İslam-i İran’da yapılan çok hararetli iç tartışmaların yaşandığı, devrim
niteliğinde iddiaların gündeme geldiği, dünyanın gözünün kulağının neticesine
çevrildiği onuncu cumhurbaşkanlığı seçimi, yüzde 85 gibi rekor bir
katılımla demokratik bir ortamda gerçekleşti. İnkılabi değerleri ilke
edinerek , Siyonistlerle ve emperyalizmle mücadeleyi siyaset
anlayışında temel alarak; Onlara karşı öncelikle cesur, izzetli ve
onurlu duruşu savunan Ahmedi Nejat, yüzde 60’ın
üzerinde büyük oranla ve 24,5 milyon insanın oyunu alarak, devrim
niteliğinde bir başarıya imza atıp seçimi kazanmış bulunuyor.
Aslında bu zafer, rekor katılımla İslam rejimine ve inkılaba olan bağlıklarını
yenileyen uyanık, şuurlu olmayı kendine prensip edinmiş
olan İran’ın inkilabi milletine aittir dersek abartmış olmayız. Evvela
rekor ve coşkulu bir katılımla gerçekleşen bu seçimle ,inkılap üzerinde
bir takım hesapları,kötü emelleri olan uluslararası emperyalist
güçler büyük bir yenilgi alarak tarifi imkansız bir yeise kapılmışlardır.
Bu emperyalist güçler ve odaklar , öncelikle seçime katılımın düşük olması ve
İslami rejimin meşrutiyetinin dünya kamuoyunda sorgulanması için
bir takım mesnetsiz iddialar ortaya atarak bu şeytani amaçlarına ulaşmayı
istemişlerdir. Bu konuda İslam İnkilabı Rehberi şöyle buyurmaktadır: “Millet düşmanları bazen İran seçimlerinin seçim değil de
atama olduğunu belirtiyor ve bazen de adaylar arasındaki rekabetin sistem içi
kontrollü bir oyun olduğunu ya da seçimlere kesinlikle hile karıştırılacağını
savunuyorlar. Elbette bütün bu çabaların hedefi dini demokrasiye darbe indirmek
ve halkın seçimlerdeki güçlü katılımını önlemektir.”Lakin, İslam inkilabı rehberinin basiretli
yaklaşımları, siyasetleri ile beraber şuurlu ve zeki İslami
İran halkının rehberine olan bağlıkları , emperyalistlerin şeytani planlarını
alt üst ederek alınan bu sonuçla ,onları büyük bir yenilgiye
uğratarak düşmanı şaşkına çevirmişlerdir. Bu rekor katılım, İslam
inkılabının geleceğini sorgulayan ve onun üzerinde derin hesapları olan iç ve
dış düşmanların yüzlerinde patlayan ve etkisi pekte öyle kolay,kolay
geçmeyecek olan anlamlı bir tokattır.
Yapılan bu seçimin neticesinde ise şu gerçekler ortaya çıkmaktadır: Yüce
yaratanın kudret eli, ilahi yardımlarla gerçekleşen bu inkılabın ve ona gönül
verenlerin başları üzerindedir. ABD, Siyonistler ve batılı uşakları, onların
siyasetlerine teslim olmayan, onlar karşısında cesur ve yiğit
duruşundan dolayı Ahmedi Nejatı ‘Büyük tehdit! ve tehlike!’
ve ‘korkunç adam!’ nitelemeleriyle maksatlı olarak itham
etmişlerdir. Bunların bu psikolojik saldırılarıyla beraber ,içerdeki
bazı siyasilerin de Ahmedi Nejatın dış siyasetteki gündemini kendi
belirlemeye yönelik yaklaşımlarını ve cesur çıkışlarını
eleştirdiklerine kamuoyunda şahit olduk. Emperyalistlerin bu hesaplı
ithamlarına ve içerdekilerin bu eleştirilerine karşılık, İran halkının
yüzde 60 üzerinde bir oyla ve 24,5 milyon insanın desteğiyle Ahmedi Nejatı
yeniden cumhurbaşkanı seçmeleri , onun bu yiğit , onurlu ve
inkılabi simaya sahip siyasetini benimsediklerinin en büyük kanıtı ve
onlara halkın anlamlı cevabıdır.
