yapısını bozmuşlarıdır. Bozulan insan yapısı domino taşı etkisi yaratarak toplumun tüm birimlerinde hezeyanlara sebep olmuştur. İlahi emirler emel noktasında kaldığından yani teori pratikte uygulanmadığından toplumsal yaşamda birçok sorun ortaya çıkmıştır.
Günümüz Müslümanları birçok sorunu var elbette. Ama ben bu yazımda Allah’ın izni ve inayetiyle elimden geldiği kadar âcizane genç Müslümanların sorunlarını aktarmaya çalışacağım inşallah.
Toplumu bir araba olarak hayal edersek gençlik herhalde bu arabanın yakıtı olurdu. Ne kadar güzel görünüşlü bir araç olursa da olsun bu araç ve ne kadar teknolojik bakımdan donanımlı olursa da olsun sizinde bildiğiniz gibi yakıt olmadan bizi istediğimiz yere ulaştıramayacaktır. Kullanılmadığından paslanacak ve sonucunda hurdalığa kaldırılacak ve itibarı olmayacaktır.
Peki, bizim toplumumuzun gençlere yaklaşımı nasıl? Bu konuyu Toplumsal olarak incelemeden önce işi kökenine yani aile indirgeyerek irdeleyelim isterseniz. Toplumun dinamikleri olan gençler ilk terbiyelerini aileden alırken acaba İslami usullerle mi alıyor? Günümüz anne babaları bu konuda ne kadar bilinçli ve dikkatli acaba? Bu soruların cevabını almak için çok düşünmeye ve çok uzaklara gitmeye gerek yok. Sabah evden çıkıp işinize giderken bir lisenin önünden hatta bir ilkokulun önünden geçin yeter. Karşılaşılan manzara her hassasiyet sahibi insanını incitecektir emimim. Geçmişe nazaran gümüz toplumlarında gençlerin durumu içler açısı doğrusu.
Peki, neden? İslami açıdan konuyu ele aldığımızda sorunun başta Türkiye olmak üzere birçok İslam ülkesinde bilinçli ama bilinçsiz ailelerin çocuk yetiştirme usulünden kaynaklandığı göreceğiz. Anne ve babalar çocuklarına her türlü zarardan korumak isterler ve uğurda gerekirse canlarını bile verirler belki. Bu fıtrattan gelen bir bilinçtir. Yani bu noktada aileler bilinçlidir. Bunları çoğaltabiliriz. Üç yaşında çocuğu olan bir aile tanımadığı insanlarla bir saniye bile kendi çocuklarını kesinlikle baş başa bırakmaz istemez. Gel gelelim ev şeytanı televizyon karşısında çocuğunu saatlerce baş başa bırakabilir ve hiçbir tedirginlik de duymaz.
Daha konuşmayı öğrenmeyen bebekler ağladığında sizce ne yapılır? Çok basit, televizyon açılır özellikle reklamlar ve hareketli görüntüler tuşlanır ve o yaştaki çocuğun ruhunu onlarla sakinleştirilir. Dolayısıyla bu bilinçsiz tutum körpe çocuklarımızın ruhuna şeytan tohumları atılmasına neden olur. Belki de İlahi, Allah rıza için söylenen sözleri duymadan bu şeytani sesleri ve görüntüleri duyan, gören çocuk bilinçaltına şeytani tohumları eker. Bu tohumlar uygun ortamı gördüğünde ilerki yıllarda hemen ortaya çıkar ve bunun sonucunda birey kimlik çatışması yaşar. Çünkü çevresi orda gördüğü fitnelere izin vermeyecek niteliktedir yani onu kabullenecek bir yapıya sahip değildir ve dolayısıyla buzdağının görünmeyen yüzünde biriken kötülükler ileride psikolojik burhanlara neden olur. Televizyonla büyüyen bir insan yapısı gereği etkilenecek ve beklentilere bürünecektir. Beklentilerin karşılanmaması sonucunda insana en gerekli şey olan güven duygusunu yitirecektir.
Televizyonun bu denli zararlı olduğunu bilen ve tedbirini alan kaç tane ebeveynimiz var acaba? Bu sorunları anlatırken çocuğun dünyaya gelmeden önceki evrelere de değinmek istiyorum.
Birçok çift kendilerini ruhi açıdan doyurmadan ve psikolojilerini hazırlamadan çocuk sahibi oluyor. Bu olay çocuk üzerinde ortaya çıkacak sorunların nedenlerinden biri aslında. Anne-baba adayları çocuk sahibi olmadan önce mutlaka kendilerini sorgulamalılar. Ben anne( veya baba) olmaya hazır mıyım acaba? Allah’ın ziynetini hakkıyla koruyup, Ondan ötürü benim boynumda olan sorumlulukları kaldıracak, eda edecek düzeyde miyim acaba? Bu gibi sorularla kendini yoklaması gerekir her çiftin ve gerekirse psikolojik hazırlık için uzman kişilerin yardımına başvurarak bu sürece hazırlanmalıdır. Toplumda birçok ebeveyni görmüşsünüzdür çocuğunun ağlamasına bile tahammülü yoktur. Hatta çocuğa daha küçük yaşta olmasına rağmen şiddet uygulamayı reva görürler. Bunun nedeni bilinçsiz çocuk sahibi olmalarından ötürüdür. Çünkü kendilerini hazırlamamışlardır; hem manevi olarak hem fiziki olarak. Çocuk gece yarısı ağlayacaktır, tüm ihtiyaçlarını ağlayarak dile getirecektir, koşacaktır, zıplayacaktır.Ama bizler çocuklarımızın meydanları süsleyen heykeller gibi evin bir köşesinde oturmasını isteriz. En ufak bir yaramazlıklarına tahammülümüz yoktur nerdeyse....
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.