Bizler genellikle kendi haklılığımızı, başkalarının
haksızlıklarını ve yanlışlarını gündeme getirerek ispat etmeye çalışıyoruz. Bu
tarihsel süreç anlamında da böyledir. Ehlibeyt(as)’ın Hakkaniyetini savunurken
ilahi deliller yerine zaman zaman onlara karşı yapılan zulümleri haksızlıkları,
daha birçok sistemli yürütülen faaliyetlerden bahsediyoruz. Bunlar olmamış mı?
elbette olmuştur tarihte eşi benzeri olmayan zülüm, haksızlık, katliam ve
siyasi linçleri yaşamışlardır. Hem bizzat kendileri hem de onları seven
taraftarları, akla hayale gelmeyecek olayları yaşamışlardır. Bunlar kendi
yerinde değerlendirilecek insanların vicdanlarında yerini bulacaktır.
Şiiler sürekli başkalarının hatalarında mı kendi
hakkaniyetlerini arayacaklardır yoksa yaptıkları işlerle, sürdürdükleri hayatla
daha neti itikat ve amelleriyle mi hakkaniyetlerini ilan etmeliler? Hiçbir ilmi
sorunun cevapsız kalmayacağı bir mektebe mensup olmak itikadı hakkaniyetimiz
için yeterli değil mi acaba? Başta Resulullah(as) ve bütün imamlarımız,
onların ardından gelen müctehidlerimiz, ahlak ve irfan üstatları ağız birliği
yapmışçasına az söz çok amel diye sürekli nasihat etmişler bizlere. Bizler ise
yapılacak onlarca hem ferdi anlamda hem de toplumsal anlamda salih ameller
dururken, tarihsel olayların içinde boğulmuş başkalarına laf yetiştirme peşinde
ömür çürütüyoruz. Amele yansımayan her ne iş varsa bizlerde.
Rehberimizin
yıllarca üzerinde durduğu nifak ve başkalarının kutsallarına hakaret etmeyi men
eden nasihatlerine kulak tıkayarak amelsiz bol sözlü münazara ve tartışmalara
bayılan bir hal almışız. Evrensel değerlere sahip olan ve evrensel hedefler
önüne koyan insanlar elbette geçmişten gereken dersleri alarak ama sözü az
ameli çok olmalıdırlar. İlahi öğretiler, akıl bilim öncülüğündeki amelin değeri
binlerce saat konuşmadan, tartışmadan çok daha değerli ve etkileyicidir.
Herkese sormak istiyorum tarihsel vakaları anlatarak başkalarının kutsal
bildikleri şahıslara hakaret ederek yaptıkları haksızlıkları anlatarak bir
kişiyi ikna eden birisi var mı acaba?!
Ehlibeyt
mektebiyle müşerref olan insanlara bakıyoruz, hikâyelerini dinliyoruz hiç
birinde mektebe yönelişleri bu durumlarda olmamış, genelinde ilmi hakikatler ve
ilahi şahsiyetlerin hayatları, davranışları etkisi altında kalarak yönelişleri
başlamış, diğer konuları kendileri kendi iç dünyalarında muhasebe ederek
çözmüşler. Artık bu işlere bir son vermenin zamanı gelmişte geçiyor, bu treni
kaçırmaya kimsenin hakkı yok.
Öncelikle izlediğimiz
yötemleri yeniden masaya yatırmalı öz nefislerimizde muhasebe etmeliyiz.
Ardından ülkemizde ilmi kariyeri, aksiyoner yapısı itibariyle hatt-ı İmam
çizgisindeki âlimlerimizin önderliğinde hem ferdi hem de toplumsal faydalar
yapacak hayır işler peşinde koşmalıyız. Tabi ülkemizde bir büyük sorun da
sürekli söylenen vahdet konusudur başka ekol ve mekteplerle vahdete paralel
olarak Şiilerin vahdeti nasıl olacak bunun çaresi aranmalı bu konuda çalışmalar
yapılmalıdır. Buna da yine önce ülkemizdeki âlimlerin vahdeti, asgari
müştereklerde birleşme, ortak hareket etmeleriyle başlanmalıdır. Kendi içinde
vahdeti sağladığımızda başkalarıyla daha kolay vahdet kurabiliriz. Fettullah
Gülen’in Müslümanları bırakıp ta başka din ve ekollerle diyalog kurma çalışmalarına
dönmesin bizim işimiz de.