Bu günden itibaren bu sonuçla beraber Ahmedi Nejat ve onun siyaset
anlayışı İran siyasetinde ve dünya gündemin de kendini sağlam bir yer
oturtmuş olup artık bir realitedir. Bu seçim başka bir açıdan şunu
ispatlaşmıştır ki ;İslam-i İran halkı, dış siyasette öncelik olarak benimsenen
emperyalizmle mücadele, mazlum hakların ve direnişin savunuculuğu, hamiliği
görüşünü büyük bir çoğunlukla inkılabi simalarının ve kimliklerinin
gereği olarak desteklemektedirler. Kamuoyunda da görüldüğü gibi Emperyalistlerin
ve Siyonistlerin bu seçimde ki psikolojik saldırganlıklarının amacı , sömürüye
dayalı siyasetlerine karşı çıkan ve uluslararası arenada onların kirli ve vahşi
yüzlerini ortaya dökerek rezil olmalarını sağlayan ve kral
çıplak diye haykıran Ahmedi Nejatın kaybetmesine yönelikti.Bu
hedeflerine ulaşmak içinde farsça yayın yapan haber ağlarıyla
Ahmedi Nejat aleyhine propagandalarla beraber onu kötüleyen milyonlarca cd
dağıtımı yaparak ve özellikle basın yoluyla karşı adayları destekleyerek
kendini göstermiştir.Bu psikolojik savaşlarının uzantısı olarak da
Türkiye basınında da Ahmedi Nejatın kaybetmesi doğrultusunda ve diğer
adayları daima ön plana çıkarılmasına yönelik haber ve analizlerle sanki
bunlarında bu kaynaklardan beslendiklerini göstermektedir.
Fakat şu anda bu neticeden sonra bütün bu şer mecraları susmuş,
sadece İslami İran’ın inkilabi olan ve medeni gücünü dünyaya
ispatlayan halkı ‘Yine Yeniden Ahmedi Nejat’
nidalarıyla düşmanlara inat haykırmaktadırlar. İran’ın içinde ve dışında
Ahmedi Nejat aleyhi yapılan onca olumsuz ve menfi propagandalarına
rağmen, İran halkının bunlara kulak asmayarak birlik beraberlik içinde
tekrardan Ahmedi Nejatı seçmeleri, aslında bu toplumun bilinç seviyesinin ve
inkilabi iradelerinin ne kadar üst seviyede olduğunu göstermeye
yetmektedir.
Bu zaferden sonra inkılabi değerlerin ayağı daha sağlam yere
basarak, dini demokrasi toplumda iyice gelişerek küresel alandaki
emperyalizme mücadelede daha da etkin ve güçlü olacaktır. Yüzde 90’a
yakın bir halkın desteğini alan ve temel ilke olarak inkilabı değerleri , ilim
ve teknolojik ilerlemeyi ,onurlu devlet, izzetli halk olmayı siyasetlerinde
kendine temel ilke olarak seçen bir hükümetle, emperyalistlerin ve
Siyonistlerin mücadele etmeleri eskisinden daha çetin olacağı bir gerçektir.Bu
seçimin neticesiyle beraber İslami İran’ın halkı, Ahmedi Nejat’ın şu
görüşlerine: "İran
hiç bir baskı ve tehditlere boyun eğmeyecek, hiç bir düşman bizi bir karış
dahi geri adım attıramayacaktır. Biz İmam Hüseyin'in yolunu sürdürüyoruz, İran
halkının yolu budur. Biz bir kere daha buradan düşmanlarımıza haykırıyoruz
"heyhat minnez zilleh" (zillet bizden uzaktır, zillete boyun eğenlere
yazıklar olsun) Bizler hep birlikte şehid oluruz ama yolumuzdan asla
dönmeyiz. Bu yolu bize İmam Humeyni gösterdi, biz de bu yolu
sürdüreceğiz. Müstekbirlerin ve siyonistlerin dönemi kapanmak üzeredir.
Evrensel adalet ve kurtuluş günleri ise çok yakındır."
Lebbeyk demiş bulunmaktadırlar.
Dünya
genelinde çökmekte olan kapitalist ve emperyalist düşüncelere ait değerlere
karşın, yükselen İslami ve inkilabi değerlerin arefesin de bu siyasi
zafer çok anlamlı ve önemlidir. Bu zaferle beraber yönetim alanında ki
inkılabi değerler tekamül yolunda büyük bir ilerleme kat etmiş
olup, bu zamandan sonra her alanda büyük bir sıçrama ve gelişme
yaşayacaktır. İslami İran’da gerçekleşen bu seçimin sonuçlarının tüm
özgürlük sevdalılarına,Müslümanlara ,Mazlumlara ve evrensel adalet hükümetin
kurulması yolunda mücadele eden tüm mü’minlere mübarek ve hayırlı olsun
inşaallah...
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.