Bugün amaçlarımızı yitirmiş olduğumuzu bir kez daha görmüş
olmalıyız. Araçların amaçlaştırılması almış başını gidiyor. İnsan yarı
başkalaşım geçirmiş bir hayvan gibi yalnız kendi nefsini doyurma eğiliminde.
Satılığa çıkmış kişilikler dükkanı dünya. Kimse sormuyor yek diğerine, adın ve
sanın nedir diye? Sanallık yokluğun içini de boşalttı. Hiçlik yarışı almış
başını gitmiş bugün. Nefisler önlerimize dikilmiş cahiliye putları.
Sevdiklerimiz ve biz… Dünya artık sadece bizim için dönmekte sanki. Toplum
hülyalarını putlaştırdıkça daha bir büyüyor Kerbela yarası.
(II)
Hikmet müminin gerçekten yitiğiymiş meğer. Bulunmaz hint
kumaşından daha zor bulunmakta bugün. Nereye yüzünü çevirsen şeytanın gözleri
gözlerinde. Aşk delinin sırtındaki gömlek sanki. Bedenlerini tatmin etmek için
yaşayan binlercesi. Delilik hakikati kalbinle tatmaksa deli olmalı insan.
Körlüğün peşine gelecekse ilahi saadet hiç durma oy gözlerimi. Dünya insan
nefsinin aynası olmaya devam ediyor bugün. Haya ediyor Allah’ın melekleri yeryüzünden.
Birisi çıkmayacak mı bu hiçliğe bir anlam verecek? Birisi çıkmayacak mı bana
insanlığımı hissettirecek?
(III)
İsyan… Bir aşığın ilk cümleleriydi dünyaya geldiğinde. O
daha ilk sözlerinde Allah demişti, Allah al canımı da sokma beni yerin dibine…
İsyan etmeli insan… İsyan… Bu hiçliğe karşı durmadan baş kaldırsa yeridir.
Ateşe verse ve sadece gülümsese şöyle bir yele verdiği gerçekliğine. “Ey İnsan
seni Rabbine karşı böbürlendiren de ne?” İsyan etmedikçe isyan ediyor insan.
Amacını yitirip araçları kendine şiar ediniyor. Dünya bir vitrin insanların
sergilendiği? Şurada duran gerçekten ben miyim nefsimin böylesi tiksindiği?
(IV)
Hicret ve isyan… Kalp sürekli bunları tekrar etmekte.
Allah’ım imtina etseydim sana isyan etmekten, o zaman durmaz dünyaya isyan
ederdim. Ama nefis sarayım, ahret evinden daha çekici geldi ya gözlerime.
Nerede bilirdim bir çocuğun ilk çığlıkları: kelimeler ve hece… Sen bana bir kez
daha sorsan, ve ben “bela” desem çözülecek mi bu bilmece? Biliyorum hicret
etmeden bitmeyecek gece… Ve ben “nefis putu”ma sarılacak yatacağım öylece.
(V)
Amaçları yitirdik bugün. Hepimiz başka bir hayatı
sırtlandık gerçek hayatlarımızı unutup. İsyan etmek yerine öylece susup,
oturduk durmadan. Bugünün bekleyeni bizler hep bekleyeceğiz sanırım. Her fecr
bir fecrin habercisiyse eğer! O bir fecirle gelecekse eğer! Fecretmek de bana
düşer… Ey Rab! Bana fecretmek için kısacık bir zaman ver! Bilirim ki,
dualarıyla mümin karanlığa nur eker…
Bu ne güzel bir ifade ediştir içimizde kokuşmuşlukları ve çökküntülükleri .ne derinden bir ifade etmişsiniz bu acınası hallerimiz .yazılarınızı yakinen okuyan biri olarak bu serzenişlerimizden bile habersiz yaşamanın acısını duyumsamaktan bile yoksunuz.allah duyumsamayı nasip etsin
#FFFFFF">
doğan çelik
16-05-2009, 06:01:11
#FFFFFF">
Çok teşekkür ederim . Yüreğine sağlık . Yaratıcının siz gibilerde olan bu tecelilileride olmasa , insanlaşma adına heralde umudumuzu yitiririz .
Umutlarımızın yeşil kalmasına su olan o yüreğinizin rahmetini allah hep daim kıla .
Saygı ve sevgilerimle .
#FFFFFF">
uzra
17-05-2009, 14:28:32
#FFFFFF">
Günahlarımız gözlerimizin önünü öylesine bulanıklaştırmışki amaçlarımız ve hedeflerimiz görünmez olmuş artık ruh aynamızda....Ruhumuzla ''ayni''lik noktasında ilerlemeyemeyen bedenimiz ağırlaşıp hantallaşmış, yönünü şaşırmış. Kim olduğumuzu nereye doğru gittiğimizi unutturmuş bize....Ne zamanki günahlarımızın etrafımıza sardığı karanlıklaradan kurtulma idrakına varırsak o gün bedenimize ruhumuz nüfuz edecek aydınlatacak karanlıklarımızı inş.
Karanlıklar içerisindeyken tam, bu yazıyı okuyunca gözlerimin önüne ışıklar sızmaya başladı...Allah razı olsun........
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.