Aynı dil aynı söylem oluşturamadığımız müddetçe
boşa kürek sallarız. Bu birliktelik kurulduktan sonra amel ve hayır işlerde
yarışla ancak hedefimize ulaşırız.Hz.
Ayetullah Hacı şeyh Muhammed Taki Behcet (kaddesellahu nefseh'uz zekiyye)nin
kıymetli tavsiyesinde bizlere açık yol işaretleri vardır. “Öğrenmek ve
öğretmek, amelden dolayı uygun görülmüştür ve amelden bağımsız değildir.Bunu anlamamız için ve buna yönelmemiz için şöyle
buyrulmuştur:
“ Dilinizin dışında Allah’a davet edenler olunuz! “
Amel ile söyleyin ve amelden öğrenin ve amelle dinleyici olun! amelden netice almamız gerekiyor; amelin neticesiz kalması
ve de neticenin amel dışında elde edilmesi mümkün değildir. Bildiklerimizle
amel edelim, bilmediklerimize gelince duraklayıp temkinli olalım ki pişman
olmayacağımızı kesinleştirelim.
Birbirimize bakmayalım (uymayalım), daha doğrusu şeriat defterine bakalım ve
amel veya terk etmeyi onun uyumuyla yapalım.”
Bırakalım artık çok konuşmayı az amelle
işe başlayalım, aramızdaki nifak ve çekememezlikleri bir kenara koyalım.
Elimizde ilahi evrensel değerler, hiç bir eksik ve noksanı olmayan öğretiler ve
ilahi önderimiz mevcutken başkalarının yanlışlarıyla doğruluğumuzu ispatlamanın
peşinde koşmayalım. Amellerimizle hem kendi ahiretimizi kazanalım hem de
mektebimizin hakkaniyetini günümüze ve çağlar ötesine taşıma gayret ve azminde
olalım. Biz gerçekten Resul ve ehlibeyt sevdalısı mıyız, onlara izci mi olmak
istiyoruz. Öyleyse bir yerden başlayalım, birbirimizin hatalarını kardeşçe bir
hediye verircesine önümüze koyalım. Bakalım Mevla ne eyler, neylerse güzel eyler…
S.A - Allah razı olsun çok güzel can alıcı konulara temas edilmiş, gerçekten ihtiyacımız olan bizler için gerekli ve eksiğimiz olan konular, düzeltmemiz için başkasına değil aynaya bakmalı ve kendimizi görmeliyiz. Bildiğimizle amel edersek Allah bilmediklerimizi bize öğretir. Yeter ki bizler samimiyetle ondan yardım dileyelim. Böyle konulara değindiğiniz için sizi kutluyor ve vahdetle ilgili yazılarınızın devamını bekliyorum. Allah kaleminize ve kalbinize kuvvet versin.
#FFFFFF">
KEMAL KEMAHLI
03-06-2009, 19:56:43
#FFFFFF">
Mesut kardeşim kalemine ,eline , yüreğine sağlık, Allah senden razı olsun.
#FFFFFF">
Furkan Fatih
05-06-2009, 18:16:46
#FFFFFF">
Abi, yazılarını takip ediyorum. Allah razı olsun. Fatih. NEVŞEHİR
#FFFFFF">
ehlibeytinyolu
08-06-2009, 20:57:29
#FFFFFF">
Hay yüreğine sağlık diline sağlık erenler. Nasılda güzel kelam eylemişsiniz. Hak razı ola. Ehli Beyt'in yolu antitez değil tezin kendidir. İslam'ın doğru ve hak yoludur. Başkalarının hataları üzerine kendilerini ispat etmeye uğraşanların hakkaniyetleri sorgulanır. Var olamadan yok olurlar. Hak kendi varlığı ile vardır. Batılın eleştirisi üzerine var edilemez. Selam Olsun Hakka Tabi Olanlara...
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.